İstirdat | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/6585 E. 2023/5880 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ödeme savunması↗ güven ilişkisi↗ keşif↗ i̇i̇k 257↗ ticari defter kayıtları↗ ibra↗ şikayet↗ 818 sayılı borçlar kanunu↗ mahsup↗ feragat↗ ticari defter↗ dosya masrafı↗ cy/cy kaydı↗ yükleten (shipper)↗ avans faizi↗ teslim↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 01.10.2015 tarih, 2013/257 E. ve 2015/766 K. sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 15.04.2019 tarih, 2018/1099 E. ve 2019/2907 K. sayılı kararıyla 18.02.2010 tarihli sözleşme, davacı şirket kayıtları ve ödeme dekontlarındaki açıklamalar dikkate alındığında davalıya gönderilen paraların davacı şirket adına şirket masraflarının karşılanması için gönderildiğinin ve şirket adına gönderilen bu paraların şirket için harcandığı kanıtlanamayan kısmının davalıdan istenebileceğinin kabulü gerektiği, bu itibarla mahkemece davalıya gönderilen paraların şirket adına gönderildiği kabul edilerek dekontların ve makbuzların asıllarının veya onaylı suretlerinin dosyaya kazandırılarak şirket adına davalıya gönderilen para miktarının belirlenmesi, daha sonra davalının yaptığı masraflara ilişkin sunduğu belgeler ve savunmaları değerlendirilerek karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamında belirtildiği üzere davalıya gönderilen miktarın belirlenmesi için araştırma yapıldığı ve 124.785,00 TL ödeme yapıldığının belirlendiği, bu miktarın davacı şirket adına gönderildiğinin kabul edildiği, davalı tarafından sunulan gider belgelerden 63.865,00 TL'sinin davacı şirketin ticari defter kayıtlarında olmadığı, 3.250,00 TL'lik kısmının ise ticari defter kayıtlarında bulunduğunun anlaşıldığı, sözleşmeye konu işin davalı tarafından yapılmadığına dair iddia ve delil bulunmadığı, davacı yanın yalnız davalının ödemelere ilişkin evrakı göndermediğini iddia ettiği, davalı ise gönderdiğini ancak kayda alınmadığını savunduğu, gider belgelerinin içeriğinin incelenmesinde, nakliye masrafları, maaş ücretleri, gider makbuzu, LPG fişi açıklamalı tutanaklar düzenlendiği, içeriklerinden anlaşıldığı üzere şantiye giderlerine ilişkin olduğu, davacı defterine kaydedilen tutanağın da benzer mahiyette adi yazılı şekilde yapıldığı, çoğu tutanakta el yazısı ile hizmet veren ya da mal satan kişinin de harcamanın davacı adına yapıldığına ilişkin imzalı beyanının bulunduğu, fişlerde de benzer şekilde açıklamalar bulunduğu, taraflar arasındaki anlaşma da gözetildiğinde fiş ve faturaların bu şekilde düzenlenmesinin hayatın olağan akışına uygun olduğu gözetildiğinde ödeme belgelerinin ispata elverişli olduğunun kabul edildiği, yalnız 500,00 TL bedelli kurbanlık oğlak açıklamalı tutanağın işin mahiyetine uygun olmadığı değerlendirilerek şirket harcaması kabul edilemeyeceği kanaati ile bu miktar yönünden ödeme savunmasına itibar edilmediği, bu hali ile davalıya gönderilen (67.115,00-500) 66.615,00 TL'nin şirket harcamaları için yapıldığı kanaatine varıldığı, açıklanan gerekçelerle, davacının gönderdiği kabul edilen 124.785,00 TL'den 66.615,00 TL'sinin şirket adına harcandığı, bakiye kısım yönünden davalının şirket adına harcama yaptığı ispat edilemediğinden bu miktar yönünden (124.785,00-66.615,00) davalının iade yükümlülüğünün bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 58.170,00 TL'nin 10/04/2013 dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıya göndermiş olduğu 124.785,00 TL'den şirketin defter kayıtlarında bulunan 3.250,00 TL haricinde, 63.865,00 TL daha mahsup edilmesini kabul etmediklerini, davalının 63.865,00 TL'lik harcama belgelerini süresinde sunmadığı gibi, sunulan belgelerin delil vasfı da bulunmadığını, zira davalı tarafından dosyaya sunulan bu belgelerin her zaman düzenlenebilir olma niteliği, hiç bir şirket kaydında ya da resmi kayıtta bulunmaması, bu harcamalarla ilgili şirketin defter kayıtlarında muhasebeleştirme ve kayıt altına alma işlemlerinin yapılmaması, ayrıca bu belgelerin Vergi Usul Kanunu'na göre gider faturası olma özelliklerine haiz olmaması nedeniyle, giderden kabul edilip davalı lehine mahsup işlemi yapılmasını kabul etmediklerini, Mahkemece delil vasfı bulunmayan sonradan düzenlenebilme özelliğine sahip belgelerin harcama belgesi olarak kabulünün usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davacı şirkete ait mermer sahasında ocağın açılması, yolların yapımı, işçi çalıştırılması ve işçilerin bakım maaş ve sair işlerinin tüm harcamalarını bizzat kendi cebinden yaptığını, gerek bilirkişi raporunda ve gerekse mahkeme kararlarının gerekçesinde belirtildiği üzere 18.02.2010 tarihli sözleşmeye göre şirketin üretime geçinceye kadar ki masraflarının dava dışı Zeynel Öztürk tarafından karşılanacağı davalının da yapılan masraflara ilişkin belgeleri bildireceğinin belirtildiğini, dolayısıyla karşılıklı güven ilişkisi içerisinde faaliyete geçilinceye kadarki süreç zarfında yapılan mermer sahasında ocağın açılması, yolların yapımı işçi çalıştırılması ve işçilerin bakım maaş ve sair işlerinin tüm harcamalarının doğası gereği olarak bir maliyeti olacağı ve iş bu maliyet hususunda ilgili mermer ocağında yapılan işlerin tespiti maksadıyla bir bilirkişi oluşturularak mahallinde keşif yapılması varsa çalışan veya çalıştırılan işçilerin masraf gider ve ödemelerinin yapılıp yapılmadığının belirlenmesi bu maksatla tanıklıklarına başvurulmasının gerekli ve zaruri olduğunu, ayrıca çalıştırılan iş makinelerinin ve diğer şantiye araçlarının hangi işleri yapmak maksadıyla kiralandıkları ve ödenen ücretlerin ve giderlerin kim tarafından karşılandığının belirlenmesi, akabinde bir mahsuplaşma yapılması gerekmekte iken bu hususun muallakta kaldığını, işletme üretime başlayıncaya kadar ki süreç zarfında yapılan işin maliyeti ve iş kalemlerinin belli olduğunu ve davacı yana bu belgelerin teslim edildiğini fakat art niyetli olarak şirket kayıtlarına geçilmediğini, dosyada mübrez 30.03.2015 tarihli ve geriye dönük olarak tarafların bütün şikayet ve davalarını geri alarak birbirlerini her konuda ibra ettiklerini belirtmek suretiyle sözleşme imzaladıklarını, açıkça feragat ettiğini beyan ettiği bir durumda dahi davaya devam etmek isteyen davacının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalıya şirket harcamaları için gönderilen avansların şirket için harcanmayan kısmının iadesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 336 ncı maddesi, 320 nci maddesi, 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 528 inci maddesinin ikinci fıkrası.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1099 E. 2019/2907 K.
Ortak:dosya masrafı · e-defter
İncelediğiniz kararda… dığının belirlendiği, bu miktarın davacı şirket adına gönderildiğinin kabul edildiği, davalı tarafından sunulan gider belgelerden 63.865,00 TL'sinin davacı şirketin «ticari defter kayıtlarında» olmadığı, 3.250,00 TL'lik kısmının ise ticari defter kayıtlarında bulunduğunun anlaşıldığı, sözleşmeye konu işin davalı tarafından yapılmadığına dair iddia ve delil bulunmadığı, davacı yanın yalnız davalının ödemelere ilişkin evrakı göndermediğini iddia ettiği, davalı ise gönderdiğini ancak «kayda» alınmadığını savunduğu, gider belgelerinin içeriğinin incelenmesinde, nakliye «masrafları», maaş ücretleri, gider makbuzu, LPG fişi açıklamalı tutanaklar düzenlendiği, içeriklerinden anlaşıldığı üzere şantiye giderlerine ilişkin olduğu, davacı defterine kaydedilen tutanağın da benzer mahiyette adi yazılı şekilde yapıldığı, çoğu tutanakta el yazısı ile hizmet veren ya da mal satan kişinin de harcamanın davacı adına yapıldığına ilişkin imzalı beyanının bulunduğu, fişlerde de benzer şekilde açıklamalar bulunduğu, taraflar arasındaki anlaşma da gözetildiğinde fiş ve faturaların bu şekilde düzenlenmesinin hayatın olağan akışına uygun olduğu gözetildiğinde ödeme belgelerinin ispata elverişli olduğunun kabul edildiği, yalnız 500,00 TL bedelli kurbanlık oğlak açıklamalı tutanağın işin mahiyetine uygun olmadığı değerlendirilerek şirket harcaması kabul edilemeyeceği kanaati ile bu miktar yönünden «ödeme savunmasına» itibar edilmediği, bu hali ile davalıya gönderilen (67.115,00-500) 66.615,00 TL'nin şirket harcamaları için yapıldığı kanaatine varıldığı, açıklanan gerekçelerle, davacının gönderdiği kabul edilen 124.785,00 TL'den 66.615,00 TL'sinin şirket adına harcandığı, bakiye kısım yönünden davalının şirket adına harcama yaptığı ispat edilemediğinden bu miktar yönünden (124.785,00-66.615,00) davalının iade yükümlülüğünün bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 58.170,00 TL'nin 10/04/2013 dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
… .02.2010 tarihli sözleşme, davacı şirket kayıtları ve ödeme dekontlarındaki açıklamalar dikkate alındığında davalıya gönderilen paraların davacı şirket adına şirket «masraflarının» karşılanması için gönderildiğinin ve şirket adına gönderilen bu paraların şirket için harcandığı kanıtlanamayan kısmının davalıdan istenebileceğinin kabulü gerekti …
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıya göndermiş olduğu 124.785,00 TL'den şirketin «defter» kayıtlarında bulunan 3.250,00 TL haricinde, 63.865,00 TL daha «mahsup» edilmesini kabul etmediklerini, davalının 63.865,00 TL'lik harcama belgelerini süresinde sunmadığı gibi, sunulan belgelerin delil vasfı da bulunmadığını, zira dava …
Benzer bu karardaDava dışı... ile davalı arasında şirketin kuruluşu sırasında yapılan 18.02.2010 tarihli sözleşmeye göre şirketin üretime geçinceye kadarki «masraflarının» dava dışı... tarafından davalıya gönderileceği, davalının da yaptığı masraflara ilişkin belgeleri...'e ileteceği kararlaştırılmıştır.
Bilirkişi raporunda da dava dışı... tarafından davalıya gönderilen paraların “Zeynel Öztürk tarafından gönderilen” açıklamasıyla şirket «defterlerine» kaydedildiği ve ayrıca... tarafından gönderilen paraların sermaye ödemesi olarak da şirket defterlerine kaydedildiği belirtilmiştir.
Gerek 18.02.2010 tarihli sözleşme, gerek davacı şirket kayıtları, gerekse ödeme dekontlarındaki açıklamalar dikkate alındığında davalıya gönderilen paraların davacı şirket adına şirket «masraflarının» karşılanması için gönderildiğinin ve şirket adına gönderilen bu paraların şirket için harcandığı kanıtlanamayan kısmının davalıdan istenebileceğinin kabulü gerekir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yazılı delille ispat · yemin deliline dayanma · yemin delili · yazılı delil · yemin · ispat yükü
Benzer bu karardaMahkemece, «ispat yükü» kendisinde olan davacı şirketin dava dışı... tarafından şirket adına davalıya para gönderdiğini ve kullanılmadığını usulüne uygun «yazılı delillerle ispat» etmesi gerektiği, davacının sunduğu delil ve belgelere göre bu iddianın ispat edilemediği, sunulan makbuzların tek başına «yazılı delil» olarak kabulünün mümkün olmadığı, şirket kayıtlarının davalıyı bağlamayacağı, iddiasını usulüne uygun delillerle ispat edemeyen davacıya «yemin delili» hatırlatılmasına rağmen davacının «yemin deliline dayanmadığı» gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece davacı şirket tarafından davalıya avans gönderildiğinin ispatlanamadığı ve sunulan dekontların da «yazılı delil» olarak kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/6585 E. , 2023/5880 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
HÜKÜM
Kısmen kabul
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ile dava dışı ...'ün davacı şirketi kurduklarını, ortaklık payları ve ortakların hak ve yükümlülüklerine ilişkin aralarında düzenledikleri 18.02.2010 tarihli sözleşmeye göre şirketin üretim yapma aşamasına kadar yapılacak olan masraflardan 150.000,00 TL'ye kadar olan kısmının...tarafından karşılanacağını, dava dışı ... tarafından şirket adına davalıya 79.499,19 TL avans gönderildiğini, davalının 6.445,40 TL için yapılan harcamaların belgelerini gönderdiğini, kalan miktar olan 73.053,79 TL'nın belgesini gönderemediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 20.000,00 TL'nın ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, 28.12.2021 tarihli dilekçesi ile talebini 121.535,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalıya gönderildiği iddia edilen ödemelerin şirket hesabından gönderilmediğini, dava dışı Zeynel Öztürk tarafından gönderildiği iddia edilen ödemelerin başka bir ilişkiden kaynaklandığını, bunun da dava konusu olmadığını, davalının şirket adına yaptığı masrafları kendi cebinden karşıladığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen (İlk) Karar
Mahkemece 01.10.2015 tarih, 2013/257 E. ve 2015/766 K. sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 15.04.2019 tarih, 2018/1099 E. ve 2019/2907 K. sayılı kararıyla 18.02.2010 tarihli sözleşme, davacı şirket kayıtları ve ödeme dekontlarındaki açıklamalar dikkate alındığında davalıya gönderilen paraların davacı şirket adına şirket masraflarının karşılanması için gönderildiğinin ve şirket adına gönderilen bu paraların şirket için harcandığı kanıtlanamayan kısmının davalıdan istenebileceğinin kabulü gerektiği, bu itibarla mahkemece davalıya gönderilen paraların şirket adına gönderildiği kabul edilerek dekontların ve makbuzların asıllarının veya onaylı suretlerinin dosyaya kazandırılarak şirket adına davalıya gönderilen para miktarının belirlenmesi, daha sonra davalının yaptığı masraflara ilişkin sunduğu belgeler ve savunmaları değerlendirilerek karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamında belirtildiği üzere davalıya gönderilen miktarın belirlenmesi için araştırma yapıldığı ve 124.785,00 TL ödeme yapıldığının belirlendiği, bu miktarın davacı şirket adına gönderildiğinin kabul edildiği, davalı tarafından sunulan gider belgelerden 63.865,00 TL'sinin davacı şirketin ticari defter kayıtlarında olmadığı, 3.250,00 TL'lik kısmının ise ticari defter kayıtlarında bulunduğunun anlaşıldığı, sözleşmeye konu işin davalı tarafından yapılmadığına dair iddia ve delil bulunmadığı, davacı yanın yalnız davalının ödemelere ilişkin evrakı göndermediğini iddia ettiği, davalı ise gönderdiğini ancak kayda alınmadığını savunduğu, gider belgelerinin içeriğinin incelenmesinde, nakliye masrafları, maaş ücretleri, gider makbuzu, LPG fişi açıklamalı tutanaklar düzenlendiği, içeriklerinden anlaşıldığı üzere şantiye giderlerine ilişkin olduğu, davacı defterine kaydedilen tutanağın da benzer mahiyette adi yazılı şekilde yapıldığı, çoğu tutanakta el yazısı ile hizmet veren ya da mal satan kişinin de harcamanın davacı adına yapıldığına ilişkin imzalı beyanının bulunduğu, fişlerde de benzer şekilde açıklamalar bulunduğu, taraflar arasındaki anlaşma da gözetildiğinde fiş ve faturaların bu şekilde düzenlenmesinin hayatın olağan akışına uygun olduğu gözetildiğinde ödeme belgelerinin ispata elverişli olduğunun kabul edildiği, yalnız 500,00 TL bedelli kurbanlık oğlak açıklamalı tutanağın işin mahiyetine uygun olmadığı değerlendirilerek şirket harcaması kabul edilemeyeceği kanaati ile bu miktar yönünden ödeme savunmasına itibar edilmediği, bu hali ile davalıya gönderilen (67.115,00-500) 66.615,00 TL'nin şirket harcamaları için yapıldığı kanaatine varıldığı, açıklanan gerekçelerle, davacının gönderdiği kabul edilen 124.785,00 TL'den 66.615,00 TL'sinin şirket adına harcandığı, bakiye kısım yönünden davalının şirket adına harcama yaptığı ispat edilemediğinden bu miktar yönünden (124.785,00-66.615,00) davalının iade yükümlülüğünün bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 58.170,00 TL'nin 10/04/2013 dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıya göndermiş olduğu 124.785,00 TL'den şirketin defter kayıtlarında bulunan 3.250,00 TL haricinde, 63.865,00 TL daha mahsup edilmesini kabul etmediklerini, davalının 63.865,00 TL'lik harcama belgelerini süresinde sunmadığı gibi, sunulan belgelerin delil vasfı da bulunmadığını, zira davalı tarafından dosyaya sunulan bu belgelerin her zaman düzenlenebilir olma niteliği, hiç bir şirket kaydında ya da resmi kayıtta bulunmaması, bu harcamalarla ilgili şirketin defter kayıtlarında muhasebeleştirme ve kayıt altına alma işlemlerinin yapılmaması, ayrıca bu belgelerin Vergi Usul Kanunu'na göre gider faturası olma özelliklerine haiz olmaması nedeniyle, giderden kabul edilip davalı lehine mahsup işlemi yapılmasını kabul etmediklerini, Mahkemece delil vasfı bulunmayan sonradan düzenlenebilme özelliğine sahip belgelerin harcama belgesi olarak kabulünün usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davacı şirkete ait mermer sahasında ocağın açılması, yolların yapımı, işçi çalıştırılması ve işçilerin bakım maaş ve sair işlerinin tüm harcamalarını bizzat kendi cebinden yaptığını, gerek bilirkişi raporunda ve gerekse mahkeme kararlarının gerekçesinde belirtildiği üzere 18.02.2010 tarihli sözleşmeye göre şirketin üretime geçinceye kadar ki masraflarının dava dışı Zeynel Öztürk tarafından karşılanacağı davalının da yapılan masraflara ilişkin belgeleri bildireceğinin belirtildiğini, dolayısıyla karşılıklı güven ilişkisi içerisinde faaliyete geçilinceye kadarki süreç zarfında yapılan mermer sahasında ocağın açılması, yolların yapımı işçi çalıştırılması ve işçilerin bakım maaş ve sair işlerinin tüm harcamalarının doğası gereği olarak bir maliyeti olacağı ve iş bu maliyet hususunda ilgili mermer ocağında yapılan işlerin tespiti maksadıyla bir bilirkişi oluşturularak mahallinde keşif yapılması varsa çalışan veya çalıştırılan işçilerin masraf gider ve ödemelerinin yapılıp yapılmadığının belirlenmesi bu maksatla tanıklıklarına başvurulmasının gerekli ve zaruri olduğunu, ayrıca çalıştırılan iş makinelerinin ve diğer şantiye araçlarının hangi işleri yapmak maksadıyla kiralandıkları ve ödenen ücretlerin ve giderlerin kim tarafından karşılandığının belirlenmesi, akabinde bir mahsuplaşma yapılması gerekmekte iken bu hususun muallakta kaldığını, işletme üretime başlayıncaya kadar ki süreç zarfında yapılan işin maliyeti ve iş kalemlerinin belli olduğunu ve davacı yana bu belgelerin teslim edildiğini fakat art niyetli olarak şirket kayıtlarına geçilmediğini, dosyada mübrez 30.03.2015 tarihli ve geriye dönük olarak tarafların bütün şikayet ve davalarını geri alarak birbirlerini her konuda ibra ettiklerini belirtmek suretiyle sözleşme imzaladıklarını, açıkça feragat ettiğini beyan ettiği bir durumda dahi davaya devam etmek isteyen davacının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalıya şirket harcamaları için gönderilen avansların şirket için harcanmayan kısmının iadesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 336 ncı maddesi, 320 nci maddesi, 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 528 inci maddesinin ikinci fıkrası.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden taraflara yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
16.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/981487900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz