İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/7609 E. 2023/6722 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
natamam (shell) teslim↗ gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi↗ kira kaybı↗ gecikme cezası↗ satış vaadi sözleşmesi↗ teslim tutanağı↗ teslim tarihi↗ kat karşılığı inşaat sözleşmesi↗ mücbir sebep↗ şekil şartı↗ ihtirazi kayıt↗ bloke↗ tasdik kararı↗ cezai şart↗ iş bölümü↗ kötü niyet tazminatı↗ ifa↗ kâr kaybı↗ kötü niyet↗ geçersizlik↗ iflas↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ yükleten (shipper)↗ temsil↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 17.03.2015 tarih, 2014/273 E., 2015/153 K. sayılı kararı ile taraflar arasında yapılan satış vaadi sözleşmesinin noterde yapılmadığı, adi yazılı olarak düzenlendiği, bu nedenlerle sözleşmenin geçerliliği bulunmadığı, sözleşme geçersiz olduğundan kararlaştırılan sözleşmenin fer'isi niteliğindeki cezai şartın da geçerliliği bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince tarafından temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 05.12.2018 tarih, 2017/1249 E., 2018/6349 K. sayılı kararıyla taraflar arasında imzalanan adi yazılı şekildeki gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinde davalı tarafından davacıya satışı vaat edilen taşınmazın davalının tapu sicilinde kendi adına kayıtlı bir taşınmaz olmadığı, davalının dava dışı arsa sahibi kişiyle usulüne uygun şekilde noterde düzenleme şeklinde yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile yapacağı inşaat nedeniyle kendine düşecek bağımsız bölümlerden biri olduğu, bu durumda davalı tarafından davacıya gayrimenkul satış vaadinde bulunulmadığı ancak davalının sahip olduğu devir ve tescil etme hakkı bir şahsi hak olarak davacıya devredildiği, böyle bir devir sözleşmesi şekil şartına bağlı olmadığından taraflar arasındaki yazılı sözleşmenin geçerli olduğu, mahkemece davanın bu yönü üzerinde durulup davacının taleplerinin değerlendirilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile alınan bilirkişi raporunda dava konusu bağımsız bölümlerin 15.01.2013 tarihi ile 15.06.2014 tarihi arası getireceği toplam kira bedelinin net 106.970,00 TL olacağının hesaplandığı, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 5.1. maddesinde bağımsız bölümün natamam alıcıya teslim edileceği belirtilerek natamam teslimin açıklandığı, natamam teslimin kabulü için diğer şartların yanı sıra bağımsız bölüm ve ortak yerlerin iskan ruhsatının alınması için ilgili mercilere müracaatta bulunulmuş olmasının sözleşme ile kararlaştırıldığı, Esenyurt Belediye Başkanlığına yazılan müzekkereye verilen cevabi yazıda 15.12.2014 tarihinde iskan başvurusunun yapıldığının belirtildiği, bu tarih itibariyle bağımsız bölümlerin teslime hazır hale getirildiğinin kabulünün gerekeceği, bu nedenle davacının iskan başvuru tarihinden önceki dava konusu yaptığı 15.01.2013 ile 15.06.2014 tarihleri arasındaki kira kaybını talep edebileceği, davalı vekili tarafından her ne kadar taraflar arasında imzalanan ek sözleşme uyarınca davacının gecikme nedeni ile sadece ek sözleşmede belirtilen gecikme cezasını talep edebileceği iddia edilmiş ise de ek sözleşmenin incelenmesinde tarafların ek sözleşme tarihine kadarki dönem için 9 aylık gecikme cezası talep edilebileceğinin imza altına alındığı, davacının ek sözleşme ile kararlaştırılan yeni teslim tarihinde bağımsız bölümlerin teslim edilmemesi durumunda gecikme cezası istemeyeceğinin ek sözleşmede açıkça kararlaştırılmamış olması karşısında davalının bu yöndeki savunmalarına itibar edilmediği, davalı tarafından dosyaya sunulan 20.03.2013 tarihli teslim tutanağında davacının imzasının bulunmaması ve sözleşmenin 5. maddesinde teslimin bizzat alıcıya ya da noter tasdikli vekaletname sunulmuş olması şartı ile temsilcisine yapılacağının düzenlenmiş olması ve davacının söz konusu teslim tutanağını kabul etmemesi karşısında davalının teslim tarihine ilişkin iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne davalının itirazının 106.970,00 TL asıl alacak yönünden iptaline, şartları oluşmayan davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, şartları oluşmayan davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin inşaat yapım sürecinde Büyükşehir Belediyesi ile Esenyurt Belediyesi arasında yaşanan idari anlaşmazlık nedeniyle inşaatı zamanında bitiremediğini, davacının mağdur olmaması için ek sözleşme yapıldığını, bu sözleşmeye göre tarafların 9 aylık gecikme cezası ödenmesinde mutabık kaldıklarını, bu sözleşme uyarınca alıcıya metrekare başına 10,00 USD ödeme yapılacağının ve enfazla 9 aylık gecikme cezası talep edebileceğini, müvekkilinin bağımsız bölümleri hazırlayarak 15.12.2014 tarihinde iskan için başvuruda bulunduğunu ve iskan aldığını, davacının satın aldığı bağımsız bölümün sözleşme ve eki teknik şartnameye uygun olarak tamamlandığını, bağımsız bölümün iç dekorasyon ve tefrişatını ikmal etmesi amacıyla sözleşmeye uygun olarak bağımsız bölüm tefriş ve dekorasyon tutanağını 20.03.2012 tarihinde davacının imzaladığını ve bağımsız bölümü teslim aldığını, bilahare, davacının sözleşme konusu bağımsız bölümlerin tapusunu 05.10.2018 günü devir alırken bugün varlığını iddia ettiği hiçbir hakkın mevcudiyetinden bahsetmediğini, davacının ihtirazi kayıt ileri sürmediğini, mahkemenin eksik ve hatalı bilirkişi raporuna dayanarak karar verdiğini, davacının talep ettiği kira bedelinin fahiş olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10756 E. 2015/7196 K.
Ortak:kötü niyet tazminatı · kötü niyet · geçersizlik
İncelediğiniz kararda… 15.06.2014 tarihi arası getireceği toplam kira bedelinin net 106.970,00 TL olacağının hesaplandığı, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 5.1. maddesinde bağımsız «bölümün» natamam alıcıya «teslim» edileceği belirtilerek natamam teslimin açıklandığı, natamam teslimin kabulü için diğer şartların yanı sıra bağımsız bölüm ve ortak yerlerin iskan ruhsatının alınması için ilgili mercilere müracaatta bulunulmuş olmasının sözleşme ile kararlaştırıldığı, Esenyurt Belediye Başkanlığına yazılan müzekkereye verilen cevabi yazıda 15.12.2014 tarihinde iskan başvurusunun yapıldığının belirtildiği, bu tarih itibariyle bağımsız bölümlerin teslime hazır hale getirildiğinin kabulünün gerekeceği, bu nedenle davacının iskan başvuru tarihinden önceki dava konusu yaptığı 15.01.2013 ile 15.06.2014 tarihleri arasındaki «kira kaybını» talep edebileceği, davalı vekili tarafından her ne kadar taraflar arasında imzalanan ek sözleşme uyarınca davacının gecikme nedeni ile sadece ek sözleşmede belirtilen gecikme cezasını talep edebileceği iddia edilmiş ise de ek sözleşmenin incelenmesinde tarafların ek sözleşme tarihine kadarki dönem için 9 aylık «gecikme cezası» talep edilebileceğinin imza altına alındığı, davacının ek sözleşme ile kararlaştırılan yeni teslim tarihinde bağımsız bölümlerin teslim edilmemesi durumunda gecikme cezası istemeyeceğinin ek sözleşmede açıkça kararlaştırılmamış olması karşısında davalının bu yöndeki savunmalarına itibar edilmediği, davalı tarafından dosyaya sunulan 20.03.2013 tarihli «teslim tutanağında» davacının imzasının bulunmaması ve sözleşmenin 5. maddesinde teslimin bizzat alıcıya ya da noter «tasdikli» vekaletname sunulmuş olması şartı ile «temsilcisine» yapılacağının düzenlenmiş olması ve davacının söz konusu teslim tutanağını kabul etmemesi karşısında davalının «teslim tarihine» ilişkin iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne davalının itirazının 106.970,00 TL «asıl alacak» yönünden iptaline, şartları oluşmayan davacının «icra inkar tazminatı» talebinin reddine, şartları oluşmayan davalının «kötü niyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece 17.03.2015 tarih, 2014/273 E., 2015/153 K. sayılı kararı ile taraflar arasında yapılan «satış vaadi sözleşmesinin» noterde yapılmadığı, adi yazılı olarak düzenlendiği, bu nedenlerle sözleşmenin geçerliliği bulunmadığı, sözleşme «geçersiz» olduğundan kararlaştırılan sözleşmenin fer'isi niteliğindeki «cezai şartın» da geçerliliği bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince tarafından temyiz edilmiştir.
Benzer bu kararda… ve hukuki sonuçlarının işletmeciye yüklenmesi karşısında, davacının kullanım amacına göre taşınmazın izin ve ruhsat açısından durumunu araştırması ve basiretli bir «tacir» gibi davranması gerektiği, buna göre işletmeciden gizlenen bir ayıbın söz konusu olmadığı, işletmecinin ruhsat alabilmek için başvurmasına rağmen, saptanan aksaklıkları hiç veya süresinde ya da gereği gibi gidermediği için sözleşme yapıldıktan çok sonra iskan ve faaliyet ruhsatının alınamadığı, dolayısıyla sözleşme yapıldığı sırada bir imkansızlıktan söz edilemeyeceği, davacı işletmecinin akdi sorumluluklarını yerine getirmemiş olması nedeniyle davalının sözleşmenin 21. maddesine istinaden 12/03/2009 tarihli «ihtarname» ile sözleşmeyi feshetmesinin haklı olduğu, işletmecinin davalıya sözleşme uyarınca ödediği bedelleri talep edemeyeceği, feshin bozucu yenilik doğuran bir hukuki işlem olduğundan işletmeci tarafından gönderilen 20/03/2009 tarihli ihtarname ile sözleşmenin 2. kez feshinin mümkün olmadığı, taraflar arasında imzalanan işletmeci aday bölge «protokolünün» 2/IV. maddesi ile işletme lisans sözleşmesinin 3, 9, 10, 12 ve 24. maddeleri karşısında, inşaat ve tefrişat «masraflarının» da işletmecinin sorumluluğunda olduğu, davacı tarafın icra takibinde «kötü niyetinin» de ispatlanamadığı gerekçesiyle ispatlanamayan davanın ve davalının şartları oluşmayan «kötü niyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Dolayısıyla davacının iş yerinin iskanının bulunmadığının anlaşılması üzerine işletme lisansı sözleşmesini feshetmesi haklı, bu yükümlülüğünü yerine getirmeyen davalının, davacının bir takım parasal edimlerini yerine getirmediği gerekçesiyle, anılan sözleşmeyi davacıdan daha önce feshetmesi de haksız ve «geçersizdir».
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:protokol · ihtarname · tacir · dosya masrafı
Benzer bu kararda… ve hukuki sonuçlarının işletmeciye yüklenmesi karşısında, davacının kullanım amacına göre taşınmazın izin ve ruhsat açısından durumunu araştırması ve basiretli bir «tacir» gibi davranması gerektiği, buna göre işletmeciden gizlenen bir ayıbın söz konusu olmadığı, işletmecinin ruhsat alabilmek için başvurmasına rağmen, saptanan aksaklıkları hiç veya süresinde ya da gereği gibi gidermediği için sözleşme yapıldıktan çok sonra iskan ve faaliyet ruhsatının alınamadığı, dolayısıyla sözleşme yapıldığı sırada bir imkansızlıktan söz edilemeyeceği, davacı işletmecinin akdi sorumluluklarını yerine getirmemiş olması nedeniyle davalının sözleşmenin 21. maddesine istinaden 12/03/2009 tarihli «ihtarname» ile sözleşmeyi feshetmesinin haklı olduğu, işletmecinin davalıya sözleşme uyarınca ödediği bedelleri talep edemeyeceği, feshin bozucu yenilik doğuran bir hukuki işlem olduğundan işletmeci tarafından gönderilen 20/03/2009 tarihli ihtarname ile sözleşmenin 2. kez feshinin mümkün olmadığı, taraflar arasında imzalanan işletmeci aday bölge «protokolünün» 2/IV. maddesi ile işletme lisans sözleşmesinin 3, 9, 10, 12 ve 24. maddeleri karşısında, inşaat ve tefrişat «masraflarının» da işletmecinin sorumluluğunda olduğu, davacı tarafın icra takibinde «kötü niyetinin» de ispatlanamadığı gerekçesiyle ispatlanamayan davanın ve davalının şartları oluşmayan «kötü niyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
1- Dava, işletme lisansı sözleşmesinin haklı nedenle feshinden kaynaklanan inşaat ve tefrişat «masrafı», pazarlama gideri, kullanım bedeli, işletme bedeli ve lisans bedelinin tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
… mi makamlardan ruhsat alınması yükümlülüğünün davacı işletmeciye yüklendiği, davacının kullanım amacına göre taşınmazın ruhsat durumunu araştırması ve basiretli bir «tacir» gibi davranması gerektiği, bu durumda davacıdan sözleşmenin başlangıcında gizlenen bir ayıbın söz konusu olmadığı, davacının bu yükümlülüğüne aykırı davranması ned …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10859 E. 2012/16551 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:depo kararı · riziko
Benzer bu karardaMahkemece, «rizikonun», davalının asli kusurundan dolayı meydana geldiği, davacının sigortalısının kullandığı binanın iskan raporu mevcut olmamakla beraber belediyeden gelen cevaplara göre sigortalıya ait işyerinin çalışma ruhsatının olduğu, ASKİ'nin de su bağlayıp atık su bedeli tahsil ettiği, iskan ruhsatı bulunmamasının zararla ASKİ'nin eylemi arasındaki illiyet bağını kesmeyeceği, ancak kaçak kat müştemilatını «depo» olarak kullanması nedeniyle %20 nisbetinde zarardan indirim gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 27.403,00 TL'nın 06.11.2007 tarihinden itibaren faiziy …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10859 E. 2012/16551 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:depo kararı · riziko
Benzer bu karardaMahkemece, «rizikonun», davalının asli kusurundan dolayı meydana geldiği, davacının sigortalısının kullandığı binanın iskan raporu mevcut olmamakla beraber belediyeden gelen cevaplara göre sigortalıya ait işyerinin çalışma ruhsatının olduğu, ASKİ'nin de su bağlayıp atık su bedeli tahsil ettiği, iskan ruhsatı bulunmamasının zararla ASKİ'nin eylemi arasındaki illiyet bağını kesmeyeceği, ancak kaçak kat müştemilatını «depo» olarak kullanması nedeniyle %20 nisbetinde zarardan indirim gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 27.403,00 TL'nın 06.11.2007 tarihinden itibaren faiziy …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/7609 E. , 2023/6722 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2020/275 Esas, 2022/552 Karar
HÜKÜM
Kısmen Kabul
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında İstanbul Esenyurt ... Mah. 543 Ada 9 Parselde bulunan projenin D/1 Blok 96-97 no'lu dükkanların satışı hususunda gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi imzalandığını, davacı edimini ifa ettiği halde taşınmazın teslim edilmediğini ve sözleşmede kararlaştırılan kira kaybının ödenmediğini, kira alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibin davalının itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; inşaatın onaylı ruhsata göre yapılmakta iken belediye tarafından ruhsatının iptal edilmesi nedeniyle oluşan mücbir sebep nedeniyle teslimin geciktiğini, bu nedenle davalıya sorumluluk yüklenemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 17.03.2015 tarih, 2014/273 E., 2015/153 K. sayılı kararı ile taraflar arasında yapılan satış vaadi sözleşmesinin noterde yapılmadığı, adi yazılı olarak düzenlendiği, bu nedenlerle sözleşmenin geçerliliği bulunmadığı, sözleşme geçersiz olduğundan kararlaştırılan sözleşmenin fer'isi niteliğindeki cezai şartın da geçerliliği bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince tarafından temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 05.12.2018 tarih, 2017/1249 E., 2018/6349 K. sayılı kararıyla taraflar arasında imzalanan adi yazılı şekildeki gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinde davalı tarafından davacıya satışı vaat edilen taşınmazın davalının tapu sicilinde kendi adına kayıtlı bir taşınmaz olmadığı, davalının dava dışı arsa sahibi kişiyle usulüne uygun şekilde noterde düzenleme şeklinde yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile yapacağı inşaat nedeniyle kendine düşecek bağımsız bölümlerden biri olduğu, bu durumda davalı tarafından davacıya gayrimenkul satış vaadinde bulunulmadığı ancak davalının sahip olduğu devir ve tescil etme hakkı bir şahsi hak olarak davacıya devredildiği, böyle bir devir sözleşmesi şekil şartına bağlı olmadığından taraflar arasındaki yazılı sözleşmenin geçerli olduğu, mahkemece davanın bu yönü üzerinde durulup davacının taleplerinin değerlendirilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile alınan bilirkişi raporunda dava konusu bağımsız bölümlerin 15.01.2013 tarihi ile 15.06.2014 tarihi arası getireceği toplam kira bedelinin net 106.970,00 TL olacağının hesaplandığı, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 5.1. maddesinde bağımsız bölümün natamam alıcıya teslim edileceği belirtilerek natamam teslimin açıklandığı, natamam teslimin kabulü için diğer şartların yanı sıra bağımsız bölüm ve ortak yerlerin iskan ruhsatının alınması için ilgili mercilere müracaatta bulunulmuş olmasının sözleşme ile kararlaştırıldığı, Esenyurt Belediye Başkanlığına yazılan müzekkereye verilen cevabi yazıda 15.12.2014 tarihinde iskan başvurusunun yapıldığının belirtildiği, bu tarih itibariyle bağımsız bölümlerin teslime hazır hale getirildiğinin kabulünün gerekeceği, bu nedenle davacının iskan başvuru tarihinden önceki dava konusu yaptığı 15.01.2013 ile 15.06.2014 tarihleri arasındaki kira kaybını talep edebileceği, davalı vekili tarafından her ne kadar taraflar arasında imzalanan ek sözleşme uyarınca davacının gecikme nedeni ile sadece ek sözleşmede belirtilen gecikme cezasını talep edebileceği iddia edilmiş ise de ek sözleşmenin incelenmesinde tarafların ek sözleşme tarihine kadarki dönem için 9 aylık gecikme cezası talep edilebileceğinin imza altına alındığı, davacının ek sözleşme ile kararlaştırılan yeni teslim tarihinde bağımsız bölümlerin teslim edilmemesi durumunda gecikme cezası istemeyeceğinin ek sözleşmede açıkça kararlaştırılmamış olması karşısında davalının bu yöndeki savunmalarına itibar edilmediği, davalı tarafından dosyaya sunulan 20.03.2013 tarihli teslim tutanağında davacının imzasının bulunmaması ve sözleşmenin 5.
maddesinde teslimin bizzat alıcıya ya da noter tasdikli vekaletname sunulmuş olması şartı ile temsilcisine yapılacağının düzenlenmiş olması ve davacının söz konusu teslim tutanağını kabul etmemesi karşısında davalının teslim tarihine ilişkin iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne davalının itirazının 106.970,00 TL asıl alacak yönünden iptaline, şartları oluşmayan davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, şartları oluşmayan davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin inşaat yapım sürecinde Büyükşehir Belediyesi ile Esenyurt Belediyesi arasında yaşanan idari anlaşmazlık nedeniyle inşaatı zamanında bitiremediğini, davacının mağdur olmaması için ek sözleşme yapıldığını, bu sözleşmeye göre tarafların 9 aylık gecikme cezası ödenmesinde mutabık kaldıklarını, bu sözleşme uyarınca alıcıya metrekare başına 10,00 USD ödeme yapılacağının ve enfazla 9 aylık gecikme cezası talep edebileceğini, müvekkilinin bağımsız bölümleri hazırlayarak 15.12.2014 tarihinde iskan için başvuruda bulunduğunu ve iskan aldığını, davacının satın aldığı bağımsız bölümün sözleşme ve eki teknik şartnameye uygun olarak tamamlandığını, bağımsız bölümün iç dekorasyon ve tefrişatını ikmal etmesi amacıyla sözleşmeye uygun olarak bağımsız bölüm tefriş ve dekorasyon tutanağını 20.03.2012 tarihinde davacının imzaladığını ve bağımsız bölümü teslim aldığını, bilahare, davacının sözleşme konusu bağımsız bölümlerin tapusunu 05.10.2018 günü devir alırken bugün varlığını iddia ettiği hiçbir hakkın mevcudiyetinden bahsetmediğini, davacının ihtirazi kayıt ileri sürmediğini, mahkemenin eksik ve hatalı bilirkişi raporuna dayanarak karar verdiğini, davacının talep ettiği kira bedelinin fahiş olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
22.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/981691800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz