6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/2377 E. 2023/6093 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rücu hakkı rücuen tahsil müteselsil kefil ipotek icra takibine itiraz rücu genel kredi sözleşmesi kefil ihtar kredi sözleşmesi ilk derece kararının kaldırılması yükleten (shipper) teminat istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: TMK · HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının, davalı ile dava dışı banka arasında imzalanan kredi sözleşmesi gereğince ipotek veren sıfatıyla sorumlu olup, müteselsil borçlu veya kefil sıfatının bulunmadığı, davalı asıl borçlunun ödemelerini aksatması üzerine ipotek veren davacı şirketin 29.08.2018 tarihinde davalı borçlunun hesabına 113.780,00 TL ödeme yaparak borcu kapattığı, bu hali ile davacının icra dosyasına konu borç taksidini ipotek veren sıfatıyla davalı borçlu yerine geçerek alacaklı bankaya ödediği miktarı talep edebileceği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının kredi borcunun müteselsil kefili olduğunu, müteselsil borçlunun müvekkiline rücu hakkının bulunmadığını, banka tarafından çekilen ihtarın birinci sayfasında, davacının kredi sözleşmesinin üçüncü maddesi gereğince borçtan sorumlu olduğunun belirtildiğini, davacının davasının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 2 nci maddesine aykırı olduğunu, takibin haksız ve dayanaksız olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının, dava dışı bankadan çektiği kredinin teminatı olarak taşınmazını ipotek ettiren davacının, kredi borcunun ödenmemesi üzerine 29.08.2018 tarihinde ödediği 113.780,00 TL kredi borcu nedeniyle alacaklıya halef olduğu, 4721 sayılı Kanun'un 884 üncü maddesince davalıdan talep etme hakkının bulunduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen gerekçelerle bölge adliye mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davacı tarafından ödenen genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun davalıdan rücuen tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davasıdır.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6280 E. 2018/671 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/2377 E.  ,  2023/6093 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalı şirket ile dava dışı […]A.Ş arasında imzalanan 27.08.2014 tarihli ve 11.000.000,00 TL tutarlı genel kredi sözleşmesi kapsamındaki kredinin teminatı olarak verilen taşınmazın maliki olması nedeni ile ipotek veren sıfatıyla sorumlu olduğunu, davalı tarafından ödemelerin aksatılmaya başlaması üzerine anılan banka tarafından tüm ilgililere noterlik aracılığıyla hesap kat ihtarnamesinin gönderildiğini, müvekkilinin, taşınmazı kaybetmemek amacıyla kredi borcunun son taksidini ve ipotek fek bedelini ödediğini, bu paranın davalıdan tahsili amacıyla Hatay İcra Müdürlüğünün 2018/22478 E. sayılı dosyası ile başlatılan takibe davalı tarafça itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile icra takibinin devamına ve alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müteselsil kefil sıfatıyla kredi borcunu ödediğini, bu itibarla borçtan sorumlu olduğunu, müteselsil borçlunun müvekkiline rücu hakkı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının, davalı ile dava dışı banka arasında imzalanan kredi sözleşmesi gereğince ipotek veren sıfatıyla sorumlu olup, müteselsil borçlu veya kefil sıfatının bulunmadığı, davalı asıl borçlunun ödemelerini aksatması üzerine ipotek veren davacı şirketin 29.08.2018 tarihinde davalı borçlunun hesabına 113.780,00 TL ödeme yaparak borcu kapattığı, bu hali ile davacının icra dosyasına konu borç taksidini ipotek veren sıfatıyla davalı borçlu yerine geçerek alacaklı bankaya ödediği miktarı talep edebileceği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının kredi borcunun müteselsil kefili olduğunu, müteselsil borçlunun müvekkiline rücu hakkının bulunmadığını, banka tarafından çekilen ihtarın birinci sayfasında, davacının kredi sözleşmesinin üçüncü maddesi gereğince borçtan sorumlu olduğunun belirtildiğini, davacının davasının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 2 nci maddesine aykırı olduğunu, takibin haksız ve dayanaksız olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının, dava dışı bankadan çektiği kredinin teminatı olarak taşınmazını ipotek ettiren davacının, kredi borcunun ödenmemesi üzerine 29.08.2018 tarihinde ödediği 113.780,00 TL kredi borcu nedeniyle alacaklıya halef olduğu, 4721 sayılı Kanun'un 884 üncü maddesince davalıdan talep etme hakkının bulunduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen gerekçelerle bölge adliye mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davacı tarafından ödenen genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun davalıdan rücuen tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davasıdır.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/981429800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.