Marka hükümsüzlüğü | YİDK kararının iptali | Marka tescili
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1625 E. 2023/5170 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
satım sözleşmesi↗ ticaret unvanı↗ esastan ret↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/72 E., 2019/567 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurumu kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 2011 yılında kurulduğunu, uçtan uca network ve sistem güvenliği üzerine faaliyet gösteren bir teknoloji firması olduğunu, Türkiye’deki tüm müşterilerine, yerinde ve uzaktan güvenli erişim metoduyla hizmet verdiğini, müvekkilinin 2017/90058 sayılı “FTNET” ibareli marka tescil başvurusunun, davalının itirazı üzerine "TTNET" ibareli markaları ile iltibas yarattığı gerekçesi ile Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurumu'nun (YİDK) 13.12.2018 tarih ve 2018/M-10809 sayılı kararının iptali ile reddedildiğini, oysa müvekkilinin "FTNET" ibareli markasının davalının “TTNET” ibareli markalarına görsel, fonetik ve kavramsal olarak benzemediğini, müvekkili şirketin yıllardan beri tanınan, kendi sektöründe bilinen ve tercih edilen bir girişimci olduğunu, dolayısıyla davalı ...Ş.’nin tanınmışlığından yararlanma gibi bir durumunun söz konusu olamayacağını, davalı yanın uzun yıllardır müvekkilinin piyasada “ftnet” markasıyla kendisini tanıttığını bildiğini ve tescil başvurusu yapılana kadar bu konuda herhangi bir itirazda bulunmadığını, müvekkili şirket ile davalı arasında 2013 yılında “tedarik ve bakım sözleşmesi” imzalanarak beraber çalışma imkanlarının da olduğunu, davalı yanın markalarının taklit edildiği bahanesiyle müvekkilinin marka tescil başvurusunu engelemeye çalışmasının iyi niyetli olmadığını ileri sürerek, davalı TPMK YİDK kararının iptalini ve müvekkilinin markasının tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Diğer davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; dava konusu "FTNET" ibaresinin, müvekkilinin redde mesnet alınan tanınmış "TTNET" markasının ilk harfinin değiştirilmesi ile oluşturulduğunu, dava konusu markanın gözde, kulakta veya zihinde bıraktığı intibanın, müvekkilinin "TTNET" markası ile açıkça benzer olduğunu, "TTNET" markasının TPMK nezdinde tanınmış marka sicilinde T/01697 sayı ile kayıtlı bulunduğunu, davacı yanın müvekkili şirket ile 2013 yılı için tedarikçi firma olarak yapmış oldukları proje sonucunda, karşılıklı olarak alım-satım sözleşmesi imzaladıklarını, bu durumun davacı tarafın markasını kullanmasının kabulü anlamında değerlendirilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının "TTNET" ibareli markaları ile davaya konu 2017/90085 sayılı “FTNET şekil” ibareli davacının marka başvurusu arasında, davacı marka başvurusunun kapsadığı tüm mal ve hizmetler (09, 38, 41 ve 42. sınıflar) bakımından, 6769 sayılı Sınai Mülkiye Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında benzerlik ve iltibas ihtimalinin bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkiline ait 2017/90085 numaralı “ftnet” ibareli markanın, itiraza konu olan “ttnet” ibareli markalarla ne görsel, ne fonetik, ne de kavramsal olarak benzemediğini, sadece bir ya da birkaç harf değişikliğinin bile kelimeyi ve anlamsal bütünlüğünü tamamen değiştirebildiğini, müvekkili şirketin marka ve ticaret unvanı olarak kullandığı, tamamen özenerek yarattığı “ftnet” ibaresi ile aynı olduğu için başvurularının tescil edilmesi gerektiğini, 2013 yılında müvekkil şirketin, davacının tedarikçi firması olarak yapmış olduğu proje sonucunda karşılıklı imzalanan alım satım sözleşmesinin ve bu proje için kesilen faturanın dosyaya sunulduğunu, davacının uzun yıllardır müvekkilinin piyasada "ftnet" markasıyla kendini tanıttığını bildiğini ve tescil başvurusu yapılana kadar bu konuda herhangi bir itirazda bulunmadığını, şimdi müvekkilinin marka tescil başvurusunu engellemeye çalışmasının iyi niyetten uzak olduğunu, müvekkili şirketin sektör itibarı ile sadece kurumsal müşterilerine hizmet verdiğini, dolayısıyla yaptığı iş gereği bireysel müşterisi bulunmadığından, davacının rakibi olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve başvuru kapsamındaki tüm mal ve hizmetlerin, davalının itiraza dayanak markalarının kapsamında da aynen yer aldığı gibi, tarafların marka olarak kullanmak istedikleri ibarelerin de bir harf dışında aynı olduğu, davacının markasının başında "T" yerine "F" harfini kullanmasının ise başvuruya yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davaya konu YİDK kararının isabetli olup olmadığı ve başvuruya konu markanın hükümsüz kılınması koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Sınai Mülkiye Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5020 E. 2014/10820 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz kararda… erişim metoduyla hizmet verdiğini, müvekkilinin 2017/90058 sayılı “FTNET” ibareli marka tescil başvurusunun, davalının itirazı üzerine "TTNET" ibareli markaları ile «iltibas» yarattığı gerekçesi ile Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurumu'nun (YİDK) 13.12.2018 tarih ve 2018/M-10809 sayılı kararının ip …
… hizmetler (09, 38, 41 ve 42. sınıflar) bakımından, 6769 sayılı Sınai Mülkiye Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında benzerlik ve «iltibas» ihtimalinin bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… yaptığı ''TTNET V..'' markası ile davalının 2008/673.. nolu 20/11/2008 başvuru tarihli ''DIGIPROTEIN'' markası arasında muhatap çevre nazarıyla ilişkilendirilme ve «iltibas» ihtimali bulunmadığı, ancak davalının hizmetlerinin tanıtımında kullandığı ''öğrencilere PROTEIN de lazım'' sloganının, davacının markasıyla muhatap çevre olarak kabul edilen öğrenci ve öğretmenler tarafından 556 sayılı KHK'nın 9/1-b maddesine göre ''PROTEIN'' ibaresinin reklam konseptindeki fon ve yazım şekli davacı markasındaki ''VİTAMİN'' ile büyük benzerlik gösterdiğinden işaret ile tescilli marka arasında ilişkilendirilme ihtimali doğacağı, davalının reklamı bir «karşılaştırmalı reklam» olarak nitelendirilse dahi davacının sunduğu mal ve hizmetler ile ilgili olarak iltibasa sebebiyet verecek böyle bir reklamın hukuka uygunluğundan bahsedilemeyeceği, davacının ''TTNET V..'' markası ve reklamında kullandığı şekil ve konseptin, TTK'nın 57/5 inci maddesi anlamında tanıtım vasıtası niteliğinde olduğu, davalının ''öğrencilere PROTEIN de lazım'' şeklindeki reklam konsepti ve ''PROTEIN'' ibaresinin yazım şeklinin, davacının bu tanıtım vasıtasıyla iltibas yarattığından «haksız rekabet» de teşkil edeceği, davalının markaya tecavüz ve haksız rekabet eylemi sabit olduğundan 556 sayılı KHK'nın 62/b, 66/c maddesi çerçevesinde bilirkişi heyetince belirlenen 38.346,91 TL «maddi tazminat» ile 556 sayılı KHK.'nin 62/b, TTK'nın 58, BK'nın 49. maddeleri uyarınca manevi tazminat istemi de yerinde olup, somut olayın özelliği ve hak ve nesafet kuralları gözetilerek 10.000,00 TL manevi tazminatın uygun olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacıya ait ''TTNET V..'' markasıyla davalının ''DIGIPROTEIN'' markası arasında herhangi bir iltibas bulunmadığı, ancak davalının hizmetlerinin tanıtımında kullandığı ''öğrencilere PROTEİN de lazım'' sloganının, davacının ''TTNET V..'' markasıyla muhatap çevre olarak kabul edilen öğrenci ve öğretmenler tarafından 556 sayılı KHK'nın 9/1-b maddesine göre, işaret ile tescilli marka arasında ilişkilendirilme ihtimali nedeniyle karıştırılabileceği, davalının reklamında kullandığı sloganla ilgili rüçhan hakkında yararlanmadığı, böyle bir reklamın hukuka aykırı olduğunun, TTK'nın 57/5. maddesi anlamında haksız rekabet teşkil edeceğinin tespitine, men'ine, «ıslah» ile arttırılmış maddi tazminat talebinin kabulü ile 38.346,91 TL'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 10.000,00 TL'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, karar kesinleştiğinde «ilanına» karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:karşılaştırmalı reklam · organik bağ · bilirkişi raporuna itiraz · hakkaniyet · tüzel kişilik · fatura · ıslah · maddi tazminat
Benzer bu kararda… yaptığı ''TTNET V..'' markası ile davalının 2008/673.. nolu 20/11/2008 başvuru tarihli ''DIGIPROTEIN'' markası arasında muhatap çevre nazarıyla ilişkilendirilme ve «iltibas» ihtimali bulunmadığı, ancak davalının hizmetlerinin tanıtımında kullandığı ''öğrencilere PROTEIN de lazım'' sloganının, davacının markasıyla muhatap çevre olarak kabul edilen öğrenci ve öğretmenler tarafından 556 sayılı KHK'nın 9/1-b maddesine göre ''PROTEIN'' ibaresinin reklam konseptindeki fon ve yazım şekli davacı markasındaki ''VİTAMİN'' ile büyük benzerlik gösterdiğinden işaret ile tescilli marka arasında ilişkilendirilme ihtimali doğacağı, davalının reklamı bir «karşılaştırmalı reklam» olarak nitelendirilse dahi davacının sunduğu mal ve hizmetler ile ilgili olarak iltibasa sebebiyet verecek böyle bir reklamın hukuka uygunluğundan bahsedilemeyeceği, davacının ''TTNET V..'' markası ve reklamında kullandığı şekil ve konseptin, TTK'nın 57/5 inci maddesi anlamında tanıtım vasıtası niteliğinde olduğu, davalının ''öğrencilere PROTEIN de lazım'' şeklindeki reklam konsepti ve ''PROTEIN'' ibaresinin yazım şeklinin, davacının bu tanıtım vasıtasıyla iltibas yarattığından «haksız rekabet» de teşkil edeceği, davalının markaya tecavüz ve haksız rekabet eylemi sabit olduğundan 556 sayılı KHK'nın 62/b, 66/c maddesi çerçevesinde bilirkişi heyetince belirlenen 38.346,91 TL «maddi tazminat» ile 556 sayılı KHK.'nin 62/b, TTK'nın 58, BK'nın 49. maddeleri uyarınca manevi tazminat istemi de yerinde olup, somut olayın özelliği ve hak ve nesafet kuralları gözetilerek 10.000,00 TL manevi tazminatın uygun olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacıya ait ''TTNET V..'' markasıyla davalının ''DIGIPROTEIN'' markası arasında herhangi bir iltibas bulunmadığı, ancak davalının hizmetlerinin tanıtımında kullandığı ''öğrencilere PROTEİN de lazım'' sloganının, davacının ''TTNET V..'' markasıyla muhatap çevre olarak kabul edilen öğrenci ve öğretmenler tarafından 556 sayılı KHK'nın 9/1-b maddesine göre, işaret ile tescilli marka arasında ilişkilendirilme ihtimali nedeniyle karıştırılabileceği, davalının reklamında kullandığı sloganla ilgili rüçhan hakkında yararlanmadığı, böyle bir reklamın hukuka aykırı olduğunun, TTK'nın 57/5. maddesi anlamında haksız rekabet teşkil edeceğinin tespitine, men'ine, «ıslah» ile arttırılmış maddi tazminat talebinin kabulü ile 38.346,91 TL'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 10.000,00 TL'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, karar kesinleştiğinde «ilanına» karar verilmiştir.
AŞ’nin davacıya kestiği «fatura» bedeli kadar «maddi tazminatın» davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Davacı «maddi tazminat» istemini 556 sayılı KHK'nın 66/c maddesine dayandırmış, buna göre, davalının dava konusu markayı bir lisans anlaşması ile hukuka uygun şekilde kullanması halinde ödemesi gereken lisans bedeline göre maddi tazminatın belirlenmesini istemiştir.
Bu konuda emsal bir lisans anlaşması sunulamamış, ancak ticari ve «organik bağ» içinde olduğu dava dışı S..
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/1625 E. , 2023/5170 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/387 Esas, 2021/1519 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2019/72 E., 2019/567 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurumu kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 2011 yılında kurulduğunu, uçtan uca network ve sistem güvenliği üzerine faaliyet gösteren bir teknoloji firması olduğunu, Türkiye’deki tüm müşterilerine, yerinde ve uzaktan güvenli erişim metoduyla hizmet verdiğini, müvekkilinin 2017/90058 sayılı “FTNET” ibareli marka tescil başvurusunun, davalının itirazı üzerine "TTNET" ibareli markaları ile iltibas yarattığı gerekçesi ile Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurumu'nun (YİDK) 13.12.2018 tarih ve 2018/M-10809 sayılı kararının iptali ile reddedildiğini, oysa müvekkilinin "FTNET" ibareli markasının davalının “TTNET” ibareli markalarına görsel, fonetik ve kavramsal olarak benzemediğini, müvekkili şirketin yıllardan beri tanınan, kendi sektöründe bilinen ve tercih edilen bir girişimci olduğunu, dolayısıyla davalı ...Ş.’nin tanınmışlığından yararlanma gibi bir durumunun söz konusu olamayacağını, davalı yanın uzun yıllardır müvekkilinin piyasada “ftnet” markasıyla kendisini tanıttığını bildiğini ve tescil başvurusu yapılana kadar bu konuda herhangi bir itirazda bulunmadığını, müvekkili şirket ile davalı arasında 2013 yılında “tedarik ve bakım sözleşmesi” imzalanarak beraber çalışma imkanlarının da olduğunu, davalı yanın markalarının taklit edildiği bahanesiyle müvekkilinin marka tescil başvurusunu engelemeye çalışmasının iyi niyetli olmadığını ileri sürerek, davalı TPMK YİDK kararının iptalini ve müvekkilinin markasının tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Diğer davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; dava konusu "FTNET" ibaresinin, müvekkilinin redde mesnet alınan tanınmış "TTNET" markasının ilk harfinin değiştirilmesi ile oluşturulduğunu, dava konusu markanın gözde, kulakta veya zihinde bıraktığı intibanın, müvekkilinin "TTNET" markası ile açıkça benzer olduğunu, "TTNET" markasının TPMK nezdinde tanınmış marka sicilinde T/01697 sayı ile kayıtlı bulunduğunu, davacı yanın müvekkili şirket ile 2013 yılı için tedarikçi firma olarak yapmış oldukları proje sonucunda, karşılıklı olarak alım-satım sözleşmesi imzaladıklarını, bu durumun davacı tarafın markasını kullanmasının kabulü anlamında değerlendirilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının "TTNET" ibareli markaları ile davaya konu 2017/90085 sayılı “FTNET şekil” ibareli davacının marka başvurusu arasında, davacı marka başvurusunun kapsadığı tüm mal ve hizmetler (09, 38, 41 ve 42. sınıflar) bakımından, 6769 sayılı Sınai Mülkiye Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında benzerlik ve iltibas ihtimalinin bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkiline ait 2017/90085 numaralı “ftnet” ibareli markanın, itiraza konu olan “ttnet” ibareli markalarla ne görsel, ne fonetik, ne de kavramsal olarak benzemediğini, sadece bir ya da birkaç harf değişikliğinin bile kelimeyi ve anlamsal bütünlüğünü tamamen değiştirebildiğini, müvekkili şirketin marka ve ticaret unvanı olarak kullandığı, tamamen özenerek yarattığı “ftnet” ibaresi ile aynı olduğu için başvurularının tescil edilmesi gerektiğini, 2013 yılında müvekkil şirketin, davacının tedarikçi firması olarak yapmış olduğu proje sonucunda karşılıklı imzalanan alım satım sözleşmesinin ve bu proje için kesilen faturanın dosyaya sunulduğunu, davacının uzun yıllardır müvekkilinin piyasada "ftnet" markasıyla kendini tanıttığını bildiğini ve tescil başvurusu yapılana kadar bu konuda herhangi bir itirazda bulunmadığını, şimdi müvekkilinin marka tescil başvurusunu engellemeye çalışmasının iyi niyetten uzak olduğunu, müvekkili şirketin sektör itibarı ile sadece kurumsal müşterilerine hizmet verdiğini, dolayısıyla yaptığı iş gereği bireysel müşterisi bulunmadığından, davacının rakibi olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve başvuru kapsamındaki tüm mal ve hizmetlerin, davalının itiraza dayanak markalarının kapsamında da aynen yer aldığı gibi, tarafların marka olarak kullanmak istedikleri ibarelerin de bir harf dışında aynı olduğu, davacının markasının başında "T" yerine "F" harfini kullanmasının ise başvuruya yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davaya konu YİDK kararının isabetli olup olmadığı ve başvuruya konu markanın hükümsüz kılınması koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Sınai Mülkiye Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/978941300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz