YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/5922 E. 2023/5623 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
istinaf incelemesi↗ kazanılmış hak↗ ayırt edicilik↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "Türk Telekom Fiber" ibareli 9, 35, 38, 41 ve 42. sınıftaki ürünleri içeren 27.12.2012/109562 sayılı tanınmış markanın sahibi olduğunu, davalının 15.04.2013 tarihinde "FİBERTÜRK" ibareli, 35/1-5+6.sınıf ürün ve hizmetleri içeren marka tescil başvurusunda bulunduğunu, 2013/34403 kod numarası verilen başvuruya müvekkilinin tanınmışlık ve iltibas vakıasına dayanarak başvurunun reddi istemi ile yaptığı itirazlarının, önce Markalar Dairesi ve nihai olarak YİDK tarafından 2015/M-938 sayılı kararla reddedildiğini, oysa başvurunun tescilinin müvekkilinin "Türk Telekom Fiber" esas ve ayırt edici unsurlu markası ile iltibasa sebebiyet vereceğini, kaldı ki anılan işaretin vasıf bildirici ve yanıltıcı olduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptalini ve diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum kararının usul ve kanuna uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Diğer davalı şirket savunmada bulunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 05.10.2016 tarih, 2015/156 E. ve 2016/313 K. sayılı kararıyla; davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı TPMK vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 10.07.2020 tarih, .... sayılı kararıyla; mahkeme gerekçesinin yerinde olduğu ve bir isabetsizliğin olmadığı gerekçesiyle, davacı ve davalı TPMK vekilinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı TPMK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 25.01.2022 tarih, ... sayılı kararıyla davalı şirketin marka başvurusunda bulunan ve veri iletişimini esas alan veya bizzat “fiberin” hammaddesi olabileceği malların perakendeciliği ve mağazacılığı hizmetleri yönünden “fiber” ibaresinin tanımlayıcı ya da ayırt edicilik gücünün zayıf olduğu, davalı TPMK yararına davalı başvurusuna konu markadaki “TÜRK” ekinin dizilim, yazım biçimi bakımından davacının itiraz gerekçesi markasıyla karıştırılma ihtimalini önleyecek derecede markaya ayırt edicilik kattığı dikkate alınarak değerlendirme yapılması gerekirken hatalı değerlendirme sonucu karar verilmesi doğru görülmediği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, tüm dosya kapsamından hükümsüzlük istemi yönünden dosyanın temyiz edilmediği ve bu hususun kesinleştiği, YİDK kararının iptali yönünden davalı TPMK yararına davalı başvurusuna konu markadaki “TÜRK” ekinin dizilim, yazım biçimi bakımından davacının itiraz gerekçesi markasıyla karıştırılma ihtimalini önleyecek derecede markaya ayırt edicilik kattığı dolayısıyla taraf markaları arasında karıştırma ihtimali olmadığı ve YİDK kararının bu anlamda yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu "FİBERTÜRK" ibaresinin, tescil edilmek istendiği 35. sınıftaki mal ve hizmetlerin çoğunun bilişim ve haberleşme sektörü ile ilgili olduğunu, "Fiber" kelimesinin bilişim ve haberleşme sektöründe sıkça kullanılan ve bilinen bir terim olduğu göz önüne alındığında, 35. sınıftaki mal ve hizmetler için tanımlayıcı bulunduğunu, tanımlayıcı olan fiber kelimesinin devamına "Türk" kelimesini eklemek markayı tanımlayıcılıktan çıkarmamakla birlikte müvekkil markası olan "Türk Telekom Fiber"e çağrışım yaparak açıkça markanın tanınmışlığından faydalanmak istendiğini, müvekkilinin "Türk Telekom" markasının, uluslararası marka mevzuatında öngörülen asgari bilinebilirlik seviyesinin de üzerine çıkarak, gerek ulusal gerekse uluslararası anlamda tanınmışlık seviyesine ulaşmış bir marka olduğunu, 556 sayılı markaların Korunması hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca da başvuru konusu "FİBERTÜRK" ibaresinin, farklı mal ve hizmetler için dahi marka olarak tescil edilemeyeceğinin kabulünün gerektiğini, yargılama esnasında alınan bilirkişi raporunda da aynı doğrultuda tespitlere yer verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkrası.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/6747 E. 2022/616 K.
Ortak:ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda… TÜRK" ibareli, 35/1-5+6.sınıf ürün ve hizmetleri içeren marka tescil başvurusunda bulunduğunu, 2013/34403 kod numarası verilen başvuruya müvekkilinin tanınmışlık ve «iltibas» vakıasına dayanarak başvurunun reddi istemi ile yaptığı itirazlarının, önce Markalar Dairesi ve nihai olarak YİDK tarafından 2015/M-938 sayılı kararla reddedildiği …
… iletişimini esas alan veya bizzat “fiberin” hammaddesi olabileceği malların perakendeciliği ve mağazacılığı hizmetleri yönünden “fiber” ibaresinin tanımlayıcı ya da «ayırt edicilik» gücünün zayıf olduğu, davalı TPMK yararına davalı başvurusuna konu markadaki “TÜRK” ekinin dizilim, yazım biçimi bakımından davacının itiraz gerekçesi markasıyla k …
… ı başvurusuna konu markadaki “TÜRK” ekinin dizilim, yazım biçimi bakımından davacının itiraz gerekçesi markasıyla karıştırılma ihtimalini önleyecek derecede markaya «ayırt edicilik» kattığı dolayısıyla taraf markaları arasında karıştırma ihtimali olmadığı ve YİDK kararının bu anlamda yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişti …
Benzer bu kararda… ında başvuru konusu işaretin tanımlayıcı ve yanıltıcı olduğuna ilişkin bir iddia ileri sürmediği, bu sebeple anılan iddiaların YİDK kararının iptali istemi yönünden «tahkikinin» mümkün olmadığı, yine davacının itiraz aşamasında istinat ettiği tanınmışlık vakıasına, yargılama aşamasında dayanmadığı, dolayısıyla bu vakıanın da hükümsüzlük istemi bakımından dava aşamasında nazara alınmasının olanaksız bulunduğu, davacının markasının "Türk Telekom Fiber" ibareli olduğu, markadaki asıl ve ayırt edici unsurunun "Türk Telekom Fiber" ibaresinden oluştuğu, "FİBER" ibaresinin "lif" anlamına geldiği, "fiber optik" kavramının "insanın saç kalınlığında ve çok hassas üretilmiş saf bir cam ip üzerinden ışığın iletilmesi prensibiyle çalışan sistemin adı" olduğu, ışık sinyalini uzak mesafelere iletebilmek için optik kabloların oluşturulduğu, haberleşme sistemlerinde sık biçimde kullanıldığı, bu yönden anılan mal ve hizmetler bakımından tanımlayıcı olduğu, fakat başvuru kapsamında bu ürünlerin yer almadığı, dolayısıyla anılan işaretin somut ve soyut olarak «ayırt ediciliğinin» bulunduğu, ortalama alıcılar nazarında gerçekçi biçimde bir yanılgı yaratmasının mümkün olmadığı, davalı başvurusunun konusu olan işaretin "FİBERTÜRK" ibaresinden oluştuğu, başvuru konusu işarette de asıl ve ayırt edici unsurlardan birinin "FİBER" kelimesi olduğu, bu işaretin de somut ve soyut anlamda ayırt ediciliğinin bulunduğu, vasıf bidirici ve yanıltıcı olmadığı, "Türk Telekom Fiber" ibareli marka ile "FİBERTÜRK" ibareli başvuru konusu işaret arasında görsel, sescil ve kavramsal olarak benzerlik bulunduğu, farklı unsurların ayırt edicilikte yeterli farklılık yaratmadığı, başvuru kapsamında yer alan 35. sınıftaki hizmetlerin, davacı markalarının kapsamında yer alan 9, 35, 38, 41 ve 42. sınıf ürünlerle aynı tür olduğu, buna karşın başvuru kapsamındaki kalan ürün ve hizmetlerin davacı markalarının kapsamındaki ürün ve hizmetlerle aynı türden olmadıkları, davacının "TÜRK TELEKOM" ibareli markasının tanınmışlık vasfının olduğu, ancak «iltibasın» ve benzerliğin "FİBER" ibaresi itibariyle doğduğu, bu yönden ise davacı markasının tanınmış olduğundan sözedilemeyeceği, bu sebeple başvurusunun tescilinin davacının tanınmışlığından haksız bir yararın sağlayabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği veya markanın ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği iddiasının gerçekliğe aykırı olacağı, bilirkişi görüşlerine bu yönden iştirak olunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, YİDK'nın 2015/M-938 sayılı kararının 35. sınıftaki "Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler (Ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri «dahil»).
Markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b. maddesi uyarınca karıştırılma ihtimalinin varlığı değerlendirilirken, markaların birbirlerine olan görsel, sescil ve kavramsal benzerlikleri yanında, markaya konu unsurların «ayırt edicilik» gücü de dikkate alınmalıdır.
… iletişimini esas alan veya bizzat “fiberin” hammaddesi olabileceği malların perakendeciliği ve mağazacılığı hizmetleri yönünden “fiber” ibaresinin tanımlayıcı ya da «ayırt edicilik» gücünün zayıf olduğu, davalı TPMK yararına davalı başvurusuna konu markadaki “TÜRK” ekinin dizilim, yazım biçimi bakımından davacının itiraz gerekçesi markasıyla k …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:tahkikat · acente · taşıyıcı · cy/cy kaydı · dahili dava · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… ında başvuru konusu işaretin tanımlayıcı ve yanıltıcı olduğuna ilişkin bir iddia ileri sürmediği, bu sebeple anılan iddiaların YİDK kararının iptali istemi yönünden «tahkikinin» mümkün olmadığı, yine davacının itiraz aşamasında istinat ettiği tanınmışlık vakıasına, yargılama aşamasında dayanmadığı, dolayısıyla bu vakıanın da hükümsüzlük istemi bakımından dava aşamasında nazara alınmasının olanaksız bulunduğu, davacının markasının "Türk Telekom Fiber" ibareli olduğu, markadaki asıl ve ayırt edici unsurunun "Türk Telekom Fiber" ibaresinden oluştuğu, "FİBER" ibaresinin "lif" anlamına geldiği, "fiber optik" kavramının "insanın saç kalınlığında ve çok hassas üretilmiş saf bir cam ip üzerinden ışığın iletilmesi prensibiyle çalışan sistemin adı" olduğu, ışık sinyalini uzak mesafelere iletebilmek için optik kabloların oluşturulduğu, haberleşme sistemlerinde sık biçimde kullanıldığı, bu yönden anılan mal ve hizmetler bakımından tanımlayıcı olduğu, fakat başvuru kapsamında bu ürünlerin yer almadığı, dolayısıyla anılan işaretin somut ve soyut olarak «ayırt ediciliğinin» bulunduğu, ortalama alıcılar nazarında gerçekçi biçimde bir yanılgı yaratmasının mümkün olmadığı, davalı başvurusunun konusu olan işaretin "FİBERTÜRK" ibaresinden oluştuğu, başvuru konusu işarette de asıl ve ayırt edici unsurlardan birinin "FİBER" kelimesi olduğu, bu işaretin de somut ve soyut anlamda ayırt ediciliğinin bulunduğu, vasıf bidirici ve yanıltıcı olmadığı, "Türk Telekom Fiber" ibareli marka ile "FİBERTÜRK" ibareli başvuru konusu işaret arasında görsel, sescil ve kavramsal olarak benzerlik bulunduğu, farklı unsurların ayırt edicilikte yeterli farklılık yaratmadığı, başvuru kapsamında yer alan 35. sınıftaki hizmetlerin, davacı markalarının kapsamında yer alan 9, 35, 38, 41 ve 42. sınıf ürünlerle aynı tür olduğu, buna karşın başvuru kapsamındaki kalan ürün ve hizmetlerin davacı markalarının kapsamındaki ürün ve hizmetlerle aynı türden olmadıkları, davacının "TÜRK TELEKOM" ibareli markasının tanınmışlık vasfının olduğu, ancak «iltibasın» ve benzerliğin "FİBER" ibaresi itibariyle doğduğu, bu yönden ise davacı markasının tanınmış olduğundan sözedilemeyeceği, bu sebeple başvurusunun tescilinin davacının tanınmışlığından haksız bir yararın sağlayabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği veya markanın ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği iddiasının gerçekliğe aykırı olacağı, bilirkişi görüşlerine bu yönden iştirak olunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, YİDK'nın 2015/M-938 sayılı kararının 35. sınıftaki "Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler (Ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri «dahil»).
Ses ve görüntünün «kaydı», nakli veya yeniden meydana getirilmesi (reprodüksiyonu) için cihazlar (veri işlem, haberleşme ve çoğaltma amaçlı cihazlar ve bilgisayar çevre donanımları «dahil»).
İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat «acente» hizmetleri.
Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Bilimsel amaçlı ve laboratuarda kullanım amaçlı olanlar «dahil» ölçme aletleri, cihazları, göstergeler ve laboratuarlarda kullanılan malzemeler.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1187 E. 2023/4604 K.
Ortak:ayırt edicilik
İncelediğiniz kararda… iletişimini esas alan veya bizzat “fiberin” hammaddesi olabileceği malların perakendeciliği ve mağazacılığı hizmetleri yönünden “fiber” ibaresinin tanımlayıcı ya da «ayırt edicilik» gücünün zayıf olduğu, davalı TPMK yararına davalı başvurusuna konu markadaki “TÜRK” ekinin dizilim, yazım biçimi bakımından davacının itiraz gerekçesi markasıyla k …
… ı başvurusuna konu markadaki “TÜRK” ekinin dizilim, yazım biçimi bakımından davacının itiraz gerekçesi markasıyla karıştırılma ihtimalini önleyecek derecede markaya «ayırt edicilik» kattığı dolayısıyla taraf markaları arasında karıştırma ihtimali olmadığı ve YİDK kararının bu anlamda yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişti …
Benzer bu kararda… ber Genç" ibaresinin ilgili tüketici tarafından genç kesime yönelik sunulan fiber internet hizmeti olarak algılanacağından bir bütün olarak da tanımlayıcı olduğunu, «ayırt ediciliği» bulunmadığını, "fiber "kelimesinin tek bir kişinin tekeline verilemeyeceğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar …
… ve 38 inci sınıfta yer alan mal ve hizmetler yönünden somut olaya uygulanması gereken 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının a bendi uyarınca soyut «ayırt edicilik» vasfını haiz olduğu, yine 7 nci maddenin birinci fıkrasının c bendi gereğince tanımlayıcı olmadığı gibi 7 nci maddesinin birinci fıkrasının d bendinde belirtilen s …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ilan
Benzer bu kararda… lduğunu, davalı şirketin "Fiber Genç" ibaresi ile 9 uncu ve 38 inci sınıfta yer alan mal ve hizmetler yönünden tescili için marka başvurusu yaptığını, bu başvurunun «ilanına» müvekkili tarafından 556 sayılı Markaların Korunması Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 7 nci maddesinin birinci fıkrasının a, c, d ve e bent …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4701 E. 2024/1149 K.
Ortak:kazanılmış hak · ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda… TÜRK" ibareli, 35/1-5+6.sınıf ürün ve hizmetleri içeren marka tescil başvurusunda bulunduğunu, 2013/34403 kod numarası verilen başvuruya müvekkilinin tanınmışlık ve «iltibas» vakıasına dayanarak başvurunun reddi istemi ile yaptığı itirazlarının, önce Markalar Dairesi ve nihai olarak YİDK tarafından 2015/M-938 sayılı kararla reddedildiği …
… iletişimini esas alan veya bizzat “fiberin” hammaddesi olabileceği malların perakendeciliği ve mağazacılığı hizmetleri yönünden “fiber” ibaresinin tanımlayıcı ya da «ayırt edicilik» gücünün zayıf olduğu, davalı TPMK yararına davalı başvurusuna konu markadaki “TÜRK” ekinin dizilim, yazım biçimi bakımından davacının itiraz gerekçesi markasıyla k …
… ı başvurusuna konu markadaki “TÜRK” ekinin dizilim, yazım biçimi bakımından davacının itiraz gerekçesi markasıyla karıştırılma ihtimalini önleyecek derecede markaya «ayırt edicilik» kattığı dolayısıyla taraf markaları arasında karıştırma ihtimali olmadığı ve YİDK kararının bu anlamda yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişti …
Benzer bu kararda2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; markalar arasında «iltibas» oluşturacak derecede benzerlik bulunduğunu, ticarette çok kullanılan panel ibaresinin kimsenin tekeline bırakılamayacağını, tasviri nitelik taşıdığını, kapsamdan çıkarılan mal ve hizmetler açısından «ayırt edicilik» sağlamadığını, davacı başvurusunun esas unsurunun “Fiberton” ibaresinden oluştuğunu, redde mesnet markalarda da benzer ifadenin esas unsur olarak yer aldığını, davacının davalı şirketin markasına yakınlaşma çabasına girdiğini, başvurunun redde mesnet işaretlerin serisi olarak algılanacağını, «kazanılmış hak» iddiasına konu markanın genel görünüm ve asli unsurunun değiştirildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
… getirdiğini, 19, 35, 37, 42. sınıflarda tescilli 2013/106796 sayılı “PanelFiberton” ibareli markanın 2016/11664 sayılı “Panel Fiberton” ibareli başvurusu açısından «kazanılmış hak» sağladığını, 2013/106799 sayılı “GRC Fiberton” ibareli markanın da aynı sınıflarda müvekkili adına tescilli olduğunu, öte yandan davacının “Fiberton” ibaresini 2005 yılından beri hem marka hem de «ticaret unvanı» olarak kullandığını, bu sebeplerle 2016/11664 sayılı ve seri marka niteliğindeki “Panel Fiberton” ibareli başvurunun tescilinin gerektiğini, 2016/11664 sayılı “Panel Fiberton” ibareli başvuruya davalı şirketin itirazı üzerine davalı ...'in seri marka ve kazanılmış haklara riayet etmeyerek 19. sınıfın tamamını, 35, 37, 42. sınıf hizmetlerin büyük kısmını başvurudan çıkardığını, “Panel Fiberton” markasının “Fiberton” esas unsurlu önceki markaların devamı mahiyetini taşıdığını, işaretin müvekkilin ticaret unvanının da esas unsurunu oluşturmasından 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 8 ... maddesinin beşinci fıkrası uyarınca bütün emtia ve hizmetlerde tescilinin gerektiğini, bir markanın ... sahibinin o markayı ilk defa ihdas ve istimal eden olduğunu, bu itibarla da işareti 2005 yılından beri kullanan müvekkilinin “Fiberton” ve “Panel Fiberton” markaları üzerinde ... hak sahipliğinin bulunduğunu, redde dayanak yapılan markalardaki emtia/ hizmetlerin müvekkilinin ticari faaliyetinin ana unsurları arasında yer aldığını, tescilin reddinin markaya büyük yatırım, reklam yapan davacının ticari faaliyetini sekteye uğratacağını, müvekkilinin işaret üzerindeki hakkının tescilden önce doğduğunu, kullanım yoluyla işarete «ayırt edicilik» kazandırdığını, öte yandan başvuruya konu marka ile redde dayanak gösterilen markaların birbirlerine benzemediklerini, müvekkili başvurusunda ... bir tasarım kulla …
… da benzerlik bulunmadığını, şekil, renk gibi unsurların markaları farklılaştırdığını, işaretlerin parçalara ayrılmadan bütünsel değerlendirilmesi gerektiğini, zayıf «ayırt edicilik» sebebiyle davalı şirketin piyasadaki kullanıma katlanma yükümünün bulunduğunu, fibro beton ibaresinin fiber takviyeli beton anlamına geldiğini, «iltibas» değerlendirmesinde tüketici kriterinin dikkate alınmadığını, markanın bilinçli tüketiciye hitap ettiğini, «uyuşmazlık konusu mal» ve hizmetlerin tüketicilerinin bilinçli olduğunu, davalının redde mesnet markalarının tanınmadığını, müvekkilinin önceki tarihli 2013/106796 sayılı "Panel Fiberton …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:uyuşmazlık konusu mal · müktesep hak · ticaret unvanı · uyuşmazlık konusu
Benzer bu kararda… da benzerlik bulunmadığını, şekil, renk gibi unsurların markaları farklılaştırdığını, işaretlerin parçalara ayrılmadan bütünsel değerlendirilmesi gerektiğini, zayıf «ayırt edicilik» sebebiyle davalı şirketin piyasadaki kullanıma katlanma yükümünün bulunduğunu, fibro beton ibaresinin fiber takviyeli beton anlamına geldiğini, «iltibas» değerlendirmesinde tüketici kriterinin dikkate alınmadığını, markanın bilinçli tüketiciye hitap ettiğini, «uyuşmazlık konusu mal» ve hizmetlerin tüketicilerinin bilinçli olduğunu, davalının redde mesnet markalarının tanınmadığını, müvekkilinin önceki tarihli 2013/106796 sayılı "Panel Fiberton …
… ları izlenim itibariyle değerlendirilmesi gerektiğini, Mahkemelerin sadece kelimeleri değerlendirdiğini, İlk Derece Mahkemesine göre Fibreboton’un değil Fiberton’un «ayırt edicilik» taşıdığını, bu mantıktan hareketle taraf markalarının benzemediğini, müvekkilinin türetme ile marka algısını oluşturduğunu, fibro beton ibaresinin fiber takviyeli beton anlamına geldiğini, zayıf ayırt edicilik sebebiyle davalı şirketin piyasadaki kullanıma katlanma yükümünün bulunduğunu, «iltibas» değerlendirmesinde tüketici kriterinin dikkate alınmadığını, markanın bilinçli tüketiciye hitap ettiğini, «uyuşmazlık konusu mal» ve hizmetlerin tüketicilerinin bilinçli olduğunu, müvekkilinin önceki tarihli 2013/106796 sayılı "Panel Fiberton Şekil" ibareli markası nedeniyle müktesep hakkı bu …
… getirdiğini, 19, 35, 37, 42. sınıflarda tescilli 2013/106796 sayılı “PanelFiberton” ibareli markanın 2016/11664 sayılı “Panel Fiberton” ibareli başvurusu açısından «kazanılmış hak» sağladığını, 2013/106799 sayılı “GRC Fiberton” ibareli markanın da aynı sınıflarda müvekkili adına tescilli olduğunu, öte yandan davacının “Fiberton” ibaresini 2005 yılından beri hem marka hem de «ticaret unvanı» olarak kullandığını, bu sebeplerle 2016/11664 sayılı ve seri marka niteliğindeki “Panel Fiberton” ibareli başvurunun tescilinin gerektiğini, 2016/11664 sayılı “Panel Fiberton” ibareli başvuruya davalı şirketin itirazı üzerine davalı ...'in seri marka ve kazanılmış haklara riayet etmeyerek 19. sınıfın tamamını, 35, 37, 42. sınıf hizmetlerin büyük kısmını başvurudan çıkardığını, “Panel Fiberton” markasının “Fiberton” esas unsurlu önceki markaların devamı mahiyetini taşıdığını, işaretin müvekkilin ticaret unvanının da esas unsurunu oluşturmasından 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 8 ... maddesinin beşinci fıkrası uyarınca bütün emtia ve hizmetlerde tescilinin gerektiğini, bir markanın ... sahibinin o markayı ilk defa ihdas ve istimal eden olduğunu, bu itibarla da işareti 2005 yılından beri kullanan müvekkilinin “Fiberton” ve “Panel Fiberton” markaları üzerinde ... hak sahipliğinin bulunduğunu, redde dayanak yapılan markalardaki emtia/ hizmetlerin müvekkilinin ticari faaliyetinin ana unsurları arasında yer aldığını, tescilin reddinin markaya büyük yatırım, reklam yapan davacının ticari faaliyetini sekteye uğratacağını, müvekkilinin işaret üzerindeki hakkının tescilden önce doğduğunu, kullanım yoluyla işarete «ayırt edicilik» kazandırdığını, öte yandan başvuruya konu marka ile redde dayanak gösterilen markaların birbirlerine benzemediklerini, müvekkili başvurusunda ... bir tasarım kulla …
Hukuk Dairesi'nin 2019/356 E., 2019/7278 K. ve 2017/1250 E., 2018/6854 K. sayılı ilamlarının da aynı yönde olduğu, başvuru kapsamından çıkarılan tüm mal ve hizmetler yönünden «iltibas» koşulları oluştuğundan redde mesnet markaların tanınmış olup olmadığının sonucu etkilemediği, davacı yararına «müktesep hak» koşullarının da oluşmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/5922 E. , 2023/5623 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
HÜKÜM
Ret
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "Türk Telekom Fiber" ibareli 9, 35, 38, 41 ve 42. sınıftaki ürünleri içeren 27.12.2012/109562 sayılı tanınmış markanın sahibi olduğunu, davalının 15.04.2013 tarihinde "FİBERTÜRK" ibareli, 35/1-5+6.sınıf ürün ve hizmetleri içeren marka tescil başvurusunda bulunduğunu, 2013/34403 kod numarası verilen başvuruya müvekkilinin tanınmışlık ve iltibas vakıasına dayanarak başvurunun reddi istemi ile yaptığı itirazlarının, önce Markalar Dairesi ve nihai olarak YİDK tarafından 2015/M-938 sayılı kararla reddedildiğini, oysa başvurunun tescilinin müvekkilinin "Türk Telekom Fiber" esas ve ayırt edici unsurlu markası ile iltibasa sebebiyet vereceğini, kaldı ki anılan işaretin vasıf bildirici ve yanıltıcı olduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptalini ve diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum kararının usul ve kanuna uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Diğer davalı şirket savunmada bulunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 05.10.2016 tarih, 2015/156 E. ve 2016/313 K. sayılı kararıyla; davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı TPMK vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 10.07.2020 tarih, .... sayılı kararıyla; mahkeme gerekçesinin yerinde olduğu ve bir isabetsizliğin olmadığı gerekçesiyle, davacı ve davalı TPMK vekilinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı TPMK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 25.01.2022 tarih, ... sayılı kararıyla davalı şirketin marka başvurusunda bulunan ve veri iletişimini esas alan veya bizzat “fiberin” hammaddesi olabileceği malların perakendeciliği ve mağazacılığı hizmetleri yönünden “fiber” ibaresinin tanımlayıcı ya da ayırt edicilik gücünün zayıf olduğu, davalı TPMK yararına davalı başvurusuna konu markadaki “TÜRK” ekinin dizilim, yazım biçimi bakımından davacının itiraz gerekçesi markasıyla karıştırılma ihtimalini önleyecek derecede markaya ayırt edicilik kattığı dikkate alınarak değerlendirme yapılması gerekirken hatalı değerlendirme sonucu karar verilmesi doğru görülmediği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, tüm dosya kapsamından hükümsüzlük istemi yönünden dosyanın temyiz edilmediği ve bu hususun kesinleştiği, YİDK kararının iptali yönünden davalı TPMK yararına davalı başvurusuna konu markadaki “TÜRK” ekinin dizilim, yazım biçimi bakımından davacının itiraz gerekçesi markasıyla karıştırılma ihtimalini önleyecek derecede markaya ayırt edicilik kattığı dolayısıyla taraf markaları arasında karıştırma ihtimali olmadığı ve YİDK kararının bu anlamda yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu "FİBERTÜRK" ibaresinin, tescil edilmek istendiği 35. sınıftaki mal ve hizmetlerin çoğunun bilişim ve haberleşme sektörü ile ilgili olduğunu, "Fiber" kelimesinin bilişim ve haberleşme sektöründe sıkça kullanılan ve bilinen bir terim olduğu göz önüne alındığında, 35. sınıftaki mal ve hizmetler için tanımlayıcı bulunduğunu, tanımlayıcı olan fiber kelimesinin devamına "Türk" kelimesini eklemek markayı tanımlayıcılıktan çıkarmamakla birlikte müvekkil markası olan "Türk Telekom Fiber"e çağrışım yaparak açıkça markanın tanınmışlığından faydalanmak istendiğini, müvekkilinin "Türk Telekom" markasının, uluslararası marka mevzuatında öngörülen asgari bilinebilirlik seviyesinin de üzerine çıkarak, gerek ulusal gerekse uluslararası anlamda tanınmışlık seviyesine ulaşmış bir marka olduğunu, 556 sayılı markaların Korunması hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca da başvuru konusu "FİBERTÜRK" ibaresinin, farklı mal ve hizmetler için dahi marka olarak tescil edilemeyeceğinin kabulünün gerektiğini, yargılama esnasında alınan bilirkişi raporunda da aynı doğrultuda tespitlere yer verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkrası.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/963269500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz