İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/2276 E. 2023/5921 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rehin açığı↗ rehin açığı belgesi↗ ipotek limiti↗ ilamsız takip↗ ipoteğin paraya çevrilmesi↗ tahsilde tekerrür olmaması↗ tahsilde tekerrür↗ bsmv↗ rehin↗ ipotek↗ icra takibine itiraz↗ iş bölümü↗ kefalet↗ garantörlük↗ işlemiş faiz↗ protokol↗ temerrüt faizi↗ bilirkişi incelemesi↗ iflas↗ kredi sözleşmesi↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ yükleten (shipper)↗ temerrüt↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı bankanın davalı asıl borçlu ... hakkında işbu dava konusu ilamsız takip ile aynı gün Samsun İcra Müdürlüğünün 2021/42751 E. sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlattığı, takibe konu ipotek belgelerinin incelenmesinde, davalı borçlu ... adına kayıtlı 1 numaralı bağımsız bölümün 500.000,00 TL bedelli ikinci sırada, 6 nolu bağımsız bölümün ise 600.000,00 TL bedelli ikinci sırada ipotek edildiği, bilirkişi incelemesiyle toplam alacağın 814.636,71 TL olduğunun tespit edildiği, davalı asıl borçlu ... tarafından verilen ipotek miktarı toplam borcu karşıladığından davacı bankanın öncelikle ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapması gerekirken aynı anda hem ilamsız, hem ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapmasının 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 45 inci maddesine aykırılık teşkil ettiğinden davalı ... yönünden davanın reddine, mahkemece benimsenen bilirkişi raporuna göre davalı ... yönünden davanın kısmen kabulüne, 5020163980 nolu kredi yönünden 711.224,76 TL asıl alacak, 11.778,26 TL işlemiş faiz, 588,91 TL BSMV olmak üzere toplam 723.591,93 TL alacak, 5020173920 nolu kredi yönünden, 89.444,71 TL asıl alacak, 1.523,88 TL işlemiş faiz, 76,19 TL BSMV olmak üzere toplam 91.044,78 TL alacak hakkındaki itirazın iptaline, takibin devamına, asıl alacağa takip tarihi sonrası %38,40 oranında temerrüt faizi ve faizin %5'i gider vergisi uygulanmasına, davalı aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece hatalı hukuki değerlendirme yapılarak hüküm kurulduğunu, sadece ipotek limitlerine bakılarak davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ipotekli takip dosyasından rehin açığı belgesi alındığını, ilamsız takibe konu kredilerin hazine desteği kapsamında kredi garanti fonu kefaleti ile tahsis edilmiş olup, asıl borçlunun ilamsız takipte yer almasının Bakanlar Kurulu kararı kapsamında protokol gereği olduğunu, Yargıtay'ın 2004 sayılı Kanun'un 45 inci maddesi değerlendirmelerinde esaslı unsurun tahsilde tekerrür olmamasının sağlanması olduğunun gözardı edildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının davalı ... yönünden kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesi kararı ve gerekçelerinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, banka kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı Kanun'un 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/9381 E. 2013/13401 K.
Ortak:temerrüt faizi · temerrüt
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı bankanın davalı asıl borçlu ... hakkında işbu dava konusu «ilamsız takip» ile aynı gün Samsun İcra Müdürlüğünün 2021/42751 E. sayılı dosyası ile «ipoteğin paraya çevrilmesi» yoluyla takip başlattığı, takibe konu «ipotek» belgelerinin incelenmesinde, davalı borçlu ... adına kayıtlı 1 numaralı bağımsız «bölümün» 500.000,00 TL bedelli ikinci sırada, 6 nolu bağımsız bölümün ise 600.000,00 TL bedelli ikinci sırada ipotek edildiği, «bilirkişi incelemesiyle» toplam alacağın 814.636,71 TL olduğunun tespit edildiği, davalı asıl borçlu ... tarafından verilen ipotek miktarı toplam borcu karşıladığından davacı bankanın öncelikle ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapması gerekirken aynı anda hem ilamsız, hem ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapmasının 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 45 inci maddesine aykırılık teşkil ettiğinden davalı ... yönünden davanın reddine, mahkemece benimsenen bilirkişi raporuna göre davalı ... yönünden davanın kısmen kabulüne, 5020163980 nolu kredi yönünden 711.224,76 TL «asıl alacak», 11.778,26 TL «işlemiş faiz», 588,91 TL BSMV olmak üzere toplam 723.591,93 TL alacak, 5020173920 nolu kredi yönünden, 89.444,71 TL asıl alacak, 1.523,88 TL işlemiş faiz, 76,19 TL BSMV olmak üzere toplam 91.044,78 TL alacak hakkındaki itirazın iptaline, takibin devamına, asıl alacağa takip tarihi sonrası %38,40 oranında «temerrüt faizi» ve faizin %5'i gider vergisi uygulanmasına, davalı aleyhine %20 oranında «icra inkar tazminatına» hükmedilmesine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, her ne kadar alacak miktarı daha fazla ise de taleple bağlı kalınarak davanın kabulü ile 7.000 TL’nin dava tarihinden itibaren uygulanacak % 21.84 «temerrüt faizi» ve faizin % 5'i oranında BSMV uygulanarak davalıdan tahsiline dair verilen karar davacı vekili ile davalı tarafından temyizi üzerine Dairemizin 25.02.2013 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6988 E. 2013/21244 K.
Ortak:kredi sözleşmesi
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, banka «kredi sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «kredi sözleşmesi» içeriğinde herhangi bir şekilde kredi kullandırım ücretinin alınacağı, yahut ayrıca tahsil edileceği, ya da kredi kullandırılırken kesileceği şeklinde bir açıklama …
1-Dava, «kredi sözleşmesinden» kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Ancak, taraflar arasındaki «kredi sözleşmesine» göre davacının salt dükkan niteliğindeki taşınmazı satın alması taraflar arasındaki sözleşmeyi «ticari kredi sözleşmesi» olarak nitelendirmesini gerektirmez.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticari kredi sözleşmesi · tüketici kredisi · ticari kredi
Benzer bu karardaAncak, taraflar arasındaki «kredi sözleşmesine» göre davacının salt dükkan niteliğindeki taşınmazı satın alması taraflar arasındaki sözleşmeyi «ticari kredi sözleşmesi» olarak nitelendirmesini gerektirmez.
Mahkemece, yukarıda özetlendiği gibi taraflar arasındaki sözleşmenin işyeri olarak kullanılacak taşınmaz alımı nedeni ile tahsis edildiği gerekçesi ile «ticari kredi» olarak nitelendirmek sureti ile karar verilmiştir.
Bu nedenle, taraflar arasındaki sözleşmenin taşınmaz alımına ilişkin «kredi sözleşmesi» olduğu gözetildiğinde Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve sözleşme hükümleri uyarınca «tüketici kredisi» sözleşmesi olarak nitelendirmek sureti ile değerlendirme yapılarak tüketici mahkemesi sıfatı ile davaya bakmak gerekirken ticaret mahkemesi sıfatı ile bakılarak davanın sonuçlandırılması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/2276 E. , 2023/5921 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davalı ... yönünden davanın reddine, davalı ... yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı banka ile davalı ... arasında akdedilen kredi sözleşmesini davalı ...'ın müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, kredi geri ödemelerinin zamanında yapılmaması üzerine hesabın kat edilerek davalılar aleyhine Samsun İcra Müdürlüğünün 2020/42763 E. sayılı dosyası başlatılan icra takibine davalıların itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve davalılar aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar birlikte verdikleri cevap dilekçesinde; Samsun İcra Müdürlüğünün 2020/42751 E. sayılı dosyasıyla ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığını, takibe itiraz etmediklerini, aynı borç için mükerrer olarak ikinci kez takip başlatıldığı için Samsun İcra Müdürlüğünün 2020/42763 E. sayılı dosyasıyla başlatılan işbu davaya konu takibe itiraz ettiklerini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı bankanın davalı asıl borçlu ... hakkında işbu dava konusu ilamsız takip ile aynı gün Samsun İcra Müdürlüğünün 2021/42751 E. sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlattığı, takibe konu ipotek belgelerinin incelenmesinde, davalı borçlu ... adına kayıtlı 1 numaralı bağımsız bölümün 500.000,00 TL bedelli ikinci sırada, 6 nolu bağımsız bölümün ise 600.000,00 TL bedelli ikinci sırada ipotek edildiği, bilirkişi incelemesiyle toplam alacağın 814.636,71 TL olduğunun tespit edildiği, davalı asıl borçlu ... tarafından verilen ipotek miktarı toplam borcu karşıladığından davacı bankanın öncelikle ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapması gerekirken aynı anda hem ilamsız, hem ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapmasının 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 45 inci maddesine aykırılık teşkil ettiğinden davalı ...
yönünden davanın reddine, mahkemece benimsenen bilirkişi raporuna göre davalı ... yönünden davanın kısmen kabulüne, 5020163980 nolu kredi yönünden 711.224,76 TL asıl alacak, 11.778,26 TL işlemiş faiz, 588,91 TL BSMV olmak üzere toplam 723.591,93 TL alacak, 5020173920 nolu kredi yönünden, 89.444,71 TL asıl alacak, 1.523,88 TL işlemiş faiz, 76,19 TL BSMV olmak üzere toplam 91.044,78 TL alacak hakkındaki itirazın iptaline, takibin devamına, asıl alacağa takip tarihi sonrası %38,40 oranında temerrüt faizi ve faizin %5'i gider vergisi uygulanmasına, davalı aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece hatalı hukuki değerlendirme yapılarak hüküm kurulduğunu, sadece ipotek limitlerine bakılarak davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ipotekli takip dosyasından rehin açığı belgesi alındığını, ilamsız takibe konu kredilerin hazine desteği kapsamında kredi garanti fonu kefaleti ile tahsis edilmiş olup, asıl borçlunun ilamsız takipte yer almasının Bakanlar Kurulu kararı kapsamında protokol gereği olduğunu, Yargıtay'ın 2004 sayılı Kanun'un 45 inci maddesi değerlendirmelerinde esaslı unsurun tahsilde tekerrür olmamasının sağlanması olduğunun gözardı edildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının davalı ...
yönünden kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesi kararı ve gerekçelerinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, banka kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı Kanun'un 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/981429500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz