6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İstinaf incelemesinin istinaf sebepleriyle sınırlı olması (HMK 355)

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3146 E. 2023/5413 K. · · İlk derece: İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Deniz ticareti

Gerekçe özeti

İstinaf incelemesi HMK 355 gereği istinaf dilekçesindeki sebeplerle sınırlıdır; kamu düzenine aykırılık dışında Bölge Adliye Mahkemesi istinaf sebepleri dışına çıkarak resen gerekçe oluşturamaz. İstinaf dilekçesi kapsamında gerekli inceleme yapılmadan sebepler dışına çıkılarak karar verilmesi bozma nedenidir.

Ele alınan sorunlar

İstinaf incelemesinin istinaf dilekçesindeki sebeplerle sınırlı olması → kabul

İddia: Davacı vekili, Bölge Adliye Mahkemesinin davalının istinaf sebebi yapmadığı hususlarda resen değerlendirme yaparak, bilirkişi raporu yerine yabancı mahkeme kararı ve öğreti görüşlerine dayanarak karar vermesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: HMK 355 uyarınca istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır; Bölge Adliye Mahkemesi yalnızca kamu düzenine aykırılık gördüğü hususları resen gözetir. Somut olayda İlk Derece Mahkemesince özel ve teknik bilgi gerektiren uyuşmazlıkta bilirkişi raporuna göre davanın kabulüne karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi ise davalı vekilinin istinaf dilekçesi kapsamında gerekli incelemeyi yapması gerekirken, istinaf sebepleri dışına çıkıp makale ve İngiliz mahkeme kararına dayanarak oluşturduğu gerekçeyle karar vermiştir. Bu, HMK 355'e aykırılık teşkil ettiğinden karar davacı yararına bozulmuştur.

Gerekçe kaynağı: özgün

Konteyner demurajında husumet ve zamanaşımı def'i (davalı temyiz itirazları) → ret

İddia: Davalı, gönderilenin dava dışı kişi olduğunu, kendisinin taşıtan/taşıma komisyoncusu konumunda bulunduğunu, demuraj bedelinden sorumlu olmadığını ve talebin zamanaşımına uğradığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Konşimentoda gönderilen olarak davalı şirket kayıtlı olup, gönderilenin eşyayı teslimden kaçınması halinde konteynerin beklemesinden doğan giderden sorumluluk gönderilene ait olduğundan husumete yönelik itiraz yerinde görülmemiştir. (Yargıtay'ca onanan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi gerekçesi.)

Emsal değeri

İstinaf incelemesinin istinaf sebepleriyle sınırlı olması ve BAM'ın sebepler dışına çıkarak resen gerekçe kuramayacağı ilkesi bakımından bağlayıcı temyiz içtihadı.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
istinaf incelemesinin kapsamı istinaf sebepleriyle bağlılık resen gözetme kamu düzeni konteyner demurajı

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 355 · 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu — 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 11706102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 1205

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1033 E. 2015/5226 K.

    Ortak:dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/3146 E.  ,  2023/5413 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2018/2595 Esas, 2021/1973 Karar

HÜKÜM

Kısmen kabul

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2017/377 E., 2018/296 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından duruşma istemli olarak, davalı vekili tarafından duruşmasız temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 26.09.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av....ile davalı vekili Av. .....dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin taşıyan ZIM Integrated Shipping Sevices Ltd.'nin acentesi olduğunu, davalının ithalatçısı ve yük alıcısı olduğu 1 adet 40'lık flat konteyner muhteviyatı emtiayı ABD'den İstanbul Ambarlı Limanına denizyolu ile taşıttığını, konteyner muhteviyatı emtianın 23.01.2015 tarihinde gemiden tahliye edildiğini, tahliye limanı olan İstanbul Ambarlı Limanına ulaşmadan önce davalıya varış ihbarnamesi gönderildiğini, davalının 29.01.2015 tarihinde müvekkilinden teslimat ordinosu almış olmasına rağmen fiilen yükü teslim almadığını ve konteyneri işgal etmeye devam ettiğini, dava konusu yükün ithalatına ilişkin gerekli Gümrük prosedürlerinin de gerçekleşmediğini, konteyner muhteviyatı yükün 10.10.2016 tarihinde millileştiğini, konteynerin 30.01.2015 ile 10.10.2016 tarihleri arasında davalı tarafından fuzuli işgal edildiğinden bahisle müvekkili şirketin davalıya 15.11.2016 tarihli 54.516,00 USD bedelli demuraj faturası gönderdiğini, bu faturanın davalı tarafından tebliğ alındığını, itiraz edilmeyerek kesinleştiğini, davalı tarafça ödeme yapılmayınca başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımından reddi gerektiğini, navluna konu yükün asıl alıcısının ... olduğunu, müvekkilinin taşıma komisyoncusu sıfatında bulunduğunu, müvekkili şirket ile yük alıcısı ... arasında taşıma komisyonculuğu sözleşmesi akdedildiğini, yükün asıl alıcısı müvekkili olmadığından davanın husumet yönünden reddi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre zamanaşımı definin yerinde olmadığı, davalı gönderilen Ulusoy A.Ş.'nin eşyayı teslim hakkını dayandırdığı konişmento uyarınca eşyayı teslim hakkını kazandığında eşyaya ilişkin demuraj alacağının da borçlusu haline geldiği, konişmentonun "Konteynerlerin taşıyan tarafından temin edilmesi" başlıklı 10 uncu maddesinin (d) bendine göre konteynerin gönderilen tarafından boşaltılmadığı veya iade edilmediği hallerde bundan kaynaklanan her türlü kayıp, hasar, demuraj ve masraftan gönderilenin sorumlu olacağının kabul edildiği, emtianın 23.01.2015 tarihinde varma limanına ulaştığı anlaşıldığından anılan tarihten itibaren yükün boşaltıldığı 10.11.2016 tarihine kadar davacının demuraj tarifesinin uygulanması ile demuraj ücretinin 54.516,00 USD olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin "taşıtan" sıfatında olup gönderilenin ve malın asıl alıcısının ... olduğunu, müvekkili ile ... arasında taşıma komisyonculuğu sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin demuraj bedelinden sorumlu olmadığını, bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayandığını, bilirkişi heyeti tarafından satış bedeline hangi unsurların eklendiği konusunun incelenmediğini, dava konusu malın Bakırköy Tasfiye İşletme Müdürlüğünce 03.11.2016 tarihinde e-ihale usulü ile 72.000,00 TL bedelle Serkan Koca adına satışının yapıldığı ve satış bedelinin 09.11.2016 tarihinde muhasebe işlem fişi ile tahsil edildiğinin cevap dilekçesinde belirtildiğini, Gümrük Müdürlüğü tarafından verilen cevaplarda da teslim fişinde teslim alan kişinin Serkan Koca olduğunun görüldüğünü, bu minvalde bilirkişi heyeti tarafından anılan hususun araştırılması ve demuraj bedelinin de satış bedeline yansıtılmış olabileceği ihtimalinin göz ardı edildiğini, bu hususa ilişkin itirazlarının Mahkemece incelenmediğini, bu yönü ile kurulan hükmün hukuka aykırı olduğunu, demuraj bedelinin akıbeti konusunda inceleme yapılması için dosyanın içinde bir gümrükçü bilirkişinin yer aldığı bilirkişi heyetine tevdi edilmesine yönelik itirazlarının dikkate alınmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından düzenlenen konşimentoda gönderilen olarak davalı şirketin kayıtlı olduğu, davalı taraf, gönderilenin ... olduğunu, kendisinin taşıtan olduğunu ileri sürmekte ise de gönderilenin eşyayı teslimden kaçınması halinde sadece taşıtanın konteynerin beklemesinden doğan giderden sorumlu olduğundan husumete yönelik itirazın yerinde görülmediği, Yrd. Doç. Dr. ...'un "Deniz Ticaret Hukukunda Konteynerin Taşıyana İadesi ve Konteyner Demurajı" isimli makalesinde, "Konteyner taşımalarında yolculuk çarterinde olduğu gibi geminin fazladan beklemesi sözkonusu değildir. Konteynerin Limana tahliyesinin ardından gemi seferine devam eder.

Ayrıca konteyner hızlı şekilde yeniden tedarik edilebilen bir taşıma kabıdır. Bir konteyner 3.500 USD'ye satın alınabilir, aylık 500 USD'ye kiralanabilir...; standart bir konteynerin Çin'den İzmir'e 30 günde geldiği, ortalama 1.600 USD navlun tahakkuk ettiği, gönderilenin konteyneri 6 ay sonra iade ettiği varsayımında taşıyanın bu sürede 10.000 USD zarar ettiği kabul edilecek midir." denildiği, öte yandan bir program dahilinde faaliyet sürdüren taşıyanın ticari faaliyeti bakımından konteynerin iadesinin elzem olduğu, konteyner demurajının, hem ithalatçıyı konteyneri iadeye zorlamak, hem de gecikme zararının tazminine yönelik hukuki bir müessese olduğu, taşıyanın gelir kaynağı olmadığının gözönünde bulundurulması gerektiği, Dr.

...in "Konterner Demurajı" isimli makalesinden alınan somut olay ile benzerlik taşıyan "Cottonex Anstalt" davasında İngiliz Temyiz Mahkemesinin "Sözleşmeyi ihlalde bulunmayan tarafın yükümlülüklerinin ifası konusunda ısrarda bulunarak sözleşmeyi ayakta tutmasının haklı bir menfaate dayanıp dayanmadığı önem taşır. Dava konusu olayda ise halihazırda doğmuş bulunan konteyner bekleme parası konteynerlerin değerini aşmıştır. Ayrıca Chittagon Limanında taşıyanın ikame konteyner tedarik etmesi mümkündür. Taşıyanın iadesini beklediği konteynerler için bekleme parasına hak kazanmaktan başka sözleşmeyi ayakta tutması konusunda haklı bir menfaati yoktur. Bu durumda taşıyanın sözleşmeyi ayakta tutması için ısrarda bulunması herhangi bir şekilde makul görülemez.

Taşıtanın konteyneri satın almayı önerdiği ancak kabul edilmediği, söz konusu teklifin reddi ile beraber konteynerin taşıtan tarafından iade edilemeyeceği olgusu belirli hale gelmiştir." denilerek konteynerin artık iade edilemeyeceği anlaşıldığı andan itibaren taşıyanın ilerideki günler için konşimentodaki kayda dayanarak bekleme parası talep edemeyeceği ortaya konulmuştur." denildiği, davacının konteyner bekleme ücret tarifesine göre hesaplanan miktara hükmedilmiş ise de 3.000,00-3.500,00 USD bedelli taşıma kabı konteynerin davacı taşıyan tarafından kolaylıkla yerine ikame edileceği, gümrük işlemleri yük sahibi tarafından yapılmadığından tasfiyeye tabi tutulduğu, Gümrükte yapılacak satış işlemine kadar davacıya teslim edilmediği, 3.500,00 USD konteynerin iade edilmemesi nedeniyle davacının konteynerin değerini 10 mislini aşan bir zarara uğradığınının kabulünün mümkün görülmediği, davacı taşıyanın eşya hakkında tesbit ve tahakkuk belgesinin düzenlendiği 24.03.2015 tarihine kadar bekleme ücretinden sorumlu tutulması, bu tarihten sonra satış işlemleri tamamlanıncaya kadar konteynerin iadesinin artık mümkün olmayacağı, davacı taşıyanın bu tarihden sonra konşimentodaki kayda dayanarak bekleme ücreti isteyemeyeceği, aksinin kabulü halinde somut olaydaki gibi ikamesi hemen mümkün olan bir eşya için günlük olarak belirsiz bir zaman bakımından bekleme ücreti adı altında davacının haksız tahsilatına imkan verileceği, Gümrük tespit tahakkuk belgesi düzenlendiği tarihe kadar sözleşmenin ayakta tutulmasında davacının haklı menfaati olduğu kabul edilebilirse de bu tarihten sonra haklı menfaatten söz edilemeyeceği, 24.03.2015 tarihine kadar 7 günlük 60x7=420,00 USD, 7 günden sonra 24.03.2015 tarihine kadar davacının 48 gün 84,00 USD günlük hesap neticesi =4.032,00 USD olmak üzere toplam 4.452,00 USD talep edebileceği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalının itirazının kısmen iptaline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesinin müvekkilinin eşya hakkında tesbit ve tahakkuk belgesini düzenlendiği 24.03.2015 tarihine kadar demuraj talep edebileceği bu tarihten sonra demuraj isteyemeyeceğine dair gerekçesinin hatalı olduğunu, "aksinin kabulü halinde ikamesi hemen mümkün olan bir eşya için günlük olarak belirsiz bir zaman bekleme ücreti adı altında davacının haksız tahsilatına imkan verilecektir" şeklindeki gerekçenin Kanunda geçen demurajın (süraytarya) özüne aykırı olduğunu, konteynerin "ikamesi hemen mümkün olan bir eşya" olarak tanımlanmasının da günümüz ticari koşullarına uygun düşmediğini, konteyner muhteviyatı eşyanın gümrük mevzuatı çerçevesinde tasfiyeye tabi tutulmasının demuraj ücretinin durdurulması sonucunu doğurmayacağını, Yargıtay 11.

Hukuk Dairesinin 22.05.2003 tarih, 2002/17721 E. ve 2003/5314 K. sayılı, 22.02.2018 tarih, 2016/8048 E. ve 2018/1475 K. sayılı, 17.06.2016 tarih, 2015/9072 E. ve 2016/6796 K. sayılı, 22.092014 tarih, 2014/7485 E. ve 2014/14205 K. sayılı emsal kararı bulunduğunu, somut olayda konteyner değil, içindeki eşyanın millileştirildiğini, millileşen emtianın konteynerden boşaltılması, gümrüğe tabi ambarlara veya tasfiye ambarlarına boşaltılmasının mümkün olduğunu, eşya millileşse dahi eşya üzerindeki hak sahipliğinin ithalatçı/yük alıcısı üzerinde olduğunu, ithalatçı/yük alıcısının her aşamada eşyanın konteynerden boşaltılmasını, gümrük denetimindeki bir depoya alınmasını isteyebileceğini, davalının istinaf sebebi yapmadığı hususlarda resen değerlendirme yapılarak yazılı şekilde karar verilmesinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporu almak yerine yabancı Mahkeme kararı ve uzman görüşleri değerlendirilmek suretiyle yerleşik uygulamalara aykırı ve hatalı karar verildiğini, Bölge Adliye Mahkemesince makalesine atıf yapılan öğretim görevlisinin emsal dosyalarda düzenlediği bilirkişi raporlarında millileşen yükler hakkında da demurajın devam edeceğine dair görüş bildirdiğini, kararda değinilen İngiliz Temyiz Mahkemesi kararının somut olaya emsal teşkil etmeyeceğini, anılan kararda taşıtanın konteyneri satın almayı önerdiğini, davalının böyle bir teklifi bulunmadığını ileri sürerek ve resen nazara alınması gereken sebeplerle kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımından reddi gerektiğini, müvekkiline husumet düşmeyeceğini, dava konusu yükün asıl alıcısının ... olduğunu, müvekkilinin taşıma komisyoncusu-aracı konumunda bulunduğunu, malın taşınması ile müvekkilinin sorumluluğunun son bulduğunu, malın teslim alınmamasında müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığını, davacı tarafından müvekkiline varış ihbarnamesi bildirilince müvekkili tarafından da ...'ya bildirim yapıldığını, bu bildirimler nazara alınmadan karar verildiğini, Mahkemece bilirkişi heyeti tarafından satış bedeline hangi unsurların eklendiği konusunun incelenmediğini, dava konusu malın Bakırköy Tasfiye İşletme Müdürlüğünce 03.11.2016 tarihinde e-ihale usulü ile 72.000,00 TL bedelle Serkan Koca adına satışı yapıldığını ve satış bedelinin 09.11.2016 tarihinde tahsil edildiğinin cevap dilekçesinde belirtildiğini, bilirkişi heyeti tarafından bu hususun araştırılması gerektiğini, demuraj bedelinin de satış bedeline yansıtılmış olabileceği ihtimalinin göz ardı edildiğini, bu itirazları bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde belirtilmesine karşın Mahkemece ve Bölge Adliye Mahkemesince nazara alınmadığını ileri sürerek ve resen nazara alınması gereken sebeplerle kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davalıya husumet düşüp düşmeyeceği, zamanaşımının gerçekleşip gerçekleşmediği, demuraj ücretinin miktarı ve hesap şekline ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 355 inci maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1170 ve devamı maddeleri, 1205 inci maddesi.

3. Değerlendirme

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, 6100 sayılı Kanun'un 355 inci maddesinde incelemenin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı; ancak Bölge Adliye Mahkemesinin kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözeteceği hükmü düzenlenmiştir. Maddeye ilişkin hükümet gerekçesinde de "…Tercih edilen istinaf sisteminde, ilk derecedeki yargılama tümüyle tekrarlanmamaktadır. Bu sebeple istinaf sebepleri ile sınırlı tutulmuştur. Zira, istinaf incelemesi ilk derece mahkemesi kararını denetleyerek ondan sonra yapılan yargılama özelliği taşımaktadır. Bununla beraber kamu düzenini ilgilendiren hususlarda bölge adliye mahkemesi istemle bağlı olmaksızın re’sen inceleme yapar..." açıklamasına yer verilmiştir.

3. Somut uyuşmazlıkta yukarıda yapılan özetten de anlaşıldığı üzere İlk Derece Mahkemesince uyuşmazlığın çözümünün özel ve teknik bilgiyi gerektirdiği kabul edilerek alınan bilirkişi raporu uyarınca davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın, yukarıda özetlenen sebeplerle davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince yukarıda belirtilen makale ve İngiliz Mahkemesinin bir kararına atıf yapılarak oluşturulan yazılı gerekçeyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalının itirazının kısmen iptaline karar verilmiştir.

4. Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Kanun’un 355 inci maddesi gereği davalı vekilinin yukarıda içeriğine yer verilen istinaf dilekçesi kapsamında gerekli inceleme yapılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi anılan madde hükmüne aykırılık teşkil ettiğinden kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1. Davalı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine,

Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/978649200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Bozuldu

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/2595 E. 2021/1973 K.

Konteyner demurajında gönderilenin teslimden kaçınması ve sözleşmeyi ayakta tutma menfaati

Gerekçe özeti

Konşimentoda gönderilen olarak gösterilen taraf, eşyayı teslimden kaçındığında, taşıtan olduğunu ileri sürse bile taşıyana karşı demuraj borcundan sorumludur; teslime kadar taşıtan da gönderilenle birlikte müteselsilen sorumludur. Konteyner demurajı TTK'da düzenlenmemiş olup ancak konşimento veya kırkambar sözleşmesinde kararlaştırılmışsa talep edilebilir; böyle bir hüküm yoksa taşıyan ancak genel hükümlere göre ispatladığı zararını isteyebilir. Ayrıca taşıyanın sözleşmeyi ayakta tutarak demuraj talep etmesi, ancak bunda haklı bir menfaati bulunduğu sürece geçerlidir; konteynerin değerini aşan bekleme parası doğduğunda ve taşıyanın kolaylıkla ikame konteyner tedarik edebildiği durumda (özellikle konteynerin gümrükte tasfiyeye tabi tutulup satışının kesinleştiği andan itibaren) taşıyanın sözleşmeyi ayakta tutmakta haklı menfaati kalmaz ve bu tarihten sonrası için demuraj talep edilemez.

Emsal değeri

Kararda konteyner demurajının TTK'da düzenlenmediği, ancak konşimento/kırkambar sözleşmesinde kararlaştırılması halinde talep edilebileceği ve taşıyanın sözleşmeyi ayakta tutmasında haklı bir menfaati kalmadığı andan itibaren (somut olayda konteynerin gümrükte tasfiyeye tabi tutulup tespit-tahakkuk belgesinin düzenlendiği tarihten sonra) demuraj talep edemeyeceği yönündeki tespit, konteyner demurajı uyuşmazlıklarında bölgesel ikna edici bir emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: konteyner demurajı taşıtan-gönderilen ayrımı müteselsil sorumluluk konşimento husumet gümrükte tasfiye sözleşmeyi ayakta tutmada haklı menfaat icra inkar tazminatı

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/2595

KARAR NO 2021/1973

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İHBAR OLUNAN ...

DAVA

İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 30/12/2021

Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili ; müvekkilinin taşıyan ... Sevices Ltd. 'in acentesi olduğunu, davalının ithalatçısı ve yük alıcısı olduğu 1 adet 40'lık flat konteyner muhteviyatı emtiayı ABD'nin New York Limanından İstanbul Ambarlı Limanına denizyolu ile taşıttığını, konteyner muhteviyatı emtianın 20/12/2014 tarihinde yükleme limanında gemiye yüklendiğini ve 23/01/2015 tarihinde İstanbul Ambarlı Limanında gemiden tahliye edildiğini, tahliye limanı olan İstanbul Ambarlı Limanına ulaşmadan önce davalıya varış ihbarnamesi gönderildiği, her ne kadar davalının 29/01/2015 tarihinde müvekkilinden teslimat ordinosu almış olsa da fiilen yükü teslim almadığını ve konteyneri işgal etmeye devam ettiğini, dava konusu yüklerin davalı tarafından fiilen teslim alınmamakla birlikte yükün ithalatına ilişkin gerekli Gümrük prosedürlerinin de gerçekleşmediğini ve konteyner muhteviyatı yükün 10/10/2016 tarihinde millileştiğini, konteynerin 30/01/2015 ile 10/10/2016 tarihleri arasında davalı tarafından fuzuli işgal edildiğinden bahisle müvekkili şirketin davalıya 15/11/2016 tarihli 54.516- USD bedelli demuraj faturası gönderdiğini, bu faturanın davalı tarafından tebliğ alındığını, kabul edildiğini ve itiraz edilmeyerek davalı adına kesinleştiğini, ödenmemiş demuraj bedelinin tahsili için davalı aleyhine İstanbul 20.

İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası ile icra takibine girişildiğini ancak davalı yanın bu icra takibine itiraz ederek takibi durdurduğunu belirterek,davalının haksız olarak İstanbul 20. İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline,davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili ; müvekkilin davacı yana demuraj bedeli adı altında herhangi bir borcunun bulunmadığını, işbu davaya konu olayda zamanaşımı süresi geçmiş olup, zamanaşımından dolayı hak iddia edilemeyeceğini, davaya konu uyuşmazlıkta navluna konu yükün asıl alıcısının "..." olduğunu, müvekkili şirketin ise burada taşıma komisyoncusu sıfatında bulunduğunu, davalı müvekkili şirket ile yük alcısı Ferdi ... arasında Taşıma Komisyonculuğu sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşme uyarınca davalı müvekkili şirketin 1 adet 40'lık konteyner muhteviyatı emtiayı Ferdi ... için taşıttığını, yükün asıl alıcısı müvekkili şirket olmadığından huzurdaki davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, müvekkili şirketin vekil eden Ferdi ...

hesabına hareket etmiş demuraj faturalarının da Ferdi ... adına tanzim edilmiş olması sebebi ile işbu davanın yükün asıl alıcısı Ferdi ...'ya ihbar edilmesi gerektiğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; davalı gönderilen ... eşyayı teslim hakkını dayandırdığı konişmento uyarınca eşyayı teslim hakkını kazandığında eşyaya ilişkin demuraj alacağının da borçlusu haline geldiği, Konişmentonun "Konteynerlerin taşıyan tarafından temin edilmesi" başlıklı 10. maddesinin (d) bendine göre, konteynerin gönderilen tarafından boşaltılmadığı veya iade edilmediği hallerde bundan kaynaklanan her türlü kayıp, hasar, demuraj ve masraftan gönderilenin sorumlu olacağının kabul edildiği, emtianın 23/01/2015 tarihinde varma limanına ulaştığı anlaşıldığından anılan tarihten itibaren yükün boşaltıldığı 10/11/2016 tarihine kadar davacının demuraj tarifesinin uygulanması ile demuraj ücretinin 54.516-usd olduğu gerekçesiyle, davacının davasının kabulü ile İstanbul 20.İcra Müdürlüğünün ...1 esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile, takibin 54.516 -usd üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a madde ve fıkrası gereğince faiz uygulanmasına, alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili;

müvekkili şirketin, dava konusu ilişkide "taşıtan" sıfatında olup, gönderilenin ve malın asıl alıcısının Ferdi ... olduğu sabit iken mahkemece demuraj bedelinden müvekkilin sorumlu olduğu şeklinde oluşturulan tespitin yasaya aykırı olduğunu, müvekkili şirket yalnızca eşyanın taşınması hususunda aracı konumunda yer almakta olup, nitekim cevap dilekçesinde de belirtildiği üzere müvekkili şirket ve ihbar olunan Ferdi ... arasında Taşıma Komisyonculuğu sözleşmesi imzalandığını, bu minvalde ihbar olunan ile müvekkili şirket arasındaki ilişkinin alt navlun ilişkisi olmadığının ve müvekkilin bahse konu ilişkide sadece aracı konumunda yer aldığının kabulü gerektiğini, nitekim malın teslim yerinden alınmamasında müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığını, zira taşıyıcı firma tarafından varış bildirimi müvekkiline yapıldığı anda müvekkili şirket tarafından ihbar olunan Ferdi ...'ya bildirim yapıldığını, bu halde müvekkili şirketin taraflara aracılık etme ve gerekli hazırlıkların tamamlanması hususunda iletişimde bulunma yükümlülüğünü yerine getirdiğini, bununla birlikte bahse konu itirazlar gerek bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde gerekse de harici beyan dilekçelerinde ifade edilmesine karşın mahkemece işbu itirazlar dikkate alınmaksızın verilen kararın eksik incelemeye dayandığını, malın varış tarihinden itibaren teslim edilene kadar süre içerisinde gümrükte muhafaza edildiği ve devam eden süreçte E-ihale usulü ile satışının yapıldığı, Gümrük Bakanlığı tarafından sunulan belgelerde de bu hususun sabit olduğu görüldüğünden dosyada mübrez verilerin aydınlatılması ve demuraj bedelinin akıbeti konusunda incelemenin yapılması için dosyanın içinde bir gümrükçü bilirkişinin yer aldığı bilirkişi heyetine tevdi zorunlu olup mahkemece işbu husus incelenmeksizin oluşturulan hükmün usul ve yasaya aykırı olduğunu bildirerek,kararın kaldırılmasına ve haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.GEREKÇE:Davacı tarafından düzenlenen konşimentoda gönderilen olarak davalı Ulusoy kayıtlı bulunmaktadır.

Davalı,gönderilenin ... olduğunu,kendisinin taşıtan olduğunu ileri sürmekte ise de ;gönderilenin eşyayı teslimden kaçınması halinde sadece taşıtan konteynerin beklemesinden doğan gider alacağından ötürü sorumlu olur.(TTK 1207/1)Gönderilen taşıma senedi ,konşimento ,yada navlun sözleşmesinde ödeme yükümlülüğü altında ise eşyanın teslimini talep etmesiyle birlikte o ana kadar doğan konteyner bekleme parasından sorumlu hale gelir .Eşyanın teslimine kadar taşıtan da bu borçtan gönderilen ile birlikte müteselsilen sorumludur. (TTK 1205/1)Teslim ile birlikte taşıtanın borcu sona ererken artık taşıyana karşı sadece gönderilen ödeme yükümlülüğü altında olur.Davalının gönderilen sıfatını haiz olup ;

taşıtan olduğu kabul edilse dahi eşya gönderilen tarafından teslim alınmadığında taşıyana karşı sorumlu olduğundan husumete yönelik itirazı yerinde görülmemiştir.Konşimentoda konteyner demuraj ücreti ödeneceğinin yazılı olduğu, demuraj tarifesinin konişmentoya eklendiği, davalıya varış ihbarnamesi gönderilerek eşyanın 23/01/2015 tarihinde varma limanına ulaşacağının bildirildiği, demuraj tarifesinin varış ihbarnamesinde de davalıya gönderildiği, davalının 29/01/2015 tarihinde ordino aldığı, ancak konteynerin fiilen 10/11/2016 tarihinde boşaltıldığı, davacı taşıyanın uyguladığı demuraj tarifesine göre 23/01/2015 ile 10/11/2016 tarihleri arasındaki demuraj ücretinin 54.516 usd olduğu bilirkişi raporunda hesaplanmıştır.Geminin serbest süre 7 gün olarak 23/01/2015 tarihinde limana geldiği, 7 günlük serbest sürenin 30/01/2015 tarihinde dolduğu anlaşılmakla 30/01/2015 tarihinden itibaren demuraj işlemeye başlayacaktır.Tarifede günlük demuraj bedeli 7 gün için 60-usd ,takip eden günler için 84-usd olarak belirlenmiştir.Ambarlı Gümrük Müdürlüğünün cevabi yazısı ile Ferdi ...

adına tescilli 23.1.2015 tarihli ...783 özet beyana kayıtlı ZCS U..603-2 nolu konteynerin 24.3.2015 tarihinde tesbit ve tahakkuk belgesi tanzim edildiği ,eşyanın Gümrük Kanunu 177/1-b maddesi uyarınca tasfiyeye tabi tutulduğu,eşyanın satışının 10.11.2016 tarihinde yapılarak boşaltılan konteynerin 10.11.2016 tarihinde sahibine iade edildiği anlaşılmaktadır.Konteyner Demurajı ; TTK nun da düzenlenmemiştir.Uygulamada ; kırkambar sözleşmesi veya konşimentoda kararlaştırılan ,konteynerin iadesi borcunu kuvvetlendiren ,bununla birlikte konteynerin iadesinde gecikme durumunda taşıyanın uğrayacağı zararı tazmin etmeye yarayan öğretide hukuki niteliği tartışmalı olan bir kısım yazarlar tarafından götürü tazminat ,bir kısmı tarafından cezai şart niteliğinde kabul edilen bir müessesedir.Konteyner demurajı talep edebilmek için taraflar arasında bu hususda bir anlaşma olması gerekir.Taşıma sözleşmesinde veya konşimentoda bu yolda bir hüküm olmadığı takdirde taşıyan demuraj talep edemez.Sadece genel hükümlere dayanarak zararını ispat koşuluyla gecikme zararını istebilir....

"Deniz Ticaret Hukukunda Konteynerin Taşıyana İadesi ve Konteyner Demurajı" makalesinde :"Konteyner taşımalarında yolculuk çarterinde olduğu gibi geminin fazladan beklemesi sözkonusu değildir.Konteynerin Limana tahliyesinin ardından gemi seferine devam eder.Ayrıca konteyner hızlı şekilde yeniden tedarik edilebilen bir taşıma kabıdır.Bir konteyner 3.500-usd ye satın alınabilir ,aylık 500-usd ye kiralanabilir.... ; standart bir konteynerin Çin'den İzmir'e 30 günde geldiği ,ortalama 1.600-usd navlun tahakkuk ettiği ,gönderilenin konteyneri 6 ay sonra iade ettiği varsayımında taşıyanın bu sürede 10.000-usd zarar ettiği kabul edilecekmidir."demektedir. Öte yandan bir proğram dahilinde faaliyet sürdüren taşıyanın ticari faaliyeti bakımından konteynerin iadesinin elzem olduğu,konteyner demurajı;

hem ithalatçıyı konteyneri iadeye zorlamak ,hem de gecikme zararının tazminine yönelik hukuki bir müessese olduğu,taşıyanın gelir kaynağı olmadığı gözönünde bulundurulmadır.Somut olay ile benzerlik taşıyan "Cottonex Anstalt" davasında İngiliz Temyiz mahkemesi "Sözleşmeyi ihlalde bulunmayan tarafın yükümlülüklerinin ifası konusunda ısrarda bulunarak sözleşmeyi ayakta tutmasının haklı bir menfaate dayanıp dayanmadığı önem taşır.Dava konusu olayda ise halihazırda doğmuş bulunan konteyner bekleme parası konteynerlerin değerini aşmıştır.Ayrıca Chittagon Limanında taşıyanın ikame konteyner tedarik etmesi mümkündür.Taşıyanın iadesini beklediği konteynerler için bekleme parasına hak kazanmaktan başka sözleşmeyi ayakta tutması konusunda haklı bir menfaati yoktur.Bu durumda taşıyanın sözleşmeyi ayakta tutması için ısrarda bulunması herhangibir şekilde makul görülemez.Taşıtanın konteyneri satın almayı önerdiği ancak kabul edilmediği ,sözkonusu teklifin reddi ile beraber konteynerin taşıtan tarafından iade edilemeyeceği olgusu belirli hale gelmiştir." denilerek konteynerin artık iade edilemeyeceği anlaşıldığı andan itibaren taşıyanın ilerideki günler için konşimentodaki kayda dayanarak bekleme parası talep edemeyeceği ortaya konulmuştur."denilmiştir.(Emsal karar...-konteyner Demurajı makalesinden alınmıştır.)Somut olayda ;davacının konteyner bekleme ücret tarifesine göre hesaplanan miktara hükmedilmiş ise de;3.000-3.500-usd bedelli taşıma kabı konteynerin davalı taşıyıcı tarafından kolaylıkla yerine ikame edileceği ,konteynerin gömrük işlemleri yük sahibi tarafından yapılmadığından tasfiyeye tabi tutulduğu,gümrükde yapılacak satış işlemine kadar davacıya teslim edilmedği sabittir.

3. 500-usd konteynerin iade edilmemesi nedeniyle davacının konteynerin değerini 10 mislini aşan bir zarara uğradığınının kabulü mümkün görülmemiştir. Davacı taşıyıcının eşya hakkında tesbit ve tahakkuk belgesinin düzenlendiği 24.3.2015 tarihine kadar bekleme ücretinden sorumlu tutulması,artık bu tarihten sonra satış işlemleri tamamlanıncaya kadar konteynerin iadesinin artık mümkün olmayacağı ,davacı taşıyıcının bu tarihden sonra konşimentodaki kayda dayanarak bekleme ücreti isteyemeyeceği sonucuna varılmıştır.Aksinin kabulü halinde somut olaydaki gibi ,ikamesi hemen mümkün olan bir eşya için günlük olarak belirsiz bir zaman için bekleme ücreti adı altında davacının haksız tahsilatına imkan verilecektir.Anlatılanlara göre :gümrük tesbit tahakkuk belgesi düzenlendiği tarihe kadar sözleşmenin ayakta tutulmasında davacının menfaati haklı menfaati olduğu kabul edilebilirse de bu tarihten sonra haklı menfaatten söz edilemeyeceği, 24.3.2015 tarihine kadar 7 günlük 60x7=420 usd, 7 günden sonra 24.3.2015 tarihine kadar davacının 48 gün 84-usd günlük hesap neticesi =4.032-usd olmak üzere toplam 4.452-usd talep edebileceği gözetilerek bu miktar için davanın kabulü gerekirken tümüyle kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.Ancak yapılan hata /eksiklik nedeniyle yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün kaldırılmasına ,yeniden hüküm verilerek davanın kısmen kabulü ile 4.452 USD asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4.a maddesi uyarınca USD döviz faizi işletilerek takibin devamına, fazla istemin reddine kabul edilen miktar için icra inkar tazminatına hükmedilmesine davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/07/2018 Tarih 2017/377 Esas 2018/296 Karar sayılı kararın HMK.'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA;

"Davalının İstanbul 20.İcra Dairesinin ...esas sayılı dosyasında itirazının kısmen iptaline ;4.452 USD asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4.a maddesi uyarınca USD döviz faizi işletilerek takibin devamına, fazla istemin reddine,

Takip tarihindeki kurdan %20 oranda hesaplanan 3.009,55-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddine"

İlk Derece yargılamasına ilişkin olarak;

"Davacıdan alınması gereken 1.165,67-TL karar ve ilam harcının mahkeme ve icra dosyasına yatırılan toplam 3.146,77-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 1.981,10-TL fazla harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,Davacı tarafından peşin yatırılan 1.197,07-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davacı tarafından yapılan 1.500-TL bilirkişi ücreti, 278,50-TL tebliğ gideri olmak üzere toplam 1.778,50-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 146‬-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,Davacı vekili için takdir olunan 5.100-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davalı lehine takdir olunan 20.025,55-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Karar kesinleştiğinde ve talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan 3.243,2‬0-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,Davacı tarafından yapılan 51,50-TL posta masrafının davanın kabulü oranında hesaplanan 4,50-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafından yapılan 64,50-TL posta masrafının davanın reddi oranında hesaplanan 59-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,HMK 'nun 361/1.

maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.30/12/2021

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.