Genel Kurul Kararının İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/6225 E. 2023/5907 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tekel hakkı↗ istinaf incelemesi↗ kazanılmış hak↗ ticaret unvanı↗ iptal davası↗ uyuşmazlık konusu↗ ortalama tüketici↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin tanınmış "BİM" markaların sahibi olduğunu, ticaret unvanının ayırıcı unsurunun da "BİM" ibaresinden oluştuğunu, anılan işaret üzerinde önceye dayalı hak sahibi olduğunu, davalının "bimbamboo+ŞEKİL" ibareli marka tescil başvurusunda bulunduğunu, başvuruya tanınmışlık ve iltibas nedeniyle reddi istemiyle yaptıkları itirazın reddedildiğini, başvurunun tescilinin müvekkili markalarıyla iltibasa neden olacağı gibi onların tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağını, itibar ve ayırt edici karakterine zarar vereceğini ileri sürerek YİDK kararının iptaline ve davalı markasının hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin sahibi olduğu alışveriş merkezi içerisinde yer alan çocuk merkezinin adı olduğunu, ülke çapında üne kavuştuğunu, birden fazla sözcük ve heceden oluşan bileşke bir marka olduğunu, vurgunun "BAMBOO" ibaresinde olduğunu, bütünsel olarak davacının markaların farklı bulunduğunu, davacı markalarıyla iltibas doğmayacağını ve onun tanınmışlığından haksız yarar sağlanmayacağını, böyle bir amacın da olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
2.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; görsel, sescil ve anlamsal olarak bütünü itibariyle bıraktıkları umumi intiba bakımından başvuru konusu işaret ile davacı markalarının iltibasa neden olmayacağını, ortalama tüketiciler tarafından "bimbamboo+ŞEKİL" ibaresinin bir bütün olarak algılanacağını, bir iltibas doğmasının olanaksız olduğunu, başvuru konusu işaretin davacı markalarının tanınmışlığından yararlanmasının onun itibarı ve ayırt edici karakterini zedelemesinin mümkün olmadığını, markaların bütün olarak korunabileceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 18.10.2017 tarihli ve 2017/42 Esas, 2017/381 Karar sayılı kararıyla; başvurunun tescilinin davacının markalarıyla iltibasa sebebiyet vermeyeceği gibi onun tanınmışlığından haksız yarar sağlamayacağı, itibar ve ayırt edici karakterine de zarar vermeyeceği, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 31.05.2018 tarihli ve 2017/1744 Esas, 2018/640 Karar sayılı kararıyla; davalı başvurusunun görsel, sescil ve anlamsal olarak bıraktığı umumi intibaı itibariyle davacının tanınmışlık vasfı bulunan "BİM" ibareli markaları ve unvanı ile benzer olmadığı, başvurunun tescilinin davacının markalarıyla iltibasa sebebiyet vermeyeceği gibi onun tanınmışlığından haksız yarar sağlamayacağı, itibar ve ayırt edici karakterine de zarar vermeyeceği gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 25.09.2019 tarih, 2018/4381 esas ve 2019/5849 karar sayılı kararıyla davalının marka başvurusunda "BİM" ibaresinin büyük harflerle ayrı bir ibare olarak marka yer aldığı, “BİM” ibaresinin her iki taraf markasında da asıl ve ayırt edici unsur niteliğinde olduğu, ilk derece mahkemesince davalı marka başvurusundaki “BİM” ibaresinin esas unsur olmadığı ve başvuru markası ile davacı mesnet markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyulan bozma ilamı gereğince davalının marka başvurusunun "BİM Bam Boo"+ŞEKİL unsurlarından oluştuğu, "BİM" ibaresinin büyük harflerle ayrı bir ibare olarak markada yer aldığı, “BİM” ibaresinin her iki taraf markasında da asıl ve ayırt edici unsur niteliğinde olduğu, dolayısıyla her iki marka arasında karıştırma ihtimali bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, TÜRKPATENT YİDK' in 2016/M-11986 sayılı kararının iptaline, davaya konu markanın tüm mal ve hizmetlerin yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; uyuşmazlık konusu markalar arasında iltibas ihtimali bulunmadığını, müvekkili marka başvurusu ibaresinin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, taraf markaları arasındaki farklılıklara rağmen yalnızca "BİM" hecesi nedeni ile iltibasın varlığına hükmedilmesinin davacıya bu hece üzerinde tekel hakkı tanınmışlığı sağlayacağını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı TÜRKPATENT vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraf markalarının kavramsal, görsel bakımdan ve bıraktıkları toplu intiba yönünden birbirlerinden farklı olduklarını, ortalama tüketici tarafından taraf markalarının karıştırılması ve markalar arasında idari-ekonomik anlamda bir bağlılığın bulunduğu düşüncesinin doğma ihtimalinin bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalılar vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4381 E. 2019/5849 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin tanınmış "BİM" markaların sahibi olduğunu, «ticaret unvanının» ayırıcı unsurunun da "BİM" ibaresinden oluştuğunu, anılan işaret üzerinde önceye dayalı hak sahibi olduğunu, davalının "bimbamboo+ŞEKİL" ibareli marka tescil başvurusunda bulunduğunu, başvuruya tanınmışlık ve «iltibas» nedeniyle reddi istemiyle yaptıkları itirazın reddedildiğini, başvurunun tescilinin müvekkili markalarıyla iltibasa neden olacağı gibi onların tanınmışlığından hak …
… ük ve heceden oluşan bileşke bir marka olduğunu, vurgunun "BAMBOO" ibaresinde olduğunu, bütünsel olarak davacının markaların farklı bulunduğunu, davacı markalarıyla «iltibas» doğmayacağını ve onun tanınmışlığından haksız yarar sağlanmayacağını, böyle bir amacın da olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
… NT vekili cevap dilekçesinde; görsel, sescil ve anlamsal olarak bütünü itibariyle bıraktıkları umumi intiba bakımından başvuru konusu işaret ile davacı markalarının «iltibasa» neden olmayacağını, «ortalama tüketiciler» tarafından "bimbamboo+ŞEKİL" ibaresinin bir bütün olarak algılanacağını, bir iltibas doğmasının olanaksız olduğunu, başvuru konusu işaretin davacı markalarının tan …
Benzer bu kararda… umi intibaı itibariyle davacının tanınmışlık vasfı bulunan “BİM” ibareli markaları ve unvanı ile davalı marka başvurusunun benzer olmadığı, “BİM” ibareli markaların «ayırt ediciliğinin», başvuru konusu işarette hissedilmediği, aksine işaretin birden bire gerçekleşen bir gelişme veya patlamaya yönelik bir durumu gösterdiği, başvurunun tescilinin davacının markalarıyla «iltibasa» sebebiyet vermeyeceği gibi onun tanınmışlığından haksız yarar sağlamayacağı, itibar ve ayırt edici karakterine de zarar vermeyeceği, gerekçesiyle davanın reddine k …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ayırt edicilik
Benzer bu kararda… umi intibaı itibariyle davacının tanınmışlık vasfı bulunan “BİM” ibareli markaları ve unvanı ile davalı marka başvurusunun benzer olmadığı, “BİM” ibareli markaların «ayırt ediciliğinin», başvuru konusu işarette hissedilmediği, aksine işaretin birden bire gerçekleşen bir gelişme veya patlamaya yönelik bir durumu gösterdiği, başvurunun tescilinin davacının markalarıyla «iltibasa» sebebiyet vermeyeceği gibi onun tanınmışlığından haksız yarar sağlamayacağı, itibar ve ayırt edici karakterine de zarar vermeyeceği, gerekçesiyle davanın reddine k …
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1536 E. 2018/7523 K.
Ortak:kazanılmış hak · ticaret unvanı · ortalama tüketici · iltibas
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin tanınmış "BİM" markaların sahibi olduğunu, «ticaret unvanının» ayırıcı unsurunun da "BİM" ibaresinden oluştuğunu, anılan işaret üzerinde önceye dayalı hak sahibi olduğunu, davalının "bimbamboo+ŞEKİL" ibareli marka tescil başvurusunda bulunduğunu, başvuruya tanınmışlık ve «iltibas» nedeniyle reddi istemiyle yaptıkları itirazın reddedildiğini, başvurunun tescilinin müvekkili markalarıyla iltibasa neden olacağı gibi onların tanınmışlığından hak …
… NT vekili cevap dilekçesinde; görsel, sescil ve anlamsal olarak bütünü itibariyle bıraktıkları umumi intiba bakımından başvuru konusu işaret ile davacı markalarının «iltibasa» neden olmayacağını, «ortalama tüketiciler» tarafından "bimbamboo+ŞEKİL" ibaresinin bir bütün olarak algılanacağını, bir iltibas doğmasının olanaksız olduğunu, başvuru konusu işaretin davacı markalarının tan …
… ük ve heceden oluşan bileşke bir marka olduğunu, vurgunun "BAMBOO" ibaresinde olduğunu, bütünsel olarak davacının markaların farklı bulunduğunu, davacı markalarıyla «iltibas» doğmayacağını ve onun tanınmışlığından haksız yarar sağlanmayacağını, böyle bir amacın da olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince davacının «ticaret unvanı» ve markalarının “BİM” ibareli olduğu, uzun süreli kullanım ve yaygın «dağıtım» ile marketçilik sektörü için tanınmışlık vasfı edindiği, davalı şirkete ait markanın asıl ve ayırt edici unsurunun “...” ibaresinden oluştuğu, her iki tarafın markalarının bir kısım aynı tür ürün ve hizmetleri içerdikleri, davacı markalarının ve ticaret unvanının 1995 yılı sonrasında tescil edilip kullanılmaya başlandığı, davalı taraf ticaret unvanı tescilinin ise 1984 yılı olduğu, davalının sonradan müddet olan ... ibareli 1990/122562 ve 1990/121905 sayılı markalarının bulunduğu, buna göre başvuru konusu “...” ibareli işaretin ayırt edici ve baskın unsurları nazara alınarak yapılan gözlemde görsel, sesçil ve anlamsal olarak bıraktığı umumi intiba itibariyle davacının tanınmışlık vasfı bulunan “BİM” ibareli ve diğer markaları ile benzer olmadığı, bu marka ve işaret ile sunulan 9, 16, 35/1-5+6 (9 ve 16.sınıf için), 41 ve 42. sınıftaki ürün ve hizmetlerin idari ve ekonomik olarak bağlantılı şirketler tarafından verildiği şeklinde herhangi bir ilişkilendirme kurmayacakları, davacının kendi unvan ve markasından da önce tescil edilip kullanılmaya başlanmış olan markanın kendi markasıyla uzun süreli eş zamanlı kullanım sırasında doğmayan «iltibas» ve haksız yararlanmanın şu anda nasıl olup da doğduğunu bir mantık muhakemesi, tahlil ve piyasa davranışlarına dayalı bilgilerden elde olunacak veriler kullanılara …
556 sayılı KHK'nın 8/1-b bendi uyarınca karıştırılma ihtimalinin değerlendirilmesinde markaların bir bütün olarak «ortalama tüketici» kitlesi üzerinede bıraktıkları genel izlenimin dikkate alınması gerekmektedir.
… bareli markanın 21.12.1990 tarihinden itibaren 9 ve 16. sınıflarda davalı şirket adına tescilli olduğu gözetildiğinde mahkemece, bu tescilin davalı şirket açısından «kazanılmış hak» teşkil edeceği nazara alınarak tescil kapsamında kalan mallar itibariyle «müktesep hak» açısından dava konusu başvuruya etkisi değerlendirilip ulaşılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:müktesep hak · kâr dağıtımı
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince davacının «ticaret unvanı» ve markalarının “BİM” ibareli olduğu, uzun süreli kullanım ve yaygın «dağıtım» ile marketçilik sektörü için tanınmışlık vasfı edindiği, davalı şirkete ait markanın asıl ve ayırt edici unsurunun “...” ibaresinden oluştuğu, her iki tarafın markalarının bir kısım aynı tür ürün ve hizmetleri içerdikleri, davacı markalarının ve ticaret unvanının 1995 yılı sonrasında tescil edilip kullanılmaya başlandığı, davalı taraf ticaret unvanı tescilinin ise 1984 yılı olduğu, davalının sonradan müddet olan ... ibareli 1990/122562 ve 1990/121905 sayılı markalarının bulunduğu, buna göre başvuru konusu “...” ibareli işaretin ayırt edici ve baskın unsurları nazara alınarak yapılan gözlemde görsel, sesçil ve anlamsal olarak bıraktığı umumi intiba itibariyle davacının tanınmışlık vasfı bulunan “BİM” ibareli ve diğer markaları ile benzer olmadığı, bu marka ve işaret ile sunulan 9, 16, 35/1-5+6 (9 ve 16.sınıf için), 41 ve 42. sınıftaki ürün ve hizmetlerin idari ve ekonomik olarak bağlantılı şirketler tarafından verildiği şeklinde herhangi bir ilişkilendirme kurmayacakları, davacının kendi unvan ve markasından da önce tescil edilip kullanılmaya başlanmış olan markanın kendi markasıyla uzun süreli eş zamanlı kullanım sırasında doğmayan «iltibas» ve haksız yararlanmanın şu anda nasıl olup da doğduğunu bir mantık muhakemesi, tahlil ve piyasa davranışlarına dayalı bilgilerden elde olunacak veriler kullanılara …
… bareli markanın 21.12.1990 tarihinden itibaren 9 ve 16. sınıflarda davalı şirket adına tescilli olduğu gözetildiğinde mahkemece, bu tescilin davalı şirket açısından «kazanılmış hak» teşkil edeceği nazara alınarak tescil kapsamında kalan mallar itibariyle «müktesep hak» açısından dava konusu başvuruya etkisi değerlendirilip ulaşılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde …
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/1408 E. 2021/518 K.
Ortak:ortalama tüketici · iltibas
İncelediğiniz kararda… NT vekili cevap dilekçesinde; görsel, sescil ve anlamsal olarak bütünü itibariyle bıraktıkları umumi intiba bakımından başvuru konusu işaret ile davacı markalarının «iltibasa» neden olmayacağını, «ortalama tüketiciler» tarafından "bimbamboo+ŞEKİL" ibaresinin bir bütün olarak algılanacağını, bir iltibas doğmasının olanaksız olduğunu, başvuru konusu işaretin davacı markalarının tan …
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin tanınmış "BİM" markaların sahibi olduğunu, «ticaret unvanının» ayırıcı unsurunun da "BİM" ibaresinden oluştuğunu, anılan işaret üzerinde önceye dayalı hak sahibi olduğunu, davalının "bimbamboo+ŞEKİL" ibareli marka tescil başvurusunda bulunduğunu, başvuruya tanınmışlık ve «iltibas» nedeniyle reddi istemiyle yaptıkları itirazın reddedildiğini, başvurunun tescilinin müvekkili markalarıyla iltibasa neden olacağı gibi onların tanınmışlığından hak …
… ük ve heceden oluşan bileşke bir marka olduğunu, vurgunun "BAMBOO" ibaresinde olduğunu, bütünsel olarak davacının markaların farklı bulunduğunu, davacı markalarıyla «iltibas» doğmayacağını ve onun tanınmışlığından haksız yarar sağlanmayacağını, böyle bir amacın da olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Benzer bu kararda… nın "SİSBİM" ibareli başvurusu ile davacının "BİM" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerliğin bulunmadığı, 556 sayılı KHK'nın 8/4 maddesindeki tanınmışlık iddiası açısından ise taraf marka işaretleri benzemediği gibi daval …
… M" esas unsurlu tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak, 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi uyarınca «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerliğin bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmi …
Mahkemece davacının “BİM” esas unsurlu markaları ile davalının “SİSBİM” ibareli başvuru markasının 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında benzer olmadığı ve dolayısıyla markalar arasında «iltibas» tehlikesi bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacının istinafı üzerine bölge adliye mahkemesince de aynı gerekçelerle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ayırt edicilik
Benzer bu kararda… vurgunun “BİM” üzerinde olduğu, “SİSBİM” ibareli markanın davacı markalarından uzak, farklı yeni bir marka olarak algılanamayacağı, “SİS” ekinin dava konusu markaya «ayırt edicilik» sağlamadığı, 556 sayılı KHK'nın 8/1-b bendi uyarınca tescil kapsamı aynı veya ilişkilendirilebilecek mal ve hizmetler yönünden dava konusu başvuru markasının davac …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/6225 E. , 2023/5907 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
HÜKÜM
Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin tanınmış "BİM" markaların sahibi olduğunu, ticaret unvanının ayırıcı unsurunun da "BİM" ibaresinden oluştuğunu, anılan işaret üzerinde önceye dayalı hak sahibi olduğunu, davalının "bimbamboo+ŞEKİL" ibareli marka tescil başvurusunda bulunduğunu, başvuruya tanınmışlık ve iltibas nedeniyle reddi istemiyle yaptıkları itirazın reddedildiğini, başvurunun tescilinin müvekkili markalarıyla iltibasa neden olacağı gibi onların tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağını, itibar ve ayırt edici karakterine zarar vereceğini ileri sürerek YİDK kararının iptaline ve davalı markasının hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin sahibi olduğu alışveriş merkezi içerisinde yer alan çocuk merkezinin adı olduğunu, ülke çapında üne kavuştuğunu, birden fazla sözcük ve heceden oluşan bileşke bir marka olduğunu, vurgunun "BAMBOO" ibaresinde olduğunu, bütünsel olarak davacının markaların farklı bulunduğunu, davacı markalarıyla iltibas doğmayacağını ve onun tanınmışlığından haksız yarar sağlanmayacağını, böyle bir amacın da olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
2.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; görsel, sescil ve anlamsal olarak bütünü itibariyle bıraktıkları umumi intiba bakımından başvuru konusu işaret ile davacı markalarının iltibasa neden olmayacağını, ortalama tüketiciler tarafından "bimbamboo+ŞEKİL" ibaresinin bir bütün olarak algılanacağını, bir iltibas doğmasının olanaksız olduğunu, başvuru konusu işaretin davacı markalarının tanınmışlığından yararlanmasının onun itibarı ve ayırt edici karakterini zedelemesinin mümkün olmadığını, markaların bütün olarak korunabileceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 18.10.2017 tarihli ve 2017/42 Esas, 2017/381 Karar sayılı kararıyla; başvurunun tescilinin davacının markalarıyla iltibasa sebebiyet vermeyeceği gibi onun tanınmışlığından haksız yarar sağlamayacağı, itibar ve ayırt edici karakterine de zarar vermeyeceği, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 31.05.2018 tarihli ve 2017/1744 Esas, 2018/640 Karar sayılı kararıyla; davalı başvurusunun görsel, sescil ve anlamsal olarak bıraktığı umumi intibaı itibariyle davacının tanınmışlık vasfı bulunan "BİM" ibareli markaları ve unvanı ile benzer olmadığı, başvurunun tescilinin davacının markalarıyla iltibasa sebebiyet vermeyeceği gibi onun tanınmışlığından haksız yarar sağlamayacağı, itibar ve ayırt edici karakterine de zarar vermeyeceği gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 25.09.2019 tarih, 2018/4381 esas ve 2019/5849 karar sayılı kararıyla davalının marka başvurusunda "BİM" ibaresinin büyük harflerle ayrı bir ibare olarak marka yer aldığı, “BİM” ibaresinin her iki taraf markasında da asıl ve ayırt edici unsur niteliğinde olduğu, ilk derece mahkemesince davalı marka başvurusundaki “BİM” ibaresinin esas unsur olmadığı ve başvuru markası ile davacı mesnet markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyulan bozma ilamı gereğince davalının marka başvurusunun "BİM Bam Boo"+ŞEKİL unsurlarından oluştuğu, "BİM" ibaresinin büyük harflerle ayrı bir ibare olarak markada yer aldığı, “BİM” ibaresinin her iki taraf markasında da asıl ve ayırt edici unsur niteliğinde olduğu, dolayısıyla her iki marka arasında karıştırma ihtimali bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, TÜRKPATENT YİDK' in 2016/M-11986 sayılı kararının iptaline, davaya konu markanın tüm mal ve hizmetlerin yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; uyuşmazlık konusu markalar arasında iltibas ihtimali bulunmadığını, müvekkili marka başvurusu ibaresinin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, taraf markaları arasındaki farklılıklara rağmen yalnızca "BİM" hecesi nedeni ile iltibasın varlığına hükmedilmesinin davacıya bu hece üzerinde tekel hakkı tanınmışlığı sağlayacağını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı TÜRKPATENT vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraf markalarının kavramsal, görsel bakımdan ve bıraktıkları toplu intiba yönünden birbirlerinden farklı olduklarını, ortalama tüketici tarafından taraf markalarının karıştırılması ve markalar arasında idari-ekonomik anlamda bir bağlılığın bulunduğu düşüncesinin doğma ihtimalinin bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalılar vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenler yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/963271600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz