Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/5278 E. 2023/5875 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
limited şirket tasfiyesi↗ bilgi alma hakkı↗ yeniden tescil↗ hukuki menfaat↗ yasal hasım↗ şirketin tasfiyesi↗ şirketin ihyası↗ tasfiye memuru atanması↗ vekâlet ücreti↗ sicilden terkin↗ derdestlik↗ ihya↗ kesin süre↗ tasfiye memuru↗ hak düşürücü süre↗ limited şirket↗ hukuki yarar↗ yargılama gideri↗ esastan ret↗ yetki↗ ek tasfiye↗ terkin↗ ihtarname↗ harç↗ zamanaşımı↗ kesin hüküm↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki şirket ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı tasfiye memuru vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı tasfiye memuru vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile şirketin tasfiye memurluğunu yapmış olan davalı ...'un iki diş hekimi meslektaş olarak 2001’de kurmuş oldukları Özel Dentoral Ağız ve Diş Sağlığı Poliklinik Hizmetleri İnşaat ve Tic. Ltd. Şti.’nde ortak olarak çalıştıklarını, şirketin sicilden terkin edildiğinden dahi haberi olmayan müvekkilinin, şirkete ilişkin bilgi alma hakkı kapsamında keşide etmiş olduğu ihtarnamelerden de olumlu sonuç alamayınca şirkete ilişkin bilgi alma hakkını iki ortaklı şirket yapısı sebebiyle ...'u taraf göstererek dava yolu ile kullanmak istediğini, Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/286 E. numarası ile derdest bulunan davada taraflarına şirketin ihyası için dava açmak üzere süre verildiğini, iş bu karar gereği haklı ve hukuki menfaatleri gereği huzurdaki ihya davasını ikame ettiklerini ileri sürerek şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olmasının memurların sorumluluğunu gerektirdiğini, tasfiye memurlarının iddia edilen eksik işlemlerini müvekkili Sicil Müdürlüğünün tespit etmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmadığını, yasal hasım konumunda bulunan müvekkili aleyhine yargılama giderlerine ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini savunarak müvekkili yönünden açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; hak düşürücü sürenin aşıldığını, şirketin ihyasında hukuki yarar bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu şirketin 17.11.2020 tarihinde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 547 nci maddesi uyarınca sicilden terkin edildiği, mahkemelerinin dosyası olan 2022/280 E. sayılı dava dosyasında; 12.05.2022 tarihli celseninde davacı vekiline davalı şirketin ihyası için dava açması için kesin süre verildiği, şirketin ihya edilmesinde davacının hukuki yararının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile Tasfiye Halinde Özel Dentoral Ağız ve Diş Sağlığı Poliklinik Hizm. İnşaat ve Tic. Ltd. Şti.'nin Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/280 E. sayılı davası ile sınırlı olmak üzere ihyası ile ek tasfiye için yeniden tesciline, ...'un tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı tasfiye memuru vekili vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı tasfiye memuru vekili istinaf dilekçesinde özetle; bir şirketin ihyasına karar verilebilmesi ve ek tasfiye sürecine girilebilmesi için yasal gerekçelerin Kanunlar uyarınca sayılı ve sınırlı olduğunu, salt davacı tarafından herhangi bir davanın açılmış olmasının şirketin ihyası için hukuken yeterli veya geçerli gerekçeyi sağlamadığını, işbu davanın ticari bir dava olduğunu, bu nedenle davacı tarafın huzurdaki davayı ikame ederken limited şirketin tasfiyesine ilişkin taleplerinde usulsüzlük iddiası var ise hangi işlemlerin usulsüz olduğuna dair açıklamada bulunulması ve davasını kanıtlaması gerektiğini, davacı tarafından tasfiye sürecinde hangi işlemlerin usulsüz yürütüldüğüne, davasının temelinin ne olduğuna, müvekkilinin hangi gerekçeyle sorumluluğunun bulunduğuna dair bir açıklama veya iddiada bulunulmamışken ve ispat edilmemişken huzurdaki davanın bir esasının dahi olmadığının açık olduğunu, davacının mali müşavirden her daim edinebileceği bilgileri huzurdaki dava ile alamıyormuş gibi ileri sürmesi ve kendi ıslak imzasıyla tasfiye ettiği şirketinin ihyasını talep etmesinin mesnetsiz, haksız ve kötü niyetli olduğunu, davacı tarafından ikame edilen huzurdaki dava dosyasında şirketin ihyasına karar verilebilmesi için yasalar ve yerleşik Yargıtay kararları uyarınca asgari sağlanması gereken şart ve gerekliliklerin sağlanmadığını, huzurdaki davanın açılmasında veya şirketin ihyasına karar verilmesinde davacının hukuki yararının bulunmadığını, talebin zamanaşımına uğradığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davaya konu şirketin ortağı olarak şirketin tasfiye kararına karşı olumlu oy kullanması davaya konu şirket hakkında açtığı dava nedeniyle ek tasfiye için ihyasını talep etmesine hukuken bir engel bulunmadığı gibi açılan davada korunmaya değer bir menfaati olmadığı hususu eldeki davada incelenmesi gereken bir konu olmadığından davacının anılan dava dosyası nedeniyle şirketin ihyasını istemekte haklı ve hukuki hukuki yararı bulunduğundan terkin edilen şirket yönünden ek tasfiye koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı tasfiye memuru vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı tasfiye memuru vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda (6102 sayılı Kanun) 547 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı tasfiye memuru vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4392 E. 2024/6190 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:istinaf incelemesi · ticaret unvanı · kaldırma ve yeniden hüküm · bilirkişi incelemesi · ayırt edicilik · dahili dava · iltibas
Benzer bu kararda… in karşılaştırılmasının gerektiği, buna göre taraf markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un altıncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ilişkilendirilme ihtimali de «dahil» karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, zira başvurudaki "İskenderun" ibaresinin kimsenin tekeline bırakılamayacak bir coğrafi yer adı olması nedeniyle başvuruya «ayırt edicilik» katmadığı, aksine şube algısı yarattığı, "İ.D.D." ibaresinin de başvuruyu davalının itiraza mesnet markalarından yeterince farklılaştırmadığı, başvuruda ayırt ediciliği sağlayacak başkaca bir unsur yer almadığından, markalar arasında işaret benzerliği şartının da gerçekleştiği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve 2014/11-696 E.-2016/778 K. sayılı kararı uyarınca «iltibas» değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan, Dairece bu yönden dosyada mevcut bilirkişi raporundaki tespitlere itibar edilmediği, ayrıca bir «bilirkişi incelemesine» gerek görülmediği, bu itibarla, taraf markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un altıncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında iltibas koşulları oluştuğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
… rı ile dava konusu marka arasında emtia benzerliği şartının gerçekleştiği, taraf markaları bir bütün olarak karşılaştırıldığında görsel, işitsel ve kavramsal olarak «iltibas» tehlikesi oluşturacak derecede benzer olmadıkları, somut olayda çekişme konusu olan “Tıbbi hizmetler”in, doğrudan insan sağlığını ilgilendiren, hayati öneme sahip hizmetler olduğu, bunları satın alacak kesimin bu hizmeti satın almadan önce ciddi bir araştırma yapacağı, dikkatli seçiciler olduğu, yani bilinç düzeyi yüksek tüketicilerden/alıcılardan oluştuğu, karşılaştırılan markalarda müşterek olarak bulunan unsurun "DİŞ DÜNYASI" ibaresinin ayırt edici niteliğinin davaya konu hizmetlerin karakteristik özelliklerine yakın anlamlı çağrışım oluşturması nedeniyle düşük olduğu, “DİŞ DÜNYASI” ibaresinin yalnızca davalı tarafından değil, aynı sektörde yer alan diğer aktörler tarafından da yoğun ve yaygın olarak kullanıldığı. davalı şahsın bu zayıf markayı yaygın kullanım ve reklam araçları ile ilgili tüketici kesiminde «ayırt ediciliğini» güçlendirdiğini ispat eden doküman sunmadığı, zayıf markaların koruma kapsamı değerlendirilirken iltibas tehlikesinin yapılacak küçük bir değişiklik ile dahi berta …
Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… ENT tarafından “tıbbi hizmetler” yönünden kısmen reddedildiğini, YİDK kararı ile de nihai olarak “tıbbi hizmetler” yönünden kısmen reddedildiğini, oysa müvekkilinin «ticaret unvanının» çekirdeği olan “Özel İskenderun Diş Dünyası” ibaresini 2013 yılından beri başta diş hekimliği olmak üzere tıbbi hizmetler alanında markasal olarak kullandığını, ww …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/5278 E. , 2023/5875 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki şirket ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı tasfiye memuru vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı tasfiye memuru vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile şirketin tasfiye memurluğunu yapmış olan davalı ...'un iki diş hekimi meslektaş olarak 2001’de kurmuş oldukları Özel Dentoral Ağız ve Diş Sağlığı Poliklinik Hizmetleri İnşaat ve Tic. Ltd. Şti.’nde ortak olarak çalıştıklarını, şirketin sicilden terkin edildiğinden dahi haberi olmayan müvekkilinin, şirkete ilişkin bilgi alma hakkı kapsamında keşide etmiş olduğu ihtarnamelerden de olumlu sonuç alamayınca şirkete ilişkin bilgi alma hakkını iki ortaklı şirket yapısı sebebiyle ...'u taraf göstererek dava yolu ile kullanmak istediğini, Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/286 E. numarası ile derdest bulunan davada taraflarına şirketin ihyası için dava açmak üzere süre verildiğini, iş bu karar gereği haklı ve hukuki menfaatleri gereği huzurdaki ihya davasını ikame ettiklerini ileri sürerek şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olmasının memurların sorumluluğunu gerektirdiğini, tasfiye memurlarının iddia edilen eksik işlemlerini müvekkili Sicil Müdürlüğünün tespit etmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmadığını, yasal hasım konumunda bulunan müvekkili aleyhine yargılama giderlerine ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini savunarak müvekkili yönünden açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; hak düşürücü sürenin aşıldığını, şirketin ihyasında hukuki yarar bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu şirketin 17.11.2020 tarihinde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 547 nci maddesi uyarınca sicilden terkin edildiği, mahkemelerinin dosyası olan 2022/280 E. sayılı dava dosyasında;
12. 05.2022 tarihli celseninde davacı vekiline davalı şirketin ihyası için dava açması için kesin süre verildiği, şirketin ihya edilmesinde davacının hukuki yararının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile Tasfiye Halinde Özel Dentoral Ağız ve Diş Sağlığı Poliklinik Hizm. İnşaat ve Tic. Ltd. Şti.'nin Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/280 E. sayılı davası ile sınırlı olmak üzere ihyası ile ek tasfiye için yeniden tesciline, ...'un tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı tasfiye memuru vekili vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı tasfiye memuru vekili istinaf dilekçesinde özetle; bir şirketin ihyasına karar verilebilmesi ve ek tasfiye sürecine girilebilmesi için yasal gerekçelerin Kanunlar uyarınca sayılı ve sınırlı olduğunu, salt davacı tarafından herhangi bir davanın açılmış olmasının şirketin ihyası için hukuken yeterli veya geçerli gerekçeyi sağlamadığını, işbu davanın ticari bir dava olduğunu, bu nedenle davacı tarafın huzurdaki davayı ikame ederken limited şirketin tasfiyesine ilişkin taleplerinde usulsüzlük iddiası var ise hangi işlemlerin usulsüz olduğuna dair açıklamada bulunulması ve davasını kanıtlaması gerektiğini, davacı tarafından tasfiye sürecinde hangi işlemlerin usulsüz yürütüldüğüne, davasının temelinin ne olduğuna, müvekkilinin hangi gerekçeyle sorumluluğunun bulunduğuna dair bir açıklama veya iddiada bulunulmamışken ve ispat edilmemişken huzurdaki davanın bir esasının dahi olmadığının açık olduğunu, davacının mali müşavirden her daim edinebileceği bilgileri huzurdaki dava ile alamıyormuş gibi ileri sürmesi ve kendi ıslak imzasıyla tasfiye ettiği şirketinin ihyasını talep etmesinin mesnetsiz, haksız ve kötü niyetli olduğunu, davacı tarafından ikame edilen huzurdaki dava dosyasında şirketin ihyasına karar verilebilmesi için yasalar ve yerleşik Yargıtay kararları uyarınca asgari sağlanması gereken şart ve gerekliliklerin sağlanmadığını, huzurdaki davanın açılmasında veya şirketin ihyasına karar verilmesinde davacının hukuki yararının bulunmadığını, talebin zamanaşımına uğradığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davaya konu şirketin ortağı olarak şirketin tasfiye kararına karşı olumlu oy kullanması davaya konu şirket hakkında açtığı dava nedeniyle ek tasfiye için ihyasını talep etmesine hukuken bir engel bulunmadığı gibi açılan davada korunmaya değer bir menfaati olmadığı hususu eldeki davada incelenmesi gereken bir konu olmadığından davacının anılan dava dosyası nedeniyle şirketin ihyasını istemekte haklı ve hukuki hukuki yararı bulunduğundan terkin edilen şirket yönünden ek tasfiye koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı tasfiye memuru vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı tasfiye memuru vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda (6102 sayılı Kanun) 547 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı tasfiye memuru vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/981460800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz