Menfi Tespit ve İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/2802 E. 2023/5132 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel işlem şartları↗ asgari alım taahhüdü↗ alım taahhüdü↗ çekince (ihtirazi kayıt)↗ ihtirazi kayıt↗ kamu düzenine aykırılık↗ davanın konusu↗ satış sözleşmesi↗ hakkaniyet↗ denetime elverişlilik↗ kamu düzeni↗ istirdat↗ esastan ret↗ fatura↗ taahhütname↗ menfi tespit↗ dava sebebi↗ yükleten (shipper)↗ vekalet ücreti↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2014/142 E., 2018/870 K.
Taraflar arasındaki menfit tespit ve istirdat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 19.09.2023 günü hazır bulunan asıl ve birleşen davada davacı vekili Avukat ... ile asıl ve birleşen davada davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan doğalgaz satış sözleşmesi gereğince davalı tarafça herhangi bir müzakereye izin verilmeksizin davacıya asgari alım taahhüdü imzalatıldığını, müvekkilinin 2011 yılında bu yükümlülüğünü yerine getiremediği iddiasıyla davalı tarafça fatura gönderildiğini, faturayı davalıya iade ettiklerini, davalının hesap yönteminin hatalı olduğunu, eksik alımın söz konusu olmadığını ileri sürerek söz konusu müvekkilinin fatura bedeli kadar borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafça doğazgaz satış sözleşmesi kapsamında müvekkilinin 2014 yılında fazla gaz çekimi yaptığının iddia edildiğini ve davalı tarafça düzenlenen faturanın ihtirazi kayıtla ödendiğini, ancak iddiaların gerçeği yansıtmadığını, önceki yıllardaki eksik alımı tamamlamak için fazladan alım yapıldığını, bunu sözleşmeye uygun olduğunu ileri sürerek ihtirazi kayıt ile ödenen 2014 yılına ait fatura bedelinin iadesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki sözleşmenin tarafların özgür iradesi ile imzalandığını, davacının telafi süresi içerisinde gerekli doğalgaz çekimini yapmadığını, bu nedenle yapılan hesaplamanın sözleşmeye uygun olduğunu savunarak asıl davanın reddini istemiştir.
2.Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 2014 yılında çekmesi gereken doğalgaz çekiş miktarından daha fazla doğalgaz çektiğini, sözleşmenin 7.4. maddesine göre davalı kurumca fatura düzenlendiğini, bu faturanın sözleşmeye uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava yönünden davacı tarafın 2011 yılında eksik olarak çektiği gaz miktarına ilişkin olarak, sözleşmeye uygun formülle yapılan hesaplamada BOTAŞ uygulaması yerinde ve sözleşme hükümlerine uygun olduğundan bu yöndeki davacı iddialarının kabulünün mümkün olmadığı gerekçesi ile asıl davanın reddine; birleşen davada ise davacının 2014 yılında azami alım taahhüdünü geçerek fazla doğalgaz çektiği, aşım bedelinin hesaplanmasının ve tahsilinin doğru olduğu gerekçesi ile birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişiler tarafından yapılan hesaplamaların yanlış olduğunu, bu nedenle alacak miktarının fazla hesaplandığını, mücbir sebebin hesaplamada %10 ile sınırlandırılmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, sözleşmenin genel işlem şartları içerdiğini, müdahale etme imkanlarının olmadığını, sözleşmenin edimler arasında dengesizlik içerdiğini, davacının iradesinin sakatlandığını, davalının her yıl eksik alım nedeniyle haklarını saklı tutmadığını ve alacak hakkını kaybettiğini, birleşen dava yönünden ise 2014 yılında fazla çekilen miktarın daha önceden eksik alınan miktarların telafisi niteliğinde olduğunu, dosyaya sunulan uzman görüşünün dikkate alınması gerektiğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporunda asıl davanın konusu olan asgari alım taahhüdü hesabının sözleşmeye göre yapıldığı ve kesilen faturaya uygun olduğu, birleşen davada fazladan çekilen doğalgazın zamlı faturalandırılacağının sözleşmede düzenlendiği, davacı tarafından herhangi bir çekince koyulmadan sözleşmelerin imzalandığı, her yıl imzalanan sözleşmelerin temel hükümlerinin aynı olduğu, mahkemece, yargılamanın usul kurallarına uygun olarak yapıldığı ve kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, menfi tespit ve istirdat istemine istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, davalının sözleşme hükümlerine aykırı davranarak eksik yada fazla gaz çekimi yapıp yapmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu'nun 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/7754 E. 2023/1932 K.
Ortak:ihtirazi kayıt · istirdat · fatura · taahhütname
İncelediğiniz karardaDAVA 1.Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan doğalgaz «satış sözleşmesi» gereğince davalı tarafça herhangi bir müzakereye izin verilmeksizin davacıya «asgari alım taahhüdü» imzalatıldığını, müvekkilinin 2011 yılında bu yükümlülüğünü yerine getiremediği iddiasıyla davalı tarafça «fatura» gönderildiğini, faturayı davalıya iade ettiklerini, davalının hesap yönteminin hatalı olduğunu, eksik alımın söz konusu olmadığını ileri sürerek söz konusu müvekki …
2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafça doğazgaz «satış sözleşmesi» kapsamında müvekkilinin 2014 yılında fazla gaz çekimi yaptığının iddia edildiğini ve davalı tarafça düzenlenen faturanın ihtirazi kayıtla ödendiğini, ancak iddiaların gerçeği yansıtmadığını, önceki yıllardaki eksik alımı tamamlamak için fazladan alım yapıldığını, bunu sözleşmeye uygun olduğunu ileri sürerek «ihtirazi kayıt» ile ödenen 2014 yılına ait «fatura» bedelinin iadesini talep etmiştir.
Taraflar arasındaki menfit tespit ve «istirdat» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaTaraflar arasındaki «istirdat» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
… dilekçesinde; davalının 2014 yılı sonunda yıllık doğalgaz çekiş miktarının aşıldığı gerekçesiyle iki santral için ayrı ayrı azami aşım ceza faturası düzenlediğini, «fatura» kontrol edildiğinde 2014 yılının Şubat ayı için günlük kısıntı aşım miktarlarının yıllık azami aşım bedeli hesabından çıkarılmadığının fark edildiğini, oysa taraflar arasındaki sözleşmenin 7.4 maddesi 5 inci paragrafında müşterinin işbu sözleşme yılı için azami aşım bedeli uygulanmış doğal gaz miktarlarının yıllık azami aşım bedeli hesaplamasında esas alınan doğal gaz miktarından düşüleceğinin kararlaştırıldığını ileri sürerek şimdilik 10.000,00 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
… diği, buna göre davalının gönderdiği 05.02.2014 tarihli kısıntı talimatında davacının santrallerinin her ikisinden fazla miktarda gaz çekişi yapıldığının belirtilip «fatura» düzenlendiği, davacının fatura edilen bedeli ödediği, BOTAŞ'ın İletim Şebekesi İşleyiş Düzenlemelerine İlişkin Esaslar'ın (ŞİD) Tanımlar başlıklı maddesinde Zor Gün «tanımının» yapıldığı, 14.10.2 maddesinde ise Zor Gün ve Sınırlı Kapasite Günü başlığı altında, «taşıyıcının» kesinti, kısıntı, artırma talimatı verdiği «taşıtanların» sekiz saat içinde talimata uyacağının belirtildiği, ŞİD'de arzın talep karşısında yetersiz kaldığı günlerin ise zor gün olarak tanımlandığı, buna göre alınacak tedbirler ve takip edilecek prosedürün belirtildiği, bu kapsamda talimata uymayarak «son» tedarikçiye gaz tedarik eden taşıtana talimata uyulmayan miktar için ceza uygulanmasının, sözleşmenin 8.10 maddesinde ise, talimata uymayan taşıtanlara uygulanacak fiyat ve «cezai şart» öngörüldüğü, bilirkişilerin hesaplamasında sözleşmeye aykırı bir faturalandırma yapılmadığı, hesaplamaların doğru olduğunun belirtildiği gerekçesiyle davanın reddi …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel işlem koşulları · genel işlem şartı · belirsiz alacak davası · taşıtan · tanıma · cezai şart · alacak davası · taşıyıcı
Benzer bu kararda… diği, buna göre davalının gönderdiği 05.02.2014 tarihli kısıntı talimatında davacının santrallerinin her ikisinden fazla miktarda gaz çekişi yapıldığının belirtilip «fatura» düzenlendiği, davacının fatura edilen bedeli ödediği, BOTAŞ'ın İletim Şebekesi İşleyiş Düzenlemelerine İlişkin Esaslar'ın (ŞİD) Tanımlar başlıklı maddesinde Zor Gün «tanımının» yapıldığı, 14.10.2 maddesinde ise Zor Gün ve Sınırlı Kapasite Günü başlığı altında, «taşıyıcının» kesinti, kısıntı, artırma talimatı verdiği «taşıtanların» sekiz saat içinde talimata uyacağının belirtildiği, ŞİD'de arzın talep karşısında yetersiz kaldığı günlerin ise zor gün olarak tanımlandığı, buna göre alınacak tedbirler ve takip edilecek prosedürün belirtildiği, bu kapsamda talimata uymayarak «son» tedarikçiye gaz tedarik eden taşıtana talimata uyulmayan miktar için ceza uygulanmasının, sözleşmenin 8.10 maddesinde ise, talimata uymayan taşıtanlara uygulanacak fiyat ve «cezai şart» öngörüldüğü, bilirkişilerin hesaplamasında sözleşmeye aykırı bir faturalandırma yapılmadığı, hesaplamaların doğru olduğunun belirtildiği gerekçesiyle davanın reddi …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın kısmî dava ya da «belirsiz alacak davası» olarak açılamayacağını, sözleşme gereği davacıya 2014 yılı Şubat ayında kısıntı talimatı gönderildiği halde davacının bu talimata uymayarak talimatta belirtilen mi …
… lerin değerlendirmesi gibi yorumlanması halinde tek fiil nedeni ile birden fazla cezai müeyyide uygulanacağını, BOTAŞ’ın doğal gaz piyasasındaki hakim konumu gereği «genel işlem şartı» niteliğinde olan hükümlerin müvekkili aleyhine yorumlanamayacağını, «ihtirazi kayıt» koymaksızın ödenen bedelleri kabul eden davacının hukuken «cezai şart» talep edemeyeceğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; sözleşmenin 8.10 maddesindeki düzenlemenin ifaya eklenen «cezai şart» olarak nitelendirilmesi halinde ifanın çekincesiz olarak kabul edilmiş olması halinde cezai şart talep edilemeyeceğini, hukuka aykırı bilirkişi raporunun mahkeme kanaatine etki ettiğini, bir sözleşmede bazı hususların farklı yerlerde düzenlenmiş olmasının işbu hususların birbirlerinden bağımsız olduklarına, aralarında fiili veya hukuki bağ bulunmadığına delalet etmediğini, sözleşmenin 7.4 maddesi 5 inci paragrafında yer alan hüküm gereğince, azami aşım bedeli uygulanan Şubat ayı gaz miktarının da yıllık azami aşım bedeli hesaplamasından düşülmesi gerektiğini, benimsenen görüş gibi farklı iki hukuki nitelik olarak bakılması halinde kısıntı yapılan dönemde aşımı yapan şirketlerin otomatik olarak yıllık çekim «taahhütlerini» aşacağıni ve tek fiilden iki kere cezai müeyyide ile karşılaşacağını, hakimin hukuk dışı konularda uzman yardımı alabileceğinden dava konusu uyuşmazlık da enerji piyasası ile ilgili bilgi sahibi olmayı gerektirdiğinden alanında uzman kişilerden oluşan bir heyet oluşturulmaksızın, hesaplamaya itiraz edilmediği gerekçesi ile bu yöndeki istinaf taleplerinin yok sayılmasının hukuka aykırılık taşıdığını, müvekkili ve davalıdan doğal gaz tedarik eden diğer şirketlerin davalı ile imzalanan sözleşme hükümleri üzerinde pazarlık etme imkanı bulunmadığını, doğal gaz tedariği sektöründe tekel konumunda olan davalının sözleşmesinin önceden hazırlanan tipik sözleşme niteliğinde olup sözleşmedeki birçok hükmün «genel işlem koşulları» niteliği taşıdığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/2802 E. , 2023/5132 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/706 Esas, 2022/92 Karar
MAHKEMESİ Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2015/682 E., 2015/99 K.
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2014/142 E., 2018/870 K.
Taraflar arasındaki menfit tespit ve istirdat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 19.09.2023 günü hazır bulunan asıl ve birleşen davada davacı vekili Avukat ... ile asıl ve birleşen davada davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan doğalgaz satış sözleşmesi gereğince davalı tarafça herhangi bir müzakereye izin verilmeksizin davacıya asgari alım taahhüdü imzalatıldığını, müvekkilinin 2011 yılında bu yükümlülüğünü yerine getiremediği iddiasıyla davalı tarafça fatura gönderildiğini, faturayı davalıya iade ettiklerini, davalının hesap yönteminin hatalı olduğunu, eksik alımın söz konusu olmadığını ileri sürerek söz konusu müvekkilinin fatura bedeli kadar borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafça doğazgaz satış sözleşmesi kapsamında müvekkilinin 2014 yılında fazla gaz çekimi yaptığının iddia edildiğini ve davalı tarafça düzenlenen faturanın ihtirazi kayıtla ödendiğini, ancak iddiaların gerçeği yansıtmadığını, önceki yıllardaki eksik alımı tamamlamak için fazladan alım yapıldığını, bunu sözleşmeye uygun olduğunu ileri sürerek ihtirazi kayıt ile ödenen 2014 yılına ait fatura bedelinin iadesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki sözleşmenin tarafların özgür iradesi ile imzalandığını, davacının telafi süresi içerisinde gerekli doğalgaz çekimini yapmadığını, bu nedenle yapılan hesaplamanın sözleşmeye uygun olduğunu savunarak asıl davanın reddini istemiştir.
2.Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 2014 yılında çekmesi gereken doğalgaz çekiş miktarından daha fazla doğalgaz çektiğini, sözleşmenin 7.4. maddesine göre davalı kurumca fatura düzenlendiğini, bu faturanın sözleşmeye uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava yönünden davacı tarafın 2011 yılında eksik olarak çektiği gaz miktarına ilişkin olarak, sözleşmeye uygun formülle yapılan hesaplamada BOTAŞ uygulaması yerinde ve sözleşme hükümlerine uygun olduğundan bu yöndeki davacı iddialarının kabulünün mümkün olmadığı gerekçesi ile asıl davanın reddine; birleşen davada ise davacının 2014 yılında azami alım taahhüdünü geçerek fazla doğalgaz çektiği, aşım bedelinin hesaplanmasının ve tahsilinin doğru olduğu gerekçesi ile birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişiler tarafından yapılan hesaplamaların yanlış olduğunu, bu nedenle alacak miktarının fazla hesaplandığını, mücbir sebebin hesaplamada %10 ile sınırlandırılmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, sözleşmenin genel işlem şartları içerdiğini, müdahale etme imkanlarının olmadığını, sözleşmenin edimler arasında dengesizlik içerdiğini, davacının iradesinin sakatlandığını, davalının her yıl eksik alım nedeniyle haklarını saklı tutmadığını ve alacak hakkını kaybettiğini, birleşen dava yönünden ise 2014 yılında fazla çekilen miktarın daha önceden eksik alınan miktarların telafisi niteliğinde olduğunu, dosyaya sunulan uzman görüşünün dikkate alınması gerektiğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporunda asıl davanın konusu olan asgari alım taahhüdü hesabının sözleşmeye göre yapıldığı ve kesilen faturaya uygun olduğu, birleşen davada fazladan çekilen doğalgazın zamlı faturalandırılacağının sözleşmede düzenlendiği, davacı tarafından herhangi bir çekince koyulmadan sözleşmelerin imzalandığı, her yıl imzalanan sözleşmelerin temel hükümlerinin aynı olduğu, mahkemece, yargılamanın usul kurallarına uygun olarak yapıldığı ve kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, menfi tespit ve istirdat istemine istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, davalının sözleşme hükümlerine aykırı davranarak eksik yada fazla gaz çekimi yapıp yapmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu'nun 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/971619900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz