6102TTK Türk Ticaret Kanunu

YİDK kararının iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/1326 E. 2023/5191 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
amortisman müktesep hak kanun yolu istinaf incelemesi kazanılmış hak yenileme içtihadı birleştirme kararı ortalama tüketici ayırt edicilik fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi yükleten (shipper) iltibas istinaf yoluna başvurulabilirlik i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: İİK · HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı şirket ve davalı TPMK vekili tarafından temyiz edilmiş, dairemizce davalı şirket vekilinin temyiz itirazı süreden, davalı TPMK vekilinin itirazları ise esastan reddedilerek karar onanmıştır.

Davalı şirket vekilinin Anayasa Mahkemesine yaptığı başvuru üzerine, anılan davalının temyiz isteminin süre yönünden reddinin hak ihlali olduğundan bahisle dosya dairemize gönderilmiştir.

Davalı şirket vekilinin temyizi için; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; "GLOBAL GAS SPRINGS+Şekil" ibareli 7, 12 ve 35. sınıf ürün ve hizmetleri içeren 2004/29962 sayılı markanın müvekkili adına tescilli olduğunu, "GLOBAL GAZLI AMORTİSÖR+Şekil" ibareli 7, 12 ve 35. sınıftaki hizmetleri içeren 2013/4209 sayılı marka tescil başvurusuna davalı şirketin "GLOBAL+Şekil" ibareli 7, 12 ve 17. sınıf hizmetleri içeren 1999/18783 sayılı markasına dayanarak yaptığı itirazın Markalar Dairesi tarafından kısmen kabul edilerek başvurunun 7 ve 12. sınıf ürünler bakımından reddedildiğini, anılan karara karşı yapılan itirazı YİDK'in reddettiğini, ortalama tüketicilerin farklılığı algılayabileceğini, önceki markasının kazanılmış hak sağladığını ileri sürerek YİDK'in 2015/M-12266 sayılı kararının iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin uzun yıllardır amortisör parçaları ürettiğini, davacı başvurusu ile müvekkili markasının esas unsurunun “GLOBAL” olduğunu, bu nedenle iltibasa neden olacak derecede benzer bulunduğunu, tüketici kitlesinin aynı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 19.10.2016 tarih ve 2016/65 E., 2016/338 K. sayılı kararıyla; redde mesnet alınan marka ile başvuru markasının asıl ve ayırt edici unsurunun GLOBAL ibaresinden oluştuğu, diğer şekil ve ibarelerin ayırt ediciliğe bir katkısının bulunmadığı, bu durumda ibarelerin anlamsal, sescil ve görsel olarak benzer bulunduğu, reddedilen malların redde mesnet alınan markanın kapsamında yer aldığı, anılan ürün ve hizmetlerin alıcısı ve yararlanıcısı konumundaki ortalama tüketici ve yararlanıcı kitlesinin özellikle marka ve başvuru konusu işaretlerin asıl ve ayırt edici unsurlarının ayırt edilemeyecek derecede benzer olması da göz önüne alındığında bu iki marka arasında iltibasın bulunduğu, müktesep hakkın da bulunmadığı zira davacının son başvurusunun konusu olan işaretin, öteden buyana adına tescilli, redde mesnet markadan bağımsızlaşmış bir marka niteliğinde bulunmadığı, daha çok redde mesnet markanın bir serisi gibi yahut yeni düzenlenmiş biçimi gibi algılanmasının yüksek ihtimal dahilinde olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 01.02.2017 tarihli ve 2017/23 E., 2017/61 K. sayılı kararıyla; davacının 2004/29962 numaralı ve GLOBAL GAS SPRINGS+ŞEKİL ibareli markası bulunmaktaysa da, bu markanın özgün biçimi değişmeden ve iltibas tehlikesi yaratmayacak şekilde seri marka oluşturulmadığı ve kararın usul ve esas yönünden yasaya aykırı bulunmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 13.11.2018 tarih, 2017/1408 E. ve 2018/7001 K. sayılı kararıyla davacı tarafa ait 2013/4209 sayılı GLOBAL GAZLI AMORTİSÖR+şekil ibareli marka başvurusu, davacının 2004/29962 sayılı GLOBAL GAS SPRINGS+ŞEKİL ibareli önceki markasının esaslı unsurunu birebir barındırdığı gibi mal ve hizmetlerin de korunduğu, gerek işaret gerekse kapsadığı mal ve hizmetler bakımından davalı markasına yaklaşacak biçimde düzenlenmediği gibi, işletmesel köken itibariyle önceki tescilli markası ile bağlantılı olduğu mesajını açık biçimde verdiği, bu durumda müktesep hakkın varlığı gözetilerek karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya ait 2004/29962 numaralı markanın 17.09.2004 tarihinde başvurusunun yapıldığı ve 25.03.2005 tarihinde 7, 12 ve 35 (06) alt sınıftaki mal ve hizmetler için tescile hak kazandığı, davacı tarafın 2004 yılında tescil edilen markası için davalı veya dava dışı üçüncü bir şahıs tarafından herhangi bir hükümsüzlük davası açılmadığı, markanın yenilenmesi için usulüne uygun başvuruda bulunulduğu ve halihazırda tescilli olduğu, davacının ilk markasının çekişme konusu olmaktan çıktığı, kazanılmış hak için gerekli şartların dava konusu marka için gerçekleştiği, itiraz aşamasında davacının müktesep hak itirazını ileri sürdüğü, kurum kararının iptali şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK’in 2015-M-12266 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.

C.Onama İlamı

Dairemizin 20.01.2020 tarih 2019/2541 E., 2020/553 K. sayılı kararı ile davalı şirket vekilinin temyiz ititrazının süreden, davalı TPMK vekilinin temyiz itirazlarının ise İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle esastan reddine karar verilmiştir

D.Anayasa Mahkemesi Kararı

Anayasa Mahkemesinin 12.02.2023 tarih ve 2020/22943 başvuru sayılı kararı ile hâkimin kanun yolunu ve süresini taraflara doğru gösterme yükümlülüğü altında olduğu, başvurucunun (davalı şirket) mahkeme kararında belirtilen süreye güvenerek hareket ettiği ve mahkemenin yanıltması sonucu ortaya çıkan belirsizliğe başvurucunun katlanmak zorunda bırakılmasının ölçülü olmadığı gerekçesiyle davalı şirket vekilinin mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği gerekçesiyle ihlalin ortadan kaldırılması için dosya dairemize gönderilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının kazanılmış hakkının bulunmadığını, olsa bile bunun başkalarının markalarına yanaşacak biçimde olduğunda kabul edilmeyeceğini, kurum kararının yerinde olduğunu, taraf markalarının benzer olduğunu, markaların esaslı unsurlarının aynı olduğunu, taraflara ait markaların tüketici kitlelerinin aynı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, TPMK YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 8 inci maddesi

3. Değerlendirme ve Sonuç

1.Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 28.04.2023 karar, 14.09.2023 Resmi Gazete yayın tarihli, 2021/5 E., 2023/2 K. sayılı kararı ile hukuk davalarında Hakimin gerekçeli kararda kanun yolu süresi için Kanunda belirtilen süreden daha uzun bir süre öngörmesi halinde öngörülen uzun süre nedeniyle sürede hataya düşen tarafın kanun yolu hakkının korunacağı kabul edilmiş olup, Dairemizin 20.01.2020 tarih 2019/2541 E., 2020/553 K. sayılı kararının davalı şirket vekilinin temyiz ititrazının süreden reddine ilişkin kısmının kaldırılması gerekmiştir.

2. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

3. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı şirket vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Kararın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1408 E. 2018/7001 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/1326 E.  ,  2023/5191 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI 2019/20 Esas, 2019/144 Karar

HÜKÜM

Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı şirket ve davalı TPMK vekili tarafından temyiz edilmiş, dairemizce davalı şirket vekilinin temyiz itirazı süreden, davalı TPMK vekilinin itirazları ise esastan reddedilerek karar onanmıştır.

Davalı şirket vekilinin Anayasa Mahkemesine yaptığı başvuru üzerine, anılan davalının temyiz isteminin süre yönünden reddinin hak ihlali olduğundan bahisle dosya dairemize gönderilmiştir.

Davalı şirket vekilinin temyizi için; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; "GLOBAL GAS SPRINGS+Şekil" ibareli 7, 12 ve 35. sınıf ürün ve hizmetleri içeren 2004/29962 sayılı markanın müvekkili adına tescilli olduğunu, "GLOBAL GAZLI AMORTİSÖR+Şekil" ibareli 7, 12 ve 35. sınıftaki hizmetleri içeren 2013/4209 sayılı marka tescil başvurusuna davalı şirketin "GLOBAL+Şekil" ibareli 7, 12 ve 17. sınıf hizmetleri içeren 1999/18783 sayılı markasına dayanarak yaptığı itirazın Markalar Dairesi tarafından kısmen kabul edilerek başvurunun 7 ve 12. sınıf ürünler bakımından reddedildiğini, anılan karara karşı yapılan itirazı YİDK'in reddettiğini, ortalama tüketicilerin farklılığı algılayabileceğini, önceki markasının kazanılmış hak sağladığını ileri sürerek YİDK'in 2015/M-12266 sayılı kararının iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin uzun yıllardır amortisör parçaları ürettiğini, davacı başvurusu ile müvekkili markasının esas unsurunun “GLOBAL” olduğunu, bu nedenle iltibasa neden olacak derecede benzer bulunduğunu, tüketici kitlesinin aynı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 19.10.2016 tarih ve 2016/65 E., 2016/338 K. sayılı kararıyla; redde mesnet alınan marka ile başvuru markasının asıl ve ayırt edici unsurunun GLOBAL ibaresinden oluştuğu, diğer şekil ve ibarelerin ayırt ediciliğe bir katkısının bulunmadığı, bu durumda ibarelerin anlamsal, sescil ve görsel olarak benzer bulunduğu, reddedilen malların redde mesnet alınan markanın kapsamında yer aldığı, anılan ürün ve hizmetlerin alıcısı ve yararlanıcısı konumundaki ortalama tüketici ve yararlanıcı kitlesinin özellikle marka ve başvuru konusu işaretlerin asıl ve ayırt edici unsurlarının ayırt edilemeyecek derecede benzer olması da göz önüne alındığında bu iki marka arasında iltibasın bulunduğu, müktesep hakkın da bulunmadığı zira davacının son başvurusunun konusu olan işaretin, öteden buyana adına tescilli, redde mesnet markadan bağımsızlaşmış bir marka niteliğinde bulunmadığı, daha çok redde mesnet markanın bir serisi gibi yahut yeni düzenlenmiş biçimi gibi algılanmasının yüksek ihtimal dahilinde olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 01.02.2017 tarihli ve 2017/23 E., 2017/61 K. sayılı kararıyla; davacının 2004/29962 numaralı ve GLOBAL GAS SPRINGS+ŞEKİL ibareli markası bulunmaktaysa da, bu markanın özgün biçimi değişmeden ve iltibas tehlikesi yaratmayacak şekilde seri marka oluşturulmadığı ve kararın usul ve esas yönünden yasaya aykırı bulunmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 13.11.2018 tarih, 2017/1408 E. ve 2018/7001 K. sayılı kararıyla davacı tarafa ait 2013/4209 sayılı GLOBAL GAZLI AMORTİSÖR+şekil ibareli marka başvurusu, davacının 2004/29962 sayılı GLOBAL GAS SPRINGS+ŞEKİL ibareli önceki markasının esaslı unsurunu birebir barındırdığı gibi mal ve hizmetlerin de korunduğu, gerek işaret gerekse kapsadığı mal ve hizmetler bakımından davalı markasına yaklaşacak biçimde düzenlenmediği gibi, işletmesel köken itibariyle önceki tescilli markası ile bağlantılı olduğu mesajını açık biçimde verdiği, bu durumda müktesep hakkın varlığı gözetilerek karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya ait 2004/29962 numaralı markanın 17.09.2004 tarihinde başvurusunun yapıldığı ve 25.03.2005 tarihinde 7, 12 ve 35 (06) alt sınıftaki mal ve hizmetler için tescile hak kazandığı, davacı tarafın 2004 yılında tescil edilen markası için davalı veya dava dışı üçüncü bir şahıs tarafından herhangi bir hükümsüzlük davası açılmadığı, markanın yenilenmesi için usulüne uygun başvuruda bulunulduğu ve halihazırda tescilli olduğu, davacının ilk markasının çekişme konusu olmaktan çıktığı, kazanılmış hak için gerekli şartların dava konusu marka için gerçekleştiği, itiraz aşamasında davacının müktesep hak itirazını ileri sürdüğü, kurum kararının iptali şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK’in 2015-M-12266 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.

C.Onama İlamı

Dairemizin 20.01.2020 tarih 2019/2541 E., 2020/553 K. sayılı kararı ile davalı şirket vekilinin temyiz ititrazının süreden, davalı TPMK vekilinin temyiz itirazlarının ise İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle esastan reddine karar verilmiştir

D.Anayasa Mahkemesi Kararı

Anayasa Mahkemesinin 12.02.2023 tarih ve 2020/22943 başvuru sayılı kararı ile hâkimin kanun yolunu ve süresini taraflara doğru gösterme yükümlülüğü altında olduğu, başvurucunun (davalı şirket) mahkeme kararında belirtilen süreye güvenerek hareket ettiği ve mahkemenin yanıltması sonucu ortaya çıkan belirsizliğe başvurucunun katlanmak zorunda bırakılmasının ölçülü olmadığı gerekçesiyle davalı şirket vekilinin mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği gerekçesiyle ihlalin ortadan kaldırılması için dosya dairemize gönderilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının kazanılmış hakkının bulunmadığını, olsa bile bunun başkalarının markalarına yanaşacak biçimde olduğunda kabul edilmeyeceğini, kurum kararının yerinde olduğunu, taraf markalarının benzer olduğunu, markaların esaslı unsurlarının aynı olduğunu, taraflara ait markaların tüketici kitlelerinin aynı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, TPMK YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 8 inci maddesi

3. Değerlendirme ve Sonuç

1.Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 28.04.2023 karar, 14.09.2023 Resmi Gazete yayın tarihli, 2021/5 E., 2023/2 K. sayılı kararı ile hukuk davalarında Hakimin gerekçeli kararda kanun yolu süresi için Kanunda belirtilen süreden daha uzun bir süre öngörmesi halinde öngörülen uzun süre nedeniyle sürede hataya düşen tarafın kanun yolu hakkının korunacağı kabul edilmiş olup, Dairemizin 20.01.2020 tarih 2019/2541 E., 2020/553 K. sayılı kararının davalı şirket vekilinin temyiz ititrazının süreden reddine ilişkin kısmının kaldırılması gerekmiştir.

2. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

3. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı şirket vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Dairemizin 20.01.2020 tarih 2019/2541 E., 2020/553 K. sayılı kararının davalı şirket vekilinin temyiz ititrazının süreden reddine ilişkin kısmının KALDIRILMASINA,

2. Davalı şirket vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/978643900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.