İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/5210 E. 2023/5693 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kambiyo takibi↗ itirazın kaldırılması↗ isticvap↗ ticari avans faizi↗ ciranta↗ kesin süre↗ kötü niyet tazminatı↗ ispat yükü↗ istirdat↗ kötü niyet↗ haciz↗ iflas↗ çek↗ menfi tespit↗ eksik inceleme↗ yükleten (shipper)↗ avans faizi↗ temerrüt↗ zamanaşımı↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Dava, haciz baskısı altında ödenen paranın istirdadı istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulü ile, alacağın %40’ına tekabül eden kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun 72/7 nci maddesiyle, takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalmış şahsın ödediği tarihten itibaren bir sene içinde umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını isteyebileceği hususu düzenlenmiştir. Haciz baskısı altında ödenen paranın istirdadına ilişkin bu tür davalarda menfi tespit davalarında olduğu gibi alacaklının kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilebileceğine dair bir yasal düzenleme bulunmamaktadır. Bu itibarla, mahkemece yasal dayanağı olmadığı halde davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir...'' gerekçesiyle bozulmuştur.
C. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu çeklerdeki ciranta imzasının davacıya ait olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının İstanbul 1. İcra Müdürlüğünün 2006/9903 E. sayılı takip dosyasında 10 adet çek karşılığı ödediği 40.000,00 TL'ye ilişkin olarak borçlu olmadığının tespitine, ödenen 40.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren davanın konusuna ve tarafların sıfatına göre ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece zamanaşımı itirazlarının reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Mahkeme tarafından davacı vekiline verilen kesin süre içerisinde davacının imza asıllarının bulunduğu kurumların bildirilmediğini, dolayısıyla ispat yükü davacı tarafta olduğundan ispatlanamayan davanın reddi gerekirken yargılamaya devam edilerek davanın kabulüne karar verilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, dava dışı Kazım Ayyıldız ve Harun Seyri'nin isticvabına karar verilmesine rağmen isticvap işlemleri tamamlanmadan ve işbu dava dışı şahısların imzaları incelenmeden eksik inceleme sonucu karar verildiğini, 20.12.2018 tarihli bilirkişi raporunun davacının imza asılları incelenmeksizin ve Yargıtay İçtihatlarına aykırı eksik inceleme sonucu düzenlendiğini, davacının kötü niyetli olarak uzun bir süre bekledikten sonra işbu davayı açtığını ve iyi niyetli müvekkili şirkete sorumluluklarından kaçınmak için haksız ve mesnetsiz davranışlar sergilediğinin açık olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, istirdat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/6954 E. 2021/6852 K.
Ortak:itirazın kaldırılması · isticvap · ticari avans faizi · ciranta · kötü niyet tazminatı · istirdat · kötü niyet · haciz · İstirdat
İncelediğiniz karardaDava, «haciz» baskısı altında ödenen paranın «istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulü ile, alacağın %40’ına tekabül eden «kötü niyet tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Haciz baskısı altında ödenen paranın «istirdadına» ilişkin bu tür davalarda «menfi tespit» davalarında olduğu gibi alacaklının «kötü niyet tazminatı» ödemeye mahkum edilebileceğine dair bir yasal düzenleme bulunmamaktadır.
Bu itibarla, mahkemece yasal dayanağı olmadığı halde davalı aleyhine «kötü niyet tazminatına» hükmedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir...'' gerekçesiyle bozulmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, yaptırılan «imza incelemesiyle» davaya konu çeklerdeki «ciranta» imzasının davacıya ait olmadığının tespit edildiği, davalı yanca, davacı tarafından dava dış ... ve ...'ye verilen vekaletnamelerde, adı geçenlere davacı adına «çek» keşide etme yetkisi verildiğinden bahisle bu şahısları «isticvabı» talep edilmiş ise de, davacı tarafça bu talebe «muvafakat» edilmemesi ve bu hususta yapılacak incelemenin bozma ilamı kapsamında sonuca etkili olmayacak olması sebebiyle anılan talebin reddine karar verildiği, ayrıca söz konusu çeklerin dava dışı ...tarafından düzenlenen ve davacı adına atfen sahte imzalarla işbu davanın davalısına «ciro» edilmiş olduğu, icra takip dosyasında davacının ısrarla söz konusu çeklerdeki ismine atfen atılan imzaların ...tarafından sahte olarak atılmış olduğuna dair itirazları ve «haciz» tutanağındaki beyanlarıyla ödeme belgesindeki ısrarlı taleplerine rağmen takibe devam edilip alacağın tahsili cihetine gidilmiş olması nedeniyle davalının söz konusu icra takibinde iyi niyetli olmadığı, kötü niyetle hareket ettiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, davacının icra takibine konu edilen çekler nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile, yapılan takip kapsamında ödenen 40.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek «ticari avans faizi» ile birlikte davalıdan «istirdadına» ve asıl alacağın % 40’ı oranında 16.000,00 TL «kötü niyet tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir. - Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
2-) Dava, «haciz» baskısı altında ödenen paranın «istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulü ile, alacağın %40’ına tekabül eden «kötü niyet tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Haciz baskısı altında ödenen paranın «istirdadına» ilişkin bu tür davalarda «menfi tespit» davalarında olduğu gibi alacaklının «kötü niyet tazminatı» ödemeye mahkum edilebileceğine dair bir yasal düzenleme bulunmamaktadır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:imza incelemesi · ciro · muvafakat
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, yaptırılan «imza incelemesiyle» davaya konu çeklerdeki «ciranta» imzasının davacıya ait olmadığının tespit edildiği, davalı yanca, davacı tarafından dava dış ... ve ...'ye verilen vekaletnamelerde, adı geçenlere davacı adına «çek» keşide etme yetkisi verildiğinden bahisle bu şahısları «isticvabı» talep edilmiş ise de, davacı tarafça bu talebe «muvafakat» edilmemesi ve bu hususta yapılacak incelemenin bozma ilamı kapsamında sonuca etkili olmayacak olması sebebiyle anılan talebin reddine karar verildiği, ayrıca söz konusu çeklerin dava dışı ...tarafından düzenlenen ve davacı adına atfen sahte imzalarla işbu davanın davalısına «ciro» edilmiş olduğu, icra takip dosyasında davacının ısrarla söz konusu çeklerdeki ismine atfen atılan imzaların ...tarafından sahte olarak atılmış olduğuna dair itirazları ve «haciz» tutanağındaki beyanlarıyla ödeme belgesindeki ısrarlı taleplerine rağmen takibe devam edilip alacağın tahsili cihetine gidilmiş olması nedeniyle davalının söz konusu icra takibinde iyi niyetli olmadığı, kötü niyetle hareket ettiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, davacının icra takibine konu edilen çekler nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile, yapılan takip kapsamında ödenen 40.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek «ticari avans faizi» ile birlikte davalıdan «istirdadına» ve asıl alacağın % 40’ı oranında 16.000,00 TL «kötü niyet tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir. - Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/5210 E. , 2023/5693 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
HÜKÜM
Davanın kabulü
Taraflar arasındaki istirdat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı yanca müvekkili aleyhine 10 adet çeke dayalı olarak kambiyo takibi yapıldığını ve müvekkillinin haciz baskısı altında icra dosyasına 40.000,00 TL ödediğini ancak takibe dayanak yapılan çeklerdeki ciranta imzasının müvekkiline ait olmadığını ileri sürerek, 40.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan istirdadına ve kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 20.01.2020 tarih, 2016/439 E. ve 2020/47 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
B. İkinci Bozma Kararı
Dairemizin 06.12.2021 tarih, 2020/6954 E. ve 2021/6852 K. sayılı kararıyla ''...1-) Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-) Dava, haciz baskısı altında ödenen paranın istirdadı istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulü ile, alacağın %40’ına tekabül eden kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun 72/7 nci maddesiyle, takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalmış şahsın ödediği tarihten itibaren bir sene içinde umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını isteyebileceği hususu düzenlenmiştir. Haciz baskısı altında ödenen paranın istirdadına ilişkin bu tür davalarda menfi tespit davalarında olduğu gibi alacaklının kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilebileceğine dair bir yasal düzenleme bulunmamaktadır. Bu itibarla, mahkemece yasal dayanağı olmadığı halde davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir...'' gerekçesiyle bozulmuştur.
C. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu çeklerdeki ciranta imzasının davacıya ait olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının İstanbul 1. İcra Müdürlüğünün 2006/9903 E. sayılı takip dosyasında 10 adet çek karşılığı ödediği 40.000,00 TL'ye ilişkin olarak borçlu olmadığının tespitine, ödenen 40.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren davanın konusuna ve tarafların sıfatına göre ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece zamanaşımı itirazlarının reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Mahkeme tarafından davacı vekiline verilen kesin süre içerisinde davacının imza asıllarının bulunduğu kurumların bildirilmediğini, dolayısıyla ispat yükü davacı tarafta olduğundan ispatlanamayan davanın reddi gerekirken yargılamaya devam edilerek davanın kabulüne karar verilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, dava dışı Kazım Ayyıldız ve Harun Seyri'nin isticvabına karar verilmesine rağmen isticvap işlemleri tamamlanmadan ve işbu dava dışı şahısların imzaları incelenmeden eksik inceleme sonucu karar verildiğini, 20.12.2018 tarihli bilirkişi raporunun davacının imza asılları incelenmeksizin ve Yargıtay İçtihatlarına aykırı eksik inceleme sonucu düzenlendiğini, davacının kötü niyetli olarak uzun bir süre bekledikten sonra işbu davayı açtığını ve iyi niyetli müvekkili şirkete sorumluluklarından kaçınmak için haksız ve mesnetsiz davranışlar sergilediğinin açık olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, istirdat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
09.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/977115600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz