Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/2647 E. 2023/6349 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
- Zamanaşımı
- 2 yıllık
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
öğrenme tarihi↗ mükerrer ödeme↗ bağış↗ yargı yolu↗ yazılı delille ispat↗ halefiyet↗ aktif husumet ehliyeti↗ yemin delili↗ mükerrerlik↗ aktif husumet↗ husumet ehliyeti↗ yemin↗ ciro↗ rücu↗ sebepsiz zenginleşme↗ keşideci↗ alacak davası↗ komisyon↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ taraf ehliyeti↗ iş mahkemesi görev alanı↗ havale↗ çek↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ yasal faiz↗ yükleten (shipper)↗ zamanaşımı↗ ibraz↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kırıkkale 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/171 E., 2019/152 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... Trafik Komisyonunun 02.11.2012 tarih, 2012/5 sayılı kararı ile şehrin gelişen ve değişen yapısı, güzergahlardaki konut, okul ve işyeri sayısının artması gibi nedenlerle toplu taşıma araçlarının kapasitesinin yeniden değerlendirilmesi ve M plakalı araçların arttırılmasına karar verildiğini, müvekkilinin de davalıya başvurarak Çalılıöz-Terminal hattında çalıştırılmak üzere 1 adet M plaka tahsisi talep ettiğini, belediye encümeninin 07.04.2013 tarih ve 341 sayılı kararı ile kendisine Etiler hattında çalıştırmak üzere 1 adet M plaka tahsis edildiğini, bu hattın kendisine tahsisi için müvekkilinin, davalının banka hesabına 12.08.2013 tarihinde 20.000,00 TL, 19.07.2013 tarihinde 27.000,00, 22.08.2013 tarihinde 32.500,00 TL para yatırdığını, ayrıca keşidecisi ... olan ve kendisinde cirosu bulunan 27.000,00 TL bedelli ve 50.000,00 TL bedelli çekleri belediye görevlilerine verdiğini, sonrasında ödemelerin ağır olması nedeniyle müvekkilinin almış olduğu bu hattı ...'e sattığını, davalı tarafından müvekkiline gönderilen 15.07.2015 tarihli yazı ile Kırıkkale İdare Mahkemesinin 2015/23 E. ve 2015/322 K. sayılı kararı ile müvekkiline hat tahsisine ilişkin işlemin iptal edildiğinden bahisle müvekkiline verilen M plakalı aracın 16.07.2015 tarihi itibariyle faaliyetinin durdurulmasının istenildiğini, müvekkilinin de gelen bu yazı nedeniyle 16.07.2015 tarihinde ticari faaliyetlerini durdurduğunu, söz konusu idare mahkemesi kararının onandığının öğrenilmesi üzerine müvekkilince davalıya başvurularak ödenen bedelin iadesinin istenildiğini, ancak davalının müvekkilince ödenen bedelin kendisine iade edilmediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 157.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın idari yargının görev alanına girdiğini, yasal süresi içerisinde davanın açılmadığını, süre bakımından da davanın reddinin gerektiğini, davacının M plaka tahsisi karşılığında müvekkili Belediyeye bedel ödediğine dair herhangi bir belge bulunmadığını, müvekkili kayıtlarında davacının sadece bağış yaptığının göründüğünü, dava yoluyla iadesi istenilen paranın, bağış olması nedeniyle bağıştan rücu isteminin süresi içerisinde talep edilmesinin gerektiğini, bu sürenin de geçtiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin yargı yoluna yönelik itirazının davanın sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanan alacak davası olması ve görevli yargı yolunun adli yargı olması nedeniyle yerinde olmadığı, her ne kadar Kırıkkale İdare Mahkemesi'nin 2015/23 E. sayılı kararı kesinleşmemiş ise de, faaliyet durdurma tarihinin 16.07.2015 olduğu, bu tarihten itibaren akdin ifasının imkansız hale geldiği, dava tarihi olan 17.07.2017 tarihi itibariyle sebepsiz zenginleşmeye dayalı davalarda düzenlenen 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı, bu nedenle Kırıkkale İdare Mahkemesi kararının kesinleşmesinin beklenmesine gerek bulunmadığı, davalı Belediyenin davacıya M plaka hat tahsis işlemi yaptığı, bu işlem karşılığında hayatın olağan akışına göre talepte bulunandan belli bir meblağ almasının gerektiği ve davacı tarafından davalı Belediyeye toplam 157.000,00 TL ödendiği, ödeme makbuzunda paranın ne amaçla ödendiği konusunda izahat bulunmadığı, ancak paraların yatırılma tarihleri, davacının 26.04.2013 tarihinde hat tahsis talebinde bulunmuş olması ve encümen kararının 08.05.2013 tarihinde alınmış olması, dinlenen tanık beyanları, davalı Belediyeye yapılan ödemede bağış ibaresinin yazılmaması ve benzer olaylarla ilgili olarak idari yargıda açılan davalarda verilen kabul kararları nazara alındığında, davacının konu edilen 157,000,00 TL'yi M plaka hat tahsis işlemi için yatırdığını kabul etmek gerektiği, davacının hat tahsis işlemi için ödediği parayı hat tahsis işleminin iptal edilmesi nedeniyle davalı Belediyeden sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre talepte haklı olduğu, ayrıca davacı hattı ...'e sattığı ve 11.09.2013 tarihli belediye encümen kararı ile bu satışın kabul edildiği, ...'in davada tanık olarak dinlendiği ve davacıya hat bedeli olarak ödemiş olduğu paranın tamamını davacıdan aldığını ve alacağı kalmadığını beyan ettiği, tanık ... dinlenerek mükerrer ödeme olmadığının tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 157.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın mahiyeti itibariyle idari yargının görev alanına girdiğini, davanın yasal süresi içinde açılmadığını, dava dilekçesinde belirtilenin aksine davacıdan kendisine plaka tahsis edilmesi için ücret alınmadığını, davacının 80.000,00 TL şartsız bağış yaptığını, bunun dışında müvekkili kayıtlarında herhangi bir ödeme görünmediğini, buna rağmen Mahkemece 80.000,00 TL'yi aşan kısım için de ödeme varmış gibi hüküm kurulmasının doğru olmadığını, ayrıca halefiyet şartlarının da somut olayda bulunmadığını, talep hakkının zamanaşımına uğradığını, zira davacının öğrenme tarihi olarak faaliyetten men edildiğini öğrendiği 15.07.2015 tarihinin esas alınması gerektiğini, davacının talep ettiği miktar dikkate alındığında iddianın ancak yazılı delille ispat edilebileceğini, bu nedenle tanık beyanları doğrultusunda verilen kararın kaldırılmasının gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyuşmazlığın mahiyeti itibariyle davaya bakma görevinin adli yargıya ait bulunduğu, davacının aktif husumet ehliyetinin mevcut olduğu, zamanaşımı süresinin dava konusu ticari plaka verilmesine ilişkin işlemin iptaline dair idare mahkemesi kararının kesinleştiği tarihten itibaren işlemeye başlayacağından, bu yöne ilişkin davalı savunması da yerinde bulunmadığı, hat tahsis işleminin iptal edilmesi nedeniyle davacının bu işlem için ödediği parayı sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre isteyebileceği, davacı tarafından yapılan 80.000,00 TL ödemenin davalının kabulünde olduğu, davacı tarafça bakiye 77.000,00 TL'nin de iki ayrı çekle ödendiğinin ileri sürüldüğü, yapılan yazışmalardan davacı tarafça dayanılan 351358 ve 351359 seri numaralı çeklerin davalı Belediyenin kayıtlarında olmadığı, bu çeklerin davalı tarafından tahsil edilmediği, 351358 nolu çekin B.Ş.Y. isimli kişiye ödendiği, bu kişinin davalı ... çalışanı olmadığı gibi davalı tarafından çek tahsiline yetkili de kılınmadığı, 351359 nolu çekin ise dava dışı bir şirket tarafından bankaya ibraz edildiği, her ne kadar bu çekte başkan yardımcısı sıfatıyla H. U. isimli kişinin cirosu varsa da sırf bu cironun, söz konusu çekin davacıya hat tahsisi için davalıya verildiğini ispata yeterli olmadığı, davacının davalının kabulünde ve kayıtlarında olan 80.000,00 TL'nin dışında davalıya bir ödeme yaptığını ispat edemediği, davacı tarafından açıkça yemin deliline dayanılmadığından bu hususta kendisine bir süre verilmediği, davalının sebepsiz zenginleştiği tarihten itibaren söz konusu alacağa faiz işletilmesi gerekir ise de İlk Derece Mahkemesince hüküm altına alınan alacağa dava tarihinden itibaren faiz işletildiği ve davacı tarafından da hükmün istinaf edilmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; yapılan ödemelerin tamamının hat tahsis işlemi için yapıldığını, dosya kapsamındaki belgeler, dinlenen tanık beyanlarından anlaşıldığı üzere ödemelerin hat tahsisi için yapıldığını kanıtladığını, İlk Derece Mahkemesi gerekçesi kapsamından davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 77 ve devamı maddeleri
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. İlk Derece Mahkemesince davacının, kendisine hat tahsisi için ödediği paranın iadesini talep etmekte haklı olduğu değerlendirilerek davacı tarafından davalıya 157.000,00 TL ödeme yapıldığı kabul edilmiş ise de İstinaf Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesinin değerlendirmesi kabul edildikten sonra davacının bu amaçla ödediği meblağın tespiti gerektiği belirtilmiştir. Davacı tarafından havale yoluyla yapılan 80.000,00 TL ödemenin davalıya yapıldığı, ancak davacı tarafça ödendiği ileri sürülen bakiye 77.000,00 TL'nin iki ayrı çekle ödendiği, davacı tarafça dayanılan 351358 seri numaralı çekin davalının kayıtlarında olmadığı ve davalı tarafından tahsil edilmediği, söz konusu çekin B.Ş.Y. isimli kişiye ödendiği, bu kişinin davalı çalışanı olmadığı gibi davalı tarafından çek tahsiline yetkili de kılınmadığı tespiti ve gerekçesi doğru ise de, 351359 nolu çekte Mali İşler Başkan yardımcısı sıfatıyla H.U. isimli kişinin cirosu olduğundan söz konusu çekin hat tahsisi için davalıya verildiğinin ispata yeterli olduğu, nitekim 50.000,00 TL gibi yüksek bir meblağın davalı belediyeye hibe edilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, 12.06.2013 tarihli encümen kararı, davalı tarafından davacıya M plaka hat tahsis işleminin yapılmış olması, davalı belediyenin bu işlem karşılığında hat talebinde bulunandan belli bir meblağ alması gerektiği, banka yoluyla yapılan ödemelerin havale tarihleri ile çek tarihlerinin birbirine yakın oluşu, dinlenen tanıklar ve emsal kararlar nazara alındığında davalıya ciro edilen 351359 nolu 50.000,00 TL tutarlı çek bakımından davanın kabulü gerekirken yazılı şekilde reddi doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/4692 E. 2022/9353 K.
Ortak:zamanaşımı · istinaf yoluna başvurulabilirlik · zamanaşımı 2 yıllık
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin yargı yoluna yönelik itirazının davanın «sebepsiz zenginleşme» hükümlerine dayanan «alacak davası» olması ve «görevli» «yargı yolunun» adli yargı olması nedeniyle yerinde olmadığı, her ne kadar Kırıkkale İdare Mahkemesi'nin 2015/23 E. sayılı kararı kesinleşmemiş ise de, faaliyet durdurma tarihinin 16.07.2015 olduğu, bu tarihten itibaren akdin ifasının imkansız hale geldiği, dava tarihi olan 17.07.2017 tarihi itibariyle sebepsiz zenginleşmeye dayalı davalarda düzenlenen 2 yıllık «zamanaşımı» süresinin dolmadığı, bu nedenle Kırıkkale İdare Mahkemesi kararının kesinleşmesinin beklenmesine gerek bulunmadığı, davalı Belediyenin davacıya M plaka hat tahsis işlemi yaptığı, bu işlem karşılığında hayatın olağan akışına göre talepte bulunandan belli bir meblağ almasının gerektiği ve davacı tarafından davalı Belediyeye toplam 157.000,00 TL ödendiği, ödeme makbuzunda paranın ne amaçla ödendiği konusunda izahat bulunmadığı, ancak paraların yatırılma tarihleri, davacının 26.04.2013 tarihinde hat tahsis talebinde bulunmuş olması ve encümen kararının 08.05.2013 tarihinde alınmış olması, dinlenen tanık beyanları, davalı Belediyeye yapılan ödemede «bağış» ibaresinin yazılmaması ve benzer olaylarla ilgili olarak idari yargıda açılan davalarda verilen kabul kararları nazara alındığında, davacının konu edilen 157,000,00 TL'yi M plaka hat tahsis işlemi için yatırdığını kabul etmek gerektiği, davacının hat tahsis işlemi için ödediği parayı hat tahsis işleminin iptal edilmesi nedeniyle davalı Belediyeden sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre talepte haklı olduğu, ayrıca davacı hattı ...'e sattığı ve 11.09.2013 tarihli belediye encümen kararı ile bu satışın kabul edildiği, ...'in davada tanık olarak dinlendiği ve davacıya hat bedeli olarak ödemiş olduğu paranın tamamını davacıdan aldığını ve alacağı kalmadığını beyan ettiği, tanık ... dinlenerek «mükerrer ödeme» olmadığının tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 157.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın mahiyeti itibariyle idari yargının «görev alanına» girdiğini, davanın yasal süresi içinde açılmadığını, dava dilekçesinde belirtilenin aksine davacıdan kendisine plaka tahsis edilmesi için ücret alınmadığını, davacının 80.000,00 TL şartsız «bağış» yaptığını, bunun dışında müvekkili kayıtlarında herhangi bir ödeme görünmediğini, buna rağmen Mahkemece 80.000,00 TL'yi aşan kısım için de ödeme varmış gibi hüküm kurulmasının doğru olmadığını, ayrıca «halefiyet» şartlarının da somut olayda bulunmadığını, talep hakkının «zamanaşımına» uğradığını, zira davacının «öğrenme tarihi» olarak faaliyetten men edildiğini öğrendiği 15.07.2015 tarihinin esas alınması gerektiğini, davacının talep ettiği miktar dikkate alındığında iddianın ancak «yazılı delille ispat» edilebileceğini, bu nedenle tanık beyanları doğrultusunda verilen kararın kaldırılmasının gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını v …
… lge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyuşmazlığın mahiyeti itibariyle davaya bakma görevinin adli yargıya ait bulunduğu, davacının «aktif husumet ehliyetinin» mevcut olduğu, «zamanaşımı» süresinin dava konusu ticari plaka verilmesine ilişkin işlemin iptaline dair idare mahkemesi kararının kesinleştiği tarihten itibaren işlemeye başlayacağından, bu yöne ilişkin davalı savunması da yerinde bulunmadığı, hat tahsis işleminin iptal edilmesi nedeniyle davacının bu işlem için ödediği parayı «sebepsiz zenginleşme» hükümlerine göre isteyebileceği, davacı tarafından yapılan 80.000,00 TL ödemenin davalının kabulünde olduğu, davacı tarafça bakiye 77.000,00 TL'nin de iki ayrı çekle ödendiğinin ileri sürüldüğü, yapılan yazışmalardan davacı tarafça dayanılan 351358 ve 351359 seri numaralı çeklerin davalı Belediyenin kayıtlarında olmadığı, bu çeklerin davalı tarafından tahsil edilmediği, 351358 nolu çekin B.Ş.Y. isimli kişiye ödendiği, bu kişinin davalı ... çalışanı olmadığı gibi davalı tarafından «çek» tahsiline yetkili de kılınmadığı, 351359 nolu çekin ise dava dışı bir şirket tarafından bankaya «ibraz» edildiği, her ne kadar bu çekte başkan yardımcısı sıfatıyla H.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, uyuşmazlık davalı şirket ile onun ortağı konumunda bulunan davacı arasındaki "araç tahsis sözleşmesi"ne dayandığı için, Türk Borçlar Kanunu'nun 147/1-5 maddesindeki 5 yıllık «zamanaşımı» süresini uygulamak gerektiği, buna göre davanın zamanaşımına uğramadığı, davalının kullanımında olması gereken ...
… planması gerektiği, dava tarihine kadar yapılacak hesaplamanın davalı şirkete ait olan ve ödemelerinin davalı tarafından yapılmaya devam edildiği araçlar bakımından «hakkaniyete» uygun olmayacağı, 2 aracın toplam değerinin kesinleşen Edirne 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/99 E.-2011/316 K. sayılı dosyasında alınan raporda 35.000,00 TL olarak belirlendiği, hat bedeli ortalama tutarının 42.500,00 TL olarak kabulü gerekeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 121.225 TL alacağın 28.12.2011 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiş, hükme karşı taraf vekilleri «istinaf yoluna başvurmuştur».
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklar kurulu kararı · hakkaniyet · avans faizi · e-defter
Benzer bu kararda… planması gerektiği, dava tarihine kadar yapılacak hesaplamanın davalı şirkete ait olan ve ödemelerinin davalı tarafından yapılmaya devam edildiği araçlar bakımından «hakkaniyete» uygun olmayacağı, 2 aracın toplam değerinin kesinleşen Edirne 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/99 E.-2011/316 K. sayılı dosyasında alınan raporda 35.000,00 TL olarak belirlendiği, hat bedeli ortalama tutarının 42.500,00 TL olarak kabulü gerekeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 121.225 TL alacağın 28.12.2011 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiş, hükme karşı taraf vekilleri «istinaf yoluna başvurmuştur».
Dosyada bulunan «ortaklar kurulu» karar «defterine» göre 10.08.2009 tarihli kararla davacı ortağın ... ve ... plakalı iki adet araç nedeniyle ödemesi gereken kredi borçlarını, araçların günlük katılım paylarını, harçları ve vergileri ödememesi nedeniyle araçların satılmasına oybirliği ile karar verilmiştir.
1- Dava, «ortaklar kurulu» kararıyla ortağa tahsis edilen iki adet şirket aracının satılması nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Davalı şirket «ortaklar kurulu» kararı uyarınca şirket adına alınan araçların şirket ortaklarınca kendi adlarına işletilmesi, araçların kredi borcunun ve günlük pay bedelinin de şirket ortakları tarafından ödenmesi kararlaştırılmıştır.
-
Fesih kararının iptali | Tazminat | Sözleşme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/14937 E. 2010/12483 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmenin feshi · feri müdahil · cezai şart · fesih
Benzer bu karardaBu durumda, «sözleşmenin feshinin» haksız olduğunu iddia eden tarafın, «fesih» nedeniyle uğradığı zararların giderilmesi için tazminat ve varsa sözleşme içeriğindeki «cezai şartı» talep etme hakkı bulunmaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ... tarafından yapılan «fesih» bildiriminde, teknik şartname ve sözleşme hükümlerine aykırı olarak, borcun ödenmesi konusunda süre verilmediği gerekçesiyle davacının davasının kabulü ile taşımacılık «sözleşmesinin feshine» ilişkin kararın iptaline ve asli müdahillerin davasının reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve «feri müdahiller» vekili temyiz etmiştir.
Dava, hat tahsis «sözleşmesinin feshinin» iptali istemine ilişkin olup mahkemece yapılan yargılama sonunda, taraflar arasında yapılan sözleşmenin davalı ... tarafından feshinin, sözleşmede belirlenen şekle aykırı olması nedeniyle feshin iptaline karar verilmişse de, sözleşme hukuku kapsamında, sözleşmenin feshinin iptali ile hükümlerinin devamına yönelik olarak açılan davaların dinlenme kabiliyeti bulunmamaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/2647 E. , 2023/6349 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/449 Esas, 2021/1586 Karar
HÜKÜM
Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ Kırıkkale 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2018/171 E., 2019/152 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... Trafik Komisyonunun 02.11.2012 tarih, 2012/5 sayılı kararı ile şehrin gelişen ve değişen yapısı, güzergahlardaki konut, okul ve işyeri sayısının artması gibi nedenlerle toplu taşıma araçlarının kapasitesinin yeniden değerlendirilmesi ve M plakalı araçların arttırılmasına karar verildiğini, müvekkilinin de davalıya başvurarak Çalılıöz-Terminal hattında çalıştırılmak üzere 1 adet M plaka tahsisi talep ettiğini, belediye encümeninin 07.04.2013 tarih ve 341 sayılı kararı ile kendisine Etiler hattında çalıştırmak üzere 1 adet M plaka tahsis edildiğini, bu hattın kendisine tahsisi için müvekkilinin, davalının banka hesabına 12.08.2013 tarihinde 20.000,00 TL, 19.07.2013 tarihinde 27.000,00, 22.08.2013 tarihinde 32.500,00 TL para yatırdığını, ayrıca keşidecisi ...
olan ve kendisinde cirosu bulunan 27.000,00 TL bedelli ve 50.000,00 TL bedelli çekleri belediye görevlilerine verdiğini, sonrasında ödemelerin ağır olması nedeniyle müvekkilinin almış olduğu bu hattı ...'e sattığını, davalı tarafından müvekkiline gönderilen 15.07.2015 tarihli yazı ile Kırıkkale İdare Mahkemesinin 2015/23 E. ve 2015/322 K. sayılı kararı ile müvekkiline hat tahsisine ilişkin işlemin iptal edildiğinden bahisle müvekkiline verilen M plakalı aracın 16.07.2015 tarihi itibariyle faaliyetinin durdurulmasının istenildiğini, müvekkilinin de gelen bu yazı nedeniyle 16.07.2015 tarihinde ticari faaliyetlerini durdurduğunu, söz konusu idare mahkemesi kararının onandığının öğrenilmesi üzerine müvekkilince davalıya başvurularak ödenen bedelin iadesinin istenildiğini, ancak davalının müvekkilince ödenen bedelin kendisine iade edilmediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 157.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın idari yargının görev alanına girdiğini, yasal süresi içerisinde davanın açılmadığını, süre bakımından da davanın reddinin gerektiğini, davacının M plaka tahsisi karşılığında müvekkili Belediyeye bedel ödediğine dair herhangi bir belge bulunmadığını, müvekkili kayıtlarında davacının sadece bağış yaptığının göründüğünü, dava yoluyla iadesi istenilen paranın, bağış olması nedeniyle bağıştan rücu isteminin süresi içerisinde talep edilmesinin gerektiğini, bu sürenin de geçtiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin yargı yoluna yönelik itirazının davanın sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanan alacak davası olması ve görevli yargı yolunun adli yargı olması nedeniyle yerinde olmadığı, her ne kadar Kırıkkale İdare Mahkemesi'nin 2015/23 E. sayılı kararı kesinleşmemiş ise de, faaliyet durdurma tarihinin 16.07.2015 olduğu, bu tarihten itibaren akdin ifasının imkansız hale geldiği, dava tarihi olan 17.07.2017 tarihi itibariyle sebepsiz zenginleşmeye dayalı davalarda düzenlenen 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı, bu nedenle Kırıkkale İdare Mahkemesi kararının kesinleşmesinin beklenmesine gerek bulunmadığı, davalı Belediyenin davacıya M plaka hat tahsis işlemi yaptığı, bu işlem karşılığında hayatın olağan akışına göre talepte bulunandan belli bir meblağ almasının gerektiği ve davacı tarafından davalı Belediyeye toplam 157.000,00 TL ödendiği, ödeme makbuzunda paranın ne amaçla ödendiği konusunda izahat bulunmadığı, ancak paraların yatırılma tarihleri, davacının 26.04.2013 tarihinde hat tahsis talebinde bulunmuş olması ve encümen kararının 08.05.2013 tarihinde alınmış olması, dinlenen tanık beyanları, davalı Belediyeye yapılan ödemede bağış ibaresinin yazılmaması ve benzer olaylarla ilgili olarak idari yargıda açılan davalarda verilen kabul kararları nazara alındığında, davacının konu edilen 157,000,00 TL'yi M plaka hat tahsis işlemi için yatırdığını kabul etmek gerektiği, davacının hat tahsis işlemi için ödediği parayı hat tahsis işleminin iptal edilmesi nedeniyle davalı Belediyeden sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre talepte haklı olduğu, ayrıca davacı hattı ...'e sattığı ve 11.09.2013 tarihli belediye encümen kararı ile bu satışın kabul edildiği, ...'in davada tanık olarak dinlendiği ve davacıya hat bedeli olarak ödemiş olduğu paranın tamamını davacıdan aldığını ve alacağı kalmadığını beyan ettiği, tanık ...
dinlenerek mükerrer ödeme olmadığının tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 157.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın mahiyeti itibariyle idari yargının görev alanına girdiğini, davanın yasal süresi içinde açılmadığını, dava dilekçesinde belirtilenin aksine davacıdan kendisine plaka tahsis edilmesi için ücret alınmadığını, davacının 80.000,00 TL şartsız bağış yaptığını, bunun dışında müvekkili kayıtlarında herhangi bir ödeme görünmediğini, buna rağmen Mahkemece 80.000,00 TL'yi aşan kısım için de ödeme varmış gibi hüküm kurulmasının doğru olmadığını, ayrıca halefiyet şartlarının da somut olayda bulunmadığını, talep hakkının zamanaşımına uğradığını, zira davacının öğrenme tarihi olarak faaliyetten men edildiğini öğrendiği 15.07.2015 tarihinin esas alınması gerektiğini, davacının talep ettiği miktar dikkate alındığında iddianın ancak yazılı delille ispat edilebileceğini, bu nedenle tanık beyanları doğrultusunda verilen kararın kaldırılmasının gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyuşmazlığın mahiyeti itibariyle davaya bakma görevinin adli yargıya ait bulunduğu, davacının aktif husumet ehliyetinin mevcut olduğu, zamanaşımı süresinin dava konusu ticari plaka verilmesine ilişkin işlemin iptaline dair idare mahkemesi kararının kesinleştiği tarihten itibaren işlemeye başlayacağından, bu yöne ilişkin davalı savunması da yerinde bulunmadığı, hat tahsis işleminin iptal edilmesi nedeniyle davacının bu işlem için ödediği parayı sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre isteyebileceği, davacı tarafından yapılan 80.000,00 TL ödemenin davalının kabulünde olduğu, davacı tarafça bakiye 77.000,00 TL'nin de iki ayrı çekle ödendiğinin ileri sürüldüğü, yapılan yazışmalardan davacı tarafça dayanılan 351358 ve 351359 seri numaralı çeklerin davalı Belediyenin kayıtlarında olmadığı, bu çeklerin davalı tarafından tahsil edilmediği, 351358 nolu çekin B.Ş.Y.
isimli kişiye ödendiği, bu kişinin davalı ... çalışanı olmadığı gibi davalı tarafından çek tahsiline yetkili de kılınmadığı, 351359 nolu çekin ise dava dışı bir şirket tarafından bankaya ibraz edildiği, her ne kadar bu çekte başkan yardımcısı sıfatıyla H. U. isimli kişinin cirosu varsa da sırf bu cironun, söz konusu çekin davacıya hat tahsisi için davalıya verildiğini ispata yeterli olmadığı, davacının davalının kabulünde ve kayıtlarında olan 80.000,00 TL'nin dışında davalıya bir ödeme yaptığını ispat edemediği, davacı tarafından açıkça yemin deliline dayanılmadığından bu hususta kendisine bir süre verilmediği, davalının sebepsiz zenginleştiği tarihten itibaren söz konusu alacağa faiz işletilmesi gerekir ise de İlk Derece Mahkemesince hüküm altına alınan alacağa dava tarihinden itibaren faiz işletildiği ve davacı tarafından da hükmün istinaf edilmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; yapılan ödemelerin tamamının hat tahsis işlemi için yapıldığını, dosya kapsamındaki belgeler, dinlenen tanık beyanlarından anlaşıldığı üzere ödemelerin hat tahsisi için yapıldığını kanıtladığını, İlk Derece Mahkemesi gerekçesi kapsamından davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 77 ve devamı maddeleri
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. İlk Derece Mahkemesince davacının, kendisine hat tahsisi için ödediği paranın iadesini talep etmekte haklı olduğu değerlendirilerek davacı tarafından davalıya 157.000,00 TL ödeme yapıldığı kabul edilmiş ise de İstinaf Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesinin değerlendirmesi kabul edildikten sonra davacının bu amaçla ödediği meblağın tespiti gerektiği belirtilmiştir. Davacı tarafından havale yoluyla yapılan 80.000,00 TL ödemenin davalıya yapıldığı, ancak davacı tarafça ödendiği ileri sürülen bakiye 77.000,00 TL'nin iki ayrı çekle ödendiği, davacı tarafça dayanılan 351358 seri numaralı çekin davalının kayıtlarında olmadığı ve davalı tarafından tahsil edilmediği, söz konusu çekin B.Ş.Y. isimli kişiye ödendiği, bu kişinin davalı çalışanı olmadığı gibi davalı tarafından çek tahsiline yetkili de kılınmadığı tespiti ve gerekçesi doğru ise de, 351359 nolu çekte Mali İşler Başkan yardımcısı sıfatıyla H.U.
isimli kişinin cirosu olduğundan söz konusu çekin hat tahsisi için davalıya verildiğinin ispata yeterli olduğu, nitekim 50.000,00 TL gibi yüksek bir meblağın davalı belediyeye hibe edilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, 12.06.2013 tarihli encümen kararı, davalı tarafından davacıya M plaka hat tahsis işleminin yapılmış olması, davalı belediyenin bu işlem karşılığında hat talebinde bulunandan belli bir meblağ alması gerektiği, banka yoluyla yapılan ödemelerin havale tarihleri ile çek tarihlerinin birbirine yakın oluşu, dinlenen tanıklar ve emsal kararlar nazara alındığında davalıya ciro edilen 351359 nolu 50.000,00 TL tutarlı çek bakımından davanın kabulü gerekirken yazılı şekilde reddi doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı vekilin tüm, davacı vekilinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/980893900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz