6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Marka hükümsüzlüğü | Markanın hükümsüzlüğü | Sicilden çıkarma

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1705 E. 2023/5498 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Hak düşürücü süre
{'var': True, 'sure': '5 yıllık', 'kanun': None}
Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tedbirin kaldırılması hakkın kötüye kullanılması tazminat davası hak düşürücü süre kötü niyet fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi yükleten (shipper) istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: İİK · HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıya ait markanın sicile tescil edildiği 02.12.2005 tarihinden itibaren 5 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra davanın açıldığı, davalı marka tescilinin kötü niyetle gerçekleştiğinin de davacı tarafından kanıtlanamadığı, markanın benzerinin tescil edilmesinin tek başına kötü niyeti kanıtlamayacağı gerekçeleri ile hükümsüzlük davasının hak düşürücü süre nedeni ile reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının tescil sahibi olduğu markayı müvekkili aleyhine kullanmasının açıkça hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, karşı yanın, müvekkilinin markasından haberdar olduğunu, 1993 yılından bu yana Adana'da kullanıldığını bildiğini, buna rağmen DOSTLAR şeklindeki markayı alarak sanki kendine aitmiş gibi bu ibareyi 2004 yılında tescil ettirdiğini, müvekkilinin tanınmışlığından faydalandığını, belgenin davacı aleyhine kullanılması nedeniyle kötü niyetin somutlaştığını, davacının, karşı yanın kendisine karşı yönelttiği tazminat davası ile markanın davalı adına tescilli olduğunu öğrendiğini, İstanbul 1. Anadolu Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ... sayılı davalarının Yargıtay onamasından geçerek kesinleştiklerini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.

2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiş olmasına rağmen tedbirin kaldırılmadığını belirterek kararı istinaf etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile istinaf başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararın incelenmesini istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Haksız Rekabet

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/6134 E. 2015/13829 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/1705 E.  ,  2023/5498 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait “Adana Yeni Dostlar Kebapçısı” ibareli markanın 1993 yılından bu yana davalıya ait markanın tescil edildiği sınıflarda kullanıldığını, davalının, Adana’da yerleşik olması nedeni ile bu durumdan haberdar olduğunu, dolayısıyla kötü niyetli olduğunu ileri sürerek davalının markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının, müvekkilinin markası ile iltibas oluşturacak şekilde birden çok kez marka başvurusunda bulunmasına rağmen tümünün ilgili kurumca reddedildiğini, davacının herhangi bir itirazda bulunmadığını, davalının açmış olduğu davanın derdest olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıya ait markanın sicile tescil edildiği 02.12.2005 tarihinden itibaren 5 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra davanın açıldığı, davalı marka tescilinin kötü niyetle gerçekleştiğinin de davacı tarafından kanıtlanamadığı, markanın benzerinin tescil edilmesinin tek başına kötü niyeti kanıtlamayacağı gerekçeleri ile hükümsüzlük davasının hak düşürücü süre nedeni ile reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının tescil sahibi olduğu markayı müvekkili aleyhine kullanmasının açıkça hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, karşı yanın, müvekkilinin markasından haberdar olduğunu, 1993 yılından bu yana Adana'da kullanıldığını bildiğini, buna rağmen DOSTLAR şeklindeki markayı alarak sanki kendine aitmiş gibi bu ibareyi 2004 yılında tescil ettirdiğini, müvekkilinin tanınmışlığından faydalandığını, belgenin davacı aleyhine kullanılması nedeniyle kötü niyetin somutlaştığını, davacının, karşı yanın kendisine karşı yönelttiği tazminat davası ile markanın davalı adına tescilli olduğunu öğrendiğini, İstanbul 1. Anadolu Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ...

sayılı davalarının Yargıtay onamasından geçerek kesinleştiklerini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.

2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiş olmasına rağmen tedbirin kaldırılmadığını belirterek kararı istinaf etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile istinaf başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararın incelenmesini istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

02.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/964291500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.