Tazminat | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/3336 E. 2023/4763 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
poliçe teminat limiti↗ belirsiz alacak davası↗ faiz başlangıç tarihi↗ bekletici mesele↗ direnme kararı↗ sigorta sözleşmesi↗ riziko↗ derdestlik↗ alacak davası↗ hukuki yarar↗ ıslah↗ sigorta poliçesi↗ yükleten (shipper)↗ teminat↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 24.01.2019 tarih, 2015/2236 E. ve 2019/46 Karar sayılı kararıyla; davacının 10 ay işsiz kaldığı, zararı daha fazla ise de, sigorta şirketinin poliçe teminat limiti ile bağlı olarak 4.500,00 TL ödeme yapması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 2.000,00 TL'nin 24.10.2014 dava tarihinden itibaren, 2.500,00 TL'nin 9.9.2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 13.01.2020 tarih, 2019/2214 E. ve 2020/296 K. sayılı ilamı ile Mahkemece, davanın belirsiz alacak davası niteliğinde olmadığı kabul edilerek hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde esasa girilerek karar verilmesini doğru görülmediği gerekçesiyle gerekçesiyle bozulmuştur.
C. Mahkemece Verilen Direnme Kararı
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile belirsiz alacak davası açma şartlarının mevcut olduğu gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; uyuşmazlığın gelir koruma poliçesine dayanmakta olduğunu ,teminat tutarı açık bir biçimde belirlenmiş olduğundan davanın belirsiz alacak davası olarak açılabilmesi ve sonuçlandırılmasının usul hukukuna aykırılık teşkil ettiğini, müvekkili şirket ile davacı arasında 25.10.2013 tarihli gelir koruma sigortası akdedilmiş olup poliçe kapsamındaki tazminatlara ilişkin başvuru ve ödeme usullerinin davacı tarafından bilindiğini ve bu durumun dosya kapsamındaki bilirkişi raporlarıyla da sabit olmasına rağmen davanın kabulüne karar verildiğini ve itirazlarının değerlendirilmediğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte tazminat talebinin kabulü gerektiği varsayılsa dahi talep edilen faize ilişkin faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C.Dairemizin İnceleme Kararı
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince Dairemizce yapılan incelemede, Daire kararının yerinde olduğu belirtilerek temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.
D.Hukuk Genel Kurulu Kararı
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.02.2023 tarih, 2021/11-916 E. ve 2023/108 K. sayılı ilâmı ile dava dilekçesinde gelir koruma sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminatın tahsili istemiyle açılan eldeki davada talep edilen tazminat tutarının davacı tarafından objektif anlamda belirlenebilir nitelikte olmadığını, bu sebeple davacının, anılan tazminat talebi yönünden eldeki davayı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 107 nci maddesi kapsamında belirsiz alacak davası olarak açmakta hukuki yararının mevcut olduğu gerekçesi ile davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir.
E. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, Gelir Koruma Sigorta Sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 26 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11201 E. 2012/2856 K.
Ortak:direnme kararı
İncelediğiniz karardaMahkemece Verilen Direnme Kararı Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «belirsiz alacak davası» açma şartlarının mevcut olduğu gerekçesiyle «direnme» kararı verilmiştir.
Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen «direnme» kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Benzer bu karardaDava, tescilli markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, davanın reddine dair mahkemece verilen karar Dairemizce bozulmuş, bozmaya kısmen direnilmiş olup, davacı vekilinin temyiz istemi «direnme» hükmüne ilişkindir.
2797 sayılı Yargıtay Kanunu'nun 15. maddesi uyarınca «direnme» kararlarının temyiz incelemesi Dairemizin görevi dışında olup, Yargıtay Yüksek Hukuk Genel Kurulu'na aittir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/2447 E. 2022/4685 K.
Ortak:belirsiz alacak davası · alacak davası · hukuki yarar · dava şartı
İncelediğiniz karardaBozma Kararı Dairemizin 13.01.2020 tarih, 2019/2214 E. ve 2020/296 K. sayılı ilamı ile Mahkemece, davanın «belirsiz alacak davası» niteliğinde olmadığı kabul edilerek «hukuki yarar» yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde esasa girilerek karar verilmesini doğru görülmediği gerekçesiyle gerekçesiyle bozulmuştur.
D.Hukuk Genel Kurulu Kararı Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.02.2023 tarih, 2021/11-916 E. ve 2023/108 K. sayılı ilâmı ile dava dilekçesinde gelir koruma «sigorta sözleşmesinden» kaynaklanan tazminatın tahsili istemiyle açılan eldeki davada talep edilen tazminat tutarının davacı tarafından objektif anlamda belirlenebilir nitelikte olmadığını, bu sebeple davacının, anılan tazminat talebi yönünden eldeki davayı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 107 nci maddesi kapsamında «belirsiz alacak davası» olarak açmakta «hukuki yararının» mevcut olduğu gerekçesi ile davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir.
Mahkemece Verilen Direnme Kararı Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «belirsiz alacak davası» açma şartlarının mevcut olduğu gerekçesiyle «direnme» kararı verilmiştir.
Benzer bu kararda… mece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacı tarafın, dava dilekçesinde, davalı bankadan kullandığı kredilere istinaden kendisinden haksız olarak «masraflar» alındığını, bu masrafların iadesine karar verilmesini talep ettiği, davalı bankanın almış olduğu masrafların hesap özetleri ile belirlenebilir nitelikte olduğu, bu durumda uyuşmazlığın belirlenebilir nitelikte bulunduğu, davanın «belirsiz alacak davası» niteliğinde olmadığı gerekçesiyle davanın «hukuki yarar» yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Mahkemece davanın «hukuki yarar» yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari kredi sözleşmesi · nispi vekalet ücreti · ticari kredi · maktu vekalet ücreti · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · vekalet ücreti
Benzer bu karardaDava, taraflar arasındaki «ticari kredi sözleşmelerine» istinaden alınan «masrafların» iadesi istemine ilişkindir.
Ancak, davalı yararına «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, «nispi vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru olmayıp, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekir ise de, anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
… mece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacı tarafın, dava dilekçesinde, davalı bankadan kullandığı kredilere istinaden kendisinden haksız olarak «masraflar» alındığını, bu masrafların iadesine karar verilmesini talep ettiği, davalı bankanın almış olduğu masrafların hesap özetleri ile belirlenebilir nitelikte olduğu, bu durumda uyuşmazlığın belirlenebilir nitelikte bulunduğu, davanın «belirsiz alacak davası» niteliğinde olmadığı gerekçesiyle davanın «hukuki yarar» yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/3336 E. , 2023/4763 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Tüketici Mahkemesi
SAYISI 2020/95 Esas, 2020/248 Karar
HÜKÜM
Davanın kabulü
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kabulüne verilmiştir.
Kararın davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine, Dairemizce yapılan inceleme sonunda bozulmuş, mahkeme tarafından Dairemiz ilamına karşı direnilmiştir.
Direnme kararının davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizce bozma kararı yerinde bulunarak direnme kararı incelenmek üzere dosya Hukuk Genel Kuruluna gönderilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.02.2023 tarih, 2021/11-916 E. ve 2023/108 K. sayılı ilâmı ile direnme kararının yerinde olduğuna karar verilerek davalı vekilinin temyiz itirazlarına ilişkin inceleme yapılmak üzere dosya Dairemize gönderilmiş olmakla Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirkete 25.10.2013 tarihli bir yıllık Gelir Koruma Sigortası poliçesi yaptırdığını, 03.03.2005 tarihinden 06.06.2014 tarihine kadar ...Bank A.Ş.'de çalışırken bu tarih itibariyle işine son verildiğini, halen derdest işe iade davasının bulunduğunu, davalı şirketin talep edilmesine karşın poliçe uyarınca müvekkiline ödemede bulunmadığını ileri sürerek fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla açılan belirsiz alacak davası neticesinde şimdilik 2.000,00 TL işsizlik teminatının mevduata uygulanacak en yüksek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 09.09.2016 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 4.500,00 TL'ye çıkarmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, rizikonun gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti açısından derdest davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, müvekkil ile davacı arasında akdedilen sigorta poliçesi iş akdinin geçerli veya haklı nedenle işverence feshi hallerini kapsamadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A.Mahkemece Verilen ilk Karar
Mahkemece 24.01.2019 tarih, 2015/2236 E. ve 2019/46 Karar sayılı kararıyla; davacının 10 ay işsiz kaldığı, zararı daha fazla ise de, sigorta şirketinin poliçe teminat limiti ile bağlı olarak 4.500,00 TL ödeme yapması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 2.000,00 TL'nin 24.10.2014 dava tarihinden itibaren, 2.500,00 TL'nin 9.9.2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 13.01.2020 tarih, 2019/2214 E. ve 2020/296 K. sayılı ilamı ile Mahkemece, davanın belirsiz alacak davası niteliğinde olmadığı kabul edilerek hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde esasa girilerek karar verilmesini doğru görülmediği gerekçesiyle gerekçesiyle bozulmuştur.
C. Mahkemece Verilen Direnme Kararı
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile belirsiz alacak davası açma şartlarının mevcut olduğu gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; uyuşmazlığın gelir koruma poliçesine dayanmakta olduğunu ,teminat tutarı açık bir biçimde belirlenmiş olduğundan davanın belirsiz alacak davası olarak açılabilmesi ve sonuçlandırılmasının usul hukukuna aykırılık teşkil ettiğini, müvekkili şirket ile davacı arasında 25.10.2013 tarihli gelir koruma sigortası akdedilmiş olup poliçe kapsamındaki tazminatlara ilişkin başvuru ve ödeme usullerinin davacı tarafından bilindiğini ve bu durumun dosya kapsamındaki bilirkişi raporlarıyla da sabit olmasına rağmen davanın kabulüne karar verildiğini ve itirazlarının değerlendirilmediğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte tazminat talebinin kabulü gerektiği varsayılsa dahi talep edilen faize ilişkin faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C.Dairemizin İnceleme Kararı
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince Dairemizce yapılan incelemede, Daire kararının yerinde olduğu belirtilerek temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.
D.Hukuk Genel Kurulu Kararı
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.02.2023 tarih, 2021/11-916 E. ve 2023/108 K. sayılı ilâmı ile dava dilekçesinde gelir koruma sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminatın tahsili istemiyle açılan eldeki davada talep edilen tazminat tutarının davacı tarafından objektif anlamda belirlenebilir nitelikte olmadığını, bu sebeple davacının, anılan tazminat talebi yönünden eldeki davayı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 107 nci maddesi kapsamında belirsiz alacak davası olarak açmakta hukuki yararının mevcut olduğu gerekçesi ile davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir.
E. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, Gelir Koruma Sigorta Sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 26 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
07.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/971320100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz