Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3247 E. 2023/5601 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bankacılık sözleşmesi↗ cari hesap ekstresi↗ eft↗ icazet↗ internet bankacılığı↗ cari hesap↗ ba formu↗ basiretli tacir↗ tacir↗ yetkisizlik kararı↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ yükleten (shipper)↗ vekalet ücreti↗ temsil↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ...'ın tek başına hesabı açmasından yaklaşık bir ay sonra şirketin ... ile beraber başka bir ortağına şirketin üç yetkilisinin de şirket kaşesi üzerindeki imzaları içeren başvuru formu ile beraber internet kullanıcı hesabı açıldığı, 133 işlemin 27'sinin ADMİN (119.558,85 TL), 105'inin HARUN (492.385,92 TL) tarafından gerçekleştirildiği ve HARUN tarafından gerçekleştirilen 35 adet işlemin (332.025,92 TL) davacı şirketin diğer hesaplarından para transferi olduğu,...121 IP adresinden ADMİN tarafından 26 işlem, HARUN tarafından 85 işlem gerçekleştirildiği, ...249 IP adresinden birer işlem gerçekleştirildiği, her iki kullanıcının 16.02.2016, 26.02.2016, 28.04.2016, 01.07.2016 tarihlerinde aynı gün içerisinde birlikte işlem gerçekleştirdikleri, Gaziantep Ticaret Şubesi'ne verilen nakit ödeme talimatlarından sonra ADMİN adlı kullanıcı tarafından internet bankacılığından EFT işlemleri gerçekleştirildiği, tüm bunlar birlikte nazara alındığında davacı şirketin yapılan işlemlerden haberdar olduğu ve yapılan işlemlere icazetinin bulunduğunun kabulü gerektiği, basiretli bir tacir olması gereken davacının şirketin hesaplarındaki bu kadar işlem hareketinden bu kadar uzun süre haberdar olmadığını ileri sürmesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı, yukarıda yapılan tespitlerin de ileri sürülen hususun aksini gösterdiği, söz konusu hesap hesabın ilk açıldığı tarihte tek başına hesap açma yetkisi bulunmayan ... tarafından açılmış ise de daha sonra hesabın kullanılma tarzı ve işlem hareketleri ile işlemlerdeki miktarlar gözetildiğinde şirketin bilgisi dahilinde gerçekleştirildiği ve bunun aksi değerlendirilse dahi davacı şirketin işlemlere icazet verdiğinin kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan kök ve ek raporun çelişkili tespitler ve internet bankacılığı usul ve esaslarına aykırı görüşler içerdiğini, yapılan işlemlerden şirketin bilgisi olduğuna dair kanaatin faraziyelere dayandığını, davalı bankaca müvekkiline cari hesap ekstresi gönderilmediğini, müvekkili ile davalı banka arasında yer alan bankacılık sözleşmesinin dahi temsil yetkisine aykırı olarak tek imza ile düzenlendiğini, Harun ve admin isimli kullanıcılara ilişkin internet şifrelerinin olup olmadığı, bu internet şifrelerinin nasıl oluşturulduğu, internet bankacılığı ve şifre oluşturma yönünden bankacılık mevzuatında kullanılma usulü, ... ve ...'nun internet şifrelerinin bulunup bulunmadığı, internet bankacılığı giriş şifrelerinin bunlara teslim edilip edilmediği, teslim edilmiş ise teslim ve tesellüm belgeleri ile internet şifrelerinin tek başına mı birlikte mi kullanılacağı, bu yönde belge tanzimi yapılıp yapılmadığının davalıdan sorulup belge aslı getirtilerek bankacılık ve internet bankacılığı/bilgisayar sistemleri hususunda uzman bilirkişilerden yeniden bilirkişi raporu alınması gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepleri tekrar ederek ve resen nazara alınacak sebeplerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının banka hesabında yetkisiz kişilerce yapıldığı iddia olunan işlemler nedeniyle zarara uğrayıp uğramadığı, usulsüz olarak yapıldığı iddia olunan işlemlere davacının icazetinin bulunup bulunmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/7217 E. 2011/17553 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/1431 E. 2013/2071 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket tasfiyesi · limited şirkette ortaklıktan çıkma · karşılıksız çek · güven ilişkisi · ortaklıktan çıkma · limited şirket ortaklığı · şirketin tasfiyesi · yargılama giderleri
Benzer bu kararda… ya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin davalı şirketle ilgili temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. ...) Ancak, dava iki ortaklı «limited şirket ortaklığından çıkma» isteğine ilişkin olması nedeniyle «limited şirketin tasfiyesini» de içeren dava olup, bu davada «husumetin» şirkete yöneltilmesi gerekmektedir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ... ve davalı şirket hakkında «karşılıksız çek» keşide etmek ve «dolandırıcılık» suçlamasından bir çok dava açıldığı, mahkumiyetlerine de karar verildiği, davacı şirketin dava tarihi itibari ile borca batık durumda olduğu, davacının diğer ortak olan müdüre güveninin sarsıldığı, ortaklar arasında karşılıklı «güven ilişkisinin» sona erdiği gerekçesiyle; davanın kabulüne, davacının haklı nedenlerle ortaklıktan ayrılmasına izin vermek gerektiği, fakat şirket iki ortaklı «limited şirket» olup, davacının ayrılması halinde tek ortaklı hale geleceğinden, zorunlu olarak «şirketin tasfiyesine» karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Şirket müdürü ve diğer ortak olan Harun'a «husumet» yöneltilmesi doğru olmayıp bu davalı yönünden «pasif husumet» nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken davalı ... yönünden de davanın kabulü ile aleyhine «yargılama giderleri» ve vekalet hücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş, davalılar vekilinin davalı ...'a yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu davalı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/5809 E. 2010/11774 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:delillerin toplanmaması · ticari dava niteliği · görevsizlik kararı · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın sıfatı ve davalı ile davacı arasındaki ihtilafın «ticari nitelikte» olduğu gerekçesiyle mahkemenin «görevsizliğine», karar kesinleştikten sonra dosyanın «görevli» ve yetkili Asliye (Ticaret) Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.
… ndan bakılacağına dair bir düzenleme mevcut bulunmamasına göre, miktar itibariyle Sulh Hukuk Mahkemesinin görevi içinde kalan işbu davaya mahkemece bakılması, taraf «delilleri toplanarak» yapılacak inceleme sonucuna göre esas hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde Asliye (Ticaret) Mahkemesi’nin «görevli» olduğundan bahisle «görevsizlik» kararı verilmesi yerinde olmadığından kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/3247 E. , 2023/5601 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 03.10.2023 günü hazır bulunan davacı vekilleri Avukat ... ile Avukat ... ile davalılar vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin ... ve ... tarafından müşterek imza ile temsil edilirken 15.09.2017 tarihinden itibaren ...'nun münferiden temsile yetkili kılındığını, temsile dair tüm belgelerin davalı bankanın ilgili şubelerine bildirildiğini, müvekkilinin yetkilisi tarafından eskiye yönelik tüm işlemlere ait belgelerin davalı bankadan talep edilmesine rağmen davalı bankaca bilgi ve belge verilmesi konusunda direngen davranıldığını, temin edilen bir kısım belgeden müvekkilinin hesabından hukuka aykırı işlemler ile yetkisiz farklı üçüncü kişiler tarafından farklı tarihlerde birden fazla para çekildiğinin tespit edildiğini, davalı bankaya 27.12.2017 tarihli ihtarname gönderildiğini, davalı bankanın 02.01.2018 tarihli cevabi ihtarnamesinden sonra müvekkiline bilgi vermediğini ileri sürerek müvekkilinin hesabından yetkisiz 3.
kişiler tarafından çekilen meblağın tespitine, tespit edebildikleri fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 5.000,00 TL'nin faizi ile ve müvekkilinin uğradığı munzam zarar nedeniyle şimdilik 1.000,00 TL'nin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili davaya cevap vermemiş, yargılama sarasındaki beyanlarında davacının hesap açılışına ve yapılan işlemlere itiraz etmediği, usulsüz olduğu iddia olunan işlemlere ses çıkarmayıp icazet verdiğini, davacının ticari defter ve kayıtlarında inceleme yapılması gerektiğini, yapılan havale ve EFT işlemlerinin şirket ile ilgisi olup olmadığının, şirkete ait borçların ödenmesi amacıyla yapılıp yapılmadığının tespiti gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ...'ın tek başına hesabı açmasından yaklaşık bir ay sonra şirketin ... ile beraber başka bir ortağına şirketin üç yetkilisinin de şirket kaşesi üzerindeki imzaları içeren başvuru formu ile beraber internet kullanıcı hesabı açıldığı, 133 işlemin 27'sinin ADMİN (119.558,85 TL), 105'inin HARUN (492.385,92 TL) tarafından gerçekleştirildiği ve HARUN tarafından gerçekleştirilen 35 adet işlemin (332.025,92 TL) davacı şirketin diğer hesaplarından para transferi olduğu,...121 IP adresinden ADMİN tarafından 26 işlem, HARUN tarafından 85 işlem gerçekleştirildiği, ...249 IP adresinden birer işlem gerçekleştirildiği, her iki kullanıcının 16.02.2016, 26.02.2016, 28.04.2016, 01.07.2016 tarihlerinde aynı gün içerisinde birlikte işlem gerçekleştirdikleri, Gaziantep Ticaret Şubesi'ne verilen nakit ödeme talimatlarından sonra ADMİN adlı kullanıcı tarafından internet bankacılığından EFT işlemleri gerçekleştirildiği, tüm bunlar birlikte nazara alındığında davacı şirketin yapılan işlemlerden haberdar olduğu ve yapılan işlemlere icazetinin bulunduğunun kabulü gerektiği, basiretli bir tacir olması gereken davacının şirketin hesaplarındaki bu kadar işlem hareketinden bu kadar uzun süre haberdar olmadığını ileri sürmesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı, yukarıda yapılan tespitlerin de ileri sürülen hususun aksini gösterdiği, söz konusu hesap hesabın ilk açıldığı tarihte tek başına hesap açma yetkisi bulunmayan ...
tarafından açılmış ise de daha sonra hesabın kullanılma tarzı ve işlem hareketleri ile işlemlerdeki miktarlar gözetildiğinde şirketin bilgisi dahilinde gerçekleştirildiği ve bunun aksi değerlendirilse dahi davacı şirketin işlemlere icazet verdiğinin kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan kök ve ek raporun çelişkili tespitler ve internet bankacılığı usul ve esaslarına aykırı görüşler içerdiğini, yapılan işlemlerden şirketin bilgisi olduğuna dair kanaatin faraziyelere dayandığını, davalı bankaca müvekkiline cari hesap ekstresi gönderilmediğini, müvekkili ile davalı banka arasında yer alan bankacılık sözleşmesinin dahi temsil yetkisine aykırı olarak tek imza ile düzenlendiğini, Harun ve admin isimli kullanıcılara ilişkin internet şifrelerinin olup olmadığı, bu internet şifrelerinin nasıl oluşturulduğu, internet bankacılığı ve şifre oluşturma yönünden bankacılık mevzuatında kullanılma usulü, ... ve ...'nun internet şifrelerinin bulunup bulunmadığı, internet bankacılığı giriş şifrelerinin bunlara teslim edilip edilmediği, teslim edilmiş ise teslim ve tesellüm belgeleri ile internet şifrelerinin tek başına mı birlikte mi kullanılacağı, bu yönde belge tanzimi yapılıp yapılmadığının davalıdan sorulup belge aslı getirtilerek bankacılık ve internet bankacılığı/bilgisayar sistemleri hususunda uzman bilirkişilerden yeniden bilirkişi raporu alınması gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepleri tekrar ederek ve resen nazara alınacak sebeplerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının banka hesabında yetkisiz kişilerce yapıldığı iddia olunan işlemler nedeniyle zarara uğrayıp uğramadığı, usulsüz olarak yapıldığı iddia olunan işlemlere davacının icazetinin bulunup bulunmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/964259500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz