YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1600 E. 2023/4891 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kötü niyet↗ ortalama tüketici↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/219 E., 2020/19 K.
Taraflar arasındaki TPMK Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2012/94744, 2013/16566, 2013/16563, 2013/16552, 2013/16548, 2000/05745, 2003/02605, T/00979, 2003/05595, 99/006105, 114682, 2013/42936, 99/007466 sayılı ve "sütaş", "sütaş mutlu inekler en sevilen peynirler", "sütaş peynir şahane gerisi bahane", "sütaş sütü seviyoruz, sütü sevdiriyoruz", "sütaş taptaze süüüt çok taze süüüt", "sütaş kaymaklım", "kaymaklım", "sütaş", "sütaş doğal lezzet", "sütaş şekil", "sütaş s", "sütaş", "sütaş doğal lezzet+şekil" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı şirketçe yapılan 2018/37751 sayılı " Çamlıbel Köy Tipi Yoğurt+ Şekil" ibareli marka başvurusuna iltibas, tanınmışlık ve kötü niyet vakıalarına dayalı olarak yapmış oldukları itirazın nihai olarak TPMK YİDK tarafından reddedildiğini ileri sürerek davaya konu YİDK kararının iptaline ve başvuruya konu markanın hükümsüz kılınarak sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının isabetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; benzerliğin markanın bütünü itibariyle bıraktığı izlenim üzerinden yapılmasının gerektiğini, müvekkiline ait markanın görsel, işitsel ve fonetik olarak davacı markalarından tamamen farklı bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuru kapsamındaki dava konusunu oluşturan çekişmeli 29. sınıftaki malların, itiraza dayanak markaların kapsamındaki mallar ile aynı/benzer oldukları, ancak davaya konu marka başvurusunda bulunan şekil kompozisyonunun davacı markalarından oldukça farklılaşmış olması nedeniyle taraf markalarının görsel olarak benzer olmadıkları, markalar arasında kavramsal benzerliğin bulunmadığı, “ÇAMLIBEL”, “SÜTAŞ” ve sair kelimelerin birbirinden farklı okunacak olması karşısında markalar arasında sesçil benzerlik olmadığı, dava konusu markalar arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, aynı Yasa hükmünün üçüncü fıkrasından kaynaklı bir tescil engelinden söz edilebilmesinin mümkün olmadığı, tanınmış olarak tescil edilen markanın sadece “SÜTAŞ” ibaresinden ibaret olması, davaya konu başvurunun ise bir kompozisyon olması ve markaların birbiri ile benzer olmaması karşısında davaya konu markayı gören tüketicilerin aklına davacının gelmesi ve tüketicilerin mezkûr markayı davacının seri markalarından birisi zannetmesi veya davacı ile bir bağlantısı olduğu yanılgısına düşmeleri, davalının haksız bir kazanç sağlaması, markanın daha kolay hatırlanır olması yahut markanın itibarına zarar verilmesi, “SÜTAŞ” ibaresinin ayırt ediciliğinin düşmesi tehlikesinin ispatlanamadığı dolayısıyla zikredilen Yasa hükmünün beşinci fıkrasının uygulama şartlarının oluşmadığı, davalı şirketin kötü niyetli olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu marka ile müvekkilinin markasının görsellerinin ayırt edilemeyecek derecede benzer olup, bu benzerliğin ortalama tüketici nezdinde iltibasa yol açtığını, müvekkilinin davaya dayanak markaları sınırlı sayıda belirtilmemiş ve delil dilekçesinde ilgili markalara yer verildiğini, müvekkilinin tüm markalarının dikkate alınmadığını, markalarının bir arada değerlendirilmesi gerektiğini, dava konusu markanın tescili halinde bu markalı ürün ya da hizmetlerin müvekkilin seri markalarından biri olduğu ve/veya müvekkiliyle bağlantılı bir şirket tarafından üretildiği intibaı yaratılacağını, dava konusu markanın, müvekkilinin markasının içeriğini sulandırıcı nitelikte bulunduğunu, müvekkilinin tanınmış marka olarak tescilli markasının iltibas riski dışında da 6769 sayılı Kanun'un 6 ıncı maddesinin beşinci fıkrası kapsamında korunması gerektiğini, kötü niyetli marka tescil talebi söz konusu bulunduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davaya konu YİDK kararının isabetli olup olmadığı ve başvuruya konu markanın hükümsüz kılınması koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 6 ıncı maddesinin birinci, beşinci ve dokuzuncu fıkraları.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) Kararının İptali ve Markanın Hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3154 E. 2023/2945 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz kararda… al lezzet+şekil" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı şirketçe yapılan 2018/37751 sayılı " Çamlıbel Köy Tipi Yoğurt+ Şekil" ibareli marka başvurusuna «iltibas», tanınmışlık ve «kötü niyet» vakıalarına dayalı olarak yapmış oldukları itirazın nihai olarak TPMK YİDK tarafından reddedildiğini ileri sürerek davaya konu YİDK kararının iptaline ve başvuruya …
… pleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu marka ile müvekkilinin markasının görsellerinin ayırt edilemeyecek derecede benzer olup, bu benzerliğin «ortalama tüketici» nezdinde «iltibasa» yol açtığını, müvekkilinin davaya dayanak markaları sınırlı sayıda belirtilmemiş ve delil dilekçesinde ilgili markalara yer verildiğini, müvekkilinin tüm markaları …
Benzer bu kararda… malinin bulunmadığı gerekçesiyle nihai olarak reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, zira başvuru konusu ibare ile davacı markaları arasında «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu ileri sürerek TPMK YİDK'nin 21.10.2016 tarihli 2016-M-10331 sayılı kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlü …
Şti. «temsilcisi» cevap dilekçesinde; davacının itirazına mesnet markalarla başvuru konusu ibare arasında «iltibas» tehlikesinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
… ında 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) sekizinci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik ve «iltibas» tehlikesinin bulunmadığı, işaretler arasında benzerlik olmadığı, aynı KHK'nın sekizinci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanmasının mümkün olmadığı, davalı başvu …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kazanılmış hak · temsil
Benzer bu karardaŞti. «temsilcisi» cevap dilekçesinde; davacının itirazına mesnet markalarla başvuru konusu ibare arasında «iltibas» tehlikesinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına «kazanılmış hak» durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/564 E. 2020/4952 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz kararda… al lezzet+şekil" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı şirketçe yapılan 2018/37751 sayılı " Çamlıbel Köy Tipi Yoğurt+ Şekil" ibareli marka başvurusuna «iltibas», tanınmışlık ve «kötü niyet» vakıalarına dayalı olarak yapmış oldukları itirazın nihai olarak TPMK YİDK tarafından reddedildiğini ileri sürerek davaya konu YİDK kararının iptaline ve başvuruya …
… pleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu marka ile müvekkilinin markasının görsellerinin ayırt edilemeyecek derecede benzer olup, bu benzerliğin «ortalama tüketici» nezdinde «iltibasa» yol açtığını, müvekkilinin davaya dayanak markaları sınırlı sayıda belirtilmemiş ve delil dilekçesinde ilgili markalara yer verildiğini, müvekkilinin tüm markaları …
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesi'nce; taraf markalarının 37. sınıfta aynı hizmetleri kapsadığı, 37. sınıf hizmetler yönünden 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında benzerlik ve «iltibas» tehlikesinin bulunduğu gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ile davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ziya · kötüniyet
Benzer bu kararda… ktesep hakkının da bulunmadığı, davacının markasının 556 sayılı KHK’nın 8/4 bendi anlamında tanınmış marka olduğunun ispatlanamadığı, dava konusu marka başvurusunun «kötüniyetli» olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile TPMK YİDK’nın 2017-M-5136 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.
… alma süresi içinde, başvuru markasını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davalıya ait markalardan farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, bu özelliği ile daha «ziyade» “süt” kavramını akla getiren “SÜTAŞ” markasından yeterince farklılaştığı, başvuru konusu işaret ile davalı markaları arasında işletmesel bağlantılandırmayı tesis e …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/858 E. 2013/17653 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihbar olunan · kâr dağıtımı · ihbar · yetkisizlik kararı · vekalet ücreti
Benzer bu kararda2- Ancak, dava kendisine «ihbar olunan» TEDAŞ Genel Müdürlüğü davada taraf olmamasına rağmen adı geçen lehine de «vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
İdare Mahkemesi kararının, Sütaş'ın müstakil hattın mülkiyetine ve işletme, bakım, onarım «yetkisine» sahip olmaması nedeniyle mevcut dava ile ilgili bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… inde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun 18.09.2003 gün, 212 nolu kararı uyarınca davacı şirketin müşterisi için sabit «dağıtım» sistemi kayıp bedeli tahakkuk ettirilmesinde bir usulsüzlük olmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/1600 E. , 2023/4891 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/427 Esas, 2021/1530 Karar
HÜKÜM
Başvurunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2019/219 E., 2020/19 K.
Taraflar arasındaki TPMK Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2012/94744, 2013/16566, 2013/16563, 2013/16552, 2013/16548, 2000/05745, 2003/02605, T/00979, 2003/05595, 99/006105, 114682, 2013/42936, 99/007466 sayılı ve "sütaş", "sütaş mutlu inekler en sevilen peynirler", "sütaş peynir şahane gerisi bahane", "sütaş sütü seviyoruz, sütü sevdiriyoruz", "sütaş taptaze süüüt çok taze süüüt", "sütaş kaymaklım", "kaymaklım", "sütaş", "sütaş doğal lezzet", "sütaş şekil", "sütaş s", "sütaş", "sütaş doğal lezzet+şekil" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı şirketçe yapılan 2018/37751 sayılı " Çamlıbel Köy Tipi Yoğurt+ Şekil" ibareli marka başvurusuna iltibas, tanınmışlık ve kötü niyet vakıalarına dayalı olarak yapmış oldukları itirazın nihai olarak TPMK YİDK tarafından reddedildiğini ileri sürerek davaya konu YİDK kararının iptaline ve başvuruya konu markanın hükümsüz kılınarak sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının isabetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; benzerliğin markanın bütünü itibariyle bıraktığı izlenim üzerinden yapılmasının gerektiğini, müvekkiline ait markanın görsel, işitsel ve fonetik olarak davacı markalarından tamamen farklı bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuru kapsamındaki dava konusunu oluşturan çekişmeli 29. sınıftaki malların, itiraza dayanak markaların kapsamındaki mallar ile aynı/benzer oldukları, ancak davaya konu marka başvurusunda bulunan şekil kompozisyonunun davacı markalarından oldukça farklılaşmış olması nedeniyle taraf markalarının görsel olarak benzer olmadıkları, markalar arasında kavramsal benzerliğin bulunmadığı, “ÇAMLIBEL”, “SÜTAŞ” ve sair kelimelerin birbirinden farklı okunacak olması karşısında markalar arasında sesçil benzerlik olmadığı, dava konusu markalar arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, aynı Yasa hükmünün üçüncü fıkrasından kaynaklı bir tescil engelinden söz edilebilmesinin mümkün olmadığı, tanınmış olarak tescil edilen markanın sadece “SÜTAŞ” ibaresinden ibaret olması, davaya konu başvurunun ise bir kompozisyon olması ve markaların birbiri ile benzer olmaması karşısında davaya konu markayı gören tüketicilerin aklına davacının gelmesi ve tüketicilerin mezkûr markayı davacının seri markalarından birisi zannetmesi veya davacı ile bir bağlantısı olduğu yanılgısına düşmeleri, davalının haksız bir kazanç sağlaması, markanın daha kolay hatırlanır olması yahut markanın itibarına zarar verilmesi, “SÜTAŞ” ibaresinin ayırt ediciliğinin düşmesi tehlikesinin ispatlanamadığı dolayısıyla zikredilen Yasa hükmünün beşinci fıkrasının uygulama şartlarının oluşmadığı, davalı şirketin kötü niyetli olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu marka ile müvekkilinin markasının görsellerinin ayırt edilemeyecek derecede benzer olup, bu benzerliğin ortalama tüketici nezdinde iltibasa yol açtığını, müvekkilinin davaya dayanak markaları sınırlı sayıda belirtilmemiş ve delil dilekçesinde ilgili markalara yer verildiğini, müvekkilinin tüm markalarının dikkate alınmadığını, markalarının bir arada değerlendirilmesi gerektiğini, dava konusu markanın tescili halinde bu markalı ürün ya da hizmetlerin müvekkilin seri markalarından biri olduğu ve/veya müvekkiliyle bağlantılı bir şirket tarafından üretildiği intibaı yaratılacağını, dava konusu markanın, müvekkilinin markasının içeriğini sulandırıcı nitelikte bulunduğunu, müvekkilinin tanınmış marka olarak tescilli markasının iltibas riski dışında da 6769 sayılı Kanun'un 6 ıncı maddesinin beşinci fıkrası kapsamında korunması gerektiğini, kötü niyetli marka tescil talebi söz konusu bulunduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davaya konu YİDK kararının isabetli olup olmadığı ve başvuruya konu markanın hükümsüz kılınması koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 6 ıncı maddesinin birinci, beşinci ve dokuzuncu fıkraları.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/971344100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz