Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1938 E. 2023/5725 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
anayasa mahkemesi iptal kararı↗ hakkaniyet↗ ispat yükü↗ garantörlük↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ kötü niyet↗ hukuki yarar↗ yükleten (shipper)↗ ibraz↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6769 sayılı Kanun ile getirilen kullanmama nedeniyle marka iptali müessesesinin kanun yürürlüğe girdiği tarihte önceki mevzuatta yararlı kullanmama nedeniyle hükümsüzlük düzenlemesinin Anayasa Mahkemesi kararı ile tüm sonuçları ile daha önce ortadan kalkmış olduğundan, 5 yıllık kullanmama süresinin de 6769 sayılı Kanun'la yeni getirilen düzenleme ile yeniden başlayacağı, bu Kanunla ilk defa getirilen kullanma zorunluluğuna bağlanan sonucun ancak kanunun yürürlüğe girmesinden 5 yıl sonra ortaya çıkabileceği, dolayısıyla 10.01.2022 tarihinden önce açılacak bu tür davaların mevsimsiz dava olmaları nedeniyle reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının davaya konu 152196 sayılı PUFF markasının dava açılmasından önceki 5 yıl içinde kullanıldığını kanıtlayamamasına karşın mahkemenin davanın reddine karar verdiğini, mahkeme kararının şekli bir gerekçeye dayandığını, hakkaniyete ve yasal düzenlemelerin ruhuna da açıkça aykırı olduğunu, markanın kullanma yükümünün iç hukukta 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) yürürlüğe girmesinden beri ve kanun hükmünde olan Paris Sözleşmesi ve TRIPS anlaşmalarıyla yürürlükte olan bir hüküm olduğunu, marka sahiplerinin 556 sayılı KHK'nın 1995'te yürürlüğe girmesiyle markayı kullanma yükümlülüğünün bulunduğunu bildiklerini, mahkemenin kötü niyete ilişkin taleplerini incelemeden karar verdiğini, davalının sonraki marka başvurularının müvekkilinin markaları ile iltibas yaratacak ve tanınmışlığından yararlanacak şekilde yeniden hazırlandığını gösterdiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılarak davalının davaya konu 152196 sayılı PUFF markasının 6769 sayılı Kanun'un 26 ncı ve geçici 4 üncü maddeleri hükmü gereğince iptaline ve davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece 5 yıllık sürenin başlangıç tarihi olarak 10.01.2017 tarihinin esas alınmasının yerinde olmadığı, davalı markasının 12.05.1994 tescil tarihinden dava tarihine kadar 23 yıldan fazla bir süre geçtiği, davalı tarafça kullanımın ispatı yönünden ibraz edilen faturaların davaya konu markaya ilişkin değil, 2017/52304 sayı ile tescil başvurusunda bulunulan "Çerezos Puff" ambalaj şekil markasına ait olduğu, davalı defter ve kayıtlarının incelenmesi sonucunda, davalının 01.06.2017 tarihinden önce içeriğinde "PUFF" ibaresi geçen herhangi bir satışının olmadığının tespit edildiği, markanın kullanıldığını ispat yükü davalıda olup, davalı tarafça markanın tescil edildiği sınıf/alt sınıflar için, pazar yaratmak yahut mevcut pazarı korumak amacıyla,
temel işlevine uygun olarak, anılan ürünlerin ve hizmetlerin menşeini garanti edecek şekilde ve ciddi biçimde kullanıldığı ispatlanamadığını, sunulan faturaların da dava konusu markaya ait olmadığı gibi, dava tarihinden önceki üç aya ilişkin olmakla dikkate alınamayacağı, mahkemece davanın kabulü ve davalı markasının iptaline karar vermek gerekirken, davanın reddine karar verilmesinin yerinde görülmediği gerekçesi ile davacılar vekillerinin istinaf istemlerinin kabülü ile kararın kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, davalı adına tescilli 152196 başvuru numaralı "PUFF" markasının 6769 sayılı Kanun' un 9 uncu maddesinin birinci fıkrası gereğince 5 yıl süreyle kullanmadığından iptaline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 556 sayılı KHK' nın 14 üncü maddesinin Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal edildiğini, bu karardan sonra kullanmamaya dayalı açılan tüm davaların reddine karar verildiğini, 6769 sayılı Kanun'un 10.01.2017 tarihinde yayınlandığını ancak davacının davasına dayanak yaptığı 26 ncı maddesinin, aynı Kanun'un 192 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince 10.01.2024 tarihinde yürürlüğe gireceğinin düzenlendiğini, yürürlüğe giren kanunların geçmişe etkili olamayacağını, Bölge Adliye Mahkemesince, Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen 556 sayılı KHK hükümleri doğrultusunda karar verilmesinin açıkça hukuka aykırı olmakla kararın esas aldığı bilirkişi raporunda dava dilekçesinden geriye 3 aylık kullanımların dikkate alınmaması nedeni ile davalının ciddi şekildeki kullanımlarının göz ardı edildiğini, davacı başvurusu "poffs" ibareli marka başvurusuna yapılan davalı itirazının reddedildiğini, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kullanmama nedeni ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesinin birinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1088 E. 2023/4359 K.
Ortak:hakkaniyet · ispat yükü · garantörlük · hukuki yarar · ibraz · dava şartı · Marka hükümsüzlüğü
İncelediğiniz kararda… nın yerinde olmadığı, davalı markasının 12.05.1994 tescil tarihinden dava tarihine kadar 23 yıldan fazla bir süre geçtiği, davalı tarafça kullanımın ispatı yönünden «ibraz» edilen faturaların davaya konu markaya ilişkin değil, 2017/52304 sayı ile tescil başvurusunda bulunulan "Çerezos Puff" ambalaj şekil markasına ait olduğu, davalı «defter» ve kayıtlarının incelenmesi sonucunda, davalının 01.06.2017 tarihinden önce içeriğinde "PUFF" ibaresi geçen herhangi bir satışının olmadığının tespit edildiği, markanın kullanıldığını «ispat yükü» davalıda olup, davalı tarafça markanın tescil edildiği sınıf/alt sınıflar için, pazar yaratmak yahut mevcut pazarı korumak amacıyla, temel işlevine uygun olarak, anılan ürünlerin ve hizmetlerin menşeini «garanti» edecek şekilde ve ciddi biçimde kullanıldığı ispatlanamadığını, sunulan faturaların da dava konusu markaya ait olmadığı gibi, dava tarihinden önceki üç aya ilişkin olmakla dikkate alınamayacağı, mahkemece davanın kabulü ve davalı markasının iptaline karar vermek gerekirken, davanın reddine karar verilmesinin yerinde görülmediği gerekçesi ile davacılar vekillerinin istinaf istemlerinin kabülü ile kararın «kaldırılarak yeniden» hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, davalı adına tescilli 152196 başvuru numaralı "PUFF" markasının 6769 sayılı Kanun' un 9 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği …
… lmasından önceki 5 yıl içinde kullanıldığını kanıtlayamamasına karşın mahkemenin davanın reddine karar verdiğini, mahkeme kararının şekli bir gerekçeye dayandığını, «hakkaniyete» ve yasal düzenlemelerin ruhuna da açıkça aykırı olduğunu, markanın kullanma yükümünün iç hukukta 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) yürürlüğe girmesinden beri ve kanun hükmünde olan Paris Sözleşmesi ve TRIPS anlaşmalarıyla yürürlükte olan bir hüküm olduğunu, marka sahiplerinin 556 sayılı KHK'nın 1995'te yürürlüğe girmesiyle markayı kullanma yükümlülüğünün bulunduğunu bildiklerini, mahkemenin «kötü niyete» ilişkin taleplerini incelemeden karar verdiğini, davalının sonraki marka başvurularının müvekkilinin markaları ile «iltibas» yaratacak ve tanınmışlığından yararlanacak şekilde yeniden hazırlandığını gösterdiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılarak davalının davaya konu 152196 sayıl …
… i şekildeki kullanımlarının göz ardı edildiğini, davacı başvurusu "poffs" ibareli marka başvurusuna yapılan davalı itirazının reddedildiğini, davacının dava açmakta «hukuki yararının» bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu kararda… ldiği, davacı tarafından yapılan bir marka başvurusunun davalının anılan markasına dayalı itirazı üzerine reddedildiği gözetildiğinde davacının iş bu davayı açmakta «hukuki yararı» bulunduğu, kullanılmayan markaların iptal edilerek sicilden silinmesinde kamu yararı bulunduğu, 556 sayılı KHK'nın kullanılmayan markaların iptaline ve hükümsüzlüğüne ilişkin 14 üncü ve 42 inci maddelerinin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi sebebiyle markayı kullanmamanın yaptırımı konusunda bir yasal boşluk doğmuş ise de Anayasa Mahkemesinin anılan hükümleri mülkiyet hakkına ilişkin bir meselenin KHK ile düzenlenemeyeceği gerekçesiyle iptal ettiği de gözetilecek olursa markayı kullanma zorunluluğunun ortadan kalktığından veyahut böyle bir zorunluluk bulunmadığından söz edilemeyeceği, davalı tarafın Yasal zorunluluk gereğince markayı kullanmak zorunda olduğunu bildiği, bu durumda, İlk Derece Mahkemesince, 5 yıllık sürenin başlangıç tarihi olarak 10.01.2017 tarihinin esas alınmasının yerinde olmadığı, davalı markasının tescil edildiği tarihten davanın açıldığı 27.09.2017 tarihine kadar 6 yıldan fazla bir süre geçtiği, davalı yanca, kullanımın ispatı yönünden katalog ve "insert" açıklamasıyla «fatura» ve «tahsilat makbuzunun» «ibraz» edildiği, ön «inceleme duruşmasında» dilekçelerde yer alan ve sunulmayan deliller için verilen «kesin süreye» rağmen başkaca delil ibraz edilmediği, markanın kullanıldığını «ispat yükünün» davalıda olup, davalı tarafça markanın tescil edildiği sınıf/alt sınıflar için, pazar yaratmak yahut mevcut pazarı korumak amacıyla, temel işlevine uygun olarak, anılan ürünlerin ve hizmetlerin menşeini «garanti» edecek şekilde ve ciddi biçimde kullanıldığı ispatlanamadığından, sunulan katalog da ispat yönünden yetersiz olduğundan İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulü ve …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının işbu davayı açmakta «hukuki yararı» bulunmadığını, müvekkilinin davaya konu markayı gerek bağımsız olarak gerekse de adına tescilli diğer markalarla birlikte ciddi bir şekilde kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
… defa 6769 sayılı Kanun ile ihdas edilmiş bir yükümlülük olmadığını, sırf 4 günlük yasal boşluk sebebiyle bu yükümlülüğün ortadan kalktığının kabul edilemeyeceğini, «hakkaniyete» en uygun çözümün 5 yıllık hoşgörü süresine bu 4 günün eklenmesi olduğunu, nitekim doktrin ve Yargı kararlarının da bu yönde olduğunu, markanın kullanıldığını «ispat külfetinin» davalıda olduğunu, davalının bu hususta herhangi bir delil sunulamadığını, öyle ki İlk Derece Mahkemesince, «bilirkişi incelemesi» yapılmasına dahi gerek görülmediğini, davalının markayı kullanmadığı ve markanın sicili boş yere işgal ettiği tespit edilmesine rağmen hakkaniyete aykırı şekli bir …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tahsilat makbuzu · ispat külfeti · ön inceleme duruşması · kesin süre · bilirkişi incelemesi · fatura · kesin hüküm
Benzer bu kararda… ldiği, davacı tarafından yapılan bir marka başvurusunun davalının anılan markasına dayalı itirazı üzerine reddedildiği gözetildiğinde davacının iş bu davayı açmakta «hukuki yararı» bulunduğu, kullanılmayan markaların iptal edilerek sicilden silinmesinde kamu yararı bulunduğu, 556 sayılı KHK'nın kullanılmayan markaların iptaline ve hükümsüzlüğüne ilişkin 14 üncü ve 42 inci maddelerinin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi sebebiyle markayı kullanmamanın yaptırımı konusunda bir yasal boşluk doğmuş ise de Anayasa Mahkemesinin anılan hükümleri mülkiyet hakkına ilişkin bir meselenin KHK ile düzenlenemeyeceği gerekçesiyle iptal ettiği de gözetilecek olursa markayı kullanma zorunluluğunun ortadan kalktığından veyahut böyle bir zorunluluk bulunmadığından söz edilemeyeceği, davalı tarafın Yasal zorunluluk gereğince markayı kullanmak zorunda olduğunu bildiği, bu durumda, İlk Derece Mahkemesince, 5 yıllık sürenin başlangıç tarihi olarak 10.01.2017 tarihinin esas alınmasının yerinde olmadığı, davalı markasının tescil edildiği tarihten davanın açıldığı 27.09.2017 tarihine kadar 6 yıldan fazla bir süre geçtiği, davalı yanca, kullanımın ispatı yönünden katalog ve "insert" açıklamasıyla «fatura» ve «tahsilat makbuzunun» «ibraz» edildiği, ön «inceleme duruşmasında» dilekçelerde yer alan ve sunulmayan deliller için verilen «kesin süreye» rağmen başkaca delil ibraz edilmediği, markanın kullanıldığını «ispat yükünün» davalıda olup, davalı tarafça markanın tescil edildiği sınıf/alt sınıflar için, pazar yaratmak yahut mevcut pazarı korumak amacıyla, temel işlevine uygun olarak, anılan ürünlerin ve hizmetlerin menşeini «garanti» edecek şekilde ve ciddi biçimde kullanıldığı ispatlanamadığından, sunulan katalog da ispat yönünden yetersiz olduğundan İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulü ve …
… defa 6769 sayılı Kanun ile ihdas edilmiş bir yükümlülük olmadığını, sırf 4 günlük yasal boşluk sebebiyle bu yükümlülüğün ortadan kalktığının kabul edilemeyeceğini, «hakkaniyete» en uygun çözümün 5 yıllık hoşgörü süresine bu 4 günün eklenmesi olduğunu, nitekim doktrin ve Yargı kararlarının da bu yönde olduğunu, markanın kullanıldığını «ispat külfetinin» davalıda olduğunu, davalının bu hususta herhangi bir delil sunulamadığını, öyle ki İlk Derece Mahkemesince, «bilirkişi incelemesi» yapılmasına dahi gerek görülmediğini, davalının markayı kullanmadığı ve markanın sicili boş yere işgal ettiği tespit edilmesine rağmen hakkaniyete aykırı şekli bir …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/16603 E. 2012/20107 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yargı yolu
Benzer bu kararda01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 1. maddesi, "Bu kanunun «yargı yolu» ve göreve ilişkin hükümleri, Kanunun yürürlüğe girmesinden önceki tarihte açılmış olan davalarda uygulanmaz." hükmünu haiz olup, işbu dava da harcı yatırılmak suretiyle 25.08.2011 tarihinde, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun yürürlük tarihi olan 01.10.2011 tarihinden önce açılmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/113 E. 2024/3671 K.
Ortak:ispat yükü · hukuki yarar · e-defter · dava şartı
İncelediğiniz kararda… nın yerinde olmadığı, davalı markasının 12.05.1994 tescil tarihinden dava tarihine kadar 23 yıldan fazla bir süre geçtiği, davalı tarafça kullanımın ispatı yönünden «ibraz» edilen faturaların davaya konu markaya ilişkin değil, 2017/52304 sayı ile tescil başvurusunda bulunulan "Çerezos Puff" ambalaj şekil markasına ait olduğu, davalı «defter» ve kayıtlarının incelenmesi sonucunda, davalının 01.06.2017 tarihinden önce içeriğinde "PUFF" ibaresi geçen herhangi bir satışının olmadığının tespit edildiği, markanın kullanıldığını «ispat yükü» davalıda olup, davalı tarafça markanın tescil edildiği sınıf/alt sınıflar için, pazar yaratmak yahut mevcut pazarı korumak amacıyla, temel işlevine uygun olarak, anılan ürünlerin ve hizmetlerin menşeini «garanti» edecek şekilde ve ciddi biçimde kullanıldığı ispatlanamadığını, sunulan faturaların da dava konusu markaya ait olmadığı gibi, dava tarihinden önceki üç aya ilişkin olmakla dikkate alınamayacağı, mahkemece davanın kabulü ve davalı markasının iptaline karar vermek gerekirken, davanın reddine karar verilmesinin yerinde görülmediği gerekçesi ile davacılar vekillerinin istinaf istemlerinin kabülü ile kararın «kaldırılarak yeniden» hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, davalı adına tescilli 152196 başvuru numaralı "PUFF" markasının 6769 sayılı Kanun' un 9 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği …
… i şekildeki kullanımlarının göz ardı edildiğini, davacı başvurusu "poffs" ibareli marka başvurusuna yapılan davalı itirazının reddedildiğini, davacının dava açmakta «hukuki yararının» bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu kararda… onuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6769 sayılı Kanun'un 9 ve 26 ncı maddelerindeki düzenlemeler dikkate alındığında iptal «yetkisinin» Kurum tarafından kullanılacağına ilişkin düzenlemenin Kanun'un yürürlüğe girdiği 10.01.2017 tarihinden itibaren 7 yıl sonra yürürlüğe gireceği, 26 ncı maddenin yürürlüğe girmesine kadar iptal yetkisinin mahkemelerce kullanılacağı, 6769 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan düzenlemeden, Kanun Koyucunun, Kanun’un yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla kullanılmayan markaların iptaline karar verilebileceği esasını benimsediği, Kanun'da öngörülen 5 yıllık sürenin Kanun'un yürürlük tarihinden sonra başlayacağına dair düzenlemeye yer verilmediği, davalı vekilinin süre yönünden davanın reddi gerektiğine ilişkin «istinaf sebebinin» yerinde görülmediği, markanın kullanıldığını «ispat yükü» davalıda olup davalı tarafça markanın tescil edildiği sınıflar için ciddi biçimde kullanıldığının ispatı gerektiği, bilirkişilerce davalı şirket «ticari defter» ve kayıtlarının incelendiği, davalı şirketin «fatura» ve «irsaliyelerinde» "3D" markasını kullanmadığı, davaya konu marka kullanımını ispatlamak üzere ihraç fazlası ürün satışlarına ilişkin faturalarında "DYNAMO" markasını kullandığı, 25. sınıfa «dahil» emtialarda markanın kullanımını gösteren belge sunulmadığı, ihraç fazlası ürünlere 3D markasını «taşıyan» etiketlerin takıldığına dair ürün örneklerinin bilirkişilere gösterdiği anlaşılıyorsa da davadan sonraki bu kullanımın ispat fonksiyonunun bulunmadığı, önceden de …
… ilinin 2018/25739 no.lu "3DWEAR" ibareli marka başvurusunun davalı adına tescilli "3D" ibareli marka mesnet gösterilerek reddedildiğini, müvekkilinin davayı açmakta «hukuki yararının» bulunduğunu, davalının, markasını 25. sınıfta ciddi biçimde kullanmadığını, kullanmamaya ilişkin haklı bir «sebebinin» olmadığını, markanın kısmen iptali koşullarının oluştuğunu ileri sürerek davalı adına tescilli 2005/30313 no.lu "3D" ibareli markanın 25. sınıfta tescilli olduğu e …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:istinaf sebebi · irsaliye · sicilden terkin · kâr payı · ticari defter · fatura · terkin · taşıyan
Benzer bu kararda… onuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6769 sayılı Kanun'un 9 ve 26 ncı maddelerindeki düzenlemeler dikkate alındığında iptal «yetkisinin» Kurum tarafından kullanılacağına ilişkin düzenlemenin Kanun'un yürürlüğe girdiği 10.01.2017 tarihinden itibaren 7 yıl sonra yürürlüğe gireceği, 26 ncı maddenin yürürlüğe girmesine kadar iptal yetkisinin mahkemelerce kullanılacağı, 6769 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan düzenlemeden, Kanun Koyucunun, Kanun’un yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla kullanılmayan markaların iptaline karar verilebileceği esasını benimsediği, Kanun'da öngörülen 5 yıllık sürenin Kanun'un yürürlük tarihinden sonra başlayacağına dair düzenlemeye yer verilmediği, davalı vekilinin süre yönünden davanın reddi gerektiğine ilişkin «istinaf sebebinin» yerinde görülmediği, markanın kullanıldığını «ispat yükü» davalıda olup davalı tarafça markanın tescil edildiği sınıflar için ciddi biçimde kullanıldığının ispatı gerektiği, bilirkişilerce davalı şirket «ticari defter» ve kayıtlarının incelendiği, davalı şirketin «fatura» ve «irsaliyelerinde» "3D" markasını kullanmadığı, davaya konu marka kullanımını ispatlamak üzere ihraç fazlası ürün satışlarına ilişkin faturalarında "DYNAMO" markasını kullandığı, 25. sınıfa «dahil» emtialarda markanın kullanımını gösteren belge sunulmadığı, ihraç fazlası ürünlere 3D markasını «taşıyan» etiketlerin takıldığına dair ürün örneklerinin bilirkişilere gösterdiği anlaşılıyorsa da davadan sonraki bu kullanımın ispat fonksiyonunun bulunmadığı, önceden de …
… adar aktif olarak yapıldığını, satış miktarlarının objektif olarak yüksek düzeyde olması gerektiğine ilişkin iddianın mesnetsiz olduğunu, her marka sahibinin üretim «payının», pazar payının, kapasitesinin kendisine has olduğunu, birinin diğerinden nicelik açısından daha fazla ürün pazarlamasının, pazar ve satış payına sahip olmasının markanın iptali ve «sicilden terkini» için yeterli olmayacağını, faturalarda marka ibaresinin bulunmasının zorunlu olmadığını, 6769 sayılı Kanun'un 192 nci maddesi gereği iptale ilişkin hükümlerin uygu …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/1938 E. , 2023/5725 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Türkiye ve dünyada atıştırmalık çerez sektöründe dünyadaki en büyük satıcı unvanına sahip olduğunu, müvekkili Pepsico Inc adına ... sayı ile "POFFS" ibareli marka başvurularında bulunulduğunu, başvuruların bültende yayınlanmasından sonra 07.06.2017 tarihinde davalı tarafından 2017/52304 sayılı "PUFF" ibareli marka başvurusunda bulunulduğunu ve marka başvurusuna müvekkilleri tarafından itiraz edildiğini ileri sürerek 152196 numaralı "PUFF" markasının davalı adına tescilli olduğu 29, 30 ve 32. sınıf mal ve hizmetlerde 5 yıl süre ile kullanılmaması nedeniyle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 26 ncı maddesi uyarınca iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin "DOĞUŞ" markasının da tanınmış ve piyasada büyük paya sahip şirketlerden olduğunu, şirketin PATOS, CİPSO ve ÇEREZOS başta olmak üzere bir çok tanınmış markası bulunduğunu ve hükümsüzlüğü talep edilen markasını kullandığını, bu durum bilen davacı şirketin kötü niyetli olarak müvekkili adına tescilli markadan yararlanmak amacıyla iltibas yaratacak şekilde aynı ürün grubunda olan markaları tescil ettirmeye çalıştığını ve haksız rekabet oluşturduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6769 sayılı Kanun ile getirilen kullanmama nedeniyle marka iptali müessesesinin kanun yürürlüğe girdiği tarihte önceki mevzuatta yararlı kullanmama nedeniyle hükümsüzlük düzenlemesinin Anayasa Mahkemesi kararı ile tüm sonuçları ile daha önce ortadan kalkmış olduğundan, 5 yıllık kullanmama süresinin de 6769 sayılı Kanun'la yeni getirilen düzenleme ile yeniden başlayacağı, bu Kanunla ilk defa getirilen kullanma zorunluluğuna bağlanan sonucun ancak kanunun yürürlüğe girmesinden 5 yıl sonra ortaya çıkabileceği, dolayısıyla 10.01.2022 tarihinden önce açılacak bu tür davaların mevsimsiz dava olmaları nedeniyle reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının davaya konu 152196 sayılı PUFF markasının dava açılmasından önceki 5 yıl içinde kullanıldığını kanıtlayamamasına karşın mahkemenin davanın reddine karar verdiğini, mahkeme kararının şekli bir gerekçeye dayandığını, hakkaniyete ve yasal düzenlemelerin ruhuna da açıkça aykırı olduğunu, markanın kullanma yükümünün iç hukukta 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) yürürlüğe girmesinden beri ve kanun hükmünde olan Paris Sözleşmesi ve TRIPS anlaşmalarıyla yürürlükte olan bir hüküm olduğunu, marka sahiplerinin 556 sayılı KHK'nın 1995'te yürürlüğe girmesiyle markayı kullanma yükümlülüğünün bulunduğunu bildiklerini, mahkemenin kötü niyete ilişkin taleplerini incelemeden karar verdiğini, davalının sonraki marka başvurularının müvekkilinin markaları ile iltibas yaratacak ve tanınmışlığından yararlanacak şekilde yeniden hazırlandığını gösterdiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılarak davalının davaya konu 152196 sayılı PUFF markasının 6769 sayılı Kanun'un 26 ncı ve geçici 4 üncü maddeleri hükmü gereğince iptaline ve davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece 5 yıllık sürenin başlangıç tarihi olarak 10.01.2017 tarihinin esas alınmasının yerinde olmadığı, davalı markasının 12.05.1994 tescil tarihinden dava tarihine kadar 23 yıldan fazla bir süre geçtiği, davalı tarafça kullanımın ispatı yönünden ibraz edilen faturaların davaya konu markaya ilişkin değil, 2017/52304 sayı ile tescil başvurusunda bulunulan "Çerezos Puff" ambalaj şekil markasına ait olduğu, davalı defter ve kayıtlarının incelenmesi sonucunda, davalının 01.06.2017 tarihinden önce içeriğinde "PUFF" ibaresi geçen herhangi bir satışının olmadığının tespit edildiği, markanın kullanıldığını ispat yükü davalıda olup, davalı tarafça markanın tescil edildiği sınıf/alt sınıflar için, pazar yaratmak yahut mevcut pazarı korumak amacıyla,
temel işlevine uygun olarak, anılan ürünlerin ve hizmetlerin menşeini garanti edecek şekilde ve ciddi biçimde kullanıldığı ispatlanamadığını, sunulan faturaların da dava konusu markaya ait olmadığı gibi, dava tarihinden önceki üç aya ilişkin olmakla dikkate alınamayacağı, mahkemece davanın kabulü ve davalı markasının iptaline karar vermek gerekirken, davanın reddine karar verilmesinin yerinde görülmediği gerekçesi ile davacılar vekillerinin istinaf istemlerinin kabülü ile kararın kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, davalı adına tescilli 152196 başvuru numaralı "PUFF" markasının 6769 sayılı Kanun' un 9 uncu maddesinin birinci fıkrası gereğince 5 yıl süreyle kullanmadığından iptaline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 556 sayılı KHK' nın 14 üncü maddesinin Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal edildiğini, bu karardan sonra kullanmamaya dayalı açılan tüm davaların reddine karar verildiğini, 6769 sayılı Kanun'un 10.01.2017 tarihinde yayınlandığını ancak davacının davasına dayanak yaptığı 26 ncı maddesinin, aynı Kanun'un 192 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince 10.01.2024 tarihinde yürürlüğe gireceğinin düzenlendiğini, yürürlüğe giren kanunların geçmişe etkili olamayacağını, Bölge Adliye Mahkemesince, Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen 556 sayılı KHK hükümleri doğrultusunda karar verilmesinin açıkça hukuka aykırı olmakla kararın esas aldığı bilirkişi raporunda dava dilekçesinden geriye 3 aylık kullanımların dikkate alınmaması nedeni ile davalının ciddi şekildeki kullanımlarının göz ardı edildiğini, davacı başvurusu "poffs" ibareli marka başvurusuna yapılan davalı itirazının reddedildiğini, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kullanmama nedeni ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesinin birinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/963623000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz