6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/2931 E. 2023/6690 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
konkordato tasdiki gayri nakit alacak gayrinakdi alacak nakit alacak alacağın likit olması konkordato gayrinakdi kredi gayri nakdi kredi ödeme planı borç ikrarı ek mehil başvurma harcı icra hukuk mahkemesi bsmv 3095 sayılı kanun tasdik kararı teminat mektubu müteselsil kefil ikrar muacceliyet kefalet mahsup temlik kefil protokol temerrüt faizi ihtar esastan ret iflas kredi sözleşmesi asıl alacak icra inkar tazminatı inkar tazminatı dosya masrafı avans faizi temerrüt ibraz teminat istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: İİK — İİK 67 · TBK — TBK 100 · HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2015/475 E., 2019/213 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın asıl ve birleşen davada temlik alan davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada temlik alan davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Asıl ve birleşen davada temlik eden davacı vekili dava dilekçesinde; asıl davada müvekkili banka ile davalı ...-Eltem Mühendislik arasında genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesi imzalandığını, diğer davalıların sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, kullandırılan kredilerin geri ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiğini, çekilen ihtara rağmen borcun ödenmediğini, Ankara 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 2014/30 E. sayılı dosyasında konkordato mehil talebinde bulunulduğunu, alacaklılarla ilgili bilirkişi rapor ve ek raporunun ibraz edildiğini, raporun sonuç ve kanaat kısmında müvekkili banka alacağının 5.129.659,69 TL nakdi 1.894.780,00 TL gayri nakdi kredi alacağı olarak belirlendiğini, bu tutarın banka ile borçlu arasında yapılan 25.04.2014 tarihli protokolde borçlu tarafından kabul edilen tutar ile aynı olduğu açıklamasının yazıldığını, Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/553 E. sayılı dava dosyasında 22.04.2015 tarihli karar ile konkordato tasdik edilerek 22.04.2015 tarihinden itibaren 18 ayda ve eşit taksitler halinde tüm borçların ödenmesine karar verildiğini, ancak müvekkili bankaya anılan taksitlerle ilgili olarak süresinde herhangi bir ödeme yapılmadığını, kredi müşterisi olan asıl borçlu ve kefiller hakkında Ankara 2. İcra Müdürlüğünün 2015/14401 E. sayılı dosyasıyla takibe geçildiğini, ancak takibe haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek davalıların tüm itirazlarının iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; birleşen davada ise, tasdik edilen konkordato projesinin muaccel hale gelen bakiye kısmının tahsili için başlatılan Ankara 13. İcra Müdürlüğü’nün 2017/12523 E. sayılı dosyasına davalıların haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek haksız itirazlarının iptaliyle takibin devamına, alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalılarndan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Asıl ve birleşen davada davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının icra takip konusu yapmış olduğu alacakların Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/553 E. sayılı dava dosyasında tasdik edilmiş konkordato projesinde yer aldığını, yasa gereği konkordato kararı kesinleşmeden uygulanmasının mümkün olmadığını, 25.04.2014 tarihli protokolün bir borç ikrarı niteliği taşımadığını, gayri nakit kredilerin talep edilebilmesi için öncelikle riskin gerçekleştiğinin ispatı gerektiğini savunarak asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında kredi sözleşmesinden kaynaklı akdi ilişki mevcut olup davalı ...’ın asıl borçlu diğer davalıların kefaletlerinin bulunduğu, sözleşme çerçevesinde kredi kullandırıldığı, kredi borçlarının ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edildiği, taraflar arasında imzalanan 25.04.2014 tarihli protokol ile kullanılan kredilerin yeniden yapılandırıldığı, ödeme planına bağlandığı, 22.04.2015 tarihli konkordato tasdik kararı itibariyle davalının davacı bankaya 5.129.659,69 TL nakdi, 1.894.780,00 TL gayri nakdi kredi borcu olduğu, nakit kredi riskinin aynen devam ettiği, gayri nakdi kredilerden 409.320,00 TL teminat mektubu ile 300.000,00 TL teminat mektubunun iade edildiği, 26.04.2012 tarihli teminat mektubunun 63.894,39 TL kısmının nakde dönüştüğü, konkordato tasdik kararının mahiyeti gereği taksitli ödemelerin karar tarihinden itibaren başlanması gerektiği, konkordato tasdikine esas alınan projelerden sonra davalının yapmış olduğu 307.394,45 TL ödemenin tarafların borcun tasfiyesine yönelik davranmaları esas olup tastik olunan projedeki alacağın taksitlendirilmesi sözkonusu olduğundan tasdik kararında belirlenen asıl alacaktan öncesinde yapılan ödemenin mahsup edilerek nakdi alacağın aylık taksitlerinin tespiti gerekdiği, buna göre alınan bilirkişi raporunda asıl dava dosyasına konu takip dosyasında alacağa konu teşkil eden birinci ve ikinci taksit ödemelerinden kaynaklı davacının toplam 540.096,08 TL nakdi 210.481,12 TL gayri nakdi alacağı bulunduğu, ayrıca birleşen dava dosyasına konu takip dosyasında da davacının nakdi alacağı takibe konu kıldığı, takip tarihi itibariyle ödenmeyen taksit tutarları gözetildiğinde daha fazla banka alacağı bulunduğundan birleşen dava dosyası yönünden de 2.000.000,00 TL ye yapılan vaki itirazın yerinde olmadığı, konkordatonun feshi talebinden önce hala konkordato projesine bağlı kalmayı tercih eden bankanın gününde ödenmeyen taksit tutarı için kredi sözleşmesindeki temerrüt faizi oranı üzerinden talepte bulunamayacağı, 3095 sayılı yasa kapsamında avans faizi isteyebileceği, banka nakti alacağının likit olması nedeniyle %20 icra inkar tazminatı istemi hükmedilen nakdi alacak yönünden mahkemece yerinde görüldüğü gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, Ankara 2. İcra Müdürlüğü'nün 2015/14401 E. sayılı takip dosyasında nakdi alacak yönünden 267.903,62 TL asıl alacak, 3.236,86 TL faiz, 161,84 TL BSMV olmak üzere toplam 271.302,32 TL ile 267.903,62 TL asıl alacak, 847,75 TL faiz, 42,39 TL BSMV olmak üzere 268.793,76 TL ile toplam 540.096,08 TL'ye davalının vaki itirazının iptaline, takip tarihinden itibaren asıl alacağa avans faizi ve faize %5 BSMV uygulanmak suretiyle takibin devamına, 210.481,12 TL gayrinakdi alacağa vaki itirazın iptaline, tazmin edilmesi halinde tazmin tarihinden itibaren alacağa avans faizi ve faize %5 BSMV uygulanmak suretiyle gayrinakdi alacak yönünden de takibin devamına, nakdi alacak üzerinden hesaplanacak %20 oranında 108.019,21 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne, Ankara 13. İcra Müdürlüğü'nün 2017/12523 E. sayılı takip dosyasında 2.000.000,00 TL'ye davalının vaki itirazının iptaline, takip tarihinden itibaren alacağa avans faizi ve faize %5 BSMV uygulanmak suretiyle takibin devamına, alacağın %20'si oranında 400.000,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiliyle davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada temlik alan davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Asıl ve birleşen davada temlik alan davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;

1. Asıl dava yönünden 25.04.2014 tarihli protokol gereğince yapılan 307.309,36 TL'lik ödemenin ilk beş taksidin faiz ve masraflardan mahsup edilmesi gerekirken mahkemece asıl alacaktan mahsup edilmesinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 100 üncü maddesine aykırı olduğunu,

2. Asıl dava ve birleşen davada sözleşmede kararlaştırılan temerrüt faiz oranlarının uygulanması gerekirken Mahkemece 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun (3095 sayılı Kanun) gereğince avans faizine hükmedilmesinin hatalı olduğunu savunarak kararın bu yönlerden kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 25.04.2014 tarihli protokole ve tasdik edilen konkordato projesine konu olan nakit ve gayri nakit banka alacağı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamakta olup, bankanın davalılardan 25.04.2014 tarihi itibariyle toplam 5.129.659,69 TL nakit 1.894.330,00 TL gayri nakit alacağın varlığı hususunda tarafların mutabık olduğu davacı bankaca asıl dava dosyasına konu icra takibinde tasdik edilen konkordato projesinde yer alan hem nakit hem de gayri nakit alacakların birinci ve ikinci taksit alacağı, birleşen dava konusu icra takibinde ise gerek asıl dava konusu gerekse de birleşen dava konusu icra takip dosyalarında konkordato projesine konu edilen alacakların talep edildiği, itirazın iptali davasının takibe sıkı sıkıya bağlı dava türü olup, davada sadece icra takibinde talep edilen alacak kalemleri yönünden değerlendirme yapılması geretiği, bu durumda mahkeme temlik eden bankanın icra takibinde yaptığı açıklamalar gereğince konkordato projesinde alacak miktarları esas alınarak hesaplama yapılması gerektiği, hal böyle olunca Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/553 E. sayılı dava dosyasında tasdik edilen projeler kapsamındaki tüm borçların konkondato tasdik kararının verildiği tarih olan 22.04.2015 tarihinden itibaren 18 ayda ve eşit taksitler halinde ödenmesine karar verildiğinden davalının konkordato kapsamındaki borçlarını 22.05.2015 tarihinden itibaren ödemeye başlamakla yükümlü olduğu kabul edilerek konkordatonun tasdikinden önce ödenmiş bulunan toplam 307.394,45 TL ödemenin tasdik kararında belirlenen asıl alacaktan mahsup edilerek nakdi alacağın aylık taksitlerinin tespiti gerektiği, buna göre alınan bilirkişi raporunda asıl dava dosyasına konu takip dosyasında alacağa konu teşkil eden birinci ve ikinci taksit ödemelerinden kaynaklı davacının toplam 540.096,08 TL nakdi 210.481,12 TL gayri nakdi alacağının bulunduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmediği, konkordato tasdik kararında da herhangi bir faiz oranı öngörülmediği anlaşılmakla ilk derece mahkemesince asıl ve birleşen davada takip konusu asıl alacak miktarlarına 3095 sayılı Kanun kapsamında avans faizi işletilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davada temlik alan davacı vekili istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada temlik alan davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Asıl ve birleşen davada temlik alan davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan takiplere haksız itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin birinci alt bendi.

2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.

3.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 100 üncü maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl ve birleşen davada temlik alan davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/2931 E.  ,  2023/6690 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

SAYISI 2019/1309 Esas, 2021/1446 Karar

BİRLEŞEN DAVA

Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/565 E.

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2015/475 E., 2019/213 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın asıl ve birleşen davada temlik alan davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada temlik alan davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Asıl ve birleşen davada temlik eden davacı vekili dava dilekçesinde; asıl davada müvekkili banka ile davalı ...-Eltem Mühendislik arasında genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesi imzalandığını, diğer davalıların sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, kullandırılan kredilerin geri ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiğini, çekilen ihtara rağmen borcun ödenmediğini, Ankara 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 2014/30 E. sayılı dosyasında konkordato mehil talebinde bulunulduğunu, alacaklılarla ilgili bilirkişi rapor ve ek raporunun ibraz edildiğini, raporun sonuç ve kanaat kısmında müvekkili banka alacağının 5.129.659,69 TL nakdi 1.894.780,00 TL gayri nakdi kredi alacağı olarak belirlendiğini, bu tutarın banka ile borçlu arasında yapılan 25.04.2014 tarihli protokolde borçlu tarafından kabul edilen tutar ile aynı olduğu açıklamasının yazıldığını, Ankara 2.

Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/553 E. sayılı dava dosyasında 22.04.2015 tarihli karar ile konkordato tasdik edilerek 22.04.2015 tarihinden itibaren 18 ayda ve eşit taksitler halinde tüm borçların ödenmesine karar verildiğini, ancak müvekkili bankaya anılan taksitlerle ilgili olarak süresinde herhangi bir ödeme yapılmadığını, kredi müşterisi olan asıl borçlu ve kefiller hakkında Ankara 2. İcra Müdürlüğünün 2015/14401 E. sayılı dosyasıyla takibe geçildiğini, ancak takibe haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek davalıların tüm itirazlarının iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş;

birleşen davada ise, tasdik edilen konkordato projesinin muaccel hale gelen bakiye kısmının tahsili için başlatılan Ankara 13. İcra Müdürlüğü’nün 2017/12523 E. sayılı dosyasına davalıların haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek haksız itirazlarının iptaliyle takibin devamına, alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalılarndan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Asıl ve birleşen davada davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının icra takip konusu yapmış olduğu alacakların Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/553 E. sayılı dava dosyasında tasdik edilmiş konkordato projesinde yer aldığını, yasa gereği konkordato kararı kesinleşmeden uygulanmasının mümkün olmadığını, 25.04.2014 tarihli protokolün bir borç ikrarı niteliği taşımadığını, gayri nakit kredilerin talep edilebilmesi için öncelikle riskin gerçekleştiğinin ispatı gerektiğini savunarak asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında kredi sözleşmesinden kaynaklı akdi ilişki mevcut olup davalı ...’ın asıl borçlu diğer davalıların kefaletlerinin bulunduğu, sözleşme çerçevesinde kredi kullandırıldığı, kredi borçlarının ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edildiği, taraflar arasında imzalanan 25.04.2014 tarihli protokol ile kullanılan kredilerin yeniden yapılandırıldığı, ödeme planına bağlandığı, 22.04.2015 tarihli konkordato tasdik kararı itibariyle davalının davacı bankaya 5.129.659,69 TL nakdi, 1.894.780,00 TL gayri nakdi kredi borcu olduğu, nakit kredi riskinin aynen devam ettiği, gayri nakdi kredilerden 409.320,00 TL teminat mektubu ile 300.000,00 TL teminat mektubunun iade edildiği, 26.04.2012 tarihli teminat mektubunun 63.894,39 TL kısmının nakde dönüştüğü, konkordato tasdik kararının mahiyeti gereği taksitli ödemelerin karar tarihinden itibaren başlanması gerektiği, konkordato tasdikine esas alınan projelerden sonra davalının yapmış olduğu 307.394,45 TL ödemenin tarafların borcun tasfiyesine yönelik davranmaları esas olup tastik olunan projedeki alacağın taksitlendirilmesi sözkonusu olduğundan tasdik kararında belirlenen asıl alacaktan öncesinde yapılan ödemenin mahsup edilerek nakdi alacağın aylık taksitlerinin tespiti gerekdiği, buna göre alınan bilirkişi raporunda asıl dava dosyasına konu takip dosyasında alacağa konu teşkil eden birinci ve ikinci taksit ödemelerinden kaynaklı davacının toplam 540.096,08 TL nakdi 210.481,12 TL gayri nakdi alacağı bulunduğu, ayrıca birleşen dava dosyasına konu takip dosyasında da davacının nakdi alacağı takibe konu kıldığı, takip tarihi itibariyle ödenmeyen taksit tutarları gözetildiğinde daha fazla banka alacağı bulunduğundan birleşen dava dosyası yönünden de 2.000.000,00 TL ye yapılan vaki itirazın yerinde olmadığı, konkordatonun feshi talebinden önce hala konkordato projesine bağlı kalmayı tercih eden bankanın gününde ödenmeyen taksit tutarı için kredi sözleşmesindeki temerrüt faizi oranı üzerinden talepte bulunamayacağı, 3095 sayılı yasa kapsamında avans faizi isteyebileceği, banka nakti alacağının likit olması nedeniyle %20 icra inkar tazminatı istemi hükmedilen nakdi alacak yönünden mahkemece yerinde görüldüğü gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, Ankara 2.

İcra Müdürlüğü'nün 2015/14401 E. sayılı takip dosyasında nakdi alacak yönünden 267.903,62 TL asıl alacak, 3.236,86 TL faiz, 161,84 TL BSMV olmak üzere toplam 271.302,32 TL ile 267.903,62 TL asıl alacak, 847,75 TL faiz, 42,39 TL BSMV olmak üzere 268.793,76 TL ile toplam 540.096,08 TL'ye davalının vaki itirazının iptaline, takip tarihinden itibaren asıl alacağa avans faizi ve faize %5 BSMV uygulanmak suretiyle takibin devamına, 210.481,12 TL gayrinakdi alacağa vaki itirazın iptaline, tazmin edilmesi halinde tazmin tarihinden itibaren alacağa avans faizi ve faize %5 BSMV uygulanmak suretiyle gayrinakdi alacak yönünden de takibin devamına, nakdi alacak üzerinden hesaplanacak %20 oranında 108.019,21 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne, Ankara 13.

İcra Müdürlüğü'nün 2017/12523 E. sayılı takip dosyasında 2.000.000,00 TL'ye davalının vaki itirazının iptaline, takip tarihinden itibaren alacağa avans faizi ve faize %5 BSMV uygulanmak suretiyle takibin devamına, alacağın %20'si oranında 400.000,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiliyle davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada temlik alan davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Asıl ve birleşen davada temlik alan davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;

1. Asıl dava yönünden 25.04.2014 tarihli protokol gereğince yapılan 307.309,36 TL'lik ödemenin ilk beş taksidin faiz ve masraflardan mahsup edilmesi gerekirken mahkemece asıl alacaktan mahsup edilmesinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 100 üncü maddesine aykırı olduğunu,

2. Asıl dava ve birleşen davada sözleşmede kararlaştırılan temerrüt faiz oranlarının uygulanması gerekirken Mahkemece 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun (3095 sayılı Kanun) gereğince avans faizine hükmedilmesinin hatalı olduğunu savunarak kararın bu yönlerden kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 25.04.2014 tarihli protokole ve tasdik edilen konkordato projesine konu olan nakit ve gayri nakit banka alacağı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamakta olup, bankanın davalılardan 25.04.2014 tarihi itibariyle toplam 5.129.659,69 TL nakit 1.894.330,00 TL gayri nakit alacağın varlığı hususunda tarafların mutabık olduğu davacı bankaca asıl dava dosyasına konu icra takibinde tasdik edilen konkordato projesinde yer alan hem nakit hem de gayri nakit alacakların birinci ve ikinci taksit alacağı, birleşen dava konusu icra takibinde ise gerek asıl dava konusu gerekse de birleşen dava konusu icra takip dosyalarında konkordato projesine konu edilen alacakların talep edildiği, itirazın iptali davasının takibe sıkı sıkıya bağlı dava türü olup, davada sadece icra takibinde talep edilen alacak kalemleri yönünden değerlendirme yapılması geretiği, bu durumda mahkeme temlik eden bankanın icra takibinde yaptığı açıklamalar gereğince konkordato projesinde alacak miktarları esas alınarak hesaplama yapılması gerektiği, hal böyle olunca Ankara 2.

Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/553 E. sayılı dava dosyasında tasdik edilen projeler kapsamındaki tüm borçların konkondato tasdik kararının verildiği tarih olan 22.04.2015 tarihinden itibaren 18 ayda ve eşit taksitler halinde ödenmesine karar verildiğinden davalının konkordato kapsamındaki borçlarını 22.05.2015 tarihinden itibaren ödemeye başlamakla yükümlü olduğu kabul edilerek konkordatonun tasdikinden önce ödenmiş bulunan toplam 307.394,45 TL ödemenin tasdik kararında belirlenen asıl alacaktan mahsup edilerek nakdi alacağın aylık taksitlerinin tespiti gerektiği, buna göre alınan bilirkişi raporunda asıl dava dosyasına konu takip dosyasında alacağa konu teşkil eden birinci ve ikinci taksit ödemelerinden kaynaklı davacının toplam 540.096,08 TL nakdi 210.481,12 TL gayri nakdi alacağının bulunduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmediği, konkordato tasdik kararında da herhangi bir faiz oranı öngörülmediği anlaşılmakla ilk derece mahkemesince asıl ve birleşen davada takip konusu asıl alacak miktarlarına 3095 sayılı Kanun kapsamında avans faizi işletilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davada temlik alan davacı vekili istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada temlik alan davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Asıl ve birleşen davada temlik alan davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan takiplere haksız itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin birinci alt bendi.

2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.

3.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 100 üncü maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl ve birleşen davada temlik alan davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacı (temlik alan) Hedef Varlık Yönetim A.Ş. Harçtan muaf olduğundan ödediği temyiz ilam harcı ve temyiz başvuru harcının isteği halinde temyiz eden davacı ...Ş.'ye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/981660700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.