Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3165 E. 2023/5547 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kredi sigortası↗ sıra cetveli↗ finansal kiralama sözleşmesi↗ iflas idaresi↗ finansal kiralama↗ sigorta tazminatı↗ davanın konusu↗ şirket zararı↗ zayi↗ muvafakat↗ anonim şirket↗ bilirkişi incelemesi↗ iflas↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ cy/cy kaydı↗ hasar↗ yükleten (shipper)↗ vekalet ücreti↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı müflis şirket yönünden; alacağın tamamının sıra cetveline kaydının yapıldığını, davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına; diğer davalı yönünden ise, tarafların kabulünde olan davacı şirket tarafından verilen 08.03.2011 tarihli muvafakat doğrultusunda, hasar bedelinin davalı ... tarafından davalı kiracıya ödendiğini, dolayısı ile yeniden hasar bedelinin talep edilemeyeceği; diğer yandan, her ne kadar davacı taraf muvafakatin usulüne uygun olmadığını ileri sürmüş ise de, muvafakatin resmi bir şekle veya usule tabi olmadığı ancak yazılı olmasının gerekli ve yeterli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; alacağın sıra cetveline kaydedilmiş olması müvekkili şirketin uğradığı zararların tazmini anlamına gelmeyeceğini, 08.03.2011 tarihli muvafakatnamenin usulüne uygun olmadığını, 08.03.2011 tarihli muvafakatname usulüne uygun olmadığından Yapı Kredi Sigorta’nın bu muvafakatnameye dayanarak sigorta tazminatının tamamını sigortalıya ödemesi, müvekkili şirkete olan sigorta tazminatı borcunu sona erdirmeyeceğini, davalıların hak ve menfaatlerini koruma yükümlülüğünü ihlal ederek müvekkili şirketi zarara uğrattığını, mahkeme tarafından deliller toplanmadan, sigorta alanında uzman bir bilişkişi tarafından muvafakatname üzerinde inceleme yaptırılmadan karar verildiğini, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı müflis iflas idaresi tarafından, alacağın tamamının kabul edilerek sıra cetveline kayıt edildiği anlaşıldığından müflis şirket bakımından davanın konusu kalmadığı anlaşılmakla karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, davalı müflis şirketin fabrikasında meydana gelen yangın sırasında finansal kiralama konusu emtianın da zayii olduğu, davacı şirket tarafından verilen 08.03.2011 tarihli muvafakat doğrultusunda, hasar bedelinin davalı ... tarafından davalı kiracıya ödendiği , muvafakatın varlığı konusunda ihtilaf olmadığı, ancak davacı vekili yeterli açıklıkta olmadığını ileri sürse de hasar bedelinin sigortalıya ödenmesine muvafakat ettiğinin açıkça yazılı olduğu, muvafakat verilen ödemeden sonra sigortacıdan yeniden hasar bedeli talep edilemeyeceğinden davanın bu nedenle reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediği, muvafakatın geçerliliğini tesbit için bilirkişi incelemesi yapılması gerekmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmişitr.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, finansal kiralama sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11646 E. 2016/9256 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:dava şartı yokluğu · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, asıl davada davanın kabulüne, 25.000.000 TL'nin faiziyle birlikte davalı bankadan tahsiline, birleşen davanın kabulüne, 100.000 TL'nin davalıdan tahsiline, asli müdahilin açtığı davanın müflis şirket yönünden dava «şartı yokluğundan» usulden, davalı banka yönünden «kesin» hüküm nedeniyle davanın reddine dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce davalı yararına bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/11279 E. 2011/14839 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:toplantı tutanağı
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre ve dosyaya sunulan 25.05.2007 tarihli genel kurul «toplantı tutanağının» ve bu toplantıya ait hazır bulunanlar cetvelinin incelenmesinden, dava konusu genel kurul toplantısında tüm ortakların hazır bulunmadığının anlaşılmış olmasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm karar düzeltme itirazlarının reddi gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3929 E. 2013/5149 K.
Ortak:iflas · hasar · karar verilmesine yer olmadığına · Tazminat
İncelediğiniz karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı müflis «iflas idaresi» tarafından, alacağın tamamının kabul edilerek «sıra cetveline» kayıt edildiği anlaşıldığından müflis şirket bakımından «davanın konusu» kalmadığı anlaşılmakla karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, davalı müflis şirketin fabrikasında meydana gelen yangın sırasında «finansal kiralama» konusu emtianın da «zayii» olduğu, davacı şirket tarafından verilen 08.03.2011 tarihli «muvafakat» doğrultusunda, «hasar» bedelinin davalı ... tarafından davalı kiracıya ödendiği , muvafakatın varlığı konusunda ihtilaf olmadığı, ancak davacı vekili yeterli açıklıkta olmadığını ileri sürse de hasar bedelinin sigortalıya ödenmesine muvafakat ettiğinin açıkça yazılı olduğu, muvafakat verilen ödemeden sonra sigortacıdan yeniden hasar bedeli talep edilemeyeceğinden davanın bu nedenle reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediği, muvafakatın geçerliliğini tesbit için «bilirkişi incelemesi» yapılması gerekmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmişitr.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı müflis şirket yönünden; alacağın tamamının «sıra cetveline» «kaydının» yapıldığını, davanın konusuz kaldığından karar «verilmesine yer olmadığına»; diğer davalı yönünden ise, tarafların kabulünde olan davacı şirket tarafından verilen 08.03.2011 tarihli «muvafakat» doğrultusunda, «hasar» bedelinin davalı ... tarafından davalı kiracıya ödendiğini, dolayısı ile yeniden hasar bedelinin talep edilemeyeceği; diğer yandan, her ne kadar davacı taraf muvaf …
Benzer bu karardaBu itibarla, Dairemizin önceki bozma ilamı doğrultusunda araştırma yapılarak, davalının taşımadan kaynaklanan «hasara» ilişkin olarak bir kusurunun bulunup bulunmadığının irdelenmesi ve sonucuna göre davalının söz konusu faiz alacağından sorumlu olup olmadığının değerlendirilmesi gerekirken, davanın konusuz kaldığından bahisle karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiş olması doğru bulunmamış, hükmün bu nedenle taraflar yararına bozulması gerekmiştir. ...- Bozma sebep ve şekline göre tarafların diğer temyiz itirazl …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu alacağın yargılama sırasında dava dışı müflis sigorta şirketi tarafından ödendiği gerekçesiyle konusuz kalan dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
1- Davacının, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan zararına ilişkin olarak müflis sigorta şirketine karşı açtığı başka bir dava sonucunda, zararı, müflis şirketin «iflas» tarihine kadar olan faiziyle birlikte karşılanmış olup, davacının, müflis sigorta şirketinin iflas tarihinden zararın ödeme tarihine kadar olan zaman dilimine ait faiz alacağını alamadığı anlaşılmaktadır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:taşıma sözleşmesi
Benzer bu kararda1- Davacının, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan zararına ilişkin olarak müflis sigorta şirketine karşı açtığı başka bir dava sonucunda, zararı, müflis şirketin «iflas» tarihine kadar olan faiziyle birlikte karşılanmış olup, davacının, müflis sigorta şirketinin iflas tarihinden zararın ödeme tarihine kadar olan zaman dilimine ait faiz alacağını alamadığı anlaşılmaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/3165 E. , 2023/5547 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak Davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 03.10.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklamayla anlaşılıp, hazır bulunan Davacı vekili Av. ... ile Davalı Yapı Kredi Sigorta (..Sigorta A.Ş.) vekili Av. Nihan Ateşoğlu dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı Şeker Piliç. A.Ş. arasında imzalanan finansal kiralama sözleşmesi gereği, davalı kiracıya sözleşmede belirtilen malların teslim edildiğini, kiralanan malların da diğer davalı tarafından sigortalandığını; davalı kiracının kiralama bedellerini ödemede temerrüde düşmesi nedeniyle icra takibi başlatıldığını ve malın iadesi davası açıldığını, tedbir kararının uygulanması sırasında davalı kiracının fabrikasında çıkan yangında malların tamamen zayii olduğunun ve akabinde sigorta tazminatının da davalı ... tarafından davalı kiracıya ödendiğinin öğrenildiğini, müvekkili şirketin kasıtlı olarak yanılgıya düşürülerek zarara uğratıldığını, mülkiyet hakkının müvekkiline ait olduğunu, uğranılan zarardan davalıların müteselsil sorumlu olduğunu ileri sürerek 737.409,94 TL'nin davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili tarafından diğer davalının fabrikasının sigortalandığını, kira konusu malların zayi olması nedeniyle sigorta tazminatının davacının 08.03.2011 tarihli muvafakat yazısı doğrultusunda diğer davalıya ödendiğini, olaydan sonra davacının kira alacaklarını tahsile devam ettiğini, muvafakatin geçersizliği yönündeki itirazın zamanaşımına uğradığını, rizikonun 25.02.2011 tarihinde gerçekleştiğini, her türlü tazminat dava hakkının zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Şeker Piliç..A.Ş vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirket fabrikasında çıkan yangından dolayı kiralanan malların zayi olması nedeniyle sigorta tazminatının, davacının da muvafakati alınarak müvekkiline ödendiğini, davacının gelişen olaylardan bilgisi ve onayı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
3.Davalı Şeker Piliç..A.Ş'nin iflası nedeniyle 2004 sayılı Kanun'un 194 üncü maddesi gereği gerekli işlemler tamamlanarak davalı iflas idaresine tebligat gönderilerek, taraf teşkili sağlanmıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı müflis şirket yönünden; alacağın tamamının sıra cetveline kaydının yapıldığını, davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına; diğer davalı yönünden ise, tarafların kabulünde olan davacı şirket tarafından verilen 08.03.2011 tarihli muvafakat doğrultusunda, hasar bedelinin davalı ... tarafından davalı kiracıya ödendiğini, dolayısı ile yeniden hasar bedelinin talep edilemeyeceği; diğer yandan, her ne kadar davacı taraf muvafakatin usulüne uygun olmadığını ileri sürmüş ise de, muvafakatin resmi bir şekle veya usule tabi olmadığı ancak yazılı olmasının gerekli ve yeterli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; alacağın sıra cetveline kaydedilmiş olması müvekkili şirketin uğradığı zararların tazmini anlamına gelmeyeceğini, 08.03.2011 tarihli muvafakatnamenin usulüne uygun olmadığını, 08.03.2011 tarihli muvafakatname usulüne uygun olmadığından Yapı Kredi Sigorta’nın bu muvafakatnameye dayanarak sigorta tazminatının tamamını sigortalıya ödemesi, müvekkili şirkete olan sigorta tazminatı borcunu sona erdirmeyeceğini, davalıların hak ve menfaatlerini koruma yükümlülüğünü ihlal ederek müvekkili şirketi zarara uğrattığını, mahkeme tarafından deliller toplanmadan, sigorta alanında uzman bir bilişkişi tarafından muvafakatname üzerinde inceleme yaptırılmadan karar verildiğini, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı müflis iflas idaresi tarafından, alacağın tamamının kabul edilerek sıra cetveline kayıt edildiği anlaşıldığından müflis şirket bakımından davanın konusu kalmadığı anlaşılmakla karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, davalı müflis şirketin fabrikasında meydana gelen yangın sırasında finansal kiralama konusu emtianın da zayii olduğu, davacı şirket tarafından verilen 08.03.2011 tarihli muvafakat doğrultusunda, hasar bedelinin davalı ... tarafından davalı kiracıya ödendiği , muvafakatın varlığı konusunda ihtilaf olmadığı, ancak davacı vekili yeterli açıklıkta olmadığını ileri sürse de hasar bedelinin sigortalıya ödenmesine muvafakat ettiğinin açıkça yazılı olduğu, muvafakat verilen ödemeden sonra sigortacıdan yeniden hasar bedeli talep edilemeyeceğinden davanın bu nedenle reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediği, muvafakatın geçerliliğini tesbit için bilirkişi incelemesi yapılması gerekmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmişitr.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, finansal kiralama sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp, davalı Yapı Kredi Sigorta (Allianz Sigorta A.Ş.) Anonim Şirketine verilmesine.
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/963574100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz