Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/1745 E. 2023/4728 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kesinleşen hüküm kısmı↗ distribütörlük sözleşmesi↗ bekletici mesele↗ marka hakkına tecavüz↗ haksız fiil↗ maddi ve manevi tazminat↗ havale↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ ıslah↗ ihtarname↗ maddi tazminat↗ haksız rekabet↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
dava, markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre davacı-karşı davalı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hâllerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1817 E. 2017/5196 K.
Ortak:havale · ıslah · haksız rekabet · Marka hükümsüzlüğü
Benzer bu kararda… iller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, karşı davada hükümsüzlüğü talep edilen markanın 22/07/1992 tarihinde tescil ettirildiği ve 09/06/2002 tarihinde «yenilendiği», davalının anılan ibareyi sektörde nizasız, fasılasız ve esas unsur olarak kullandığı, dolayısıyla kullanımla artık ayırt edici hale geldiğinden hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı, taraf markalarının esas unsurlarının “ERGO” ve “ERGOBED” ibareleri olduğu ve markalar arasında benzerlik bulunduğu, davalının 2009/18407 no’lu markasının 20. emtia sınıfında "yatak şilteleri, yastıklar, tıbbi amaçlı olmayan «havalı» yataklar ve yastıklar, uyku tulumları ve deniz yatakları" emtiaları açısından tescilinin reddedildiği, bu durumun aynı zamanda davalının tıbbi yataklar alanında markasını kullanabileceği anlamına da geldiği, "Ergo " ibaresi zayıf marka olsa dahi, iki markanın benzer olması, tüketici nezdinde her iki şirket arasında bağlantı olduğu düşüncesinden hareketle markalar arasında bağlantı kurulma ihtimali mevcut olduğu için davalı kullanımının, davacı markasına tecavüz oluşturduğu, davacının maddi ve manevi tazminat talebine hak kazandığı, bilirkişi heyetince emsal lisans bedelinin 482.727,96 TL olarak hesaplandığı, «ıslah» dilekçesindeki miktar da göz önünde bulundurularak KHK ve BK hükümleri uyarınca takdiren 150.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiği gerekçesiyle, karşı davanın reddine, asıl davanın kısmen kabulü ile, markaya tecavüzün tespiti, markanın davalı tarafça üretilen ve satılan ürünlerde, internet ortamında, tüm basılı, görsel ilam ve reklamlarda, tabela, «fatura», kağıt, antent ve zarflarda kullanılmasının önlenmesine, 150.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahs …
2- Asıl davada davalı-karşı davada davacı vekilinin, asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, davacı tarafça markaya tecavüz ve «haksız rekabetin» önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemi ile açılan asıl davada, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, davalı tarafça asıl dava açılmadan önce 16/08/2010 tarihinde yapılan, 2010/53181 no’lu, “DR.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:yenileme · fatura · eksik inceleme
Benzer bu kararda… iller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, karşı davada hükümsüzlüğü talep edilen markanın 22/07/1992 tarihinde tescil ettirildiği ve 09/06/2002 tarihinde «yenilendiği», davalının anılan ibareyi sektörde nizasız, fasılasız ve esas unsur olarak kullandığı, dolayısıyla kullanımla artık ayırt edici hale geldiğinden hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı, taraf markalarının esas unsurlarının “ERGO” ve “ERGOBED” ibareleri olduğu ve markalar arasında benzerlik bulunduğu, davalının 2009/18407 no’lu markasının 20. emtia sınıfında "yatak şilteleri, yastıklar, tıbbi amaçlı olmayan «havalı» yataklar ve yastıklar, uyku tulumları ve deniz yatakları" emtiaları açısından tescilinin reddedildiği, bu durumun aynı zamanda davalının tıbbi yataklar alanında markasını kullanabileceği anlamına da geldiği, "Ergo " ibaresi zayıf marka olsa dahi, iki markanın benzer olması, tüketici nezdinde her iki şirket arasında bağlantı olduğu düşüncesinden hareketle markalar arasında bağlantı kurulma ihtimali mevcut olduğu için davalı kullanımının, davacı markasına tecavüz oluşturduğu, davacının maddi ve manevi tazminat talebine hak kazandığı, bilirkişi heyetince emsal lisans bedelinin 482.727,96 TL olarak hesaplandığı, «ıslah» dilekçesindeki miktar da göz önünde bulundurularak KHK ve BK hükümleri uyarınca takdiren 150.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiği gerekçesiyle, karşı davanın reddine, asıl davanın kısmen kabulü ile, markaya tecavüzün tespiti, markanın davalı tarafça üretilen ve satılan ürünlerde, internet ortamında, tüm basılı, görsel ilam ve reklamlarda, tabela, «fatura», kağıt, antent ve zarflarda kullanılmasının önlenmesine, 150.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahs …
ERGOBED + Şekil” ibareli marka başvurusu ve işbu markanın tescili nedeniyle açılan hükümsüzlük davası sonucunun da eldeki davaya etkisinin değerlendirilmesi gerekirken anılan husus nazara alınmaksızın, «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/1745 E. , 2023/4728 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2019/55 Esas, 2020/215 Karar
HÜKÜM
Asıl davanın reddi, karşı dava hakkında yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına
Taraflar arasındaki asıl haksız rekabetin tespiti, maddi ve manevi tazminat, karşı markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece asıl davanın reddine, karşı dava hakkında yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararın davacı-karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
Davacı-karşı davalı vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı-karşı davalı vekili dava dilekçesinde; “ERGO ERGONMİK YATAKLARI” markasının müvekkili adına tescilli olduğunu, müvekkilinin 1992 tarihinden itibaren yatak ve mobilya üretimi yaptığını, davalı şirketin aynı alanda faaliyet gösterdiğini, davalının “DRERGOBED ŞEKİL” markasının tescili için 2009 yılında yaptığı başvuruya müvekkilinin markaların benzer olduğu gerekçesiyle itiraz ettiğini ve itiraz üzerine benzerliğin tespiti ve davalının tescil talebinin reddi ile davalı şirketin yatak şilteleri, yastıklar, tıbbi amaçlı olmayan havalı yataklar ve yastıklar, uyku tulumları ve deniz yataklarının reddedilen mal ve hizmetler olarak tespit edildiğini, müvekkili adına tescilli markanın davalı şirket tarafından üretilen ürünlerde, internet ortamında, ilân ve reklamlarda, tabela, faturalarda kullanıldığının tespit edildiğini, davalıya ihtarname gönderilmesine rağmen kullanıma devam ettiğini, davalının eyleminin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek tecavüz ve haksız rekabetin tespitini, 10.000,00 TL maddi, 400.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında ıslah dilekçesi ile maddi tazminat istemini 200.000,00 TL’ye yükseltmiş, karşı davanın reddini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı-karşı davacı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin marka kullanımının tescile dayalı olduğundan haksız bir kullanım olmadığını, zira yapılan başvurunun kısmen reddedildiğini, müvekkilinin Almanya’da bulunan bir firma ile lisans sözleşmesi imzaladığını, lisans konusunun “ERGOCHECK” olduğunu, bu nedenle dava konusu markanın tercih edildiğini, müvekkilinin kişiye özel üretimde bulunduğunu, markalar arasında bir benzerlik bulunmadığını savunarak asıl davanın reddini istemiş, karşı davasında ise karşı davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğünü talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak, davalı-karşı davacı adına tescilli 2009/18407 tescil numaralı "DRERGOMET" markasının davacı-karşı davalının markasının tescilli olduğu "yatak" emtiası için tescilli olmadığı, ancak davalı-karşı davacı tarafça bu dava açılmadan önce 16.08.2010 tarihinde başvurusu yapılan 2010/53181 tescil numaralı "DR EGOBED+Şekil" markasının “tıbbi amaçlı yastıklar, elektrikle ısınan yastıklar ve örtüler, su yatakları, tıbbi amaçlı yataklar ve havalı yastıklar" emtiası için 10. sınıfta ve “müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri, tıbbi amaçlı olan olmayan her türlü yatak, yastık, uyku tulumu, satış hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende satış toptan mağazaları, elektronik ortamda katolog ve benzer diğer yöntemler ile sağlanabilir)" hizmetleri için 35.
sınıfta tescilli olduğu, alınan bilirkişi raporu ve toplanan delillerle davalı-karşı davacının markayı bu emtia ve hizmetler için kullandığının tespit edildiği, her ne kadar daha sonra açılan 2013/108 E. sayılı dava ile bu mal ve hizmetler için davalı-karşı davacının markasının kısmen hükümsüzlüğüne karar verilmişse de dava tarihinde yürürlükte olan 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (556 sayılı KHK) uyarınca markadan kaynaklanan hakların korumasının marka başvuru tarihinden itibaren başlayacağı, davalı-karşı davacının marka kullanımının da bu markadan kaynaklanan yasal hakkının kapsamında kaldığı, davalı-karşı davacının dava dışı Alman şirketi ile yaptığı distribütörlük sözleşmesi uyarınca bu markayı kullandığı, kötü niyetli olduğunun ispat edilemediği, bu nedenle marka hakkına dayanarak marka kullanımının davacı-karşı davalının marka haklarına tecavüz teşkil etmeyeceği gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davayla ilgili karar onanarak kesinleşmiş olduğundan karşı dava hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-karşı davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Yargıtay Kararı
Dairenin 13.10.2022 tarih, 2021/5059 E., 2022/6975 K. sayılı kararıyla Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-karşı davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri
Davacı-karşı davalı vekili karar düzeltme dilekçesinde özetle; tecavüz davası açıldığı sırada ya da dava açıldıktan sonra, henüz bir hükümsüzlük kararı alınamamış ancak bu yönde bir dava açılmamışsa, hükümsüzlük davasının tecavüz davasına etkisi bakımından bekletici mesele yapılması ve hükümsüzlük davasında verilen karar kesinleştikten sonra, bu kararın sonucuna göre tecavüz davasının da neticelendirilmesinin isabetli olacağını, kesinleşen kısmi hükümsüzlük davasının geçmişe etkili olması nedeniyle haksız rekabetin önlenmesi ve tazminat talepli davalarının kabulü yerine reddi yönündeki kararın anlaşılabilir olmadığını, keza davalı-karşı davacının kötü niyetli hareket ettiğini, daha evvel ihtarname çekilmesine ve durumdan haberdar olmasına rağmen haksız fiilini devam ettirdiğini, hukuk şemsiyesi altında bu eyleminin korunmasının müvekkil şirketin mağduriyetini daha da arttırdığını, hükümsüzlük kararının geçmişe etkili olmasının sonucu olarak marka üzerinde tescille kazanılan hakların geçmişe etkili şekilde son bulacağını, diğer bir ifade ile hükümsüzlük kararının kesinleşmesi ile birlikte tescil işleminin tüm sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkacağını, dolayısıyla davalı-karşı davacının kullandığı markasının 556 sayılı KHK uyarınca markadan kaynaklanan hakların korunmasının marka başvuru tarihinden itibaren başladığı yönündeki kabulün mevcut düzenlemeye açıkça aykırılık teşkil ettiğini, müvekkiline ait markanın, tüketici kitlesi arasında oldukça tercih edilen ve tanınırlık düzeyine ulaşmış bir marka olduğunu, 26.02.2015 tarihli bilirkişi raporunda da müvekkiline ait markanın tanınmışlığı hususunda “marka ile ilgili yazılı ve görsel basında çok sayıda haber ve reklamların yayınlanmış olduğu 2012 yılına ait yıllık gelirin 10 milyon lira olduğu, yurt içinde çok sayıda otelin yatak ihtiyacının karşılandığı, bilirkişice re'sen internette yapılan aramalardan hareketle müvekkiline ait markanın tüketici kitlesine kolayca ulaşabilir olduğu ve sektörel bazda tanınmışlık sağladığına” kanaat getirildiğini, bilirkişi raporunda müvekkiline ait markanın tanınırlık kazandığının belirtildiğini belirterek yerel Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava, markaya tecavüz ve haksız rekabetin önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemine, karşı dava, markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre davacı-karşı davalı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hâllerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı-karşı davalı vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,
Aşağıda yazılı bakiye 394,35 TL karar düzeltme ret harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 1.581,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
07.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/966474700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz