Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/886 E. 2023/5105 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
eser sözleşmesi↗ komisyon↗ ihtar↗ maddi ve manevi tazminat↗ esastan ret↗ haksız rekabet↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2013/128 E., 2020/134 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında 1996 yılından başlayıp 2012 yılı sonuna kadar kesintisiz devam eden ve reklam hizmetleri sağlanmasını konu alan ticari bir ilişki kurulduğunu, bu süreçte birbirini izleyen reklam kampanyalarıyla Sütaş ürünlerinin belirli bir konsept içinde tanıtımının amaçlandığını, bu çerçevede müvekkili tarafından oluşturulan konseptin bir sanayi kuruluşu olan davalının "Sütaş Çiftliği"ne dönüştürülerek tüketicinin algısına sunulması olduğunu, ilişkinin sonunda bu konseptin gerçekleştiğini, ve tüketici belleğinde yerleştiğini, Sütaş Çiftliği oluşturulurken 3 boyutlu animasyon ve çizgi film gibi farklı film tekniklerinin kullanıldığını, 1996 yılından bu yana süre gelen reklamların tümünün birbirine bağlı, bir dizinin bölümleri gibi bağlantılı ve ortak unsurlara sıkı sıkıya sadık kalınarak hazırlandığını, böylelikle Sütaş Çiftliği konseptinin reklam filmleri, afiş, slogan ve diğer her türlü reklam aracıyla somutlaştırılmış olup eser niteliğine büründüğünü, konsept dahilinde somutlaştırılan kurgusal bir çiftliğin sunulması ve Sütaş'ın ürünlerinin kaynağının bu çiftlik olarak gösterilmesinin Sütaş Çiftliği konseptindeki hususiyeti ifade ettiğini, ancak davalı ... AŞ'nin müvekkiline ait olan bu eseri diğer davalıya yaptırdığı reklamlarda haksız olarak kullandığını, müvekkilinin Sütaş Çiftliği konsepti üzerindeki hak sahipliğini davalı ...'a devretmediğini, hazırladığı reklamların her bir mecrada yayını ve umuma iletimi için Sütaş'tan telif ücreti aldığını, bu telif ücretinin her bir mecradaki net yayın bedelinin % 10 tutarında olduğunu, bu tutarın faturalarda komisyon olarak adlandırıldığını, yani müvekkilinin reklamlar üzerindeki mali hakları kendisinde tuttuğu için 17 yıllık süreç boyunca ayrı bir telif ücreti aldığını, müvekkilinin davalı ... ile arasındaki ilişki sona erdikten sonra kendisine ait olan reklam konseptinin ve filmlerinin kullanılmaması konusunda ihtar gönderdiğini, ancak Sütaş Çiftliği konseptinin dava konusu diğer reklam ajansları tarafından hazırlanan yeni reklam filmlerinde kullanıldığını, buna göre davalılar arasındaki ticari ilişkide davalı ... tarafından diğer davalıya yaptırılan "Tatlım" ve "Büyümix" reklam filmlerinde Sütaş Çiftliği konseptinin kullanıldığını, ayrıca başka firmalara da yaptırılan reklam filmlerinde Sütaş Çiftliği konseptinin tamamen veya kısmen kullanıldığını, davalıların kötü niyetli olduklarını, bu hususun son günlerdeki marka tescil başvurularında kendisini gösterdiğini, davalı ...'ın müvekkilinin yaptığı reklamlarda kullanılmış olan Sütaş Çiftliği'ni marka tescil başvurusunda kullandığını, ayrıca Sütaş Çiftliği ibareli marka tescil başvurusunda bulunduğunu, yine "gerçek yoğurtsever Sütaş yoğurt sever" sloganının marka olarak tescili için başvuru yapıldığını, davalıların eylemlerinin 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (5846 sayılı Kanun) kapsamında ve haksız rekabet hükümlerine göre hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek müvekkilince oluşturulan Sütaş Çiftliği konseptinin davalılar tarafından haksız olarak kullanılmasına ilişkin eyleminin hukuka aykırılığının tespitine, davalıların bu eylemlerden men edilmesine, durumun refine, 6100 sayılı Hukuk Mukakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 107 nci maddesi uyarınca fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacının davasına dayanak yaptığı Sütaş Çiftliği konseptinin eser niteliğinin bulunmadığını, konseptin tek başına fikir olarak korunamayacağını, bir çok süt firması tarafından bu konseptin kullanılmakta olduğunu, konseptin davacının hususiyetini taşımadığını, davacının hak sahibi olduğunu kanıtlaması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2. Happy People Project Atölye Reklamcılık A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacının iddia ettiği Sütaş Çiftliği konseptinin 5846 sayılı Kanun bağlamında eser sayılamayacağını, davacının bu konsept üzerinde herhangi bir hak sahipliğinin de bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava konusu Sütaş Çiftliği konsepti üzerinde hak sahibi olduğu hususunun ispat edilemediği, davalı ...'ın siparişi ile oluşturulan reklamlarda kullanılan soyut reklam düşüncelerinin eser koruması elde edemeyeceği, yapılan çalışmaların sahibinin hizmet alan davalı ... firması olduğu, reklamların tüm haklarının geçmişte ve gelecekte davalı ...'a ait olduğu, kaldı ki reklamların hususiyet taşımadığı, reklam veren ile reklam ajansı arasındaki ilişkinin eser sözleşmesi olduğu, eser sözleşmelerinde ücretin bir defaya mahsus verilip verilmediğinin bir öneminin olmadığı, ilişki bittikten sonra söz konusu Sütaş Çiftliği konseptinin kullanılmasının mümkün olduğu ve ajansın ek bir ücret isteyemeyeceği, taraflar arasındaki ticari ilişkinin sona ermesinden sonra bu reklamların davalı tarafından kullanılmasının hukuka aykırı olmadığı, dolayısıyla somut olayda gerek 5846 sayılı Kanun' dan gerekse haksız rekabetten kaynaklanan bir ihlalin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunda reklam haklarının alıcıya, reklam verene ait olduğu şeklinde görüş bildirilmekle bu beyanın hukuka ve fikri haklar doktrinine aykırı olduğunu, dava konusu konseptin hususiyet taşıdığını ve 5846 sayılı Kanun kapsamında eser niteliğine haiz olduğunu, somut olayda tartışma konusu eser niteliği ve eser sahipleri kavramları değerlendirmelerinin uzman hukukçular tarafından yapılması gerektiği, dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporlarında çelişkili tespitler bulunduğu, eksik ve çelişkili incelemeler neticesinde verilen kararın hukuk ve sektör gerçeklerine aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kesinleşen dosya içeriğinden de anlaşılacağı üzere davacının hak sahibi olduğunu iddia ettiği Sütaş Çiftliği konseptinin eser korumasından faydalanamayacağı, bu konseptte yer alan unsurların başka firmalar tarafından da daha önceden kullanıldığı, yine kesinleşen karar içeriğine göre davacının bu konsept üzerinde herhangi bir eser sahipliğinin bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerine ek olarak ayrıca Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hukukçu bilirkişilerden hükme esas alınacak nitelikte bir rapor alınması taleplerinin dikkate alınmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eser üzerindeki hakların ihlal edildiği iddiasıyla davalıların haksız kullanımlarına ilişkin eylemlerinin hukuka aykırılığının tespiti, bu eylemlerin meni, durumun refi ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.5846 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin B fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/7643 E. 2024/3662 K.
Ortak:eser sözleşmesi · komisyon · ihtar · haksız rekabet · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda… yını ve umuma iletimi için Sütaş'tan telif ücreti aldığını, bu telif ücretinin her bir mecradaki net yayın bedelinin % 10 tutarında olduğunu, bu tutarın faturalarda «komisyon» olarak adlandırıldığını, yani müvekkilinin reklamlar üzerindeki mali hakları kendisinde tuttuğu için 17 yıllık süreç boyunca ayrı bir telif ücreti aldığını, müvekkilinin davalı ... ile arasındaki ilişki sona erdikten sonra kendisine ait olan reklam konseptinin ve filmlerinin kullanılmaması konusunda «ihtar» gönderdiğini, ancak Sütaş Çiftliği konseptinin dava konusu diğer reklam ajansları tarafından hazırlanan yeni reklam filmlerinde kullanıldığını, buna göre davalılar arasındaki ticari ilişkide davalı ... tarafından diğer davalıya yaptırılan "Tatlım" ve "Büyümix" reklam filmlerinde Sütaş Çiftliği konseptinin kullanıldığını, ayrıca başka firmalara da yaptırılan reklam filmlerinde Sütaş Çiftliği konseptinin tamamen veya kısmen kullanıldığını, davalıların kötü niyetli olduklarını, bu hususun «son» günlerdeki marka tescil başvurularında kendisini gösterdiğini, davalı ...'ın müvekkilinin yaptığı reklamlarda kullanılmış olan Sütaş Çiftliği'ni marka tescil başvurusunda kullandığını, ayrıca Sütaş Çiftliği ibareli marka tescil başvurusunda bulunduğunu, yine "gerçek yoğurtsever Sütaş yoğurt sever" sloganının marka olarak tescili için başvuru yapıldığını, davalıların eylemlerinin 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (5846 sayılı Kanun) kapsamında ve «haksız rekabet» hükümlerine göre hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek müvekkilince oluşturulan Sütaş Çiftliği konseptinin davalılar tarafından haksız olarak kullanılmasına ilişkin …
… amların tüm haklarının geçmişte ve gelecekte davalı ...'a ait olduğu, kaldı ki reklamların hususiyet taşımadığı, reklam veren ile reklam ajansı arasındaki ilişkinin «eser sözleşmesi» olduğu, eser sözleşmelerinde ücretin bir defaya mahsus verilip verilmediğinin bir öneminin olmadığı, ilişki bittikten sonra söz konusu Sütaş Çiftliği konseptinin kullanılmasının mümkün olduğu ve ajansın ek bir ücret isteyemeyeceği, taraflar arasındaki ticari ilişkinin sona ermesinden sonra bu reklamların davalı tarafından kullanılmasının hukuka aykırı olmadığı, dolayısıyla somut olayda gerek 5846 sayılı Kanun' dan gerekse «haksız rekabetten» kaynaklanan bir ihlalin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… sı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı için hazırlanan reklam filmlerinin de hazırlanması sonrasında reklam giderleri bütçesinden kendi «komisyonunu» aldığı hususunda uyuşmazlık olmadığı, uyuşmazlığın bu reklamların mecralarda taraflar arasındaki çalışmanın «son» bulduğu 2012 yılından sonra yayınlanması sebebiyle bu reklam harcama bütçesinden davacının alacak talebinde haklı olup olmadığı noktasında toplandığı, mali bilirkişisi tarafından yapılan incelemelerde davacı tarafça davalıya kesilen bir kısım faturalarda diğer iş kalemleri ile birlikte ödenen bedellerin reklam çalışmaları esnasında müzik, görsel, grafik çizim gibi unsurlar için 3 üncü kişilere ödenen telif bedeli olduğunun anlaşıldığı, başka deyişle; «fatura» içeriklerinde yer alan telif bedeli kaleminin diğer harcama kalemleri gibi bir harcama kalemi olarak yer almakta olup bizatihi davacıya ödenen bir telif olduğu yönünde belirleme bulunmadığı, davacının dava konusu reklamlar üzerinde hak sahibi olduğu hususunun ispat edilemediği, Sütaş'ın siparişi ile oluşturulan reklamlarda kullanılan soyut reklam düşüncelerinin eser korumasını elde edemeyeceği, bütün yapılan çalışmaların sahibinin hizmet alan davalı şirket olduğu, reklamların ve ortaya çıkan imajın sahibinin para vererek bu hizmetleri satın alan davalı olduğu, reklamların tüm haklarının geçmişte ve gelecekte davalı ...'a ait olduğu, kaldı ki reklamların hususiyet taşımadığı, reklam veren ile reklam ajansı arasındaki ilişkinin istina/«eser sözleşmesi» olduğu, eser sözleşmelerinde ücretin bir defaya mahsus verilip verilmediğinin öneminin olmadığı, ilişki bittikten sonra, söz konusu konseptin kullanılmasının mümkün olduğu ve ajansın ek bir ücret talebinde bulunamayacağı, taraflar arasındaki ticari ilişkinin sona ermesinden sonrada bu reklamların davalı tarafından kullanılmasının hukuka aykırı olmayacağı, dolayısıyla somut olayda gerek 5846 sayılı Kanun ve gerekse de «haksız rekabeten» kaynaklanan bir ihlal bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki fikri hakların ihlalinin ve «haksız rekabetin» tespiti, men'i, ref'i ile «maddi tazminat» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
… i de ödediğini, müvekkili ile davalı arasındaki ticari sözleşmenin sona ermesiyle birlikte ilgili reklamların kullanılmaması hususunda 26.12.2012 tarihinde davalıya «ihtar» çektiklerini, ancak davalının müvekkiline ait Sütaş Çiftliği konseptini www.sutas.com.tr isimli internet sitesinde aynen yayınladığını, kullanımın İstanbul 1.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tenkis · taraf ehliyeti · fatura · maddi tazminat · ilan
Benzer bu kararda… itli mecralarda izinsiz olarak yayınlandığını, bu kullanımın müvekkilinin 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'ndan (5846 sayılı Kanun) doğan hakkını ihlal ve «haksız rekabet» teşkil ettiğini ileri sürerek müvekkilinin 5846 sayılı Kanun'dan ve haksız rekabet hükümlerinden kaynaklanan haklarını ihlal eden bu fiillerin hukuka aykırılığının tespiti ile men'ini, ref'ini, 20.000 TL «maddi tazminatın» davalıdan tahsilini, hükmün «ilanına» karar verilmesini, 17.06.2013 tarihli dilekçe ile de bu dava ile doğrudan bağlantılı olan İstanbul 4.FSHHM’nin 2013/105 E. nolu dava dosyası ile bu dava dosyasının …
Taraflar arasındaki fikri hakların ihlalinin ve «haksız rekabetin» tespiti, men'i, ref'i ile «maddi tazminat» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının aktif dava «ehliyeti» bulunmadığını, hak sahipliğini kanıtlayamadığını, mali hakların davacıya ait olmadığını, dava konusu "Hüptrik" ve "Ayran" reklamları üzerindeki hak sahipliğinin davacıya ait olmadığını, reklamların eser vasfında olmadığını, hak sahipliğinin müvekkiline ait olduğunu, davacının müvekili adına vekaleten iş gördüğünü, Sütaş ile davacı arasındaki ticari ilişkinin şartlarını ortaya koyan yazılı sözleşmenin de davacı tarafından dosyaya sunulmadığını, dayanak reklam filmi başta olmak üzere bahsi geçen ticari ilişki süresince davacı tarafından hazırlandığı iddia edilen her türlü reklam materyali bakımından davacı ile Sütaş arasında Borçlar Kanunu anlamında bir eser sipariş sözleşmesinin kurulmuş olduğunun kabulü gerekeceğini, telif doğuran bir hizmet sunmadığını, telif doğuran hizmetlerin müvekkili adına 3 üncü kişilerden satın aldığını ve davalının bunlar üzerinden %10 «komisyon» aldığını, savunarak davanın reddini istemiştir.
… sı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı için hazırlanan reklam filmlerinin de hazırlanması sonrasında reklam giderleri bütçesinden kendi «komisyonunu» aldığı hususunda uyuşmazlık olmadığı, uyuşmazlığın bu reklamların mecralarda taraflar arasındaki çalışmanın «son» bulduğu 2012 yılından sonra yayınlanması sebebiyle bu reklam harcama bütçesinden davacının alacak talebinde haklı olup olmadığı noktasında toplandığı, mali bilirkişisi tarafından yapılan incelemelerde davacı tarafça davalıya kesilen bir kısım faturalarda diğer iş kalemleri ile birlikte ödenen bedellerin reklam çalışmaları esnasında müzik, görsel, grafik çizim gibi unsurlar için 3 üncü kişilere ödenen telif bedeli olduğunun anlaşıldığı, başka deyişle; «fatura» içeriklerinde yer alan telif bedeli kaleminin diğer harcama kalemleri gibi bir harcama kalemi olarak yer almakta olup bizatihi davacıya ödenen bir telif olduğu yönünde belirleme bulunmadığı, davacının dava konusu reklamlar üzerinde hak sahibi olduğu hususunun ispat edilemediği, Sütaş'ın siparişi ile oluşturulan reklamlarda kullanılan soyut reklam düşüncelerinin eser korumasını elde edemeyeceği, bütün yapılan çalışmaların sahibinin hizmet alan davalı şirket olduğu, reklamların ve ortaya çıkan imajın sahibinin para vererek bu hizmetleri satın alan davalı olduğu, reklamların tüm haklarının geçmişte ve gelecekte davalı ...'a ait olduğu, kaldı ki reklamların hususiyet taşımadığı, reklam veren ile reklam ajansı arasındaki ilişkinin istina/«eser sözleşmesi» olduğu, eser sözleşmelerinde ücretin bir defaya mahsus verilip verilmediğinin öneminin olmadığı, ilişki bittikten sonra, söz konusu konseptin kullanılmasının mümkün olduğu ve ajansın ek bir ücret talebinde bulunamayacağı, taraflar arasındaki ticari ilişkinin sona ermesinden sonrada bu reklamların davalı tarafından kullanılmasının hukuka aykırı olmayacağı, dolayısıyla somut olayda gerek 5846 sayılı Kanun ve gerekse de «haksız rekabeten» kaynaklanan bir ihlal bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/886 E. , 2023/5105 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/219 E., 2021/2029 K.
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2013/128 E., 2020/134 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında 1996 yılından başlayıp 2012 yılı sonuna kadar kesintisiz devam eden ve reklam hizmetleri sağlanmasını konu alan ticari bir ilişki kurulduğunu, bu süreçte birbirini izleyen reklam kampanyalarıyla Sütaş ürünlerinin belirli bir konsept içinde tanıtımının amaçlandığını, bu çerçevede müvekkili tarafından oluşturulan konseptin bir sanayi kuruluşu olan davalının "Sütaş Çiftliği"ne dönüştürülerek tüketicinin algısına sunulması olduğunu, ilişkinin sonunda bu konseptin gerçekleştiğini, ve tüketici belleğinde yerleştiğini, Sütaş Çiftliği oluşturulurken 3 boyutlu animasyon ve çizgi film gibi farklı film tekniklerinin kullanıldığını, 1996 yılından bu yana süre gelen reklamların tümünün birbirine bağlı, bir dizinin bölümleri gibi bağlantılı ve ortak unsurlara sıkı sıkıya sadık kalınarak hazırlandığını, böylelikle Sütaş Çiftliği konseptinin reklam filmleri, afiş, slogan ve diğer her türlü reklam aracıyla somutlaştırılmış olup eser niteliğine büründüğünü, konsept dahilinde somutlaştırılan kurgusal bir çiftliğin sunulması ve Sütaş'ın ürünlerinin kaynağının bu çiftlik olarak gösterilmesinin Sütaş Çiftliği konseptindeki hususiyeti ifade ettiğini, ancak davalı ...
AŞ'nin müvekkiline ait olan bu eseri diğer davalıya yaptırdığı reklamlarda haksız olarak kullandığını, müvekkilinin Sütaş Çiftliği konsepti üzerindeki hak sahipliğini davalı ...'a devretmediğini, hazırladığı reklamların her bir mecrada yayını ve umuma iletimi için Sütaş'tan telif ücreti aldığını, bu telif ücretinin her bir mecradaki net yayın bedelinin % 10 tutarında olduğunu, bu tutarın faturalarda komisyon olarak adlandırıldığını, yani müvekkilinin reklamlar üzerindeki mali hakları kendisinde tuttuğu için 17 yıllık süreç boyunca ayrı bir telif ücreti aldığını, müvekkilinin davalı ... ile arasındaki ilişki sona erdikten sonra kendisine ait olan reklam konseptinin ve filmlerinin kullanılmaması konusunda ihtar gönderdiğini, ancak Sütaş Çiftliği konseptinin dava konusu diğer reklam ajansları tarafından hazırlanan yeni reklam filmlerinde kullanıldığını, buna göre davalılar arasındaki ticari ilişkide davalı ...
tarafından diğer davalıya yaptırılan "Tatlım" ve "Büyümix" reklam filmlerinde Sütaş Çiftliği konseptinin kullanıldığını, ayrıca başka firmalara da yaptırılan reklam filmlerinde Sütaş Çiftliği konseptinin tamamen veya kısmen kullanıldığını, davalıların kötü niyetli olduklarını, bu hususun son günlerdeki marka tescil başvurularında kendisini gösterdiğini, davalı ...'ın müvekkilinin yaptığı reklamlarda kullanılmış olan Sütaş Çiftliği'ni marka tescil başvurusunda kullandığını, ayrıca Sütaş Çiftliği ibareli marka tescil başvurusunda bulunduğunu, yine "gerçek yoğurtsever Sütaş yoğurt sever" sloganının marka olarak tescili için başvuru yapıldığını, davalıların eylemlerinin 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (5846 sayılı Kanun) kapsamında ve haksız rekabet hükümlerine göre hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek müvekkilince oluşturulan Sütaş Çiftliği konseptinin davalılar tarafından haksız olarak kullanılmasına ilişkin eyleminin hukuka aykırılığının tespitine, davalıların bu eylemlerden men edilmesine, durumun refine, 6100 sayılı Hukuk Mukakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 107 nci maddesi uyarınca fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacının davasına dayanak yaptığı Sütaş Çiftliği konseptinin eser niteliğinin bulunmadığını, konseptin tek başına fikir olarak korunamayacağını, bir çok süt firması tarafından bu konseptin kullanılmakta olduğunu, konseptin davacının hususiyetini taşımadığını, davacının hak sahibi olduğunu kanıtlaması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2. Happy People Project Atölye Reklamcılık A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacının iddia ettiği Sütaş Çiftliği konseptinin 5846 sayılı Kanun bağlamında eser sayılamayacağını, davacının bu konsept üzerinde herhangi bir hak sahipliğinin de bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava konusu Sütaş Çiftliği konsepti üzerinde hak sahibi olduğu hususunun ispat edilemediği, davalı ...'ın siparişi ile oluşturulan reklamlarda kullanılan soyut reklam düşüncelerinin eser koruması elde edemeyeceği, yapılan çalışmaların sahibinin hizmet alan davalı ... firması olduğu, reklamların tüm haklarının geçmişte ve gelecekte davalı ...'a ait olduğu, kaldı ki reklamların hususiyet taşımadığı, reklam veren ile reklam ajansı arasındaki ilişkinin eser sözleşmesi olduğu, eser sözleşmelerinde ücretin bir defaya mahsus verilip verilmediğinin bir öneminin olmadığı, ilişki bittikten sonra söz konusu Sütaş Çiftliği konseptinin kullanılmasının mümkün olduğu ve ajansın ek bir ücret isteyemeyeceği, taraflar arasındaki ticari ilişkinin sona ermesinden sonra bu reklamların davalı tarafından kullanılmasının hukuka aykırı olmadığı, dolayısıyla somut olayda gerek 5846 sayılı Kanun' dan gerekse haksız rekabetten kaynaklanan bir ihlalin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunda reklam haklarının alıcıya, reklam verene ait olduğu şeklinde görüş bildirilmekle bu beyanın hukuka ve fikri haklar doktrinine aykırı olduğunu, dava konusu konseptin hususiyet taşıdığını ve 5846 sayılı Kanun kapsamında eser niteliğine haiz olduğunu, somut olayda tartışma konusu eser niteliği ve eser sahipleri kavramları değerlendirmelerinin uzman hukukçular tarafından yapılması gerektiği, dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporlarında çelişkili tespitler bulunduğu, eksik ve çelişkili incelemeler neticesinde verilen kararın hukuk ve sektör gerçeklerine aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kesinleşen dosya içeriğinden de anlaşılacağı üzere davacının hak sahibi olduğunu iddia ettiği Sütaş Çiftliği konseptinin eser korumasından faydalanamayacağı, bu konseptte yer alan unsurların başka firmalar tarafından da daha önceden kullanıldığı, yine kesinleşen karar içeriğine göre davacının bu konsept üzerinde herhangi bir eser sahipliğinin bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerine ek olarak ayrıca Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hukukçu bilirkişilerden hükme esas alınacak nitelikte bir rapor alınması taleplerinin dikkate alınmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eser üzerindeki hakların ihlal edildiği iddiasıyla davalıların haksız kullanımlarına ilişkin eylemlerinin hukuka aykırılığının tespiti, bu eylemlerin meni, durumun refi ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.5846 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin B fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/978651000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz