6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Haksız rekabetin men'i | Menfi tespit

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/2773 E. 2023/6558 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yapılandırma protokolü tapu iptali ve tescil sahtelik ibraname uyap yazılı delil hile ibra iş bölümü kötü niyet tazminatı iptal davası bono protokol kötü niyet esastan ret geçersizlik haciz iflas ilk derece kararının kaldırılması menfi tespit haksız rekabet yükleten (shipper) kesin hüküm istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: İİK — İİK 72 · HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2018/102 E., 2019/261 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından müvekkili aleyhine Kayseri 6. İcra Müdürlüğünün 2008/11517 E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinde taraflar arasında tanzim edilen sözleşme gereğince dosya borçlularından ... ve ...'un bu takipteki tüm sorumluluklarından ve borçlarından dolayı ibra edildiklerini, ibranın 06.03.2015 tarihinde takip dosyasına bildirildiğini, bu beyana rağmen yaklaşık üç yıl sonra müvekkili adına kayıtlı taşınmazların haczi için tapu sicil müdürlüklerine yazı yazıldığını, ayrıca adına kayıtlı araç üzerine haciz konulduğunu, davalının bu davranışının tamamen kötü niyetli ve sözleşmeye aykırı bir eylem olduğunu, takibe devam edilerek haksız bir şekilde alacağın tahsil edilmesine çalışıldığını belirterek davacının icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine, davalı lehine % 20 tazminata hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla işbu menfi tespit davasının konusunun Kayseri 6. İcra Müdürlüğünün 2008/11517 E. sayılı icra takibi olduğu, takibin konusu ve dayanağının 850.000,00 TL'lik bono olduğu, dolayısıyla davalı tarafın cevaplarında iddia ve beyan ettiği protokol/sözleşmenin işbu icra takibinin dayanağı ve konusu olmadığı, bu nedenle işbu menfi tespit davasında incelenemeyeceği, davalı-alacaklı vekilince icra takip dosyasına sunulan 06.03.2015 tarihli ibra/beyan dilekçesine karşı davalı tarafça herhangi bir inkar/sahtelik iddiasında bulunulmadığı, nitekim bu beyan dilekçesinin davalı-alacaklı vekilince Uyap sistemi üzerinden takip dosyasına gönderildiği, ibranameye göre davalı-alacaklı, dava konusu icra takibinden dolayı davacı-borçluyu, takipten ve takibe konu borçtan açıkça ibra ettiği, bu ibra dilekçesinin davalı-alacaklı yönünden hukuken bağlayıcı ve geçerli, kesin bir yazılı delil/belge vasfında olduğu, buna rağmen daha sonra davalı tarafça tekrar icra takip dosyasına davacı hakkında takibe devam edildiği, ibranameye rağmen davalının haksız yere takibe devam ettiği, davacının, dava konusu icra takip dosyası yönünden davalıya herhangi bir borcunun olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının davaya konu icra takibi yönünden 06.03.2015 tarihli ibra dilekçesiyle davacıyı ibra ettiği, icra dosyasına açıkça beyan edip bildirmesine rağmen daha sonra tekrar davacı hakkında aynı icra takip dosyası üzerinden icra işlemlerinin yapılması, takibe devam edilmesinin talep edilmesi ve icra işlemlerini başlatması nedeniyle, davalı-alacaklının kötü niyetle hareket ettiği gerekçesiyle alacağın %20'si oranında kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında görülen Ankara 18. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/225 E. sayılı tapu iptali ve tescili davası sonucu yapılan protokolde 8 taşınmaz olması gerekirken 7 taşınmaz yazıldığını, davacının, taşınmazlardan bir tanesini (Zemin Kat 1 No’lu Bağımsız Bölüm) kasıtlı olarak ve müvekkilin de iyi niyet ve o andaki dalgınlığından istifade ederek protokole yazdırmadığını ve nihayetinde devrini yapmadığını, protokolün anlaşmaya uygun düzenlenmediğini, bu nedenle de müvekkilinin gerçek iradesini yansıtmadığını, protokolün hata hile nedeniyle geçersiz olduğunu, müvekkilinin haksız ve kötü niyetle takibe devam etmediğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davanın Kayseri 6. İcra Müdürlüğünün 2008/11517 E. sayılı icra takip dosyasına davalı tarafça sunulan ibraname kapsamında menfi tespit istemine yönelik olup davalı tarafça davaya konu ibranamenin geçersizliği, iradeyi sakatlayan sebepler ileri sürülmediği, aksine dava konusu olmayan taraflar arasında görülüp sonuçlanan tapu iptal davası kapsamında düzenlenen protokolün geçersizliği ve alacaklı olduğu savunması yapıldığı, davalının bahsettiği protokolün icra takibinin dayanağı ve konusu olmadığı için Mahkemece inceleme konusu yapılmaması ve davalının ibranameye rağmen icra takibine devam etmesini haksız ve kötü niyetli kabulüyle kötü niyet tazminatına da karar vererek davanın reddi şeklinde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen tespit edilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, haksız rekabetin men'i talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/2773 E.  ,  2023/6558 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

SAYISI 2019/1137 Esas, 2022/126 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2018/102 E., 2019/261 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından müvekkili aleyhine Kayseri 6. İcra Müdürlüğünün 2008/11517 E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinde taraflar arasında tanzim edilen sözleşme gereğince dosya borçlularından ... ve ...'un bu takipteki tüm sorumluluklarından ve borçlarından dolayı ibra edildiklerini, ibranın 06.03.2015 tarihinde takip dosyasına bildirildiğini, bu beyana rağmen yaklaşık üç yıl sonra müvekkili adına kayıtlı taşınmazların haczi için tapu sicil müdürlüklerine yazı yazıldığını, ayrıca adına kayıtlı araç üzerine haciz konulduğunu, davalının bu davranışının tamamen kötü niyetli ve sözleşmeye aykırı bir eylem olduğunu, takibe devam edilerek haksız bir şekilde alacağın tahsil edilmesine çalışıldığını belirterek davacının icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine, davalı lehine % 20 tazminata hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla işbu menfi tespit davasının konusunun Kayseri 6. İcra Müdürlüğünün 2008/11517 E. sayılı icra takibi olduğu, takibin konusu ve dayanağının 850.000,00 TL'lik bono olduğu, dolayısıyla davalı tarafın cevaplarında iddia ve beyan ettiği protokol/sözleşmenin işbu icra takibinin dayanağı ve konusu olmadığı, bu nedenle işbu menfi tespit davasında incelenemeyeceği, davalı-alacaklı vekilince icra takip dosyasına sunulan 06.03.2015 tarihli ibra/beyan dilekçesine karşı davalı tarafça herhangi bir inkar/sahtelik iddiasında bulunulmadığı, nitekim bu beyan dilekçesinin davalı-alacaklı vekilince Uyap sistemi üzerinden takip dosyasına gönderildiği, ibranameye göre davalı-alacaklı, dava konusu icra takibinden dolayı davacı-borçluyu, takipten ve takibe konu borçtan açıkça ibra ettiği, bu ibra dilekçesinin davalı-alacaklı yönünden hukuken bağlayıcı ve geçerli, kesin bir yazılı delil/belge vasfında olduğu, buna rağmen daha sonra davalı tarafça tekrar icra takip dosyasına davacı hakkında takibe devam edildiği, ibranameye rağmen davalının haksız yere takibe devam ettiği, davacının, dava konusu icra takip dosyası yönünden davalıya herhangi bir borcunun olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının davaya konu icra takibi yönünden 06.03.2015 tarihli ibra dilekçesiyle davacıyı ibra ettiği, icra dosyasına açıkça beyan edip bildirmesine rağmen daha sonra tekrar davacı hakkında aynı icra takip dosyası üzerinden icra işlemlerinin yapılması, takibe devam edilmesinin talep edilmesi ve icra işlemlerini başlatması nedeniyle, davalı-alacaklının kötü niyetle hareket ettiği gerekçesiyle alacağın %20'si oranında kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında görülen Ankara 18. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/225 E. sayılı tapu iptali ve tescili davası sonucu yapılan protokolde 8 taşınmaz olması gerekirken 7 taşınmaz yazıldığını, davacının, taşınmazlardan bir tanesini (Zemin Kat 1 No’lu Bağımsız Bölüm) kasıtlı olarak ve müvekkilin de iyi niyet ve o andaki dalgınlığından istifade ederek protokole yazdırmadığını ve nihayetinde devrini yapmadığını, protokolün anlaşmaya uygun düzenlenmediğini, bu nedenle de müvekkilinin gerçek iradesini yansıtmadığını, protokolün hata hile nedeniyle geçersiz olduğunu, müvekkilinin haksız ve kötü niyetle takibe devam etmediğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davanın Kayseri 6. İcra Müdürlüğünün 2008/11517 E. sayılı icra takip dosyasına davalı tarafça sunulan ibraname kapsamında menfi tespit istemine yönelik olup davalı tarafça davaya konu ibranamenin geçersizliği, iradeyi sakatlayan sebepler ileri sürülmediği, aksine dava konusu olmayan taraflar arasında görülüp sonuçlanan tapu iptal davası kapsamında düzenlenen protokolün geçersizliği ve alacaklı olduğu savunması yapıldığı, davalının bahsettiği protokolün icra takibinin dayanağı ve konusu olmadığı için Mahkemece inceleme konusu yapılmaması ve davalının ibranameye rağmen icra takibine devam etmesini haksız ve kötü niyetli kabulüyle kötü niyet tazminatına da karar vererek davanın reddi şeklinde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen tespit edilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, haksız rekabetin men'i talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

08.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/981229900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.