6102TTK Türk Ticaret Kanunu

CMR taşımasında halefiyet, husumet ve zamanaşımı sabit olsa da gerçek zarar CMR 23'e uygun hesaplanmalıdır

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/4242 E. 2023/6342 K. · · İlk derece: Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Taşıma

Gerekçe özeti

Nakliyat sorumluluk sigortacısı, ödeme ve halefiyet belgeleriyle sigortalının halefi olarak aktif dava ehliyetine sahiptir; hamule senedinde gönderen konumundaki alt taşıyanın pasif husumeti bulunur. CMR'ye tabi taşımalarda bir yıllık zamanaşımı, taşıyıcıya yapılan yazılı müracaatla (CMR 32/2) talep reddedilene kadar durur. Gerçek zarar ise CMR 23'ün 1-4. fıkralarındaki yönteme uygun ve denetime elverişli biçimde -fatura bedeli üzerinden değil- malın kabul yer ve zamanındaki kıymetine göre hesaplanmalıdır.

Ele alınan sorunlar

Alt taşıyanın pasif husumeti → kabul

İddia: Davalı ... A.Ş., fiili taşıyan olmadığını, CMR 37 uyarınca öncelikle fiili taşıyıcıya başvurulması gerektiğini ve kendisine husumet yöneltilemeyeceğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Taşıma sözleşmesinin akidi olan, hamule senetlerinde gönderen olarak imzası bulunan alt taşıyan aleyhine sigortacı tarafından açılan davada pasif husumet bulunur; alt taşıyanın fiili taşıyan olmaması, kendisine karşı doğrudan dava açılmasını engellemez. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)

Sigortacının aktif husumet (dava) ehliyeti → kabul

İddia: Davalılar, davacı sigortacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Nakliyat sorumluluk sigortacısı, yük ilgililerine ödeme yaptığını gösteren halefiyet belgelerini dosyaya sunduğundan, sigortalının halefi olarak aktif dava ehliyetine sahiptir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)

Zamanaşımı ve yazılı müracaatla zamanaşımının durması → kabul

İddia: Davalılar, alacağın CMR'nin öngördüğü bir yıllık zamanaşımına uğradığını, yazılı müracaatın kendilerine ulaşmadığını ve zamanaşımının durmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: CMR 39/4 uyarınca bir yıllık zamanaşımı süresi işlemeye başladıktan sonra, taşıyıcıya yapılan yazılı müracaat CMR 32/2 uyarınca zamanaşımını durdurur ve bu durma, talep yazılı olarak reddedilene kadar devam eder. Davacı davalılara yazılı olarak (okundu kaydı bulunan e-posta ile) müracaat etmiş, davalılarca istem yazılı olarak reddedilmediğinden duran süre yeniden işlememiştir; bu nedenle başlatılan takip ve açılan dava süresindedir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)

Gerçek zararın CMR 23'e uygun ve denetime elverişli hesaplanması (bozma sebebi) → kabul

İddia: Davalılar, hükme esas alınan bilirkişi raporunda zararın CMR 23'e uygun hesaplanmadığını, taşınan malın niteliğine uygun uzman bilirkişi bulunmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: CMR 23 uyarınca yükün kısmen veya tamamen kaybından doğan tazminat, yükün taşınmak üzere kabul edildiği yer ve zamandaki kıymetine göre (ticaret borsası/piyasa fiyatı yoksa aynı cins ve kalitedeki malların normal kıymetine göre) ve eksik brüt ağırlığın kilogramı başına 8,33 hesap birimini aşmamak üzere hesaplanır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda zarar, taşıma konusu malların fatura bedelleri üzerinden hesaplanmış olup CMR 23'ün 1 ilâ 4. fıkralarındaki yönteme uygun, denetime elverişli bir hesap yapılmamıştır; bu nedenle taşınan malların niteliği de gözetilerek alanında uzman sektör bilirkişilerinin de bulunduğu yeni bir heyetten rapor alınması gerektiğinden karar davalılar yararına bozulmuştur.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

CMR taşımalarında sigortacının halefiyetle aktif ehliyeti, alt taşıyanın husumeti, yazılı müracaatla zamanaşımının durması ve gerçek zararın CMR 23'e uygun hesaplanması yönünden emsaldir.

Usul tespitleri

Zamanaşımı
CMR'ye tabi taşımalardan doğan tazminat talepleri CMR 32 uyarınca bir yıllık zamanaşımına tabidir; taşıyıcıya yapılan yazılı müracaat, istem yazılı olarak reddedilene kadar zamanaşımını durdurur (CMR 32/2).
Dava şartı
Aktif husumet: sigortacının halefiyet yoluyla dava ehliyeti, Pasif husumet: taşıma akidi alt taşıyanın sorumluluğu

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
CMR rücuan tazminat halefiyet aktif/pasif husumet zamanaşımının durması sınırlı sorumluluk (CMR 23)

Atıf yapılan mevzuat: CMR — CMR 23CMR 23(3)CMR 32(2)CMR 37CMR 39(4)

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/4242 E.  ,  2023/6342 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2021/897 Esas, 2022/348 Karar

HÜKÜM

Kısmen kabul

İLK DERECE MAHKEMESİ Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2017/1198 E., 2019/1140 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davalı ... A.Ş. bakımından davanın husumetten, diğer davalı bakımından zamanaşımından reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak itirazın kısmen iptaline karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı ... Nakliyat Loj. Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından, duruşmasız olarak davalı ... Lojistik Dağ. Depolama Taş. ve Tic. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 31.10.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ..., davalı ... Nak. Loj. Ltd. Şti. vekili Avukat ... ve davalı ... Lojistik Dağ. Tic. A. Ş. vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava dışı ... firmasının "nakliyat sorumluluk sigortacısı" olduğunu, sigortalı firmanın halefi olarak bu davanın açıldığını,... firmasının taşıma işyeri komisyoncusu sıfatıyla üstlendiği 6 ayrı emtianın Türkiye'den Finlandiya'ya taşınması işinde ... Nakliyat ve Lojistik Hizmetleri A.Ş.'yi (Devir sonrası davalı ... A.Ş.) görevlendirdiğini, davalı ... A.Ş.'nin de taşıma işini davalı ... Ltd. Şti.'ye yaptırdığını, davalı ... Ltd.Şti.'ye ait aracın 30.08.2011 tarihinde Romanya'da kaza yapması nedeniyle emtianın tümünün zayi olduğunu, yük ilgililerine toplam 41.836,18 euro ödendiğini, davalılar aleyhine başlatılan icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, dava konusu zararın sigorta teminatı kapsamında olup olmadığı ve davacının aktif husumet ehliyetine sahip olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, müvekkilinin fiili taşıyan olmadığını, zararın fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı ... Ltd.Şti. vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, davacının aktif husumetinin bulunmadığını, rücu ve tazminat koşullarının oluşmadığını, davacının sigortalısı ile diğer davalı ... arasındaki taşıma sözleşmesinde tahkim şartı bulunduğundan görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının yaptığı ödemeyi taşıma işinde fiilen bulunmayan ... A.Ş.'den talep edebilmesi için Eşyaların Karayolundan Uluslararası Nakliyatı İçin Mukavele Sözleşmesi'nin (CMR) 37 nci maddesi uyarınca öncelikle fiili taşıyıcı olan davalı ... Ltd.Şti.'den talepte bulunması ve bu talebin sonuçsuz kalması gerektiği, davalı ... A.Ş. davalı ...A.Ş. ile birlikte doğrudan müteselsilen sorumlu tutamayacağından davalı ... A.Ş.'nin davada pasif husumetinin bulunmadığı, davanın CMR'nin 32 nci maddesi uyarınca 1 yıllık zamanaşımı süresi içinde açılması gerektiği, davacı tarafından 22.08.2012 tarihli rücu yazısının davalılara tebliğine ilişkin herhangi bir delil sunulmadığı, davacı tarafından davalılara usulüne uygun yazılı başvuru yapıldığının ispatlanamadığı, zamanaşımını durduran hallerin gerçekleşmediği, davanın zamanaşımı süresi dolduktan sonra açıldığı gerekçesiyle davalı ...

A.Ş. bakımından davanın husumet nedeniyle reddine, diğer davalı bakımından zamanaşımından reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşımada CMR'nin 34 üncü maddesinin şartları bulunmadığını, dava konusu taşımanın davalı ... A.Ş. tarafından, sigortalı üst taşıyan ... firmasının bilgisi dışında alt taşıma sözleşmesi ile diğer davalı ... Ltd. Şti.'ne yaptırıldığını, bu nedenle müteakip taşıma değil alt taşıma ilişkisi bulunduğunu, müvekkilinin ... Ltd.Şti.'nin taşımaya dahil olduğundan haberinin olmadığını, taşıma senetlerinde davalı ... A.Ş.'nin kaşesi bulunup davalı ... Ltd.Şti.'nin ismine yer verildiğini, müteakip taşımanın koşulları oluşmadığından davalı ... A.Ş.'nin müvekkiline karşı sorumluluğunun devam ettiğini, CMR'nin 37 nci maddesinin üst taşıyıcının ara taşıyıcıya dava açmasını engelleyen bir hüküm olmadığını, davalıların zamanaşımı definin yerinde olmadığını, müvekkili tarafından ...

Ltd. Şti.'ne gönderilen ihtar mailinin ... A.Ş.'ye de gönderildiğini, daha sonra ... A.Ş.'nin sorumluluk sigortacısı ile müvekkili arasında sulh görüşmeleri yürütüldüğünü, dava dosyasında e-postaların “okundu” kaydının mevcut olduğunu, ... A.Ş.'ye ödeme ihtarı e-postasının ulaştığını, aksi takdirde ... A.Ş.'nin sigortacısıyla görüşmelerinin mümkün olmadığını, CMR uyarınca taşıyıcıya gönderilen yazılı ihtarın, talep reddedilene kadar zamanaşımını durduracağını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından yapılan ödemeye ilişkin halefiyet belgeleri dosyaya sunulduğundan davacının ilgililere 41.836,18 euro ödemede bulunduğu ve aktif dava ehliyetine sahip olduğunun anlaşıldığı, davacı tarafından ibraz edilen taşıma sözleşmeleri davacı ile davalı ... A.Ş. arasında olup davacı ile davalı ... Ltd. Şti. arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı, hamule senetlerinin incelenmesinde gönderen olarak davalı ... A.Ş.'nin imzası bulunmasına karşın davalı ... Ltd. Şti.'nin taşıyan olarak gösterildiği, müteakip taşıyan hanesi boş bırakılmış olup dava dışı sigortalı üst taşıyan ... firmasının hamule senedinde yer almadığı, dava dışı sigortalı firmanın üst taşıyan sıfatına sahip olduğu, davalı ...

A.Ş.'nin alt yaşıyan, davalı ... Ltd. Şti.'nin fiili taşıyan olduğu dikkate alındığında davacı ... şirketinin, sigortalı firmanın akidi konumunda olan davalı ... A.Ş.'ye açtığı bu davada davalı ... A.Ş.'nin pasif husumetinin bulunduğunun anlaşıldığı, davacı tarafından davalı ... Ltd. Şti.'ne 22.08.2012 tarihinde rücu belgesinin e-posta yoluyla gönderildiği ve bahse konu e-postanın karşı tarafça okunduğuna dair bir rapor ibraz edildiği, davacı tarafından diğer davalıya da rücu belgesinin aynı tarihte e-posta yoluyla gönderildiği, her iki davalı tarafından da davacının yazılı müracaatı ile ilgili olumlu ya da olumsuz geri dönüş yapılmadığı, CMR'nin 39 uncu maddesinin 4 fıkrası uyarınca 1 yıllık zamanaşımı süresi 02.08.2012 tarihinde başlamakta olup davacı tarafça davalılara aynı tarihte müracaat edildiği, CMR'nin 32 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca zamanaşımı süresinin bu tarih itibarıyla durduğu, İstanbul Anadolu 4.

İcra Dairesinin 2014/13991 E. sayılı dosyasında 03.07.2014 tarihinde başlatılan icra takibine davalılarca itiraz edildiği, bu süreçte de davalılar tarafından davacının isteminin geri çevrildiğinin davacıya bildirildiğine dair bir delil bulunmadığından duran zamanaşımı süresinin yeniden işlemeye başlamadığı, 14.08.2015 tarihinde İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/874 E. sayılı dosyası ile açılan davada Mahkemece takibin yetkili icra dairesinde başlatılmaması nedeniyle davanın usul yönünden reddine ilişkin 04.10.2016 tarihinde verdiği kararın 27.12.2016 tarihinde kesinleştiği, davacı alacaklı tarafından dosyanın yetkili icra dairesine gönderilmesi için 15.12.2016 tarihinde talepte bulunulduğu, Küçükçekmece 4.

İcra Dairesinin 2016/13285 E. sayılı dosyasında devam eden icra takibinde davacı tarafından tebligat yapılamayan borçlulara 24.07.2017, 25.08.2017 ve 22.09.2017 tarihinde yeniden tebligat yapılması talebinde bulunulduğu, davalılarca icra takibine itiraz edildiği, işbu itirazın iptali davasının ise 25.12.2017 tarihinde açıldığı, bu durumda davacının davalılara yazılı müracaatlarına rağmen davalılarca bu başvuruya yanıt verilmediğinden 22.08.2012 tarihi itibarıyla zamanaşımı süresinin işlemesi durmuş olup başlatılan icra takibi ve davanın süresinde olması nedeniyle davalı ... Ltd. Şti. yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddinin doğru görülmediği, bilirkişilerce gerçek zararın 48.057,63 euro belirlendiği, davacının talebi 41.836,18 euro olup CMR'nin 23 üncü maddesinin üçüncü fıkrası gereği sınırlı sorumluluk ilkesine göre sınırlı sorumluluk miktarının altında kaldığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, itirazın kısmen iptaline, davalının itirazının 45.734,69 euro üzerinden 41.836,18 euro asıl alacağa takip tarihinden itibaren %5 oranında temerrüt faizi işletilerek takibin devamına, fazla istemin reddine, icra inkar tazminatı ve kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davalı ... A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, e-postanın okunduğuna ilişkin olarak sunulan belgenin hukuki delil niteliği değerlendirilmeden hükme esas alınamayacağını, davanın müvekkili bakımından pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin fiili taşıyan olmadığını, zararın fahiş olduğunu ileri sürerek ve resen nazara alınacak sebeplerle kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı ... Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının e-posta yoluyla gönderdiği iddia olunan rücu belgesi müvekkiline ulaşmadığından ilk icra takip tarihine kadar zamanaşımının zaten gerçekleştiğini, zamanaşımının durmasına ve yeniden başlamasına yönelik tespitlerin hatalı olduğunu, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 59 uncu maddesi gereğince borçlunun yapacağı itirazın tebliği için alacaklının gider yatırması gerektiği, tebliğ gideri yatırılmadığı için alacaklıya yapılamayan itirazın tebliğine ilişkin bildirim sebebiyle borçlunun sorumluluğuna gidilemeyeceği, itirazın yapılması ile zamanaşımı süresi yeniden başlamış olduğundan itiraz ile itirazın iptali davası arasında eğer 1 yıllık süre geçti ise davanın zamanaşımından reddi gerekeceğini, tahkim klozu yönünden değerlendirme yapılmadığını, bilirkişilerin tazminat hesabı yaparken göndericilerin kestiği faturaların esas alındığını, gerçek zararın CMR'nin 23 üncü maddesine göre yapılmadığını, taşınan ürünler arasında tekstil ürünleri olmasına rağmen bilirkişi heyetinde tekstil mühendisi bulunmadığını ileri sürerek ve resen nazara alınacak sebeplerle kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davacının aktif, davalıların pasif husumet ehliyeti bulunup bulunmadığı, alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı ve tazminat miktarına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, CMR'nin 23 üncü, 32 nci, 37 nci ve 39 uncu maddeleri

3. Değerlendirme

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalılar vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Dava, nakliyat sorumluluk sigorta poliçesine dayalı rücuan tazminat istemine ilişkindir. Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı, söz konusu poliçeye dayalı olarak yük ilgililerine CMR hükümleri uyarınca 41.836,18 euro ödeme yaptığını ileri sürmüştür.

3.CMR'nin 23 üncü maddesinde, malların kısmen veya tamamen “kaybından” dolayı talep edilebilecek tazminat miktarının hesaplama şeklini şu şekilde düzenlemiştir "Bu Sözleşmenin hükümleri gereğince bir taşıyıcı, yükün kısmen veya tamamen kaybından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğundan, bu tazminat yükün taşınmak üzere kabul edildiği yer ve zamandaki kıymetine göre hesaplanır.

2. Malın kıymeti, ticaret borsası fiyatına göre saptanır. Eğer böyle bir fiyat yoksa, geçerli piyasa fiyatlarına göre bir tespit yapılır. Eğer ne ticaret borsası fiyatı ne de geçerli piyasa fiyatı mevcutsa tespit, aynı cins ve kalitedeki malların normal kıymetine göre yapılır.3. Bununla beraber, tazminat, eksik brüt ağırlığın kilogramı başına 8.33 hesap birimini aşmayacaktır.

4. Yükün taşınması dolayısıyla ödenen taşıma ücreti, gümrük resimleri ve diğer ödemelerde, malın tamamen kaybedilmesi halinde tamamen ödenir. Kısmen kaybolma halinde ise karşılaşılan zarar oranında ödeme yapılır. Bunlar dışında başka tazminat ödenmez".

4.Bölge Adliye Mahkemesince hükme esas alınan 31.12.2018 tarihli bilirkişi raporunda zarar hesabı yapılırken taşıma konusu malların fatura bedelleri dikkate alınıp fatura bedellerinin, davacının ödediği bedelden daha fazla olması da gerekçe gösterilerek davacının 41.836,18 euro ödediği ve CMR'nin 23 üncü maddesine de uygun olduğundan bahisle zarar hesabı yapıldığı belirtilmiştir. Ancak CMR'nin 23 üncü maddesinin bir ila dördüncü fıkralarındaki hesaplama yöntemine uygun denetime elverişli bir zarar hesabı yapıldığı söylenemez.

5.İşbu rapora davalılar vekillerince özellikle zarar hesabı yönünden de itiraz edilmesine rağmen bilirkişi heyetince düzenlenen ek raporda, denetime elverişli olmayan ilk rapora atıf yapılmak suretiyle yine aynı şekilde görüş bildirilmiştir.

6. Davacının talep edebileceği gerçek zarar hesabının yukarıda belirtildiği gibi CMR'nin 23 üncü maddesinin bir ila dördüncü fıkralarındaki hesaplama yöntemi nazara alınmak suretiyle yapılması gerektiğinden bu konuda taşınan malların niteliği de gözetilerek alanında uzman sektör bilirkişilerinin de bulunduğu yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden kararın davalılar yararına bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Davalılar vekillerinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

Peşin alınan temyiz karar harcının istekleri halinde ilgililere iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

01.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/975723500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Bozuldu

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/897 E. 2022/348 K.

CMR taşımasında müteakip taşıyanın pasif husumeti ve zamanaşımı

Gerekçe özeti

CMR Konvansiyonu kapsamındaki taşımalarda, taşıma senedinde alt taşıyan olarak yer alan ve dava dışı sigortalının akidi konumundaki taşıyıcı, fiili taşıyan ile birlikte müteselsilen sorumlu tutulmasa bile, bizzat kendi akit ilişkisi nedeniyle husumete tabidir; CMR m.37 alt/fiili taşıyan ayrımı bu husumeti ortadan kaldırmaz. Ayrıca CMR m.32 uyarınca zarar gören tarafça taşıyıcıya yazılı olarak yapılan rücu talebinin karşı tarafça alındığı (okunduğu) ispatlanmış ve taşıyıcı tarafından bu talebe yazılı bir geri çevirme bildirimi yapılmamışsa, zamanaşımı süresinin işlemesi talebin ulaştığı tarih itibariyle durur ve taşıyıcının sükutu geri çevirme bildirimi sayılmaz.

Emsal değeri

Kararın CMR m.37 (müteakip taşıma/alt taşıyan-fiili taşıyan ilişkisi) ile pasif husumetin ayrı değerlendirilmesi ve CMR m.32/2 kapsamında yazılı rücu talebinin taşıyıcı tarafından cevapsız bırakılmasının zamanaşımını durdurucu etkisi konusundaki tespitleri, uluslararası eşya taşıma sözleşmelerinden kaynaklanan rücu davalarında emsal niteliktedir.

Kavramlar: CMR Konvansiyonu pasif husumet alt taşıyan fiili taşıyan müteakip taşıma zamanaşımı halefiyet icra inkar tazminatı sınırlı sorumluluk (SDR)

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/897

KARAR NO 2022/348

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 29/11/2019

NUMARASI 2017/1198 Esas - 2019/1140 Karar

DAVA

Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 03/03/2022

Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacılar vekili; müvekkilinin "nakliyat sorumluluk sigortacısı" sıfatı ile sigortalısı ... firmasına halef olarak işbu davayı ikame ettiğini, sigortalı ...un taşıma işyeri komisyoncusu sıfatıyla hareket ederek 6 ayrı emtianın Türkiye'den Finlandiya'ya taşınması işini üstlendiğini, dava dışı sigortalı ...'un işbu taşıma için ... A.Ş (Devir sonrası davalı ... AŞ)'yi görevlendirdiğini, davalı ...'ın da söz konusu taşıma için davalı ...Ltd.Şti.'yi görevlendirdiğini, taşıma konusu emtiaların davalı ...'a ait araca yüklendiğini, ancak aracın 30/08/2011 tarihinde Romanya'da kaza yaptığını, işbu kaza neticesinde araçta bulunan emtiaların hasara uğradığını, hasarlı emtiaların bir başka araca yüklenerek Türkiye'ye gönderildiği bilgisi edinilmiş ise de emtialara ulaşılamadığını ve emtiaların alıcılarına teslim edilemediğini, bu sebeple yük ilgililerinin dava dışı sigortalı ...'u sorumlu tuttuklarını, mezkur zararın davacı tarafından tanzim edilen sigorta poliçesi kapsamına girmesi nedeniyle sigortalısının CMR Konvansiyonu uyarınca sorumluluğu çerçevesinde yük sahiplerine toplam 41.836,18-euro tutarında sigorta tazminatı ödemek durumunda kaldıklarını, davacının TTK'nun 1301.

maddesi uyarınca sigortalısının haklarına halef olarak bu hakları temellük ettiğini, davalılar aleyhine başlattıkları icra takibine itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulduğunu belirterek davalıların haksız itirazlarının iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

1-Davalı ... vekili;

30. 08.2011 tarihinde tam zayi olan emtia sebebi ile işbu davanın 25.12.2017 tarihinde açıldığını, icra takibinin ise 16.07.2014 tarihinde başlatıldığını, CMR m.32 gereğince zamanaşımı süresinin 25.10.2012 itibarı ile dolduğunu, davacı tarafından ödeme dekontu ve sigorta poliçesi sunulmadığını, bu nedenle davacının aktif husumetinin bulunmadığını, rücu ve tazminat koşullarının olmadığını, inkar tazminatı taleplerinin yerinde olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2- Davalı ... vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, zararın sigorta teminatına dahil olup olmadığının belli olmadığını, fiili taşıyanın müvekkilinin olmadığını, müvekkilinin rücu sorumluluğunun bulunmadığını, zararın fahiş olduğunu, inkar tazminatı talep edilemeyeceğini, yıllık faizin %5 olması gerektiği belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davacı sigortacının yaptığı ödemeyi taşıma işinde fiilen bulunmayan ... A.Ş.'den talep edebilmesi için CMR Sözleşmesinin 37.maddesi uyarınca öncelikle fiilen taşıyıcı olan davalı ...A.Ş.'den talepte bulunması ve bu talebin sonuçsuz kalması gerektiği, davalı ... A.Ş.'yi davalı ...A.Ş. ile birlikte dogrudan müteselsilen sorumlu tutamayacağı, bu nedenle davalı ...'ın davada pasif husumetinin bulunmadığı, dava konusu emtiaların trafik kazası sonucu zarara uğrayarak alıcılarına teslim edilememiş olması nedeni ile 32. Maddede yer alan "Bilerek kötü hareket" veya bu yönde kusurlu sayılabilecek bir durum mevcut olmadığından davanın 1 yıllık zaman aşımı süresi içinde açılması gerektiği, davacı tarafından 22/08/2012 tarihli rücu yazısının davalılara tebliğine ilişkin herhangi bir delil sunulmadığı, davacı tarafından davalılara usulüne uygun yazılı başvuru yapıldığının ispatlanamadığını, zamanaşımını durduran hallerin olayda gerçekleşmediği, davanın zamanaşımı süresi dolduktan sonra açıldığı gerekçesiyle davalı ...

A.Ş. Bakımından davanın husumet nedeniyle, diğer davalı bakımından ise davanın zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; dava konusu taşımada CMR m. 34’ün kurucu şartları bulunmadığından CMR m. 34 vd. hükümlerine göre verilen hükmün kaldırılması gerektiğini, somut olayda davalı ... tarafından taşımanın, dava dışı sigortalı üst taşıyıcı ... firmasından habersiz olarak alt taşıma sözleşmesi kapsamında diğer davalı ...'a yaptırıldığını, bu nedenle somut olayda müteakip taşıma değil alt taşıma ilişkisi bulunduğunu, dava dışı sigortalının, davalı ...’ın yol açacağı zararın üstünde kalma riskini bilebilmesi ve bunu alması için, böyle bir taşıyıcının taşıma silsilesinde görev aldığını bilmesi gerektiğini, fakat müvekkilinin ...'ın taşımaya dahil olduğundan haberinin bulunmadığını, taşıma senetlerinde, yalnızca Davalı ...’ın kaşesi bulunmakta olup Davalı ...’ın yalnızca ismine yer verildiğini, Buna mukabil, dava dışı sigortalı ...’un adı veya imzası/kaşesinin CMR senedinde yer almadığını, taşıma senedinin, ...

firması tarafından devredilmediğini, müteakip taşımanın koşullarının oluşmaması nedeniyle davalı ...'ın müvekkiline karşı sorumluluğunun devam ettiğini, CMR m. 37'nin üst taşıyıcının ara taşıyıcıya dava açmasını engelleyen bir hüküm olmadığını, davalı ...'ın zamanaşımı definin de yerinde olmadığını, dosyada mübrez yazışmalardan sabit olduğu üzere, müvekkili tarafından ...'a gönderilen ihtar mailinin ...'a da gönderildiğini, ardından ...'ın sorumluluk sigortacısı ile müvekkili arasında sulh görüşmeleri yürütüldüğünü, dava dosyasında “okundu” maillerinin mevcut olduğunu, ...'a ödeme ihtarı mailinin ulaştığı konusunda bir tereddüt bulunmadığını, aksi takdirde ...'ın sigortacısıyla görüşmelerinin mümkün olmadığını, CMR uyarınca, taşıyıcıya gönderilen yazılı ihtarın, talep reddedilene kadar zamanaşımını durduracağını, dosyadaki “Okundu” belgeleri ile davalı ...'dan ödeme talebininde bulunulduğunun ispatlandığını, bu davalı yönünden de zamanaşımının durduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, emtia nakliyat sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında sigortalıya ödenen bedelin davalılardan rücuen tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı, sigortalısı ... firmasının üst taşıyıcısı, davalı ... (...) ...A.Ş.'nin alt, diğer davalı ...Ltd. Şti.'nin fiili taşıyıcısı olduğu emtianın Türkiye'den Finlandiya'ya taşınması sırasında Romanya'da meydana gelen kaza sonucu hasara uğrayan emtia ile ilgili ödenen sigorta bedelinin davalı taşıyıcılardan tahsilini talep etmektedir. Mahkemece, davalı ...'ın alt taşıyan, diğer davalı ...'ın ise fiili taşıyan olduğu, CMR'nin 37. Maddesi gereğince davalı ...Ltd. Şti ile birlikte dogrudan müteselsilen sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davalı ...A.Ş.

yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle, diğer davalı bakımından ise icra takibinin CMR m32'de öngörülen zamanaşımı süresi dolduktan sonra başlatıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı tarafından yapılan ödeme ile ilgili makbuz veya dekont gibi bir belge ibraz edilmemiş ise de, yapılan ödemeye ilişkin halefiyet belgeleri dosyaya sunulduğundan ilgililere 41.836,18-euro ödemede bulunduğu ve aktif dava ehliyetinin sahip olduğu anlaşılmaktadır. Davacı vekili, dava dışı sigortalı üst taşıyıcının ve fiili taşıyan davalı ...'ın taşıma senetlerinde imzasının bulunmadığını, müvekkilinin sadece davalı ...A.Ş. ile sözleşme imzaladığını, davalı ...Ltd. Şti'nin yükü taşıma senedi ile birlikte devralmadığını, bu nedenle somut olayda CMR m.34 anlamında müteakip taşıma söz konusu olmadığını, müteakip taşıma söz konusu olmadığından CMR m.37'nin uygulanma alanının bulunmadığını ileri sürmektedir.

Davacı tarafından ibraz edilen taşıma sözleşmeleri davacı ile davalı ...A.Ş. arasında olup, dosyada davacı ile davalı ...Ltd. Şti'nin arasında yapılan yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır. Hamule senetlerinin incelenmesinde ise gönderen olarak davalı ...A.Ş.'nin imzası bulunmasına karşılık davalı ...Ltd. Şti ise taşıyıcı olarak gösterilmiştir. Bunun dışında müteakip taşıyan hanesi boş bırakılmış, dava dışı sigortalı üst taşıyıcı ... firması hamule senedinde yer almamıştır. Diğer taraftan davacı ... şirketinin sigortalısının üst taşıyan sıfatına sahip olduğu, davalı ...A.Ş.'nin alt, diğer davalı ...Ltd. Şti'nin ise fiili taşıyan olduğu dikkate alındığında davacı ... şirketinin dava dışı sigortalısı ...

firmasının kendi akidi konumunda olan davalı ...A.Ş.'ye açtığı bu davada davalı ...A.Ş.'nin pasif husumeti bulunduğu sabittir. Bu nedenle mahkemece davanın davalı ...A.Ş. yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Dava konusu emtiaların trafik kazası sonucu zarara uğrayarak alıcılarına teslim edilememiş olması nedeni ile maddede yer alan "Bilerek kötü hareket" veya bu yönde kusurlu sayılabilecek bir durum mevcut olmadığından davanın CMR'nin 32.maddesi gereğince 1 yıllık zamanaşımı süresi içinde açılmış olması gerekmektedir. Yine maddede, yazılı talepte bulunulması durumunda taşımacının bunu yazılı bildiri ile geri çevirip ona ilişkin belgeleri de iade edinceye kadar zaman aşımını erteleyeceği, talebin alındığını, cevap verildiğini ve belgelerin gönderildiğini ispat yükünün ileri süren tarafa ait olacağı öngörülmüştür.

Diğer taraftan CMR m.39/4 uyarınca taşımacılar arasındaki davalarda zamanaşımının ya bu anlaşma gereğince ödenmesi gereken tazminatın miktarını tayin eden son mahkeme kararı tarihinden yahut da böyle bir karar yoksa, ödeme tarihinden itibaren başlayacağı düzenlenmiştir. Davacı ... şirketi tarafından dava konusu icra takibi, sigortalısı üst taşıyan ... firmasına halefiyeten başlatılmıştır. Somut olayda, davalılarca kendilerine davacı ... şirketi veya sigortalı tarafından yapılan başvuru bulunmadığını, bu nedenle davanın zamanaşımı süresi içerisinde açılmadığını ileri sürmektedirler. Buna karşılık davacı ... şirketi tarafından davalı ...Ltd. Şti'ne 22/08/2012 tarihinde rücu belgesi e-posta yoluyla gönderilmiş, bahse konu e-postanın karşı tarafça okunduğuna dair rapor ibraz edilmiştir.

Yine davacı ... şirketi tarafından diğer davalıya da rücu belgesi aynı tarihte e-posta yoluyla gönderilmiş, her iki davalı tarafından da davacının yazılı müracaatı ile ilgili olumlu ya da olumsuz geri dönüş yapılmamıştır. Somut olayda, CMR m.39/4 uyarınca 1 yıllık zamanaşımı süresi 02/08/2012 tarihinde başlamakta olup, davacı tarafça davalılara aynı tarihte müracaat edilmiş, CMR'nin 32/2. Maddesi uyarınca zamanaşımı süresinin işlemesi bu tarih itibariyle durmuştur. İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında 03/07/2014 tarihinde icra takibi başlatılmış, davalılarca icra takibine itiraz edilmiştir. Bu süreçte de davalılar tarafından davacının isteminin geri çevrildiğinin davacıya bildirildiğine dair bir delil bulunmadığından duran zamanaşımı süresi yeniden işlemeye başlamamıştır.

14/08/2015 tarihinde İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/874 esas sayılı dava dosyası açılmış, mahkemenin takibin yetkili icra dairesinde başlatılmaması nedeniyle davanın usul yönünden reddine ilişkin verdiği 04/10/2016 tarihli karar 27/12/2016 tarihinde kesinleşmiş, davacı alacaklı tarafından dosyanın yetkili icra dairesine gönderilmesi için 15/12/2016 tarihinde talepte bulunulmuştur. Küçükçekmece ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında devam eden icra takibinde davacı tarafından tebligat yapılamayan borçlulara 24/07/2017, 25/08/2017, 22/09/2017 tarihinde yeniden tebligat yapılması talebinde bulunulmuş, davalılarca icra takibine itiraz edilmiştir. İş bu itirazın iptali davası ise 25/12/2017 tarihinde açılmıştır.

Bu durumda davacının davalılara yazılı müracaatlarına rağmen davalılarca bu başvuruya yanıt verilmediğinden 22/08/2012 tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin işlemesi durmuş olup başlatılan icra takibi ve dava süresindedir. Bu nedenle davalı ...Ltd. Şti. yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddi doğru olmamıştır. Araçla birlikte 6 farklı müşteriye ait tam zayi olan yükün emtia bedeli 48.057,63-euro olup bilirkişilerce gerçek zarar olarak bu miktar belirlenmiştir. Davacı tarafından 41.836,18-euro talep edilmektedir. Taşıma senetlerinde emtiaların ağırlığının toplamda 8.425,04-kg olduğu anlaşılmaktadır. CMR m.23/3 uyarınca sorumluluğu 70.180,58-SDR (8.425,04 kg X 8,33=70.180,58) ile sınırlı olup, talep edilen bedel sınırlı sorumluluk miktarının altındadır.

23/08/2012 tarihinden icra takibinin başlatıldığı 03/07/2014 tarihine kadarki 671 günlük süre için CMR m.27'de düzenlenen % 5 faiz oranı üzerinden 3.898,51-euro faiz işlemiş bulunmaktadır. CMR'nin 17. maddesi gereğince taşımacı, yükü teslim aldığı andan teslim edinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumludur. Emtialarda meydana gelen hasarın taşıtanın hatası veya ihmalinden, taşıtanın verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahutta taşımacının önlemesine olanak bulunmayan durumlardan ileri geldiğine dair bir delil bulunmadığından meydana gelen zarardan davalılar sorumludur. Açıklanan nedenlerle mahkemece davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, bahsi geçen hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından davalıların davanın kısmen kabulüne, icra takibine itirazının 41.836,18-euro asıl alacak ve 3.898,51-euro işlemiş faiz alacağı bakımından iptaline ve takibin bu miktar üzerinden devamına, alacağın likit olmaması nedeniyle koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebi ile reddine karar verilen kısım yönünden koşulları oluşmadığından davalıların tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/11/2019 Tarih 2017/1198 Esas 2019/1140 Karar sayılı kararın HMK.'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "İtirazın kısmen iptaline; Davalının Küçükçekmece ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyada itirazının 45.734,69-euro üzerinden 41.836,18-euro asıl alacağa takip tarihinden itibaren %5 oranında temerrüt faizi işletilerek takibin devamına, fazla istemin reddine, Koşulları oluşmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, Koşulları oluşmadığından davalıların kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine," İlk Derece yargılamasına ilişkin olarak; "Alınması gereken 14.137,65-TL nispi karar ve ilam harcından mahkeme veznesine peşin yatırılan 2.965,70-TL'nin mahsubu ile bakiye 11.171,95‬-TL'nin davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına, Davacı tarafça peşin ödenen 2.997,1‬0-TL harcın davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, Davacı tarafından yapılan 2.350-TL bilirkişi ücreti, 295,50-TL posta masrafı olmak üzere toplam 2.645,50-TL yargı giderinin, davanın kabulü oranında hesaplanan 2.533-TL'sinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, Davacı vekili için takdir olunan 22.937,42-TLnispi vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Davanın reddolunan kısmı üzerinden davalılar lehine taktir olunan 5.100-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, " Davacı tarafından yatırılan 59,30-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Davacı tarafından yapılan 93,50-TL istinaf yargı giderinden davanın kabulü oranında hesaplanan 90-TL'sinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, kalan giderin üzerinde bırakılmasına, Davalılar tarafından karşılanan 5,50-TL posta masrafının davalılar üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1.

maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 03/03/2022

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.