İtirazın İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/2669 E. 2023/6364 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
düzenleme yeri↗ senetle ispat zorunluluğu↗ imza inkârı↗ kambiyo vasfı↗ senetle ispat↗ ilamsız takip↗ yazılı delil başlangıcı↗ temel ilişki↗ delil başlangıcı↗ tahrifat↗ yemin deliline dayanma↗ şekil şartı↗ yemin teklifi↗ icra inkâr tazminatı↗ yemin delili↗ yazılı delil↗ yemin↗ ara karar↗ kambiyo senedi↗ ikrar↗ kesin süre↗ icra takibine itiraz↗ kötü niyet tazminatı↗ rücu↗ muvafakat↗ ispat yükü↗ yenileme↗ bono↗ kötü niyet↗ bilirkişi incelemesi↗ haciz↗ iflas↗ yükleten (shipper)↗ zamanaşımı↗ kesin hüküm↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Vakfıkebir Asliye Hukuk Mahkemesi
(Asliye Ticaret MahkemesiSıfatıyla)
SAYISI : 2019/613 E., 2021/490 K.
Taraflar arasındaki kambiyo senedine dayalı olarak yürütülen icra takibine itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıdan bonoya dayalı 148.500,00 TL alacağı olduğunu, bononun zaman aşımına uğraması nedeniyle ilamsız takip başlatıltığını, davalının takip dosyasına itiraz ettiğini, takibin durduğunu, davalının senedin varlığını kabul ettiğini, temel ilişkinin ödünç para alımı olduğu noktasında bir ihtilafın bulunmadığını, temel ilişkisi karşı tarafça kabul edilmiş yazılı delil başlangıcı niteliğindeki zamanaşımına uğramış senetteki bedeli ödediğine dair ispat yükünün davalıda olduğunu, ''açığa atılan imzanın kötüye kullanılması'' nedeniyle aleyhine açılan ceza davasından beraat ettiğini belirterek itirazının iptaline, asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı asil cevap dilekçesinde; davacıya ''148.500,00 TL'' değil ''10.000,00 TL'' borcu olduğunu kabul ettiğini, senedin imzası dışındaki alanlarını sonradan doldurulduğunu, senedin düzenleme tarihi içermemesi, ödeme tarihi üzerinde tahrifat yapılmış olması, ödeme tarihinin yazıyla belirtilmemiş olması, düzenleme yerinin bulunmaması, senedin malen ya da nakden verildiğinin belli olmadığı gibi hususlar karşısında kambiyo vasfına haiz olmadığını, senedin ödeme tarihi itibariyle zamanaşımına uğradığını, iddia sahibinin iddiasını ispatla yükümlü olduğunu, ispat yükünün davacıda olduğunu, iddiasını yazılı belge ile ispatlaması gerektiği, iddianın tanık dinletme sınırının çok üstünde olduğunu, tanık dinletilmesine muvafakati olmadığını belirterek davanın reddine, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile genel haciz yolu ile yapılan takiplerde açılan itirazın iptali davalarında 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci maddesi uyarınca alacaklının alacağının varlığını ispat etmek zorunda olduğu, davalı borçlunun takibe konu edilen kambiyo senedindeki imzayı kabul ettiği, borç miktarının ise 10.000,00 TL olduğunu beyan ettiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 189 uncu maddesinin 3 üncü fıkrası uyarınca kanunun belirli delillerle ispatını emrettiği hususlar başka delillerle ispat olunamayacağı, aynı Yasa'nın 200 üncü maddesine göre bir hakkın doğumu, düşürülmesi, değeri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin yapıldıkları zamanki miktar ve değeri 2.500,00 TL değerini geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerektiği, tanık dinlenemeyeceği, davacı tarafça yapılan takibin yazılı delil başlangıcı niteliğinde bir belge sunması nedeniyle 6100 sayılı Kanun'un 202 nci maddesi gereğince davalının iddiasını tanık beyanıyla ispatlaması mümkün olmadığı, davalı yemin deliline dayanmadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile itirazın iptaline, davacı lehine borç miktarının %20'si oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, mahkemece davacı vekiline yemin teklif edip etmeyeceği, edecek ise yemin teklifini sunmak üzere iki haftalık kesin süre verilmesine rağmen 28.06.2021 tarihli celsede bu yöndeki ara kararından rücu ettiğini, kendilerinin yemin deliline dayanmayarak bu hususun aleyhe olarak değerlendirme yapılmasının yerinde olmadığını, senetle ispat zorunluluğu bulunan hallerde delil başlangıcı bulunursa tanık dinlenebileceğini, tanıklarının dinlenilmediğini, senedin 10.000,00 TL borcun verildiği tarihte düzenlenmediğini, senet metninin kendisi tarafından doldurulmadığını, miktarın 10.000,00 TL'den fazla doldurulduğunu, mahkemenin önce savcılık dosyalarını araştırdığını fakat sonradan davayı kabul ettiğini, ayrıca alacağın likit olmaması sebebiyle inkâr tazminatına hükmedilmesinin adil ve hukuki olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin yalnızca 10.000,00 TL borcu olduğunu kabul ettiği, imza dışındaki alanların müvekkili bilgisi dışında sonradan değiştirildiğini, tahrif edilen senede ilişkin bilirkişi incelemesi yaptırılmadan karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, senetle ispat zorunluluğu bulunan hallerde delil başlangıcı bulunursa tanık dinlenebileceği, hem borca hem de senedin şekil şartlarına itirazları mevcut iken bu itirazlarının davacı tarafça kaldırılmadan davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, taraflardan birinin kendisi tarafından düzenlendiği iddia edilen adi senetteki düzenleme tarihi, yeri, yazıyı veya imzayı inkâr ederse senedin sahte olduğuna dair durumun ortaya çıkacağı ve ispat yükünün karşı tarafa yükleneceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, zamanaşımına uğramış kambiyo senedine dayalı olarak yürütülen icra takibine karşı itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.2004 sayılı Kanun'un 67 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/392 E. 2022/2708 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… apılan yargılamada bozma ilamının sadece inkâr tazminatına yönelik olduğundan ve davanın esası yönünden verilen kararın kesinleşmiş olmakla bu hususta yeniden karar «verilmesine yer olmadığına» karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın esası yönünden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, «asıl alacak» miktarının %40'ı oranında «icra inkar tazminatının» davacıdan alınıp davalıya verilmesine karar verilmiş olup karar davacı vekilinin temyizi ile Dairemizce bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8033 E. 2021/7211 K.
Ortak:tahrifat · istinaf yoluna başvurulabilirlik
İncelediğiniz kararda… 0.000,00 TL'' borcu olduğunu kabul ettiğini, senedin imzası dışındaki alanlarını sonradan doldurulduğunu, senedin düzenleme tarihi içermemesi, ödeme tarihi üzerinde «tahrifat» yapılmış olması, ödeme tarihinin yazıyla belirtilmemiş olması, «düzenleme yerinin» bulunmaması, senedin malen ya da nakden verildiğinin belli olmadığı gibi hususlar karşısında «kambiyo vasfına» haiz olmadığını, senedin ödeme tarihi itibariyle «zamanaşımına» uğradığını, iddia sahibinin iddiasını ispatla yükümlü olduğunu, «ispat yükünün» davacıda olduğunu, iddiasını yazılı belge ile ispatlaması gerektiği, iddianın tanık dinletme sınırının çok üstünde olduğunu, tanık dinletilmesine «muvafakati» olmadığını belirterek davanın reddine, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere «kötü niyet tazminatına» hükmedilmesini istemiştir.
… z dilekçesinde özetle; müvekkilinin yalnızca 10.000,00 TL borcu olduğunu kabul ettiği, imza dışındaki alanların müvekkili bilgisi dışında sonradan değiştirildiğini, «tahrif» edilen senede ilişkin «bilirkişi incelemesi» yaptırılmadan karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, «senetle ispat zorunluluğu» bulunan hallerde «delil başlangıcı» bulunursa tanık dinlenebileceği, hem borca hem de senedin «şekil şartlarına» itirazları mevcut iken bu itirazlarının davacı tarafça kaldırılmadan davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, taraflardan birinin kendisi tarafından düzenlendiği iddia edilen adi senetteki düzenleme tarihi, yeri, yazıyı veya imzayı inkâr ederse senedin sahte olduğuna dair durumun ortaya çıkacağı ve «ispat yükünün» karşı tarafa yükleneceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesi’nce, alınan bilirkişi raporunda dava konusu senette davacının açıkladığı şekilde «tahrifat» yapıldığının belirlendiği, davacının senetteki imzasını inkar etmediği, senedin tahrifatsız hali ile geçerli olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacını …
… 17 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı ... vekili süresinden sonra 12.09.2017 tarihinde istinaf kanun yoluna başvurmuş olup Bölge Adliye Mahkemesi’nce süresinden sonra «istinaf yoluna başvurulduğu» gözetilerek davalı ... vekilinin istinaf dilekçesinin süreden reddine karar verilmesi gerekirken istinaf isteminin esastan reddine karar verilmesi doğru görülmediğ …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/2669 E. , 2023/6364 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/1716 Esas, 2022/253 Karar
HÜKÜM
İstinaf başvurusunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ Vakfıkebir Asliye Hukuk Mahkemesi
(Asliye Ticaret MahkemesiSıfatıyla)
SAYISI 2019/613 E., 2021/490 K.
Taraflar arasındaki kambiyo senedine dayalı olarak yürütülen icra takibine itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıdan bonoya dayalı 148.500,00 TL alacağı olduğunu, bononun zaman aşımına uğraması nedeniyle ilamsız takip başlatıltığını, davalının takip dosyasına itiraz ettiğini, takibin durduğunu, davalının senedin varlığını kabul ettiğini, temel ilişkinin ödünç para alımı olduğu noktasında bir ihtilafın bulunmadığını, temel ilişkisi karşı tarafça kabul edilmiş yazılı delil başlangıcı niteliğindeki zamanaşımına uğramış senetteki bedeli ödediğine dair ispat yükünün davalıda olduğunu, ''açığa atılan imzanın kötüye kullanılması'' nedeniyle aleyhine açılan ceza davasından beraat ettiğini belirterek itirazının iptaline, asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı asil cevap dilekçesinde; davacıya ''148.500,00 TL'' değil ''10.000,00 TL'' borcu olduğunu kabul ettiğini, senedin imzası dışındaki alanlarını sonradan doldurulduğunu, senedin düzenleme tarihi içermemesi, ödeme tarihi üzerinde tahrifat yapılmış olması, ödeme tarihinin yazıyla belirtilmemiş olması, düzenleme yerinin bulunmaması, senedin malen ya da nakden verildiğinin belli olmadığı gibi hususlar karşısında kambiyo vasfına haiz olmadığını, senedin ödeme tarihi itibariyle zamanaşımına uğradığını, iddia sahibinin iddiasını ispatla yükümlü olduğunu, ispat yükünün davacıda olduğunu, iddiasını yazılı belge ile ispatlaması gerektiği, iddianın tanık dinletme sınırının çok üstünde olduğunu, tanık dinletilmesine muvafakati olmadığını belirterek davanın reddine, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile genel haciz yolu ile yapılan takiplerde açılan itirazın iptali davalarında 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci maddesi uyarınca alacaklının alacağının varlığını ispat etmek zorunda olduğu, davalı borçlunun takibe konu edilen kambiyo senedindeki imzayı kabul ettiği, borç miktarının ise 10.000,00 TL olduğunu beyan ettiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 189 uncu maddesinin 3 üncü fıkrası uyarınca kanunun belirli delillerle ispatını emrettiği hususlar başka delillerle ispat olunamayacağı, aynı Yasa'nın 200 üncü maddesine göre bir hakkın doğumu, düşürülmesi, değeri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin yapıldıkları zamanki miktar ve değeri 2.500,00 TL değerini geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerektiği, tanık dinlenemeyeceği, davacı tarafça yapılan takibin yazılı delil başlangıcı niteliğinde bir belge sunması nedeniyle 6100 sayılı Kanun'un 202 nci maddesi gereğince davalının iddiasını tanık beyanıyla ispatlaması mümkün olmadığı, davalı yemin deliline dayanmadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile itirazın iptaline, davacı lehine borç miktarının %20'si oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, mahkemece davacı vekiline yemin teklif edip etmeyeceği, edecek ise yemin teklifini sunmak üzere iki haftalık kesin süre verilmesine rağmen 28.06.2021 tarihli celsede bu yöndeki ara kararından rücu ettiğini, kendilerinin yemin deliline dayanmayarak bu hususun aleyhe olarak değerlendirme yapılmasının yerinde olmadığını, senetle ispat zorunluluğu bulunan hallerde delil başlangıcı bulunursa tanık dinlenebileceğini, tanıklarının dinlenilmediğini, senedin 10.000,00 TL borcun verildiği tarihte düzenlenmediğini, senet metninin kendisi tarafından doldurulmadığını, miktarın 10.000,00 TL'den fazla doldurulduğunu, mahkemenin önce savcılık dosyalarını araştırdığını fakat sonradan davayı kabul ettiğini, ayrıca alacağın likit olmaması sebebiyle inkâr tazminatına hükmedilmesinin adil ve hukuki olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin yalnızca 10.000,00 TL borcu olduğunu kabul ettiği, imza dışındaki alanların müvekkili bilgisi dışında sonradan değiştirildiğini, tahrif edilen senede ilişkin bilirkişi incelemesi yaptırılmadan karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, senetle ispat zorunluluğu bulunan hallerde delil başlangıcı bulunursa tanık dinlenebileceği, hem borca hem de senedin şekil şartlarına itirazları mevcut iken bu itirazlarının davacı tarafça kaldırılmadan davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, taraflardan birinin kendisi tarafından düzenlendiği iddia edilen adi senetteki düzenleme tarihi, yeri, yazıyı veya imzayı inkâr ederse senedin sahte olduğuna dair durumun ortaya çıkacağı ve ispat yükünün karşı tarafa yükleneceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, zamanaşımına uğramış kambiyo senedine dayalı olarak yürütülen icra takibine karşı itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.2004 sayılı Kanun'un 67 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/977494700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz