YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/2963 E. 2023/6758 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
esastan ret↗ ortalama tüketici↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ dava sebebi↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/50 E., 2019/548 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; "..." ibareli marka başvurularına davalının "..." ibareli markasına dayalı olarak yaptığı itirazın Markalar Dairesi Başkanlığınca kabul edildiğini, müvekkilinin bu karara yaptığı itirazın ise YİDK tarafından reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, her iki marka arasında benzerlik ve iltibas tehlikesinin bulunmadığını, yazılış, okunuş ve konsept farklılığı yanında bir bütün olarak da müvekkiline ait markanın davalı şirkete ait markayla herhangi bir benzerliğinin söz konusu olmadığını, tüketicilerin markalar arasındaki farkı rahatlıkla ayırt edebileceklerini belirterek YİDK kararının iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Şirket cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu markalar arasında hem marka işaretleri bakımından benzer hem de kapsadıkları malların aynı/benzer/ilişkili mallar oldukları, dolayısıyla markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu belirtilerek davaya konu YİDK kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; her iki markanın son kısmında yer alan ... ibaresinin, istinafa konu olan kararda da belirtildiği üzere, jinekolojik ürünler bakımından sektörde sıklıkla kullanılan bir ibare olduğunu, sektörde bir çok teşebbüs tarafından kullanılan ... ibaresinin benzerlik değerlendirmesinde baskın unsur gibi dikkate alınmasının hatalı olduğunu, bu itibarla markalar karşılaştırılırken ele alınması gereken unsurların ... ile ... ibareleri olduğunu, bu açıdan bakıldığında, her iki markada farklı olan LA ibaresi ile TO ibaresinin benzerliğe ve dolayısıyla karıştırılmaya yol açmayacak derecede birbirlerinden farklı bulunduklarını, marka kapsamlarındaki mallar yönünden de benzerlik koşulunun gerçekleşmediğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile markalar arasında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, "..." ibaresi iltibas değerlendirmesinde dikkate alınmasa dahi kalan ibareler yönünden de marka işaretleri arasında benzerlik olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; markalar karşılaştırılırken ele alınması gereken unsurların ... ile ... ibareleri olduğunu, bu açıdan bakıldığında, her iki markada farklı olan LA ibaresi ile TO ibaresinin benzerliğe ve dolayısıyla karıştırılmaya yol açmayacak derecede birbirlerinden farklı bulunduklarını, müvekkil markasının doktor, eczacı, veteriner, aktar gibi yüksek dikkat seviyesine sahip tüketicilere yönelik olduğunu, markaların karıştırılma ihtimali bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 7 inci maddesinin b bendi ve 8 inci maddesinin b bendi.
3.Yargıtay 11 inci Hukuk Dairesi 2006/408 E., 2007/3827 K., 2005/14630 E., 2007/6678 K.
3. Değerlendirme
Davaya konu markalar kısmen tıbbi ilaç emtiasına ilişkin olup ilacı kullanan hasta ilaç tercihini kendi isteği doğrultusunda ve bizzat yapmamakta, doktorun tercihine uymak zorundadır. İlaçların eczacılar tarafından satışa sunulduğu dolayısıyla doktor ve eczacı gibi eğitimli kişilerin aslında tüketici kullanan olduğu, bu grup mal ve hizmetler bakımından markalar arasında ayırt edici ekler nedeniyle bilgilenmiş tüketici grubu (doktor ve eczacılar) açısından yeterli ayırt ediciliğe sahip olduğu değerlendirildiğinde markalar arasında bu nedenle karıştırılma ihtimali ve iltibas tehlikesi bulunmamaktadır. (Yargıtay 11 inci Hukuk Dairesi 2006/408 E., 2007/3827 K., Yargıtay 11 inci Hukuk Dairesi 2005/14630 E., 2007/6678 K.) Ancak davaya konu markaların ilişkili bulunduğu sınıflar içinde herhangi bir reçete yazımı gerektirmeyen kozmetik ürünler ve benzeri ürünler bulunmaktadır. Bu ürünlerin eczacı müdahalesi ve doktor tarafından reçete yazımı gerektirmeyen ortalama tüketici tarafından satın alınıp tüketilen ürünler olduğu ve bunlar nazarında markaların karıştırılma ihtimali bulunduğu dikkate alınarak tescili mümkün olan mal ve hizmetler ile ortalama tüketici nazarında karıştırılma ihtimali bulunan mal ve hizmetler ayrıştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken ayrım yapılmadan inceleme yapılması bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/2787 E. 2010/9007 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücu · eksik inceleme
Benzer bu karardaİhtilaf, davalının sigortalısına satılan ilaç bedellerinden kimin sorumlu olduğu ve davacının eczacıya ödemek zorunda kaldığı reçete bedeline ilişkin davalıya «rücu» edilip edilemeyeceği hususlarında toplanmaktadır.
Bu itibarla, mahkemece, davalının sigortalısına satılan ilaç bedellerinden (asıl reçete borcundan) kimin sorumlu olduğunun belirlenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3182 E. 2019/7752 K.
Ortak:ortalama tüketici · iltibas
İncelediğiniz kararda… ğini, müvekkilinin bu karara yaptığı itirazın ise YİDK tarafından reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, her iki marka arasında benzerlik ve «iltibas» tehlikesinin bulunmadığını, yazılış, okunuş ve konsept farklılığı yanında bir bütün olarak da müvekkiline ait markanın davalı şirkete ait markayla herhangi bir ben …
CEVAP 1.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
… arkalar arasında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, "..." ibaresi iltibas değerlendirmesinde dikkate alınmasa dahi kalan ibareler yönünden de marka işaretleri arasında benzerlik olduğu gerekç …
Benzer bu kararda… ayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi amaçlı kimyasal ürünler, kimyasal elementler" emtiası yönünden biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sescil olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, her ne kadar ilaç markalarında ilacın doktor tarafından reçetelendirilip eczacı tarafından satılması söz konusu ise de, hayatın olağan akışına göre eczanelerde sadece eczacı diplomasına sahip kişilerin çalışmadığı, eczacı kalfalarının doktor ve eczacı düzeyinde tıp bilgisine sahip olamayabilecekleri ve bu açıdan reçete edilen ilaçlardan"CERTICAN" ve "Septican" şeklinde mal benzerliği aynı olan ve aynı raflarda satılabilen bu ürünleri karıştırabilecekleri, ayrıca KHK’nin 8/4 maddesinin şartlarını oluşmadığı ve davalının «kötüniyetinin» ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile YİDK kararının kısmen iptali ile bir kısım emtia yönünden markanın hükümsüzlüğüne dair verilen karar davalıl …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötüniyet
Benzer bu kararda… ayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi amaçlı kimyasal ürünler, kimyasal elementler" emtiası yönünden biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sescil olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, her ne kadar ilaç markalarında ilacın doktor tarafından reçetelendirilip eczacı tarafından satılması söz konusu ise de, hayatın olağan akışına göre eczanelerde sadece eczacı diplomasına sahip kişilerin çalışmadığı, eczacı kalfalarının doktor ve eczacı düzeyinde tıp bilgisine sahip olamayabilecekleri ve bu açıdan reçete edilen ilaçlardan"CERTICAN" ve "Septican" şeklinde mal benzerliği aynı olan ve aynı raflarda satılabilen bu ürünleri karıştırabilecekleri, ayrıca KHK’nin 8/4 maddesinin şartlarını oluşmadığı ve davalının «kötüniyetinin» ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile YİDK kararının kısmen iptali ile bir kısım emtia yönünden markanın hükümsüzlüğüne dair verilen karar davalıl …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10637 E. 2018/5385 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dahili dava
Benzer bu kararda… vunma ve tüm dosya kapsamına göre, görünüş ve okunuş olarak başvuru konusu işaretin davalı markasıyla ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu, doktor ve eczacılar «dahil» bu ürünleri reçete ile alan nihai tüketicilerin davacı başvurusu ile redde mesnet davalı markasının farklı işletmelere ait iki ayrı marka olduğunu algılamalarının …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/2963 E. , 2023/6758 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/399 Esas, 2021/1483 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2018/50 E., 2019/548 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; "..." ibareli marka başvurularına davalının "..." ibareli markasına dayalı olarak yaptığı itirazın Markalar Dairesi Başkanlığınca kabul edildiğini, müvekkilinin bu karara yaptığı itirazın ise YİDK tarafından reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, her iki marka arasında benzerlik ve iltibas tehlikesinin bulunmadığını, yazılış, okunuş ve konsept farklılığı yanında bir bütün olarak da müvekkiline ait markanın davalı şirkete ait markayla herhangi bir benzerliğinin söz konusu olmadığını, tüketicilerin markalar arasındaki farkı rahatlıkla ayırt edebileceklerini belirterek YİDK kararının iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Şirket cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu markalar arasında hem marka işaretleri bakımından benzer hem de kapsadıkları malların aynı/benzer/ilişkili mallar oldukları, dolayısıyla markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu belirtilerek davaya konu YİDK kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; her iki markanın son kısmında yer alan ... ibaresinin, istinafa konu olan kararda da belirtildiği üzere, jinekolojik ürünler bakımından sektörde sıklıkla kullanılan bir ibare olduğunu, sektörde bir çok teşebbüs tarafından kullanılan ... ibaresinin benzerlik değerlendirmesinde baskın unsur gibi dikkate alınmasının hatalı olduğunu, bu itibarla markalar karşılaştırılırken ele alınması gereken unsurların ... ile ... ibareleri olduğunu, bu açıdan bakıldığında, her iki markada farklı olan LA ibaresi ile TO ibaresinin benzerliğe ve dolayısıyla karıştırılmaya yol açmayacak derecede birbirlerinden farklı bulunduklarını, marka kapsamlarındaki mallar yönünden de benzerlik koşulunun gerçekleşmediğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile markalar arasında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, "..." ibaresi iltibas değerlendirmesinde dikkate alınmasa dahi kalan ibareler yönünden de marka işaretleri arasında benzerlik olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; markalar karşılaştırılırken ele alınması gereken unsurların ... ile ... ibareleri olduğunu, bu açıdan bakıldığında, her iki markada farklı olan LA ibaresi ile TO ibaresinin benzerliğe ve dolayısıyla karıştırılmaya yol açmayacak derecede birbirlerinden farklı bulunduklarını, müvekkil markasının doktor, eczacı, veteriner, aktar gibi yüksek dikkat seviyesine sahip tüketicilere yönelik olduğunu, markaların karıştırılma ihtimali bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 7 inci maddesinin b bendi ve 8 inci maddesinin b bendi.
3.Yargıtay 11 inci Hukuk Dairesi 2006/408 E., 2007/3827 K., 2005/14630 E., 2007/6678 K.
3. Değerlendirme
Davaya konu markalar kısmen tıbbi ilaç emtiasına ilişkin olup ilacı kullanan hasta ilaç tercihini kendi isteği doğrultusunda ve bizzat yapmamakta, doktorun tercihine uymak zorundadır. İlaçların eczacılar tarafından satışa sunulduğu dolayısıyla doktor ve eczacı gibi eğitimli kişilerin aslında tüketici kullanan olduğu, bu grup mal ve hizmetler bakımından markalar arasında ayırt edici ekler nedeniyle bilgilenmiş tüketici grubu (doktor ve eczacılar) açısından yeterli ayırt ediciliğe sahip olduğu değerlendirildiğinde markalar arasında bu nedenle karıştırılma ihtimali ve iltibas tehlikesi bulunmamaktadır. (Yargıtay 11 inci Hukuk Dairesi 2006/408 E., 2007/3827 K., Yargıtay 11 inci Hukuk Dairesi 2005/14630 E., 2007/6678 K.) Ancak davaya konu markaların ilişkili bulunduğu sınıflar içinde herhangi bir reçete yazımı gerektirmeyen kozmetik ürünler ve benzeri ürünler bulunmaktadır.
Bu ürünlerin eczacı müdahalesi ve doktor tarafından reçete yazımı gerektirmeyen ortalama tüketici tarafından satın alınıp tüketilen ürünler olduğu ve bunlar nazarında markaların karıştırılma ihtimali bulunduğu dikkate alınarak tescili mümkün olan mal ve hizmetler ile ortalama tüketici nazarında karıştırılma ihtimali bulunan mal ve hizmetler ayrıştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken ayrım yapılmadan inceleme yapılması bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/981703800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz