Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/6183 E. 2023/5712 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyari dava arkadaşlığı↗ alacaklı temerrüdü↗ tahsilde tekerrür olmamak kaydı↗ isticvap↗ ihtarat↗ imzaya itiraz↗ kefalet limiti↗ sahtelik↗ kefalet sözleşmesi↗ imza incelemesi↗ tahsilde tekerrür olmaması↗ müşterek borçlu müteselsil kefil↗ tahsilde tekerrür↗ bsmv↗ temerrüt tarihi↗ müteselsil kefil↗ denetime elverişlilik↗ kefalet↗ genel kredi sözleşmesi↗ def'i↗ işlemiş faiz↗ kefil↗ temerrüt faizi↗ iflas↗ kredi sözleşmesi↗ asıl alacak↗ dava sebebi↗ cy/cy kaydı↗ eksik inceleme↗ vekalet ücreti↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Uyuşmazlık, genel kredi sözleşmesi niteliğinde bulunan kredili mevduat hesap sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporuna davalı ... vekili gerekçelerini göstererek itiraz etmiştir. Ancak gerek bilirkişi kök raporu gerekse ek raporu dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenmiş olup bu nedenle hükme esas alınamaz. Mahkemece yapılacak iş, yeni bir bankacı bilirkişiden banka kayıt ve belgeleri üzerinde yerinde inceleme yapılmak suretiyle davalının önceki bilirkişi raporuna ve ek raporuna itirazları da dikkate alınarak, öncelikle davalı ... yönünden temerrüt tarihi tespit edilip, temerrüt tarihi itibarıyla asıl alacak bulunduktan sonra, dava tarihi itibarıyla asıl alacak, temerrüt faizi, fer'ileri ve uygulanması gereken akdi ve temerrüt faizleri konusunda denetime elverişli, itirazları karşılayacak bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15063 E. 2014/3581 K.
Ortak:genel kredi sözleşmesi · temerrüt faizi · kredi sözleşmesi · asıl alacak · temerrüt · görev/görevsizlik · Alacak
İncelediğiniz kararda… geleri üzerinde yerinde inceleme yapılmak suretiyle davalının önceki bilirkişi raporuna ve ek raporuna itirazları da dikkate alınarak, öncelikle davalı ... yönünden «temerrüt tarihi» tespit edilip, temerrüt tarihi itibarıyla «asıl alacak» bulunduktan sonra, dava tarihi itibarıyla asıl «alacak, temerrüt faizi», fer'ileri ve uygulanması gereken akdi ve temerrüt faizleri konusunda «denetime elverişli», itirazları karşılayacak bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Uyuşmazlık, «genel kredi sözleşmesi» niteliğinde bulunan kredili mevduat hesap sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Dava, «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… borçtan sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 32.728,22 TL alacağın davalılardan müşterek müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, «asıl alacak» olan 2.513,67 TL’ye dava tarihinden itibaren % 111,80 oranında «temerrüt faizi» yürütülmesine karar verilmiştir.
1- Dava, «genel kredi sözleşmesi» niteliğinde bulunan Kredili Mevduat Hesap Sözleşmesi’nden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
K..’ün davacı bankadan kullandığı iddia edilen «kredi sözleşmesinden» kaynaklanmakta olup, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/6 maddesi uyarınca, bankalar ve ödünç para verme işleri kanunlarında tanzim olunan hususlardan doğan hukuk davaları, ticari dava sayılacağından, somut olayda 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un uygulanmasını gerektirir bir husus bulunmadığı gibi, davacı bankanın, davalılarca kullanılan kredinin «tüketici kredisi» olduğuna ilişkin bir iddiası da yoktur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tüketici kredisi · tüketici işlemi · kamu düzeni · görevli mahkeme
Benzer bu karardaAyrıca, «görevle» ilgili düzenlemeler «kamu düzenine» ilişkin olup, taraflar ileri sürmese de yargılamanın her aşamasında resen gözetilir.
… n'un 3/e maddesinde tüketicinin, "mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi", 3 (h) bendinde «tüketici işleminin» "mal veya hizmet piyasalarında tüketici ile satıcı-sağlayıcı arasında yapılan her türlü hukuki işlemi" ifade edeceği, aynı yasanın ikinci maddesinde ise bu kanunun …
K..’ün davacı bankadan kullandığı iddia edilen «kredi sözleşmesinden» kaynaklanmakta olup, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/6 maddesi uyarınca, bankalar ve ödünç para verme işleri kanunlarında tanzim olunan hususlardan doğan hukuk davaları, ticari dava sayılacağından, somut olayda 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un uygulanmasını gerektirir bir husus bulunmadığı gibi, davacı bankanın, davalılarca kullanılan kredinin «tüketici kredisi» olduğuna ilişkin bir iddiası da yoktur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/9381 E. 2013/13401 K.
Ortak:temerrüt faizi · temerrüt · Alacak
İncelediğiniz kararda… geleri üzerinde yerinde inceleme yapılmak suretiyle davalının önceki bilirkişi raporuna ve ek raporuna itirazları da dikkate alınarak, öncelikle davalı ... yönünden «temerrüt tarihi» tespit edilip, temerrüt tarihi itibarıyla «asıl alacak» bulunduktan sonra, dava tarihi itibarıyla asıl «alacak, temerrüt faizi», fer'ileri ve uygulanması gereken akdi ve temerrüt faizleri konusunda «denetime elverişli», itirazları karşılayacak bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, her ne kadar alacak miktarı daha fazla ise de taleple bağlı kalınarak davanın kabulü ile 7.000 TL’nin dava tarihinden itibaren uygulanacak % 21.84 «temerrüt faizi» ve faizin % 5'i oranında BSMV uygulanarak davalıdan tahsiline dair verilen karar davacı vekili ile davalı tarafından temyizi üzerine Dairemizin 25.02.2013 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/3123 E. 2013/5209 K.
Ortak:kefalet · genel kredi sözleşmesi · kefil · kredi sözleşmesi
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık, «genel kredi sözleşmesi» niteliğinde bulunan kredili mevduat hesap sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Dava, «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, talebin dayanağı olan Genel Kredi Sözleşmesi'nin tüketici «kredi sözleşmesi» olduğu, 4077 sayılı yasanın .... maddesi koşullarının sağlandığına ilişkin herhangi bir belge «ibraz» edilmediği, ayrıca «kefil» olan borçluların kefilliğinin adi «kefalet» niteliğinde olduğu gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında imzalanan sözleşme, «genel kredi sözleşmesi» olup, aleyhine «ihtiyati haciz» istenilen şahıslar, asıl borçlu ve müteselsil kefillerdir.
Dava, İİK'nun «257». maddesi gereğince talep edilen «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, mahkemece talebin dayanağının tüketici «kredi sözleşmesi» olduğu gerekçesi ile ihtiyati haciz istemi reddedilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 257 · ihtiyati haciz · haciz · ibraz
Benzer bu karardaDava, İİK'nun «257». maddesi gereğince talep edilen «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, mahkemece talebin dayanağının tüketici «kredi sözleşmesi» olduğu gerekçesi ile ihtiyati haciz istemi reddedilmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» isteyen (alacaklı) vekili temyiz etmiştir.
Taraflar arasında imzalanan sözleşme, «genel kredi sözleşmesi» olup, aleyhine «ihtiyati haciz» istenilen şahıslar, asıl borçlu ve müteselsil kefillerdir.
Mahkemece, talebin dayanağı olan Genel Kredi Sözleşmesi'nin tüketici «kredi sözleşmesi» olduğu, 4077 sayılı yasanın .... maddesi koşullarının sağlandığına ilişkin herhangi bir belge «ibraz» edilmediği, ayrıca «kefil» olan borçluların kefilliğinin adi «kefalet» niteliğinde olduğu gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/6183 E. , 2023/5712 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
HÜKÜM
Kısmen kabul
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan ve davalılardan ...’ün asıl borçlu, diğer davalıların ise müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğu 13.11.1998 tarihli Kredili Mevduat Hesap Sözleşmesi’ne konu borcun, yapılan ihtarata rağmen davalılarca ödenmediğini ileri sürerek, 2.513,67 TL ana para, 40.713,28 TL faiz ve 2.035,66 BSMV olmak üzere toplam 45.262,62 TL alacağın, fazlaya ve hesap hatasına ilişkin haklar saklı kalmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile, ana paraya dava tarihinden itibaren uygulanacak %153 faizi ve BSMV ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar davaya cevap vermemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
İstanbul 2. Tüketici Mahkemesince 15.09.2011 tarih,..... sayılı karar ile toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuna göre, davaya konu sözleşmenin imzalanma tarihi itibarıyla 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun (4077 sayılı Kanun) kapsamında olmadığı, davalılarca sözleşme altındaki imzalarına yapılan bir itirazın bulunmadığı, kefillerin asıl borçlu ile birlikte tüm borçtan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 32.728,22 TL alacağın davalılardan müşterek müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacak olan 2.513,67 TL’ye dava tarihinden itibaren %111,80 oranında temerrüt faizi işletilmesine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Birinci Bozma Kararı
Dairemizin 26.02.2014 tarih, ...K. sayılı kararı ile davanın, genel kredi sözleşmesi niteliğinde bulunan kredili mevduat hesap sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olduğu, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca, bankalar ve ödünç para verme işleri kanunlarında tanzim olunan hususlardan doğan hukuk davaları, ticari dava sayılacağından, somut olayda 4077 sayılı Kanun’un uygulanmasını gerektirir bir husus bulunmadığından tüketici mahkemesince dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek karar verilmesi doğru görülmediği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile aldırılan bilirkişi raporuna göre davalılardan ...'e 2.500,00 TL tutarlı kredi kullandırıldığı, diğer davalıların müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzaladıkları, 25.12.2000 temerrüt tarihi itibariyle asıl alacağın 2.513,67 TL olduğu, kefillerin 2.500,00 TL limitli olarak asıl alacak ve kendi temerrütlerinin sonuçlarından sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2.513,67 TL asıl alacak, 40.270,82 TL işlemiş faiz ve 2.013,54 TL BSMV olmak üzere toplam 44.798,03 TL alacağın (davalı ... ve ...'ın bu alacağın 2.500,00 TL asıl alacak, 40.062,50 işlemiş faiz ve 2.003,25 TL BSMV olmak üzere 44.565,75 TL'sından sorumlu olması kaydıyla) asıl alacağa dava tarihinden 15.11.2014 tarihine kadar yıllık %153 oranında, 15.11.2014 tarihinden sonra yıllık %30,24 ve değişen oranlarda temerrüt faizi ile faizin %5'i oranında BSMV'si eklenmesi suretiyle adı geçen davalılardan sorumlu oldukları tutarlarda müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davaya konu sözleşme ile ilgili 06.11.2014 tarihli cevap dilekçeleri ile sahtelik ve imza itirazında bulunmalarına rağmen mahkemece bu itirazları dikkate alınmaksızın, gerekli inceleme yapılmaksızın karar verildiğini, davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğunu, ihtiyari dava arkadaşlarından her birinin yek diğerinin itiraz ve def'ilerinden yararlanabileceğini, müvekkilinin kefalet borçlusu olduğunu, asıl borçlu ...'ün imzasının sahte olduğunu, bu durumda kefaletin fer'iliği gereğince müşterek müteselsil kefil müvekkili ... hakkındaki davanın da reddi gerekeceğini, 25.05.2018 ve 08.11.2018 tarihli dilekçeleri ile davalı asıl borçlu ...'ün isticvabı ile huzurda imza örnekleri alınarak imza incelemesi yapılmasını talep etmelerine rağmen imza incelemesi yapılmaksızın hesap incelemesi ile karar verildiğini, asıl alacak, işlemiş faiz, BSMV ve işleyecek faizin hukuka aykırı olarak hesaplandığını, kefalet sözleşmesinde kefilin sorumlu olduğu azami miktarın gösterilmediğini, kefalet limitinin kredi limitini aşamayacağını, geçerli bir hesap katının bulunmadığını, müvekkilinin temerrüde düşürülmediğini, takip öncesi işleyen faizin hukuka aykırı olduğunu, davacı bankanın kötü niyetli olduğunu, kendi personelinin kast ve kusuruyla oluşan zararını müvekkilinden tahsil etmeye çalıştığını, taraflarına dava harcının yüklenmesinin hukuka aykırı olduğunu, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesine rağmen müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, genel kredi sözleşmesi niteliğinde bulunan kredili mevduat hesap sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporuna davalı ... vekili gerekçelerini göstererek itiraz etmiştir. Ancak gerek bilirkişi kök raporu gerekse ek raporu dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenmiş olup bu nedenle hükme esas alınamaz. Mahkemece yapılacak iş, yeni bir bankacı bilirkişiden banka kayıt ve belgeleri üzerinde yerinde inceleme yapılmak suretiyle davalının önceki bilirkişi raporuna ve ek raporuna itirazları da dikkate alınarak, öncelikle davalı ... yönünden temerrüt tarihi tespit edilip, temerrüt tarihi itibarıyla asıl alacak bulunduktan sonra, dava tarihi itibarıyla asıl alacak, temerrüt faizi, fer'ileri ve uygulanması gereken akdi ve temerrüt faizleri konusunda denetime elverişli, itirazları karşılayacak bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
10.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/964426200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz