YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1212 E. 2023/4928 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kötü niyet↗ esastan ret↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI :2018/394 E., 2019/514 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait "bon o bon" kelime ve şekil ibaresinin, birçok ülkede olduğu gibi uluslararası marka tescilleri ile de korunduğunu, müvekkilinin 2000/13334, 2000/15109 ve 2014/69299 sayılı markalarının bulunduğunu, Paris Sözleşmesi ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (6769 sayılı Kanun) uyarınca tanınmış, bilinen bir marka olduğunu, müvekkilinin markaları ile davalı Şirketin markasının benzer, aynı/aynı tür emtiayı kapsamakta ve ilişkilendirilebilir nitelikte olduğunu, müvekkilinin tescillerinin ve başvurunun kapsamlarının aynı bulunduğunu, marka başvurusunun kötü niyetle gerçekleştirildiğini ileri sürerek YİDK’nın 17.08.2018 tarih ve 2018/M-6832 sayılı kararının iptaline, 2017/75696 sayılı ‘chn tuyo bon bon’ ibareli markasının tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu 2017/75696 sayılı marka ile davacının itirazına dayanak markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca iltibas ihtimalinin bulunmadığı, 2017/75696 sayılı marka ile davacının dayanak markaları arasında benzerlik bulunmadığı, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca maddesi uygulanması şartlarının somut olayda oluşmadığı, hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı, YİDK kararının yerinde bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının kötü niyetli bulunduğunu, bilirkişi heyeti raporunda, davalı şirkete ait başvuru bilgileri değerlendirilmiş olup, buna karşın kullanımları yönünden bir benzerlik yaratılıp yaratılmadığı hususunda bir tespit yapılmadığını, 6769 sayılı Kanun'un ile kötü niyet bir itiraz nedeni olarak kabul edildiğini, müvekkiline ait şekil markası ile benzer şekilde daire içinde koyu halka ile belirlenerek dışa doğru artan figürlerin yer almasının da yine genel izlenim olarak müvekkilinin marka kullanımlarına yakınlaşma çabasında olduğunu açık bir şekilde gösterdiğini, marka başvurusunun kötü niyetle gerçekleştirildiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının başvuru konusu yaptığı "CHN TUYO BONBON" ibaresi ile davacının itirazına mesnet olarak sunduğu "Bon o bon" ibareli markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca iltibas bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı vekili Ankara 1 Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2021/198 E. sayılı dosyası kapsamında davacının 2014/69299 sayılı “BON O BON+şekil ” başvurulu markasının YİDK tarafından başvurunun reddi kararının yerinde olmadığının kabul edildiğini¸ Konya 3.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/11 D.iş dosyası kapsamında alınan raporda da davalının şekli benzerlik ve kullanımını davacı markasına yakınlaştırıldığı tespit edildiğini, davalının kötü niyetli olduğunu ve istinaf dilekçesinde belirtilen diğer nedenleri ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık,YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | Kararın kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5840 E. 2024/1973 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz kararda… len kararı ile davaya konu 2017/75696 sayılı marka ile davacının itirazına dayanak markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca «iltibas» ihtimalinin bulunmadığı, 2017/75696 sayılı marka ile davacının dayanak markaları arasında benzerlik bulunmadığı, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin dördüncü fık …
… BONBON" ibaresi ile davacının itirazına mesnet olarak sunduğu "Bon o bon" ibareli markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca «iltibas» bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… lker, Elvan” gibi çatı/lider markalar ile birlikte ya da “Cici, As” gibi ön sözcük unsurları ile birlikte kullanılarak oluşturulduğu, bu bağlamda taraf markalarında «iltibas» ihtimaline konu olan “BONBON” ibaresinin, tescil kapsamındaki emtia yönünden niteliğinin önem teşkil ettiği, “Bonbon” ibaresinin anlamsal olarak “... şerbeti içinde kaynatılarak üzeri şekerle kaplanmış meyve” anlamına gelmekte olup “bonbon” sözcüğünün özellikle şekerleme, dolgulu çikolata, çikolata kaplamalı şekerlemeler gibi ürünler yönünden doğrudan bir ürün adı olarak dilimize de yerleşmiş yabancı kökenli bir sözcük olduğu, dolayısıyla taraf markalarında benzer olarak görülen emtiada “bonbon” ibaresinin ayırt edici vasfının «son» derece zayıf olduğu, hatta bulunmadığı ve cins, vasıf bildirir bir ibare olduğunun kabulü gerektiği, böyle bir durumda ise “ÜLKER”, “ELVAN” gibi çatı ibarelerin marka içerisinde ön plana çıkacağı ve esas unsur olarak kabul edileceği, yine “BAYCAN, “AS” gibi sözcüklerle “bonbon” sözcüğünün bir arada kullanılması halinde de esas unsurun anılan sözcükler olacağı, dolayısıyla dava konusu başvurunun da “BON O BON” şeklinde olduğu ve bu hali ile tanımlayıcı niteliğinden sıyrıldığından bahsedilebileceği, ... zayıf karakterli bir sözcük olan “bonbon” ibaresi nedeniyle dava konusu başvurunun reddi kararının yerinde olmadığı, kaldı ki “bon o bon” şeklinde oluşturulan markanın nispeten «ayırt ediciliğinin» daha yüksek olduğu, tüketicilerin “bonbon ...” almak isterlerken taraf markalarını birbirine karıştırmayacağı, bu nedenle aksi yöndeki YİDK kararının yerinde olmad …
… gibi ürünler yönünden doğrudan bir ürün adı olarak dilimize de yerleştiği, taraf markalarında benzer olarak görülen emtiada “bonbon” ibaresinin ayırt edici vasfının «son» derece zayıf olduğu, cins, vasıf bildirir bir ibare olduğunun kabul edilmesi gerektiği, dava konusu başvurudaki “BON O BON” şeklinde yapılan kullanımın tanımlayıcı niteliği kaldırdığı, 556 sayılı KHK'nın 8 ... maddesinini birinci fıkrasının (b) bendindeki «iltibas» ihtimalinin bulunmadığı gerekçesiyle istinaf edenlerin başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Hâl böyle olunca, 556 sayılı KHK'nın 8 ... maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında, markalar arasında «ortalama tüketiciyi» «iltibasa» düşürecek düzeyde benzerlik olduğu düşünülerek aynı ve benzer mallar dikkate alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ortalama tüketici · ayırt edicilik · dahili dava · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… lker, Elvan” gibi çatı/lider markalar ile birlikte ya da “Cici, As” gibi ön sözcük unsurları ile birlikte kullanılarak oluşturulduğu, bu bağlamda taraf markalarında «iltibas» ihtimaline konu olan “BONBON” ibaresinin, tescil kapsamındaki emtia yönünden niteliğinin önem teşkil ettiği, “Bonbon” ibaresinin anlamsal olarak “... şerbeti içinde kaynatılarak üzeri şekerle kaplanmış meyve” anlamına gelmekte olup “bonbon” sözcüğünün özellikle şekerleme, dolgulu çikolata, çikolata kaplamalı şekerlemeler gibi ürünler yönünden doğrudan bir ürün adı olarak dilimize de yerleşmiş yabancı kökenli bir sözcük olduğu, dolayısıyla taraf markalarında benzer olarak görülen emtiada “bonbon” ibaresinin ayırt edici vasfının «son» derece zayıf olduğu, hatta bulunmadığı ve cins, vasıf bildirir bir ibare olduğunun kabulü gerektiği, böyle bir durumda ise “ÜLKER”, “ELVAN” gibi çatı ibarelerin marka içerisinde ön plana çıkacağı ve esas unsur olarak kabul edileceği, yine “BAYCAN, “AS” gibi sözcüklerle “bonbon” sözcüğünün bir arada kullanılması halinde de esas unsurun anılan sözcükler olacağı, dolayısıyla dava konusu başvurunun da “BON O BON” şeklinde olduğu ve bu hali ile tanımlayıcı niteliğinden sıyrıldığından bahsedilebileceği, ... zayıf karakterli bir sözcük olan “bonbon” ibaresi nedeniyle dava konusu başvurunun reddi kararının yerinde olmadığı, kaldı ki “bon o bon” şeklinde oluşturulan markanın nispeten «ayırt ediciliğinin» daha yüksek olduğu, tüketicilerin “bonbon ...” almak isterlerken taraf markalarını birbirine karıştırmayacağı, bu nedenle aksi yöndeki YİDK kararının yerinde olmad …
… r unsurların marka içerisinde ön plana çıkacağı ve esas unsur olarak kabul edileceği, dava konusu başvurunun "BON O BON" olarak tanımlayıcı niteliğinden sıyrıldığı, «ayırt ediciliğinin» yükseldiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, istinaf mahkemesince taraf markalarında benzer görülen emtiada "bonbon" ibaresinin ayırt edici vasfının «son» derece zayıf olduğu, dava konusu başvurudaki "BON O BON" şeklindeki kullanımın tanımlayıcı niteliği kaldırdığından bahisle istinaf başvurusunun esastan reddine kar …
… lini talep ettiği “bon o bon” markasının kapsadığı ürünlerin aynı veya benzer olduklarını, müvekkili markalarındaki “baycan”, “besler” ve “Ülker” ibarelerinin gruba «dahil» bir kısım grup şirketlerinin adı olması nedeniyle çatı/ana marka konumunda olduğunu, bu durumun markalar arasındaki benzerliği ortadan kaldırdığından bahsedilemeye …
… rıştırma ihtimalinin daha ayrıntılı olarak irdelenmesi gerektiğini, "bonbon" ibaresine herhangi bir ayırt edici niteliği olmayan "o" harfinin eklenmesiyle oluşan ve «ortalama tüketicide» farklı bir marka intibası oluşturmayan "bon o bon" ibareli markanın müvekkilinin markalarının bir serisi olarak algılanacağını, mülga 556 sayılı Markaların Korunma …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13981 E. 2013/19645 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ayırt edicilik · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… ı davacının “baybon” ibareli markaları tek kelimelik sözcük markaları olup sözcüklerin bilinen anlamlarının bulunmadığı, her iki marka arasında “BON” ekinden oluşan «son» üç harfte benzerlik bulunmasına karşı “BON” ekinin gıda sektöründe çok rastlanan ve “BONBON” sözcüğünü telmih eden bir son ek niteliğinde olduğu, benzer olan bu kısmın zayıf ayırtedici gücü nedeniyle tüketicilerin genel intiba ve bütüncül bakış açısıyla taraf markalarını karıştırmayacağı, karşı davada davalı karşı davacı ...Ş.’nin daha önce tescilli “BONBON, Besler şokobonbon, bon tart, boncafe, minibon, pitibon” gibi markalarının varlığı karşısında davacı karşı davalı şirketin “taybon” unsurlu markasının tescil edilmiş olmasının karıştırılma tehlikesi yaratacağı ileri sürülmüş ise de söz konusu markalar arasında sadece “BON” ekinden ibaret benzerlik ve kısmi sescil benzeşme bulunduğu, fakat “bon” eki gıda sektöründe çok sık rastlanan ve daha çok BONBON sözcüğünü telmih eden tanımlayıcı bir son ek olarak zayıf «ayırt edicilik» gücü nedeniyle tüketicilerin umumi intiba ve bütüncül bakış açısıyla taraf markalarını karıştırmayacağı, davacı karşı davalı şirketin 2005/06745 sayılı taybon mark …
-
Markaya Tecavüz ve Haksız Rekabet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2665 E. 2023/6448 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ambalaj benzerliği · derdestlik · yetki · ihtarname · eksik inceleme · haksız rekabet · zamanaşımı
Benzer bu kararda… sının ise birçok ülkede koruma altında bulunduğunu ve Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) nezdinde yapılan başvurunun reddine dair kararın iptali için açılan davanın «derdest» olduğunu, davacının ... ibareli markasının da ülkemizde tescilli bulunduğunu, davalının, müvekkiline ait marka ve görselini tanıtımlarda, internet sitesi ve youtube kanalında kullanarak aynı zamanda ürün ambalajları ile yurt dışına ihraç ettiğini, davalının kullanımları ile müvekkilinin ambalaj tasarımının ve davalının kullanımında olan “bum bum” ibaresinin ikileme olması dolayısıyla müvekkilinin “bon o bon” markası ile benzer olduğunu, davalının bahsi geçen kullanımlarının 2000/13334 sayılı şekil markasına tecavüz teşkil ettiği gibi «haksız rekabet» de oluşturduğunu, davalıya “bum bum” markası ve şekil kullanımlarının tecavüz teşkil ettiği yönünde «ihtarname» gönderdiklerini, bu nedenle davacıya ait marka kullanımlarından haberdar olduğunu, davalının söz konusu kullanımların tespit edilememesi için ürettiği ürünleri yur …
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; karşı yana gönderilen 2014 tarihli «ihtarname» nedeniyle davalının müvekkilinin markalarından ve kullanımlarından haberdar olmamasının mümkün bulunmadığını, davalı kullanımlarının müvekkili markasına yaklaşan kullanımlar olduğunu, davalının ihlal edilen kullanımlarının Türkiye'de tespit edilmemesi amacıyla ürünlerini yurt dışına ihraç ettiğini, diğer taraftan karşı yanın 2014/11970 ve 2014/01110 sayılı marka ve tasarım başvurularının müvekkilinin itirazı sonucu reddedildiğini, buna rağmen davalının ısrarla benzer şekilde sarı ve kırmızı renk kombinasyonundan oluşan kullanımlar tercih ettiğini, marka ibaresi olarak farklı bir ibare tercih edilmişse de «ambalajlamanın benzer» şekilde yapılması nedeniyle davalının kötü niyetli hareket ettiğini, davanın markaya tecavüz ve «haksız rekabet» iddiasıyla açıldığını, bu nedenle değerlendirmenin davalı kullanım ve ambalaj üzerinden yapılması gerektiğini, haksız rekabet yönünden inceleme yapılmadığını, dava …
CEVAP Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde, «yetki» ve «zamanaşımı» itirazlarının olduğunu, müvekkilinin kullanımlarının tescilli markalara dayalı olup, markaları hükümsüz kılınmadığı sürece bu davanın açılamayacağını, müvekkilinin …
Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/17 E., 2019/497 K Taraflar arasındaki markaya tecavüzün tespiti, markaya tecavüz ve «haksız rekabetin» men'i, ref'i, maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Marka tecavüzünün tespiti | Haksız rekabetin tespiti | Haksız rekabetin men'i | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/5048 E. 2024/2122 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz kararda… len kararı ile davaya konu 2017/75696 sayılı marka ile davacının itirazına dayanak markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca «iltibas» ihtimalinin bulunmadığı, 2017/75696 sayılı marka ile davacının dayanak markaları arasında benzerlik bulunmadığı, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin dördüncü fık …
… BONBON" ibaresi ile davacının itirazına mesnet olarak sunduğu "Bon o bon" ibareli markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca «iltibas» bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… irkişi raporunun 10.05.2023 tarihinde tebliğ edildiğini, İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan karar duruşmasının ise 18.05.2023 tarihinde yapıldığını, 2 haftalık «bilirkişi raporuna itiraz süresi» dolmadan verilen kararın «adil yargılanma hakkı» kapsamında hukuka aykırılık oluşturduğunu, davalının önceki fiilleri ve müvekkilinin ürünleri ile markalarını bildiği halde, müvekkil kullanımları ile benzer şekilde ürünler ürettiği ve ambalajladığını, bilirkişi raporunda markalar arasındaki benzerlik incelemesinde şekil ibareleri özenle incelenmediğini, «ortalama tüketici» ve marka kapsamındaki emtialar yönünden değerlendirme yapılmadığını, davalının, müvekkilin kullanımlarındaki renk kombinasyonları ve ayırt edilemeyecek seviyedeki benzer şekil unsurları ile kullanılması nedeniyle karıştırılma ihtimali olduğunun kabulü gerektiğini, «haksız rekabet» yönünden gerekli incelemelerin yapılmadığını, haksız rekabet yalnızca marka ile ilgili değil ambalajın taklit edilmesi ve yakınlaştırılması ile tüketici nezdinde «iltibas» uyandıracak şekilde kullanımların varlığı halinde de oluşacağını, hitap edilen tüketiciler ve aynı zamanda davalı adına kayıtlı markaların hükümsüz kılınmış olmasına ve yine itiraz edilmiş olmasına karşın kullanımlarını devam ettirdiği hususunun da değerlendirmeye alınması gerektiğini, dosya kapsamında gerçekleştirilen ve çevrim içi kullanımlar açıkça bir «delil tespiti» mahiyetinde olduğunu, ayrıca bir tespit davasının açılmasına ihtiyaç bulunmadığını, kaldı ki aynı delilleri tecavüz fiillerinin oluşmadığı kanaati uyandıracak şekilde değerlendirmeye alacak bir delil olarak görülmekteyken, haksız rekabet incelemesi bakımından delil olarak kabul etmemenin «hakkaniyete» aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:itiraz süresi · adil yargılanma hakkı · delil tespiti · bilirkişi raporuna itiraz · hakkaniyet · derdestlik · kazanılmış hak · marka hakkına tecavüz
Benzer bu kararda… irkişi raporunun 10.05.2023 tarihinde tebliğ edildiğini, İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan karar duruşmasının ise 18.05.2023 tarihinde yapıldığını, 2 haftalık «bilirkişi raporuna itiraz süresi» dolmadan verilen kararın «adil yargılanma hakkı» kapsamında hukuka aykırılık oluşturduğunu, davalının önceki fiilleri ve müvekkilinin ürünleri ile markalarını bildiği halde, müvekkil kullanımları ile benzer şekilde ürünler ürettiği ve ambalajladığını, bilirkişi raporunda markalar arasındaki benzerlik incelemesinde şekil ibareleri özenle incelenmediğini, «ortalama tüketici» ve marka kapsamındaki emtialar yönünden değerlendirme yapılmadığını, davalının, müvekkilin kullanımlarındaki renk kombinasyonları ve ayırt edilemeyecek seviyedeki benzer şekil unsurları ile kullanılması nedeniyle karıştırılma ihtimali olduğunun kabulü gerektiğini, «haksız rekabet» yönünden gerekli incelemelerin yapılmadığını, haksız rekabet yalnızca marka ile ilgili değil ambalajın taklit edilmesi ve yakınlaştırılması ile tüketici nezdinde «iltibas» uyandıracak şekilde kullanımların varlığı halinde de oluşacağını, hitap edilen tüketiciler ve aynı zamanda davalı adına kayıtlı markaların hükümsüz kılınmış olmasına ve yine itiraz edilmiş olmasına karşın kullanımlarını devam ettirdiği hususunun da değerlendirmeye alınması gerektiğini, dosya kapsamında gerçekleştirilen ve çevrim içi kullanımlar açıkça bir «delil tespiti» mahiyetinde olduğunu, ayrıca bir tespit davasının açılmasına ihtiyaç bulunmadığını, kaldı ki aynı delilleri tecavüz fiillerinin oluşmadığı kanaati uyandıracak şekilde değerlendirmeye alacak bir delil olarak görülmekteyken, haksız rekabet incelemesi bakımından delil olarak kabul etmemenin «hakkaniyete» aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
… pılan başvurunun itiraz üzerine reddedildiğini ancak başvurunun reddine ilişkin Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali için açtıkları davanın «derdest» olduğunu, dava kapsamında alınan bilirkişi raporunun müvekkili lehine bulunduğunu, müvekkili adına tescilli 2000/13334 sayılı, şekilden ibaret markanın da olduğunu, davalı şirket tarafından müvekkili adına tescilli markalara tecavüzde bulunulduğunu öğrenmeleri üzerine eylemlerine «son» vermesi için davalıya «ihtarname» gönderildiğini, davalının müvekkili markaları ile ayniyet derecesinde benzer marka başvurularında da bulunduğunu, bu başvurularının reddedilmesine ya da müddet olmasına rağmen davalının internet sitesinde mevcut kullanımlarına devam ettiğini, davalının aleyhine ikame edilen markaya tecavüz ve tazminat talepli davada, müvekkilinin iddialarının haklılığının ortaya çıktığını, davalının eylemlerinin müvekkilinin marka tescilinden doğan haklarına tecavüz yanında «haksız rekabet» de teşkil ettiğini ileri sürerek, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, men'ine, durdurulmasına, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 151 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince şimdilik 5.000,00 TL «maddi tazminat» ile 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
… dolayısı ile her ne kadar taraflar aynı sektörlerde faaliyet gösterse de somut karşılaştırmada davalının eylemlerinin 6769 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi uyarınca «marka hakkına tecavüz» sayılan fiiller kapsamında değerlendirilemeyeceği, «haksız rekabet» iddiası yönünden ise; davalının 26.03.2018 tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen www.arancikolata.com.tr isimli internet sitesindeki fiili kullanımının davacın …
… adına 2000/13334 sayı ile tescilli olan markayla karıştırılacak nitelikte olmadığı, bu nedenle davalının eylemlerinin 6769 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi uyarınca «marka hakkına tecavüz» sayılan fiiller kapsamında değerlendirilemeyeceği ve bu nedenle de «haksız rekabet» koşullarınında oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/1212 E. , 2023/4928 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20 Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/319 Esas, 2021/1453 Karar
HÜKÜM
Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2018/394 E., 2019/514 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait "bon o bon" kelime ve şekil ibaresinin, birçok ülkede olduğu gibi uluslararası marka tescilleri ile de korunduğunu, müvekkilinin 2000/13334, 2000/15109 ve 2014/69299 sayılı markalarının bulunduğunu, Paris Sözleşmesi ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (6769 sayılı Kanun) uyarınca tanınmış, bilinen bir marka olduğunu, müvekkilinin markaları ile davalı Şirketin markasının benzer, aynı/aynı tür emtiayı kapsamakta ve ilişkilendirilebilir nitelikte olduğunu, müvekkilinin tescillerinin ve başvurunun kapsamlarının aynı bulunduğunu, marka başvurusunun kötü niyetle gerçekleştirildiğini ileri sürerek YİDK’nın 17.08.2018 tarih ve 2018/M-6832 sayılı kararının iptaline, 2017/75696 sayılı ‘chn tuyo bon bon’ ibareli markasının tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu 2017/75696 sayılı marka ile davacının itirazına dayanak markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca iltibas ihtimalinin bulunmadığı, 2017/75696 sayılı marka ile davacının dayanak markaları arasında benzerlik bulunmadığı, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca maddesi uygulanması şartlarının somut olayda oluşmadığı, hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı, YİDK kararının yerinde bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının kötü niyetli bulunduğunu, bilirkişi heyeti raporunda, davalı şirkete ait başvuru bilgileri değerlendirilmiş olup, buna karşın kullanımları yönünden bir benzerlik yaratılıp yaratılmadığı hususunda bir tespit yapılmadığını, 6769 sayılı Kanun'un ile kötü niyet bir itiraz nedeni olarak kabul edildiğini, müvekkiline ait şekil markası ile benzer şekilde daire içinde koyu halka ile belirlenerek dışa doğru artan figürlerin yer almasının da yine genel izlenim olarak müvekkilinin marka kullanımlarına yakınlaşma çabasında olduğunu açık bir şekilde gösterdiğini, marka başvurusunun kötü niyetle gerçekleştirildiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının başvuru konusu yaptığı "CHN TUYO BONBON" ibaresi ile davacının itirazına mesnet olarak sunduğu "Bon o bon" ibareli markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca iltibas bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı vekili Ankara 1 Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2021/198 E. sayılı dosyası kapsamında davacının 2014/69299 sayılı “BON O BON+şekil ” başvurulu markasının YİDK tarafından başvurunun reddi kararının yerinde olmadığının kabul edildiğini¸ Konya 3.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/11 D.iş dosyası kapsamında alınan raporda da davalının şekli benzerlik ve kullanımını davacı markasına yakınlaştırıldığı tespit edildiğini, davalının kötü niyetli olduğunu ve istinaf dilekçesinde belirtilen diğer nedenleri ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık,YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/971345600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz