YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/2920 E. 2023/6684 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tek satıcılık sözleşmesi↗ tek satıcılık↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ kötü niyet↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ ayırt edicilik↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/413 E., 2020/32 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ve davalı TPMK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı TPMK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının "..." ibareli tanınmış markaların TPMK nezdinde tescilli sahibi olduğunu, davalı gerçek kişinin "..." ibaresinin 18, 25, 35 ve 41 inci sınıflarda marka olarak tescili için diğer davalı Kuruma başvuruda bulunduğunu, başvuruya davacı tarafından yapılan itirazın Marka Dairesi Başkanlığı tarafından kısmen kabul edildiğini ve 18 ve 25 inci sınıf malların başvuru kapsamından çıkarıldığını, başvuru kapsamında bırakılan mallar yönünden müvekkilince bu karara yapılan itirazın ise YİDK tarafından reddedildiğini, oysa başvuru kapsamında kalan hizmetler ile müvekkilinin itirazına mesnet markanın kapsamında bulunan malların da benzer olduklarını, zira başvuru kapsamında bırakılan 35/6 ncı sınıfın 18 ve 2 nci sınıftaki malların satışına özgülendiğini, yine müvekkilinin temel faaliyet alanının av tüfeği ve fişekleri imali ile satışı olduğunu, ürünlerinin tanıtımı ve promosyonu amacıyla özellikle atıcılık yarışmaları düzenlediğini ya da sponsorluklarda bulunduğunu, bunun yanında dava konusu başvurunun tescili halinde müvekkilinin markasının ayırt edici niteliğinin zarar göreceğini, markanın itibarından haksız yararlanılacağını, başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, YİDK'in 2016-M-4705 sayılı kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu, dava konusu başvurunun kapsamında kalan hizmetlerle davacının itirazına mesnet marka kapsamında bulunan malların benzer olmadıklarını, dolayısıyla 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) sekizinci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi koşullarının somut olayda bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile usul ve yasaya uygun görülen Bölge adliye mahkemesinin ortadan kaldırma ilamına uyularak yargılamaya devam olunduğu, çekişmeli başvuru standart karekterle yazılmış "..." ibaresinden oluşurken itiraza dayanak markanın ise, standart karekterle yazılmış "..." ibaresinden oluştuğu, taraf marka işaretleri bakımından ayniyet ve ayırt edilemeyecek derecede benzerlik olduğu, 35/06 ncı sınıfta yer alan "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için derilerden, deri taklitlerinden veya diğer malzemelerden mamul taşıma amaçlı başka sınıflarda yer almayan eşyalar (çantalar, deri veya kösele kutular ve sandıklar, anahtarlıklar dahil) mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" mal ve hizmetlerinde 556 sayılı KHK'nın sekizinci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik ve karıştırma ihtimali doğacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, TPMK YİDK'in 2016-M-4705 sayılı kararının 35/06 sınıfta yer alan "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için derilerden, deri taklitlerinden veya diğer malzemelerden mamul taşıma amaçlı başka sınıflarda yer almayan eşyalar (çantalar, deri veya kösele kutular ve sandıklar, anahtarlıklar dahil) mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.” emtialar yönünden kısmen iptaline, hükümsüzlüğü talep edilen marka henüz tescil edilmemiş olduğundan hükümsüzlük ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı TPMK vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tescil girişiminde bulunan davalının kötü niyeti olduğunu, mahkemece sadece karıştırılma ihtimalinin incelendiğini, Kurum kararının 35 ve 41 inci sınıfta yer alan tüm hizmetler bakımından iptalinin gerektiğini ileri sürerek kararın bu yönden kaldırılmasını istemiştir.
2. Davalı TPMK vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu başvuru kapsamında kalan 35/06 ncı sınıf hizmetlerle davacı markasının kapsamında yer alan hizmetlerin benzer olmadıklarını, dolayısıyla tarafların markaları arasında 556 sayılı KHK'nın sekizinci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibas tehlikesinin bulunmadığını ileri sürerek kararın bu yönden kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı TPMK vekilinin yerinde görülmeyen tüm istinaf itirazlarının reddine dair hüküm kurmak gerektiği, davacı vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesine gelince, davacının yurt dışı menşeli silah ve av malzemeleri üretip satan bir şirket olduğu, Türkiye'de de bu amaçla faaliyetlerde bulunduğu, çeşitli sponsorluk ve tek satıcılık sözleşmeleri yaptığı, yarışmalar düzenlediği, ödüller aldığı, yurt dışında ve Türkiye'de markasını adına tescil ettirdiği, yine davacı markalarının esas unsurunu oluşturan, İtalyanca yazılmış "..." ibaresinin, Türkiye'de bilinen ve kullanılan bir ibare olmadığı, bu denli özgün ve yaratılmış bir harf dizininin, davalı tarafından tesadüfen seçildiğinin düşünülmesi de hayatın olağan akışına uygun düşmediği, davalının bu markayı hangi saik ile seçerek tescil ettirdiği konusunda ikna edici bir açıklamasının da bulunmadığı nazara alındığında, davalının marka tescili sırasında, yüksek derecede ayırt ediciliği olan, özgün ve yaratılmış "..." markasının davacıya ait bulunduğunu bildiği, bu itibarla kötü niyetli olduğu, ilk derece mahkemesince, kötü niyetin bölünemeyeceği ilkesi doğrultusunda YİDK kararının tüm sınıflar yönünden iptaline karar verilmesi gerekiken yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalı TPMK vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, davalı TPMK YİDK'in 2016-M-4705 sayılı kararının iptaline, davalı ... adına 2014/80359 kod numarasını alan başvurusunun henüz tescil edilmemiş olduğu anlaşıldığından hükümsüzlük ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı TPMK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı TPMK vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraf markalarının benzer olmadığını, Kurum kararının yerinde olduğunu savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin birinci alt bendi, 556 sayılı KHK'nın sekizinci maddesinin birinci fıkrasının (b)
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı TPMK vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2155 E. 2018/7647 K.
Ortak:dahili dava · iltibas · istinaf yoluna başvurulabilirlik
İncelediğiniz kararda… eri taklitlerinden veya diğer malzemelerden mamul taşıma amaçlı başka sınıflarda yer almayan eşyalar (çantalar, deri veya kösele kutular ve sandıklar, anahtarlıklar «dahil») mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" mal ve hizmetlerinde 556 sayılı KHK'nın sekizinci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik ve karıştırma ihtimali doğacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, TPMK YİDK'in 2016-M-4705 sayılı kararının 35/06 sınıfta yer alan "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için derilerden, deri taklitlerinden veya diğer malzemelerden mamul taşıma amaçlı başka sınıflarda yer almayan eşyalar (çantalar, deri veya kösele kutular ve sandıklar, anahtarlıklar dahil) mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.” emtialar yönünden kısmen iptaline, hükümsüzlüğü talep edilen marka henüz tescil edilmemiş olduğundan hükümsüzlük ile ilgili karar «verilmesine yer olmadığına», fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Davalı TPMK vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu başvuru kapsamında kalan 35/06 ncı sınıf hizmetlerle davacı markasının kapsamında yer alan hizmetlerin benzer olmadıklarını, dolayısıyla tarafların markaları arasında 556 sayılı KHK'nın sekizinci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında «iltibas» tehlikesinin bulunmadığını ileri sürerek kararın bu yönden kaldırılmasını istemiştir.
Benzer bu kararda… avacının "..." ibareli tescilli markaları arasında görsel ve sescil olarak dava ./.. konusu markadaki "çantalar, deri veya kösele kutular ve sandıklar anahtarlıklar «dahil»" emtiaları yönünden «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, başvuru markasıyla davacı markası arasında "çantalar, deri veya kösele kutular ve sandıklar anahtarlıklar dahil" malı yönünden iltibas-benzerlik-karıştırılma tehlikesi bulunduğundan 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesindeki iltibasın kısmen bulunduğu kanaati oluştuğu, iltibas oluşturmayan emtialar yönünden ise davacı markasının tanınmış olduğu, 556 sayılı KHK'nın 8/4 maddesinde yer alan koşullar açısından bütün emtialar yönünde davanın kabulü gerektiği, davalının kazanılmış hakkına dayanak gösterdiği marka hakkında hükümsüzlük davası açılmış olup davanın henüz sonuçlanmadığı, davalının «kazanılmış hak» için dayanak gösterdiği markaların taraflar arasında çekişme konusu olmaktan henüz çıkmadığı, kazanılmış hak koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, …
Karara karşı, davalı ... vekili tarafından «istinaf yoluna başvurulmuştur». ...
YİDK kararının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davacı tarafın önceki tarihli “...” markalarıyla davalı adına yapılan marka başvurusu arasında «iltibasın» bulunduğu, davalının kazanılmış hakka gerekçe gösterdiği marka hakkında hükümsüzlük davası açıldığı, markanın taraflar arasında çekişme konusu olmaktan henüz çıkmadığı ve «kazanılmış hak» koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle 556 sy.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:müktesep hak · sicilden terkin · kazanılmış hak · ortalama tüketici · terkin
Benzer bu kararda… avacının "..." ibareli tescilli markaları arasında görsel ve sescil olarak dava ./.. konusu markadaki "çantalar, deri veya kösele kutular ve sandıklar anahtarlıklar «dahil»" emtiaları yönünden «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, başvuru markasıyla davacı markası arasında "çantalar, deri veya kösele kutular ve sandıklar anahtarlıklar dahil" malı yönünden iltibas-benzerlik-karıştırılma tehlikesi bulunduğundan 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesindeki iltibasın kısmen bulunduğu kanaati oluştuğu, iltibas oluşturmayan emtialar yönünden ise davacı markasının tanınmış olduğu, 556 sayılı KHK'nın 8/4 maddesinde yer alan koşullar açısından bütün emtialar yönünde davanın kabulü gerektiği, davalının kazanılmış hakkına dayanak gösterdiği marka hakkında hükümsüzlük davası açılmış olup davanın henüz sonuçlanmadığı, davalının «kazanılmış hak» için dayanak gösterdiği markaların taraflar arasında çekişme konusu olmaktan henüz çıkmadığı, kazanılmış hak koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, …
YİDK kararının iptaline, dava konusu 2013/31845 sayılı marka tescil edildiğinden hükümsüzlüğüne, «sicilden terkin» edilmesine karar verilmiştir.
YİDK kararının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davacı tarafın önceki tarihli “...” markalarıyla davalı adına yapılan marka başvurusu arasında «iltibasın» bulunduğu, davalının kazanılmış hakka gerekçe gösterdiği marka hakkında hükümsüzlük davası açıldığı, markanın taraflar arasında çekişme konusu olmaktan henüz çıkmadığı ve «kazanılmış hak» koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle 556 sy.
Ancak davalının önceden tescilli 2005/00975 sayılı aynı ibareli markasının olması ve bu markanın hükümsüzlüğü için açılan davanın henüz kesinleşmemesi karşısında önceki markanın «müktesep hak» teşkil edip etmeyeceği hususu bu davanın sonucuna etkili olacağından anılan dava sonucu beklenilmeksizin mahkemece esas hakkında karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2688 E. 2013/4747 K.
Ortak:dahili dava
İncelediğiniz kararda… eri taklitlerinden veya diğer malzemelerden mamul taşıma amaçlı başka sınıflarda yer almayan eşyalar (çantalar, deri veya kösele kutular ve sandıklar, anahtarlıklar «dahil») mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" mal ve hizmetlerinde 556 sayılı KHK'nın sekizinci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik ve karıştırma ihtimali doğacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, TPMK YİDK'in 2016-M-4705 sayılı kararının 35/06 sınıfta yer alan "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için derilerden, deri taklitlerinden veya diğer malzemelerden mamul taşıma amaçlı başka sınıflarda yer almayan eşyalar (çantalar, deri veya kösele kutular ve sandıklar, anahtarlıklar dahil) mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.” emtialar yönünden kısmen iptaline, hükümsüzlüğü talep edilen marka henüz tescil edilmemiş olduğundan hükümsüzlük ile ilgili karar «verilmesine yer olmadığına», fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDerilerden, deri taklitlerinden veya diğer malzemelerden mamul taşıma amaçlı başka sınıflarda yer almayan eşyalar (çantalar, deri veya kösele kutular ve sandıklar, anahtarlık «dahil»)” malları yönünden kısmen iptaline, bu mallar yönünden davalı şirket adına tecilli markanın hükümsüzlüğüne dair tesis edilen karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
TPE YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü | YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/5584 E. 2012/13509 K.
Ortak:dahili dava
İncelediğiniz kararda… eri taklitlerinden veya diğer malzemelerden mamul taşıma amaçlı başka sınıflarda yer almayan eşyalar (çantalar, deri veya kösele kutular ve sandıklar, anahtarlıklar «dahil») mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" mal ve hizmetlerinde 556 sayılı KHK'nın sekizinci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik ve karıştırma ihtimali doğacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, TPMK YİDK'in 2016-M-4705 sayılı kararının 35/06 sınıfta yer alan "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için derilerden, deri taklitlerinden veya diğer malzemelerden mamul taşıma amaçlı başka sınıflarda yer almayan eşyalar (çantalar, deri veya kösele kutular ve sandıklar, anahtarlıklar dahil) mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.” emtialar yönünden kısmen iptaline, hükümsüzlüğü talep edilen marka henüz tescil edilmemiş olduğundan hükümsüzlük ile ilgili karar «verilmesine yer olmadığına», fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDerilerden, deri taklitlerinden veya diğer malzemelerden mamul taşıma amaçlı başka sınıflarda yer almayan eşyalar (çantalar, deri veya kösele kutular ve sandıklar, anahtarlık «dahil»)” malları yönünden kısmen iptaline, bu mallar yönünden davalı şirket adına tecilli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Şti. adına 'NU' markasının 01.02.2001 tarihinden itibaren 25 ve 35. sınıflarda tescilli olduğu, davacı adına da 01.02.2001 tarihi ve sonrasında 'NU' ibareli markalarının 25 ve 35. sınıflarda «dahil» olmak üzere diğer bazı sınıflarda tescilli olduğu, davacının markalarının mal sınıfları içerisinde 18. sınıftaki malların olmadığı gibi davalı şirketin de önceki tescilli markasında 18. sınıftaki malların bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/2920 E. , 2023/6684 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/687 Esas, 2022/114 Karar
HÜKÜM
Davanın kabulü ile YİDK kararının iptali
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2019/413 E., 2020/32 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ve davalı TPMK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı TPMK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının "..." ibareli tanınmış markaların TPMK nezdinde tescilli sahibi olduğunu, davalı gerçek kişinin "..." ibaresinin 18, 25, 35 ve 41 inci sınıflarda marka olarak tescili için diğer davalı Kuruma başvuruda bulunduğunu, başvuruya davacı tarafından yapılan itirazın Marka Dairesi Başkanlığı tarafından kısmen kabul edildiğini ve 18 ve 25 inci sınıf malların başvuru kapsamından çıkarıldığını, başvuru kapsamında bırakılan mallar yönünden müvekkilince bu karara yapılan itirazın ise YİDK tarafından reddedildiğini, oysa başvuru kapsamında kalan hizmetler ile müvekkilinin itirazına mesnet markanın kapsamında bulunan malların da benzer olduklarını, zira başvuru kapsamında bırakılan 35/6 ncı sınıfın 18 ve 2 nci sınıftaki malların satışına özgülendiğini, yine müvekkilinin temel faaliyet alanının av tüfeği ve fişekleri imali ile satışı olduğunu, ürünlerinin tanıtımı ve promosyonu amacıyla özellikle atıcılık yarışmaları düzenlediğini ya da sponsorluklarda bulunduğunu, bunun yanında dava konusu başvurunun tescili halinde müvekkilinin markasının ayırt edici niteliğinin zarar göreceğini, markanın itibarından haksız yararlanılacağını, başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, YİDK'in 2016-M-4705 sayılı kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu, dava konusu başvurunun kapsamında kalan hizmetlerle davacının itirazına mesnet marka kapsamında bulunan malların benzer olmadıklarını, dolayısıyla 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) sekizinci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi koşullarının somut olayda bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile usul ve yasaya uygun görülen Bölge adliye mahkemesinin ortadan kaldırma ilamına uyularak yargılamaya devam olunduğu, çekişmeli başvuru standart karekterle yazılmış "..." ibaresinden oluşurken itiraza dayanak markanın ise, standart karekterle yazılmış "..." ibaresinden oluştuğu, taraf marka işaretleri bakımından ayniyet ve ayırt edilemeyecek derecede benzerlik olduğu, 35/06 ncı sınıfta yer alan "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için derilerden, deri taklitlerinden veya diğer malzemelerden mamul taşıma amaçlı başka sınıflarda yer almayan eşyalar (çantalar, deri veya kösele kutular ve sandıklar, anahtarlıklar dahil) mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" mal ve hizmetlerinde 556 sayılı KHK'nın sekizinci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik ve karıştırma ihtimali doğacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, TPMK YİDK'in 2016-M-4705 sayılı kararının 35/06 sınıfta yer alan "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için derilerden, deri taklitlerinden veya diğer malzemelerden mamul taşıma amaçlı başka sınıflarda yer almayan eşyalar (çantalar, deri veya kösele kutular ve sandıklar, anahtarlıklar dahil) mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.” emtialar yönünden kısmen iptaline, hükümsüzlüğü talep edilen marka henüz tescil edilmemiş olduğundan hükümsüzlük ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı TPMK vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tescil girişiminde bulunan davalının kötü niyeti olduğunu, mahkemece sadece karıştırılma ihtimalinin incelendiğini, Kurum kararının 35 ve 41 inci sınıfta yer alan tüm hizmetler bakımından iptalinin gerektiğini ileri sürerek kararın bu yönden kaldırılmasını istemiştir.
2. Davalı TPMK vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu başvuru kapsamında kalan 35/06 ncı sınıf hizmetlerle davacı markasının kapsamında yer alan hizmetlerin benzer olmadıklarını, dolayısıyla tarafların markaları arasında 556 sayılı KHK'nın sekizinci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibas tehlikesinin bulunmadığını ileri sürerek kararın bu yönden kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı TPMK vekilinin yerinde görülmeyen tüm istinaf itirazlarının reddine dair hüküm kurmak gerektiği, davacı vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesine gelince, davacının yurt dışı menşeli silah ve av malzemeleri üretip satan bir şirket olduğu, Türkiye'de de bu amaçla faaliyetlerde bulunduğu, çeşitli sponsorluk ve tek satıcılık sözleşmeleri yaptığı, yarışmalar düzenlediği, ödüller aldığı, yurt dışında ve Türkiye'de markasını adına tescil ettirdiği, yine davacı markalarının esas unsurunu oluşturan, İtalyanca yazılmış "..." ibaresinin, Türkiye'de bilinen ve kullanılan bir ibare olmadığı, bu denli özgün ve yaratılmış bir harf dizininin, davalı tarafından tesadüfen seçildiğinin düşünülmesi de hayatın olağan akışına uygun düşmediği, davalının bu markayı hangi saik ile seçerek tescil ettirdiği konusunda ikna edici bir açıklamasının da bulunmadığı nazara alındığında, davalının marka tescili sırasında, yüksek derecede ayırt ediciliği olan, özgün ve yaratılmış "..." markasının davacıya ait bulunduğunu bildiği, bu itibarla kötü niyetli olduğu, ilk derece mahkemesince, kötü niyetin bölünemeyeceği ilkesi doğrultusunda YİDK kararının tüm sınıflar yönünden iptaline karar verilmesi gerekiken yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalı TPMK vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, davalı TPMK YİDK'in 2016-M-4705 sayılı kararının iptaline, davalı ...
adına 2014/80359 kod numarasını alan başvurusunun henüz tescil edilmemiş olduğu anlaşıldığından hükümsüzlük ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı TPMK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı TPMK vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraf markalarının benzer olmadığını, Kurum kararının yerinde olduğunu savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin birinci alt bendi, 556 sayılı KHK'nın sekizinci maddesinin birinci fıkrasının (b)
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı TPMK vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden Kuruma yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/981613300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz