Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/5248 E. 2023/5194 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rehin ve hapis hakkı↗ kefaletin kapsamı↗ çek taahhütnamesi↗ kredi kartı üyelik sözleşmesi↗ hapis hakkı↗ hesap kat↗ müşterek borçlu müteselsil kefil↗ bloke↗ teminat mektubu↗ sözleşmeden doğan dava↗ rehin↗ müteselsil kefil↗ muacceliyet↗ kefalet↗ genel kredi sözleşmesi↗ kefil↗ ihtar↗ kredi sözleşmesi↗ taahhütname↗ çek↗ yasal faiz↗ eksik inceleme↗ yükleten (shipper)↗ teminat↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 04.06.2018 tarih, 2016/292 E. ve 2018/694 K. sayılı kararı ile davacı kefilin imza attığı sözleşmenin, davacı kefilin imzasının bulunmadığı diğer çek taahhütnamesi, şirket kredi kartı üyelik sözleşmesi, 21.03.2007 tarih ve 03.07.2008 tarihli genel kredi sözleşmelerini kapsamadığı, davacı kefilin imzasının bulunduğu ve sorumlu tutulduğu 5.349,93 TL dışında sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 34.650,17 TL'sinin 28.09.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı bankadan alınarak davacı tarafa verilmesine karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Son Bozma Kararı
Dairemizin 23.06.2020 tarih, 2019/4731 E. ve 2020/3125 K. sayılı kararıyla davacının imzasının bulunduğu 28.11.2008 tarihli genel kredi sözleşme hükümleri gereğince davalı bankanın daha önce dava dışı asıl borçlu şirketle akdetmiş olduğu sözleşmelerden doğmuş alacaklarını kefilden de talep edebileceği, davacı kefilin imzasının bulunduğu sözleşmedeki hükümlere dair bu hususlar nazara alınmaksızın eksik incelemeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 28.11.2008 tarihli genel kredi sözleşmesinin 41.1 maddesi uyarınca sözleşmede kefil sıfatıyla taraf olan davacının bankaya karşı tüm mevcut ve muaccel borçlardan sorumlu olacağı, 50 nci maddesi ile de sözleşmeye taraf olan davadışı şirketin daha önce davalı bankanın şubeleri arasında akdetmiş olduğu genel kredi sözleşmeleri ile diğer kredi sözleşmelerinin ve özel nitelikteki tüm taahhütnamelerin sözleşmenin eki olduğu, bankanın 28.11.2008 tarihli genel kredi sözleşmesinin 50 ve 51 inci maddeleri gereğince daha önce dava dışı asıl borçlu şirketle akdetmiş olduğu sözleşmelerden doğmuş olan alacaklarını kefilden de talep edebileceği, davacı açısından sözleşmenin tüm maddeleri açısından bağlayıcı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin imzasının bulunmadığı genel kredi sözleşmelerinden doğan borçlar nedeniyle sorumlu tutulamayacağını, bu eski tarihli sözleşmelerin müvekkilinin imzaladığı sözleşmede açıkça belirtilmediğini, kefalet neden ve miktarının belirli olması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kefalet ilişkisinden kaynaklanan blokenin kaldırılarak bloke edilen miktarın iadesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 581 inci madde ve devamı hükümleri
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4731 E. 2020/3125 K.
Ortak:kefaletin kapsamı · çek taahhütnamesi · kredi kartı üyelik sözleşmesi · müşterek borçlu müteselsil kefil · bloke · müteselsil kefil · muacceliyet · kefalet · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece 04.06.2018 tarih, 2016/292 E. ve 2018/694 K. sayılı kararı ile davacı «kefilin» imza attığı sözleşmenin, davacı kefilin imzasının bulunmadığı diğer «çek taahhütnamesi», şirket «kredi kartı üyelik sözleşmesi», 21.03.2007 tarih ve 03.07.2008 tarihli «genel kredi sözleşmelerini» kapsamadığı, davacı kefilin imzasının bulunduğu ve sorumlu tutulduğu 5.349,93 TL dışında sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 34.650,17 TL'sinin 28.09.2010 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalı bankadan alınarak davacı tarafa verilmesine karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, «kefalet» ilişkisinden kaynaklanan blokenin kaldırılarak «bloke» edilen miktarın iadesi istemine ilişkindir.
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 28.11.2008 tarihli «genel kredi sözleşmesinin» 41.1 maddesi uyarınca sözleşmede «kefil» sıfatıyla taraf olan davacının bankaya karşı tüm mevcut ve «muaccel» borçlardan sorumlu olacağı, 50 nci maddesi ile de sözleşmeye taraf olan davadışı şirketin daha önce davalı bankanın şubeleri arasında akdetmiş olduğu genel kredi sözleşmeleri ile diğer kredi sözleşmelerinin ve özel nitelikteki tüm «taahhütnamelerin» sözleşmenin eki olduğu, bankanın 28.11.2008 tarihli genel kredi sözleşmesinin 50 ve 51 inci maddeleri gereğince daha önce dava dışı asıl borçlu şirketle akdetmiş o …
Benzer bu karardaDavacı vekili, müvekkilinin dava dışı şirketin «genel kredi sözleşmesini» «müşterek borçlu müteselsil kefil» sıfatıyla imzaladığını, «kefalet kapsamında» olmayan borçlardan dolayı 40.000 TL parasına «bloke» konulduğunu ileri sürerek, işbu davayı açmış olup, mahkemece davacı kefilin imzasının bulunmadığı «çek taahhütnamesi», şirket «kredi kartı üyelik sözleşmesi», 21.03.2007 tarih ve 03.07.2008 tarihli genel kredi sözleşmelerini kapsamadığı, davacı kefilinin imzasının bulunduğu 28.11.2008 tarihli genel kredi sözleşmesi gere …
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davacı «kefilin» imza attığı sözleşmenin, davacı kefilin imzasının bulunmadığı diğer «çek taahhütnamesi», şirket «kredi kartı üyelik sözleşmesi», 21.03.2007 tarih ve 03.07.2008 tarihli «genel kredi sözleşmelerini» kapsamadığı, davacı kefil'in imzasının bulunduğu ve sorumlu tutulduğu 5.349,93 TL dışında sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 34.650,17TL'sının 28/09/2010 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalı bankadan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.
Oysa 28.11.2008 tarihli «genel kredi sözleşmesinin» 41.1 maddesi uyarınca sözleşmede «kefil» sıfatıyla taraf olan davacının bankaya karşı tüm mevcut ve «muaccel» borçlardan sorumlu olacağı, 33.1 maddesi uyarınca davalı bankanın hapis, «takas, mahsup hakkı» bulunduğu, 50. maddesi ile de sözleşmeye taraf olan davadışı şirketin daha önce davalı bankanın şubeleri arasında akdetmiş olduğu genel kredi sözleşmeleri ile diğer kredi sözleşmelerinin ve özel nitelikteki tüm «taahhütnamelerin» sözleşmenin eki olduğu, bu genel kredi sözleşmesinde yer alan yeni ve farklı hükümlerin, sözleşmenin ekinde yazılı sözleşme ve taahütnameler ve ekleri için de geçerli olduğu, «son» olarak 51. maddesi uyarınca da müşteri ve kefiller için 28.11.2008 tarihli genel kredi sözleşmesinin bütün maddeleri bakımından bağlayıcı kılındığı görülmektedir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:takas ve mahsup hakkı · takas-mahsup · takas · mahsup
Benzer bu karardaOysa 28.11.2008 tarihli «genel kredi sözleşmesinin» 41.1 maddesi uyarınca sözleşmede «kefil» sıfatıyla taraf olan davacının bankaya karşı tüm mevcut ve «muaccel» borçlardan sorumlu olacağı, 33.1 maddesi uyarınca davalı bankanın hapis, «takas, mahsup hakkı» bulunduğu, 50. maddesi ile de sözleşmeye taraf olan davadışı şirketin daha önce davalı bankanın şubeleri arasında akdetmiş olduğu genel kredi sözleşmeleri ile diğer kredi sözleşmelerinin ve özel nitelikteki tüm «taahhütnamelerin» sözleşmenin eki olduğu, bu genel kredi sözleşmesinde yer alan yeni ve farklı hükümlerin, sözleşmenin ekinde yazılı sözleşme ve taahütnameler ve ekleri için de geçerli olduğu, «son» olarak 51. maddesi uyarınca da müşteri ve kefiller için 28.11.2008 tarihli genel kredi sözleşmesinin bütün maddeleri bakımından bağlayıcı kılındığı görülmektedir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/5248 E. , 2023/5194 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2022/56 Esas, 2022/380 Karar
HÜKÜM
Ret
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı Türkom Elek. Tic. Ltd. Şti.'nin 2008 yılında davalı bankadan kullandığı kredi için verilen teminat mektubu ile ilgili olarak müvekkilinin azami 40.000,00 TL’ye kadar kefalet beyanında bulunduğunu, kredi borçlusu Türkom Elek. Tic. Ltd. Şti.'nin kredi kartı ve çek karneleri ile ilgili borçları nedeniyle hesap kat edilip asıl borçlu ile birlikte müvekkiline de ihtar gönderildiğini, ihtara konu alacak kalemleri kefaletten önce gerçekleşen borçlar olup kefalet kapsamında bulunmadığını, bankanın bloke işleminin haksız olduğunu ileri sürerek bloke edilen 40.000,00 TL’nin faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı genel kredi sözleşmesinin 33.1 ve 41.1 maddeleri uyarınca müvekkili bankanın kredi borçlusu ve kefil olan davacının hesapları üzerinde rehin/hapis hakkı bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Önceki Karar
Mahkemece 04.06.2018 tarih, 2016/292 E. ve 2018/694 K. sayılı kararı ile davacı kefilin imza attığı sözleşmenin, davacı kefilin imzasının bulunmadığı diğer çek taahhütnamesi, şirket kredi kartı üyelik sözleşmesi, 21.03.2007 tarih ve 03.07.2008 tarihli genel kredi sözleşmelerini kapsamadığı, davacı kefilin imzasının bulunduğu ve sorumlu tutulduğu 5.349,93 TL dışında sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 34.650,17 TL'sinin 28.09.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı bankadan alınarak davacı tarafa verilmesine karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Son Bozma Kararı
Dairemizin 23.06.2020 tarih, 2019/4731 E. ve 2020/3125 K. sayılı kararıyla davacının imzasının bulunduğu 28.11.2008 tarihli genel kredi sözleşme hükümleri gereğince davalı bankanın daha önce dava dışı asıl borçlu şirketle akdetmiş olduğu sözleşmelerden doğmuş alacaklarını kefilden de talep edebileceği, davacı kefilin imzasının bulunduğu sözleşmedeki hükümlere dair bu hususlar nazara alınmaksızın eksik incelemeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 28.11.2008 tarihli genel kredi sözleşmesinin 41.1 maddesi uyarınca sözleşmede kefil sıfatıyla taraf olan davacının bankaya karşı tüm mevcut ve muaccel borçlardan sorumlu olacağı, 50 nci maddesi ile de sözleşmeye taraf olan davadışı şirketin daha önce davalı bankanın şubeleri arasında akdetmiş olduğu genel kredi sözleşmeleri ile diğer kredi sözleşmelerinin ve özel nitelikteki tüm taahhütnamelerin sözleşmenin eki olduğu, bankanın 28.11.2008 tarihli genel kredi sözleşmesinin 50 ve 51 inci maddeleri gereğince daha önce dava dışı asıl borçlu şirketle akdetmiş olduğu sözleşmelerden doğmuş olan alacaklarını kefilden de talep edebileceği, davacı açısından sözleşmenin tüm maddeleri açısından bağlayıcı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin imzasının bulunmadığı genel kredi sözleşmelerinden doğan borçlar nedeniyle sorumlu tutulamayacağını, bu eski tarihli sözleşmelerin müvekkilinin imzaladığı sözleşmede açıkça belirtilmediğini, kefalet neden ve miktarının belirli olması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kefalet ilişkisinden kaynaklanan blokenin kaldırılarak bloke edilen miktarın iadesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 581 inci madde ve devamı hükümleri
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
21.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/979102800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz