İpoteğin Kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/2423 E. 2023/5878 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ariyet sözleşmesi↗ ariyet↗ rekabet kurulu kararı↗ intifa hakkı↗ ipoteğin kaldırılması↗ ipoteğin fekki↗ lehdar↗ ticari defter ve kayıtlar↗ sözleşmenin feshi↗ bayilik sözleşmesi↗ ipotek↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ ticari defter↗ yargılama gideri↗ geçersizlik↗ terkin↗ ihtarname↗ asıl alacak↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ yükleten (shipper)↗ vekalet ücreti↗ teminat↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Rekabet kurulu kararı ile taraflar arasındaki bayilik sözleşmesi geçersiz hale gelmiş ise de; davacı bayinin akdedilmiş olan ariyet sözleşmesi gereğince malzemelerin iadesi ve bedeline ilişkin sorumluluğu devam ettiğinden intifa hakkı geçersiz olsa da, teminat ipoteği lehdarı Shell&Turcas Petrol A.Ş.'nin alacağı mevcut olduğu sürece, lehine tesis edilmiş ipotek doğmuş ve doğacak borçların teminatı olarak alındığından ipoteğin fekkinin mümkün olmayacağı, taraflar arasındaki İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/349 E. (Kapatılan İstanbul 27. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/222 E.) sayılı dosyasında davacı Shell&Turcas Petrol A.Ş. tarafından davalı Ece Transport ve Petrol Ürünleri San. Şti. aleyhine 24/03/2011 tarihinde açılan taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin feshi nedeniyle davalı uhdesinde bulunan malzemelerin iadesi, aksi halde iadesi mümkün olmayan malların piyasa değerinin tahsiline ilişkin davanın yargılaması sonunda davanın kısmen kabulü ile 6.500,00 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verildiği, kararın da kesinleştiği anlaşıldığından, dava tarihi itibariyle davalının davacıdan alacağı olduğu dolayısıyla doğmuş ve doğacak borçların teminatı olarak tesis edilen ipoteğin fekki için gerekli koşulların oluşmadığı belirlenmekle kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın şirketin sözleşmeden doğacak olan borçlarına teminat olması için adına kayıtlı olan taşınmaz üzerinde 1.derecede 400.000,00 TL bedelli teminat ipoteği tesis ettirdiğini, bayilik ilişkisinin 18.09.2010 tarihinde sona erdirildiğini, ihtarnameye rağmen ipoteğin terkin edilmediğini, kesinleşen İstanbul 13.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/349 E. sayılı dosyasında müvekkili şirket aleyhine hükmedilen 6.500,00 TL asıl alacak, 507,92 TL yargılama gideri ve 1.800,00 TL ilam vekalet ücretinin davalı şirket hesabına ödendiğini, müvekkilinin borcu kalmadığını, dava tarihi itibariyle müvekkili şirketin ticari defter ve kayıtlarına göre davalıya hiçbir borcunun bulunmadığını, ipotek bedeli dikkate alınarak hesaplanan vekalet ücretini kabul etmediklerini ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ipoteğin fekki istemlerine özgü olarak davacı şirketin borçlarının yargılama sırasında ödendiği anlaşılmakla ipoteğin fekkine karar verilmesi gerekirken dava tarihi itibariyle borç bulunduğundan bahisle davanın reddine karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; her davanın açıldığı tarihteki fiili ve hukuki durumuna göre karara bağlanacağını, Yerel Mahkemece her ne kadar davacının sonradan müvekkile olan demirbaş malzeme borcunu ödemiş olsa da dava tarihi itibariyle müvekkilinin davacıdan alacaklı olduğundan bahisle doğmuş ve doğacak tüm borçlarının teminatı olarak tesis edilmiş olan ipoteğin fekki talebinin reddedildiğini ancak davacının istinaf talebi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davacının borçlarını yargılama sırasında ödediği anlaşıldığından, ipoteğin fekkine karar verilmesi gerekirken, dava tarihi itibariyle borç bulunduğundan bahisle davanın reddine karar verilmesinin doğru görülmediği ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak ipoteğin fekkine karar verildiğini, ancak verilen bu kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, bayilik sözleşmesinden kaynaklanan ipoteğin kaldırılması istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/6157 E. 2022/7855 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ifa yardımcısı · tenkis · kusursuz sorumluluk · müteselsil sorumluluk · şirket zararı · ifa · haksız fiil · yasal faiz
Benzer bu kararda… emece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, davacının %40 müterafik kusurlu olduğu, davalılar Koçlar şirketi ve Shell& Turcas’ın %60 «kusurun» tamamından «müteselsilen sorumlu» oldukları, davalı Koçlar Akaryakıt Şirketi'nin istihdam ettiği kişilerin «haksız fiil» işlemek suretiyle davacıya vermiş oldukları zararın tamamından 818 sayılı Borçlar Kanunu 55. madde 1. fıkra (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 66. maddesi l. fıkrası) hükmü uyarınca «kusursuz sorumlu» olduğu, davalı Shell ve Turcas Petrol A.Ş.'nin, davacı ile arasındaki sözleşmeden kaynaklanan borçlarını, bayisi durumunda olan davalı Koçlar Akaryakıt Şirketi vasıtasıyla «ifa» etmiş olduğu anlaşılmakla davalı Shell ve Turcas Şirketinin «ifa yardımcısı» olan davalı Koçlar Akaryakıt Şirketi'nin davacıya verdiği zararın tamamından davacıya karşı 818 sayılı Borçlar Kanunu 100. madde 1. fıkra (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 116.maddesi l. fıkrası) hükmü uyarınca kusursuz sorumlu olduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kısmen kabulü ile 88.624,73 TL’sının ödeme tarihlerinden başlayacak «yasal faizi» ile birlikte Koçlar Akaryakıt İthalat İhracat San.
… irket çalışanlarının fazla akaryakıt verilmesinde kusurlu olduğu iddia edilmişse de, mahkemece 12/11/2013 tarihli karar ile davacı şirket şoförlerine ilişkin davacı «şirketi zarara» uğrattıklarına dair somut delil sunulamadığı gerekçesiyle davanın reddine dair karar bu yönüyle kesinleşmiştir.Bu durumda, zararın gerçekleşmesinde davacı şoförlerinin «kusurlarının» bulunduğunun ispat edilemediği hususu kesinleştiğinden davacı şoförlerine kusur isnad edilerek davacı şirketin müterafik kusurlu olduğu gerekçesiyle tazminat miktarından «tenkisat» yapılması doğru olmamıştır.
… aşıt Tanıma Sistemi Sözleşmesi 1.1. maddesi” ve “Tanıtım Broşürü”nde belirtilen yakıt dolum sisteminin özellikleri de gözetilerek zararın tamamından müşterek borçlu «müteselsil sorumlu» olduğu kabul edilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2032 E. 2017/5121 K.
Ortak:ipoteğin fekki
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Rekabet kurulu kararı ile taraflar arasındaki «bayilik sözleşmesi» «geçersiz» hale gelmiş ise de; davacı bayinin akdedilmiş olan «ariyet sözleşmesi» gereğince malzemelerin iadesi ve bedeline ilişkin sorumluluğu devam ettiğinden «intifa hakkı» geçersiz olsa da, «teminat» ipoteği «lehdarı» Shell&Turcas Petrol A.Ş.'nin alacağı mevcut olduğu sürece, lehine tesis edilmiş «ipotek» doğmuş ve doğacak borçların teminatı olarak alındığından «ipoteğin fekkinin» mümkün olmayacağı, taraflar arasındaki İstanbul 13.
Şti. aleyhine 24/03/2011 tarihinde açılan taraflar arasındaki «bayilik sözleşmesinin feshi» nedeniyle davalı uhdesinde bulunan malzemelerin iadesi, aksi halde iadesi mümkün olmayan malların piyasa değerinin tahsiline ilişkin davanın yargılaması sonunda davanın kısmen kabulü ile 6.500,00 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verildiği, kararın da kesinleştiği anlaşıldığından, dava tarihi itibariyle davalının davacıdan alacağı olduğu dolayısıyla doğmuş ve doğacak borçların «teminatı» olarak tesis edilen «ipoteğin fekki» için gerekli koşulların oluşmadığı belirlenmekle kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «ipoteğin fekki» istemlerine özgü olarak davacı şirketin borçlarının yargılama sırasında ödendiği anlaşılmakla ipoteğin fekkine karar verilmesi gerekirken dava tarihi itibariyle borç bulunduğundan bahisle davanın reddine karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kabulü ile «ipoteğin fekkine» dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/2423 E. , 2023/5878 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki ipoteğin kaldırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 14.05.2004 tarihinde akaryakıt bayilik sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme kapsamında müvekkili ...'ın, Ece Transport Ltd. Şti.'nin davalı şirket ile arasındaki ticari ilişki neticesinde akaryakıt bayilik sözleşmesinden doğacak borçların teminatı olması için adına kayıtlı taşınmaz üzerinde 400.000,00 TL bedelli ipotek tesis ettirdiğini, müvekkilinin 18.09.2010 tarihinde bayilik sözleşmesini sona erdirip başka bir dağıtıcı firma ile sözleşme imzaladığını, bayilik sözleşmesinin 18.09.2010 tarihi itibariyle taraflar arasında yeni bir mutabakat sağlanmadığından geçersiz hale geldiğini, sona eren bayilik sözleşmesi kapsamında tesis edilen ipoteğinde 18.09.2010 tarihinde sona erdiğini, Rekabet Kurulu kararlarına rağmen davalı şirketin ipoteği terkin etmediğini, müvekkilin bayilik ilişkisi sonunda davalıya borcu bulunmadığını,Üsküdar 5.Noterliği'nin 01.10.2010 tarihli ihtarname ile ipoteğin fekkinin talep edildiğini, davalının hukuka aykırı şekilde ipoteği fek etmediğini, tarafların ticari defterlerin incelenmesi neticesinde borç bulunmadığının görüleceğini ileri sürerek ipoteğin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın taraflar arasında akdedilen ariyet sözleşmesi gereğince malzemelerin iadesi ve bedeline ilişkin sorumluluğu halen devam ettiğini müvekkili şirket lehine tesis edilen ipoteğin doğmuş ve doğacak borçların teminatı olarak alındığından ipoteğin fek edilemeyeceğini, hesapların kapatılması için karşılıklı olarak tüm sorumlulukların yerine getirilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Rekabet kurulu kararı ile taraflar arasındaki bayilik sözleşmesi geçersiz hale gelmiş ise de; davacı bayinin akdedilmiş olan ariyet sözleşmesi gereğince malzemelerin iadesi ve bedeline ilişkin sorumluluğu devam ettiğinden intifa hakkı geçersiz olsa da, teminat ipoteği lehdarı Shell&Turcas Petrol A.Ş.'nin alacağı mevcut olduğu sürece, lehine tesis edilmiş ipotek doğmuş ve doğacak borçların teminatı olarak alındığından ipoteğin fekkinin mümkün olmayacağı, taraflar arasındaki İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/349 E. (Kapatılan İstanbul 27. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/222 E.) sayılı dosyasında davacı Shell&Turcas Petrol A.Ş.
tarafından davalı Ece Transport ve Petrol Ürünleri San. Şti. aleyhine 24/03/2011 tarihinde açılan taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin feshi nedeniyle davalı uhdesinde bulunan malzemelerin iadesi, aksi halde iadesi mümkün olmayan malların piyasa değerinin tahsiline ilişkin davanın yargılaması sonunda davanın kısmen kabulü ile 6.500,00 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verildiği, kararın da kesinleştiği anlaşıldığından, dava tarihi itibariyle davalının davacıdan alacağı olduğu dolayısıyla doğmuş ve doğacak borçların teminatı olarak tesis edilen ipoteğin fekki için gerekli koşulların oluşmadığı belirlenmekle kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın şirketin sözleşmeden doğacak olan borçlarına teminat olması için adına kayıtlı olan taşınmaz üzerinde 1.derecede 400.000,00 TL bedelli teminat ipoteği tesis ettirdiğini, bayilik ilişkisinin 18.09.2010 tarihinde sona erdirildiğini, ihtarnameye rağmen ipoteğin terkin edilmediğini, kesinleşen İstanbul 13.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/349 E. sayılı dosyasında müvekkili şirket aleyhine hükmedilen 6.500,00 TL asıl alacak, 507,92 TL yargılama gideri ve 1.800,00 TL ilam vekalet ücretinin davalı şirket hesabına ödendiğini, müvekkilinin borcu kalmadığını, dava tarihi itibariyle müvekkili şirketin ticari defter ve kayıtlarına göre davalıya hiçbir borcunun bulunmadığını, ipotek bedeli dikkate alınarak hesaplanan vekalet ücretini kabul etmediklerini ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ipoteğin fekki istemlerine özgü olarak davacı şirketin borçlarının yargılama sırasında ödendiği anlaşılmakla ipoteğin fekkine karar verilmesi gerekirken dava tarihi itibariyle borç bulunduğundan bahisle davanın reddine karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; her davanın açıldığı tarihteki fiili ve hukuki durumuna göre karara bağlanacağını, Yerel Mahkemece her ne kadar davacının sonradan müvekkile olan demirbaş malzeme borcunu ödemiş olsa da dava tarihi itibariyle müvekkilinin davacıdan alacaklı olduğundan bahisle doğmuş ve doğacak tüm borçlarının teminatı olarak tesis edilmiş olan ipoteğin fekki talebinin reddedildiğini ancak davacının istinaf talebi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davacının borçlarını yargılama sırasında ödediği anlaşıldığından, ipoteğin fekkine karar verilmesi gerekirken, dava tarihi itibariyle borç bulunduğundan bahisle davanın reddine karar verilmesinin doğru görülmediği ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak ipoteğin fekkine karar verildiğini, ancak verilen bu kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, bayilik sözleşmesinden kaynaklanan ipoteğin kaldırılması istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/981483300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz