6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İstirdat | Menfi tespit | Takip iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/2019 E. 2023/4577 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
istihkak iddiası tahsil harcı ihalenin feshi istihkak avalist cebri icra müddeabih ödeme emri menfi tespit davası depo kararı ibra kambiyo senedi tespit davası ihtiyati tedbir ifa keşideci işlemiş faiz protokol istirdat feragat taahhütname çek harç menfi tespit dahili dava avans faizi temsil

Atıf yapılan mevzuat: HUMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, istirdadına karar verilecek ana para ve faizin ne kadar olduğu, icra dosyasına yatırılan bedellerin harçlarından kimin sorumlu olduğuna ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.

3. Değerlendirme

Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Menfi tespit | Menfi tespit | Takip iptali | Protokol gereği

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/2759 E. 2022/7946 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/2019 E.  ,  2023/4577 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2018/420 Esas, 2020/886 Karar

HÜKÜM

Kabul

KARAR DÜZELTME İSTEYEN Davalı vekili

Taraflar arasındaki istirdat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Davalı vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili, müvekkili ve müvekkilinin ortağı olduğu Demir Teks. San. ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine 31.10.2011 tarihli 150.000,00 TL bedelli çeke istinaden takip başlatıldığını, ödeme emrinin müvekkiline tebliği üzerine Demir Teks. San. ve Tic. Ltd. Şti. ve müvekkilinin oğlu ...ile davalı arasında 15.11.2012 tarihli protokol imzalandığını, protokol uyarınca davalıya 4 adette toplam 107.000,00 TL'lik çeklerin verildiğini, davalının da müvekkilini ibra ettiğini, davalıya ayrıca 3.000,00 TL de nakit verildiğini, böylece toplam 110.000,00 TL ödeme yapıldığını; ancak davalının buna rağmen takibe devam ettiğini ileri sürerek müvekkilinin takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili, protokolde davacının imzası bulunmadığı gibi çeklerin dava konusu takibe ilişkin alındığı ya da icra dosyasındaki alacaktan feragate ilişkin bir beyanın bulunmadığını, protokol uyarınca verilen çeklerin karşılıksız çıktığını, çeklerin ifa uğruna verildiğini, borcun tecdidi amacıyla verilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen Karar

Mahkemenin 10.03.2015 tarihli ve 2014/534 E., 2015/132 K. sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı

Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 21.04.2016 tarihli ve 2015/15891 E., 2016/7005 K. sayılı kararıyla dosyaya bir örneği sunulan ''protokol, makbuz ve taahhütnamedir'' başlıklı 15.11.2012 tarihli belgede davalı şirketin, davacının avalist olarak imzaladığı dava konusu çekin keşidecisi olan Demir Teks. San. ve Tic. Ltd. Şti. ve davacı ...'e davalı şirket ve şirket temsilcisinin şahsı adına açılan tüm davalardan feragat edildiği ve kendilerinden hiçbir alacağının kalmadığının açıkça beyan edildiği, bu durumda anılan belgenin imzalandığı tarihten önce keşide edilmiş olan dava konusu çek nedeniyle davacının ibra edildiği ve davanın kabulü gerektiğine işaret edilerek karar bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile icra dosyasına ödeme yapılması nedeniyle davanın istirdat davasına dönüştüğü, icra dosyasına vaki 3 adet ödeme sözkonusu olup 07.11.2013 tarihinde 59.125,00 TL ,08.07.2014 tarihinde 153.291,32 TL ve 25.05.2015 tarihinde 6.600,00 TL olmak üzere toplam 219.016,32 TL ödeme gerçekleştiği, menkul mal haczinde borçlu ... gösterilmiş olmakla menkul mallar için istihkak iddialarının da reddedildiği, menkul mal satışıyla dosyaya giren tutarın iadesini de davacının isteyebileceği, 219.016,32 TL ödeme miktarına ilaveten davanın mahiyeti ve icra takibinin kambiyo senedine dayanması nedeniyle işletilecek avans faizi toplamı 144.979,53 TL faiz alacağı ile birlikte istirdat edilebilecek miktarın toplam 363.995,85 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuran

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Yargıtay Kararı

Dairemizin 09.11.2022 tarihli ve 2021/2759 E., 2022/7946 K. sayılı kararıyla davadan sonra yapılan ödemeler nedeniyle talebin kendiliğinden istirdat istemine dönüşmüş olmasına göre Mahkemece, cebri icra yoluyla dosyaya giren her bir para tutarı için o tarihten başlamak üzere avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi gerekirken, dava tarihine kadar işlemiş faizin de müddeabihe dahil edilerek yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle Mahkeme kararı bozulmuştur.

V. KARAR DÜZELTME

A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran

Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

B. Karar Düzeltme Sebepleri

Davalı vekili; Mahkemece verilen istirdat kararında, icra dosyasına yatan tutarların tamamının dikkate alındığını, bu bedellerin icra dosyasına ne şekilde girdiğine bakılmadığını, icra dosyasının borçlularının Demir Tekstil Ltd. Şti. ve davacı ... olduğunu, menfi tespit davası açılmadan önce anılan borçlu şirketin adresinde 13.372 metre kumaş ve 1922 adet kaban haczedildiğini, borçlu şirketin adresinde haczedilen menkul malların satışından elde edilen tutarın hesaba katılmasının hatalı olduğunu, söz konusu ticari ürünlerin davacı gerçek kişiye ait olamayacağını, 07.11.2013 tarihinde yapılan satıştan dosyaya giren 40.121,44 TL'nin ve bu bedele ilişkin olarak hesaplanan 28.027,57 TL faizin davacıya iade edilmesine karar verilemeyeceğini zira satış usulüne uygun yapılmış olup ihalenin feshi davası açılmadığını, satıştan elde edilen tutarın dosyaya girdiği tarihte müvekkiline ödenmiş gibi işlemiş faiz hesap edilmesinin de hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafından menfi tespit davası açılması ve Mahkemece ihtiyati tedbir kararı verilmesi üzerine davacı tarafından icra dosyasına depo edilen tutarın davanın reddi üzerine 08.07.2014 tarihinde müvekkiline ödendiğini, senelerce icra dosyasında bekleyen para için faiz hesaplanmasının hatalı olacağını, icra dosyasına yatan tutarlardan 11.514,71TL tahsil harcı, 2.522,83TL cezaevi harcı kesildiğini, hesaplama yapılırken bu tutarların müvekkiline ödenmiş gibi hesaba katılmasının hatalı olduğunu, bu tutarlardan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, harç tutarlarını vergi dairesinden iade alması gereken kişinin davacı olduğunu, harç makbuzlarının borçlu adına düzenlendiğini ileri sürerek ve resen nazara alınması gereken sebeplerle Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, istirdadına karar verilecek ana para ve faizin ne kadar olduğu, icra dosyasına yatırılan bedellerin harçlarından kimin sorumlu olduğuna ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.

3. Değerlendirme

Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davalı vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,

Aşağıda yazılı bakiye 187,55 TL karar düzeltme ret harcının ve 3506 sayılı Kanun ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun’un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 1.581,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,

04.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/979204800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.