İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/5408 E. 2023/5178 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
teminat mektubu komisyonu↗ nisbi harç↗ denetime elverişli rapor↗ kefalet limiti↗ müşterek borçlu müteselsil kefil↗ itirazın iptali davası↗ teminat mektubu↗ müteselsil kefil↗ ara karar↗ yargılama giderleri↗ denetime elverişlilik↗ kefalet↗ kötü niyet tazminatı↗ genel kredi sözleşmesi↗ iptal davası↗ komisyon↗ kefil↗ kötü niyet↗ bilirkişi incelemesi↗ kâr payı↗ havale↗ iflas↗ kredi sözleşmesi↗ ihtarname↗ harç↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ dosya masrafı↗ dava sebebi↗ eksik inceleme↗ vekalet ücreti↗ temerrüt↗ teminat↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 24.06.2014 tarih, 2011/68 E., 2014/1128 K. sayılı kararı ile taraflar arasında düzenlenen 2006 tarihli genel kredi sözleşmesi ile davacı banka tarafından borçlu şirkete kredi limitinden fazla miktarlı teminat mektubu verilemeyeceği, davalının kesin teminat mektubundan kaynaklı borçtan sorumlu olamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 06.04.2016 tarih, 2016/3123 E. ve 2016/5982 K. sayılı kararıyla; kefilin kural olarak asıl borçlunun borcundan kefalet limiti ve kendi temerrüdünün hukuki sonuçlarıyla sorumlu olduğu, sözleşme kapsamında kullandırılan kredinin sözleşme limitini aşmış bulunması, kefilin kefaletine ilişkin sorumluluğunu etkilemeyeceği, bu durumda Mahkemece yukarıda açıklanan kural gözetilerek, davacı bankanın icra takip tarihi itibariyle alacağının banka kayıtları üzerinde konusunda uzman bir bilirkişi aracılığıyla (gerektiğinde talimat yoluyla) alınacak bilirkişi raporu sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı ve hukuki yeterliliği bulunmayan bilirkişi tarafından düzenlenen rapora göre hüküm kurulmasının doğru görülmediği, görülmekte olan davada nisbi harç yatırılması gerektiği de gözetilmediği gerekçesiyle hükmün davacı banka yararına bozulmasına, bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile; davanın, genel kredi sözleşmesine dayalı olarak yapılan icra takibine davalının itiraz etmesi nedeniyle açılan itirazın iptali davası olduğu, takibin Malatya 1. Noterliğinin 02.06.2010 tarih, 12261 yevmiye sayılı ihtarnamesine dayandığı , bahsi geçen ihtarnamede borcun sebebinin M09757 nolu 39.160,00 TL'lik teminat mektubu olarak gösterildiği, bu teminat mektubunun hangi kredi sözleşmesine istinaden verildiğinin takip dosyasından anlaşılamadığı, ancak davalının cevap dilekçesi ile 08.11.2006 tarihli genel kredi sözleşmesine değindiği, aynı şekilde davacının cevaba cevap dilekçesi ekine 08.11.2006 tarihli kredi sözleşmesi örneğini sunduğu, uyulmasına karar verilen bozma ilamı doğrultusunda aldırılan bilirkişi raporu ile davalının davacı bankaya borcu olmadığı, raporun dosya kapsamı ile uyumlu ve denetime elverişli olduğu gerekçesiyle davanın reddine, davalının kötü niyet tazminat talebinin değerlendirilmesinde ise; davacının aynı kredi sözleşmelerine dayanarak birden fazla takip başlattığı, benzer mahiyetteki dava dosyasının da reddedildiği, davacının aynı sözleşmelere dayanarak özensiz bir şekilde başlattığı takiplerde iyi niyetinin olmadığı gerekçesiyle davalının kötü niyet tazminat talebinin kabulüne karar karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkeme gerekçesinin yerinde olmadığını, davalının takibi geciktirmek maksadıyla kötü niyetle hareket ettiğini, davalı kefilin imzalanan kredi genel sözleşmesine istinaden, Eliş Sosyal Hizmet İnş. Taş. Ltd. Şti.'ne kullandırılan kredi nedeniyle teminat mektubu ve teminat mektubu komisyonları risklerine kefil olduğu gibi meblağ ve ödemenin yapılacağı güne kadar işleyecek faiz, banka muamele vergisi, fon payı, komisyon ve masraflar vs. üzerinden de müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla sorumlu olduğunu, bilirkişi raporunun eksik inceleme ile neticelendirildiğini, raporun sonuç kısmında davalının takip konusu borçtan sorumlu olmadığı sonuç ve kanaatine varılmışsa da salt bu rapor doğrultusunda hüküm kurulamayacağını, dosyadan evvelce alınan 02.02.2017 havale tarihli bilirkişi raporunda davalının dava konusu borçtan sorumlu olduğu tespitinin yapıldığını, bilirkişi raporunda eksiklik hissedilen konularda gerekirse davacı banka şubesinde yerinde inceleme yetkisi verilip, tespit edilen eksikliklerin temini için müzekkere yazılmak suretiyle tüm eksiklikler giderildikten sonra bir rapor oluşturulması gerektiği ve hükme esas alınabilecek nitelikte bir rapor belirtilen şekliyle eksik bilgi belgeler celp edilerek yahut yerinde inceleme yapılmak suretiyle kesin bir kanaat ve görüşe varılması gerektiğini, yazılan gerekçeli kararda, davacının aynı kredi sözleşmelerine dayanarak birden fazla takip başlattığı, benzer mahiyetteki dava dosyasının da reddedildiği, davacının aynı sözleşmelere dayanarak özensiz bir şekilde başlattığı takiplerde iyi niyetinin olmadığı kanaati ile davalının kötü niyet tazminat talebinin kabul edilmesinin mümkün olmadığı, aynı sözleşmeye dayanarak kullandırılan farklı krediler dolayısıyla birçok takip başlatılabileceği, benzer mahiyetteki dava dosyasının reddedilmesinin işbu icra dosyasına konu borç dolayısıyla açılan huzurdaki davada kötü niyet tazminatı şartlarının oluştuğunu destekleyici gerekçeler olmadığını, davacı banka aleyhine hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden ve re'sen göz önüne alınacak sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, genel kredi sözleşmesine dayalı olarak yapılan icra takibine davalı kefilin itirazının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Mahkemece bozma ilamına uyulmuş ancak banka kayıt ve belgeleri üzerinde yerinde bilirkişi incelemesi yapılması hususunda ara karar kurulmuş olmasına rağmen bozma gereği tam olarak yerine getirilmemiştir. Buna göre, önceki bozma ilamı doğrultusunda, konusunda uzman bir bilirkişiye banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yetkisi verilerek inceleme yaptırılıp, davacının itirazları da değerlendirilmek suretiyle ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak varılacak uygun sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/5408 E. , 2023/5178 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2016/722 Esas, 2022/210 Karar
HÜKÜM
Ret
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili banka ile dava dışı Eliş Sos. Hiz. Ltd. Şti. arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, davalının sözleşme nedeniyle müşterek borçlu müteselsil kefil olarak sorumlu olduğunu, kredi hesabının kat edilerek ihtarname gönderildiğini, alacağın tahsili için başlatılan takibe itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacı banka ile imzaladığı sözleşmedeki kefaletin usuli eksiklikler nedeniyle geçerli olmadığını, takip dayanağı borç nedeniyle müvekkilinin sorumlu olmadığını savunarak davanın reddini ve kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 24.06.2014 tarih, 2011/68 E., 2014/1128 K. sayılı kararı ile taraflar arasında düzenlenen 2006 tarihli genel kredi sözleşmesi ile davacı banka tarafından borçlu şirkete kredi limitinden fazla miktarlı teminat mektubu verilemeyeceği, davalının kesin teminat mektubundan kaynaklı borçtan sorumlu olamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 06.04.2016 tarih, 2016/3123 E. ve 2016/5982 K. sayılı kararıyla; kefilin kural olarak asıl borçlunun borcundan kefalet limiti ve kendi temerrüdünün hukuki sonuçlarıyla sorumlu olduğu, sözleşme kapsamında kullandırılan kredinin sözleşme limitini aşmış bulunması, kefilin kefaletine ilişkin sorumluluğunu etkilemeyeceği, bu durumda Mahkemece yukarıda açıklanan kural gözetilerek, davacı bankanın icra takip tarihi itibariyle alacağının banka kayıtları üzerinde konusunda uzman bir bilirkişi aracılığıyla (gerektiğinde talimat yoluyla) alınacak bilirkişi raporu sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı ve hukuki yeterliliği bulunmayan bilirkişi tarafından düzenlenen rapora göre hüküm kurulmasının doğru görülmediği, görülmekte olan davada nisbi harç yatırılması gerektiği de gözetilmediği gerekçesiyle hükmün davacı banka yararına bozulmasına, bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile; davanın, genel kredi sözleşmesine dayalı olarak yapılan icra takibine davalının itiraz etmesi nedeniyle açılan itirazın iptali davası olduğu, takibin Malatya 1. Noterliğinin 02.06.2010 tarih, 12261 yevmiye sayılı ihtarnamesine dayandığı , bahsi geçen ihtarnamede borcun sebebinin M09757 nolu 39.160,00 TL'lik teminat mektubu olarak gösterildiği, bu teminat mektubunun hangi kredi sözleşmesine istinaden verildiğinin takip dosyasından anlaşılamadığı, ancak davalının cevap dilekçesi ile 08.11.2006 tarihli genel kredi sözleşmesine değindiği, aynı şekilde davacının cevaba cevap dilekçesi ekine 08.11.2006 tarihli kredi sözleşmesi örneğini sunduğu, uyulmasına karar verilen bozma ilamı doğrultusunda aldırılan bilirkişi raporu ile davalının davacı bankaya borcu olmadığı, raporun dosya kapsamı ile uyumlu ve denetime elverişli olduğu gerekçesiyle davanın reddine, davalının kötü niyet tazminat talebinin değerlendirilmesinde ise;
davacının aynı kredi sözleşmelerine dayanarak birden fazla takip başlattığı, benzer mahiyetteki dava dosyasının da reddedildiği, davacının aynı sözleşmelere dayanarak özensiz bir şekilde başlattığı takiplerde iyi niyetinin olmadığı gerekçesiyle davalının kötü niyet tazminat talebinin kabulüne karar karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkeme gerekçesinin yerinde olmadığını, davalının takibi geciktirmek maksadıyla kötü niyetle hareket ettiğini, davalı kefilin imzalanan kredi genel sözleşmesine istinaden, Eliş Sosyal Hizmet İnş. Taş. Ltd. Şti.'ne kullandırılan kredi nedeniyle teminat mektubu ve teminat mektubu komisyonları risklerine kefil olduğu gibi meblağ ve ödemenin yapılacağı güne kadar işleyecek faiz, banka muamele vergisi, fon payı, komisyon ve masraflar vs. üzerinden de müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla sorumlu olduğunu, bilirkişi raporunun eksik inceleme ile neticelendirildiğini, raporun sonuç kısmında davalının takip konusu borçtan sorumlu olmadığı sonuç ve kanaatine varılmışsa da salt bu rapor doğrultusunda hüküm kurulamayacağını, dosyadan evvelce alınan 02.02.2017 havale tarihli bilirkişi raporunda davalının dava konusu borçtan sorumlu olduğu tespitinin yapıldığını, bilirkişi raporunda eksiklik hissedilen konularda gerekirse davacı banka şubesinde yerinde inceleme yetkisi verilip, tespit edilen eksikliklerin temini için müzekkere yazılmak suretiyle tüm eksiklikler giderildikten sonra bir rapor oluşturulması gerektiği ve hükme esas alınabilecek nitelikte bir rapor belirtilen şekliyle eksik bilgi belgeler celp edilerek yahut yerinde inceleme yapılmak suretiyle kesin bir kanaat ve görüşe varılması gerektiğini, yazılan gerekçeli kararda, davacının aynı kredi sözleşmelerine dayanarak birden fazla takip başlattığı, benzer mahiyetteki dava dosyasının da reddedildiği, davacının aynı sözleşmelere dayanarak özensiz bir şekilde başlattığı takiplerde iyi niyetinin olmadığı kanaati ile davalının kötü niyet tazminat talebinin kabul edilmesinin mümkün olmadığı, aynı sözleşmeye dayanarak kullandırılan farklı krediler dolayısıyla birçok takip başlatılabileceği, benzer mahiyetteki dava dosyasının reddedilmesinin işbu icra dosyasına konu borç dolayısıyla açılan huzurdaki davada kötü niyet tazminatı şartlarının oluştuğunu destekleyici gerekçeler olmadığını, davacı banka aleyhine hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden ve re'sen göz önüne alınacak sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, genel kredi sözleşmesine dayalı olarak yapılan icra takibine davalı kefilin itirazının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Mahkemece bozma ilamına uyulmuş ancak banka kayıt ve belgeleri üzerinde yerinde bilirkişi incelemesi yapılması hususunda ara karar kurulmuş olmasına rağmen bozma gereği tam olarak yerine getirilmemiştir. Buna göre, önceki bozma ilamı doğrultusunda, konusunda uzman bir bilirkişiye banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yetkisi verilerek inceleme yaptırılıp, davacının itirazları da değerlendirilmek suretiyle ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak varılacak uygun sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
20.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/979192600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz