6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Menfi tespit

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/4587 E. 2023/6480 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
nakden kaydı sebepten mücerretlik yazılı delille ispat mücerretlik icra hukuk mahkemesi menfi tespit davası ihtisas mahkemesi sahtecilik hile kötüniyet tazminatı kambiyo senedi tespit davası ihtiyati tedbir derdestlik ispat yükü bono esastan ret iflas kötüniyet ilk derece kararının kaldırılması menfi tespit cy/cy kaydı yükleten (shipper) temsil istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: İİK — İİK 72 · HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2019/904 E., 2022/73 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 07.11.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin inşaat işiyle iştigal ettiğini, davalının ilkokul müdürü ve davacının taşeron olarak çalıştığı ... Elektrik Ltd. Şti.'nin ortağı olduğunu, davalının davacının bilgisi ve iradesi dışında davacının borçlu olduğu 05.02.2018 tanzim 20.06.2018 vadeli 800.000,00 TL bedelli senet tanzim ettiğini ve Kayseri 7. İcra Müdürlüğünün 2018/7204 E. sayılı dosyası ile takip başlattığını, davacının takibe konu edilen belgelerden kaynaklı borcu bulunmadığını, senetteki imzanın davacıya ait olmadığından bahisle Savcılık makamına suç duyurusunda bulunulduğunu, soruşturmanın devamı aşamasında imzanın davacı şirket yetkilisine ait olduğunun bilirkişi tarafından tespit edildiğini, davalının taraflar arasındaki başka hukuki ilişkiden kaynaklı A4 kağıdına atılan imzanın bilgisayar ortamında kullanarak bonoya dönüştürüldüğünü, davalının başkaca belgelerdeki imzaları ve kaşeleri kullanmak suretiyle senet tanzim etmeyi alışkanlık haline getirdiğini, davalı aleyhine açılan Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2019/754 E. sayılı dosyasının derdest olduğunu, davalı lehine doğmuş bir borcun olmadığını, davacı şirket temsilcisi ...'ın bonoyu düzenleyip davalıya vermediğini, bonoya nakden kaydı bulunmasının hukuka aykırılık teşkil ettiğini, taraflar arasındaki sözleşmede bahsi geçin iş karşılığında davalı tarafça iş yapılmadığı için davalı lehine davacı aleyhine borç doğmadığını, sözleşmede davacının sorumlu olduğu kişinin davalı olmadığını ... Elektrik Ltd. Şti. olduğunu, davalının aynı yöntemle davacı ile birlikte 23 kişinin mağduriyetine sebebiyet verdiğini belirterek davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacının sahtecilik iddiasında bulunduğu senetten dolayı menfi tespit davası açılmasının yerinde olmadığını, savcılık soruşturma dosyasında alınan raporlarda bonodaki imzanın davacı elinden çıktığının belirlendiğini, ileri sürülen iddiaların hayal ürünü olduğunu, senedin sahte olmadığını, imzanın davacıya ait olduğunu, davanın reddi gerektiğini, davacının savcılık makamına verdiği dilekçeler ile İcra Hukuk Mahkemesine verdiği dilekçelerinde aynı hususların tekrar edildiğini, dosyalar celp edildiğinde ileri sürülen iddiaların hayal ürünü olduğunun ortaya çıkacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile gerek Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/33987 soruşturma sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporları, gerekse Kayseri 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2018/541 E. sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda senetteki imzanın davacı şirket yetkilisi ...'in eli ürünü olduğunun belirlendiği, yargılama sırasında İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Fizik İhtisas Dairesi'nden senedin davacının dava dilekçesinde belirttiği gibi bilgisayar ortamında kopyalama, transfer vb. yapılarak oluşturulup oluşturulmadığı yönünde rapor alındığı, senedin mutat matbu senetlerden olmayıp bilgisayar ve ekipmanı vasıtası ile oluşturulmuş olduğu, inceleme konusu senedin genişliğinin A-4 kağıt yatay uzunluğu ile uyumlu olduğu, senette ödeyecek bölümünde yer alan "No:3/3 ..." yazısının senette bulunan diğer yazılar ve imzadan farklı fiziki evsafta bir kalem ile yazılmış olduğu, diğer yazılar ve imzanın optik ve sepektreskopik yöntemler ile ayırt edilemeyen benzer evsafta bir kalem ile yazılmış olduğu, "... Mimarlık" kaşesi üzerinde yer alan imzanın mürekkepli kalem ile atılmış ıslak imza olup transfer veya kopyalama şeklinde oluşturulduğunu gösterir bulgu saptanamadığı, inceleme konusu senette yazıların ve imzanın yazı yaşı hususunda mürekkeplerde yazı yaşı tayinine yarayan halen kullanılagelen bilimsel herhangi bir yöntem bulunmadığından, söz konusu senette yer alan yazıların yaşı hakkında zaman birimleri açısından bir tespit yapılamadığının belirlendiği, kambiyo senedi niteliğinde ve sebepten mücerret bulunan bonolara karşı borçlu bulunmadığının yazılı delillerle ispatı gerektiği, dava konusu senetteki imzanın davacı şirket yetkilisi ...'ın eli ürünü olduğu, konusu suç teşkil eden açığa atılan imzanın kötüye kullanıldığı iddiasının ceza soruşturması sonucu kanıtlanamadığı, bu haliyle ispat yükü üzerinde olan davacının sunduğu delillerin davasını ispatlamaya elverişli olmadığı gerekçesi ile davanın reddine davalı taraf her ne kadar kötüniyet tazminatı talebinde bulunmuş ise de, şartlar oluşmadığından davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu senedin müvekkil tarafından tanzim edilmediği, aksine davalının kendisi tarafından müvekkil şirket ile kendi aralarındaki başkaca hukuki ilişkiden kaynaklı bir kısım A4 kağıdına yazılan imzalı ve kaşeli belgelerin kullanılması suretiyle, bu belgenin bilgisayar yazıcısına yerleştirilmesi ve bilgisayar ortamında ve A4 kağıdına Word programını kullanmak suretiyle kopyala yapıştır yönetimi ile bu imzalı belgeyi hile ile imzalı boş senet haline getirdiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, konulan ihtiyati tedbirden dolayı müvekkilinin uğradığı açık zararlar nedeniyle karşı taraftan kötüniyet tazminatı ödenmesine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, bonoya dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu 72 inci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinc temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Kambiyo senedine dayalı menfi tespit | Menfi tespit

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3639 E. 2023/5716 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/4587 E.  ,  2023/6480 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI 2022/938 Esas, 2022/957 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2019/904 E., 2022/73 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 07.11.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin inşaat işiyle iştigal ettiğini, davalının ilkokul müdürü ve davacının taşeron olarak çalıştığı ... Elektrik Ltd. Şti.'nin ortağı olduğunu, davalının davacının bilgisi ve iradesi dışında davacının borçlu olduğu 05.02.2018 tanzim 20.06.2018 vadeli 800.000,00 TL bedelli senet tanzim ettiğini ve Kayseri 7. İcra Müdürlüğünün 2018/7204 E. sayılı dosyası ile takip başlattığını, davacının takibe konu edilen belgelerden kaynaklı borcu bulunmadığını, senetteki imzanın davacıya ait olmadığından bahisle Savcılık makamına suç duyurusunda bulunulduğunu, soruşturmanın devamı aşamasında imzanın davacı şirket yetkilisine ait olduğunun bilirkişi tarafından tespit edildiğini, davalının taraflar arasındaki başka hukuki ilişkiden kaynaklı A4 kağıdına atılan imzanın bilgisayar ortamında kullanarak bonoya dönüştürüldüğünü, davalının başkaca belgelerdeki imzaları ve kaşeleri kullanmak suretiyle senet tanzim etmeyi alışkanlık haline getirdiğini, davalı aleyhine açılan Kayseri 3.

Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2019/754 E. sayılı dosyasının derdest olduğunu, davalı lehine doğmuş bir borcun olmadığını, davacı şirket temsilcisi ...'ın bonoyu düzenleyip davalıya vermediğini, bonoya nakden kaydı bulunmasının hukuka aykırılık teşkil ettiğini, taraflar arasındaki sözleşmede bahsi geçin iş karşılığında davalı tarafça iş yapılmadığı için davalı lehine davacı aleyhine borç doğmadığını, sözleşmede davacının sorumlu olduğu kişinin davalı olmadığını ... Elektrik Ltd. Şti. olduğunu, davalının aynı yöntemle davacı ile birlikte 23 kişinin mağduriyetine sebebiyet verdiğini belirterek davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacının sahtecilik iddiasında bulunduğu senetten dolayı menfi tespit davası açılmasının yerinde olmadığını, savcılık soruşturma dosyasında alınan raporlarda bonodaki imzanın davacı elinden çıktığının belirlendiğini, ileri sürülen iddiaların hayal ürünü olduğunu, senedin sahte olmadığını, imzanın davacıya ait olduğunu, davanın reddi gerektiğini, davacının savcılık makamına verdiği dilekçeler ile İcra Hukuk Mahkemesine verdiği dilekçelerinde aynı hususların tekrar edildiğini, dosyalar celp edildiğinde ileri sürülen iddiaların hayal ürünü olduğunun ortaya çıkacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile gerek Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/33987 soruşturma sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporları, gerekse Kayseri 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2018/541 E. sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda senetteki imzanın davacı şirket yetkilisi ...'in eli ürünü olduğunun belirlendiği, yargılama sırasında İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Fizik İhtisas Dairesi'nden senedin davacının dava dilekçesinde belirttiği gibi bilgisayar ortamında kopyalama, transfer vb. yapılarak oluşturulup oluşturulmadığı yönünde rapor alındığı, senedin mutat matbu senetlerden olmayıp bilgisayar ve ekipmanı vasıtası ile oluşturulmuş olduğu, inceleme konusu senedin genişliğinin A-4 kağıt yatay uzunluğu ile uyumlu olduğu, senette ödeyecek bölümünde yer alan "No:3/3 ..." yazısının senette bulunan diğer yazılar ve imzadan farklı fiziki evsafta bir kalem ile yazılmış olduğu, diğer yazılar ve imzanın optik ve sepektreskopik yöntemler ile ayırt edilemeyen benzer evsafta bir kalem ile yazılmış olduğu, "...

Mimarlık" kaşesi üzerinde yer alan imzanın mürekkepli kalem ile atılmış ıslak imza olup transfer veya kopyalama şeklinde oluşturulduğunu gösterir bulgu saptanamadığı, inceleme konusu senette yazıların ve imzanın yazı yaşı hususunda mürekkeplerde yazı yaşı tayinine yarayan halen kullanılagelen bilimsel herhangi bir yöntem bulunmadığından, söz konusu senette yer alan yazıların yaşı hakkında zaman birimleri açısından bir tespit yapılamadığının belirlendiği, kambiyo senedi niteliğinde ve sebepten mücerret bulunan bonolara karşı borçlu bulunmadığının yazılı delillerle ispatı gerektiği, dava konusu senetteki imzanın davacı şirket yetkilisi ...'ın eli ürünü olduğu, konusu suç teşkil eden açığa atılan imzanın kötüye kullanıldığı iddiasının ceza soruşturması sonucu kanıtlanamadığı, bu haliyle ispat yükü üzerinde olan davacının sunduğu delillerin davasını ispatlamaya elverişli olmadığı gerekçesi ile davanın reddine davalı taraf her ne kadar kötüniyet tazminatı talebinde bulunmuş ise de, şartlar oluşmadığından davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu senedin müvekkil tarafından tanzim edilmediği, aksine davalının kendisi tarafından müvekkil şirket ile kendi aralarındaki başkaca hukuki ilişkiden kaynaklı bir kısım A4 kağıdına yazılan imzalı ve kaşeli belgelerin kullanılması suretiyle, bu belgenin bilgisayar yazıcısına yerleştirilmesi ve bilgisayar ortamında ve A4 kağıdına Word programını kullanmak suretiyle kopyala yapıştır yönetimi ile bu imzalı belgeyi hile ile imzalı boş senet haline getirdiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, konulan ihtiyati tedbirden dolayı müvekkilinin uğradığı açık zararlar nedeniyle karşı taraftan kötüniyet tazminatı ödenmesine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, bonoya dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu 72 inci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinc temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/981115100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.