6102TTK Türk Ticaret Kanunu

YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/5922 E. 2023/5623 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
istinaf incelemesi kazanılmış hak ayırt edicilik fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi yükleten (shipper) iltibas istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "Türk Telekom Fiber" ibareli 9, 35, 38, 41 ve 42. sınıftaki ürünleri içeren 27.12.2012/109562 sayılı tanınmış markanın sahibi olduğunu, davalının 15.04.2013 tarihinde "FİBERTÜRK" ibareli, 35/1-5+6.sınıf ürün ve hizmetleri içeren marka tescil başvurusunda bulunduğunu, 2013/34403 kod numarası verilen başvuruya müvekkilinin tanınmışlık ve iltibas vakıasına dayanarak başvurunun reddi istemi ile yaptığı itirazlarının, önce Markalar Dairesi ve nihai olarak YİDK tarafından 2015/M-938 sayılı kararla reddedildiğini, oysa başvurunun tescilinin müvekkilinin "Türk Telekom Fiber" esas ve ayırt edici unsurlu markası ile iltibasa sebebiyet vereceğini, kaldı ki anılan işaretin vasıf bildirici ve yanıltıcı olduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptalini ve diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum kararının usul ve kanuna uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Diğer davalı şirket savunmada bulunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 05.10.2016 tarih, 2015/156 E. ve 2016/313 K. sayılı kararıyla; davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı TPMK vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 10.07.2020 tarih, .... sayılı kararıyla; mahkeme gerekçesinin yerinde olduğu ve bir isabetsizliğin olmadığı gerekçesiyle, davacı ve davalı TPMK vekilinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı TPMK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 25.01.2022 tarih, ... sayılı kararıyla davalı şirketin marka başvurusunda bulunan ve veri iletişimini esas alan veya bizzat “fiberin” hammaddesi olabileceği malların perakendeciliği ve mağazacılığı hizmetleri yönünden “fiber” ibaresinin tanımlayıcı ya da ayırt edicilik gücünün zayıf olduğu, davalı TPMK yararına davalı başvurusuna konu markadaki “TÜRK” ekinin dizilim, yazım biçimi bakımından davacının itiraz gerekçesi markasıyla karıştırılma ihtimalini önleyecek derecede markaya ayırt edicilik kattığı dikkate alınarak değerlendirme yapılması gerekirken hatalı değerlendirme sonucu karar verilmesi doğru görülmediği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, tüm dosya kapsamından hükümsüzlük istemi yönünden dosyanın temyiz edilmediği ve bu hususun kesinleştiği, YİDK kararının iptali yönünden davalı TPMK yararına davalı başvurusuna konu markadaki “TÜRK” ekinin dizilim, yazım biçimi bakımından davacının itiraz gerekçesi markasıyla karıştırılma ihtimalini önleyecek derecede markaya ayırt edicilik kattığı dolayısıyla taraf markaları arasında karıştırma ihtimali olmadığı ve YİDK kararının bu anlamda yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu "FİBERTÜRK" ibaresinin, tescil edilmek istendiği 35. sınıftaki mal ve hizmetlerin çoğunun bilişim ve haberleşme sektörü ile ilgili olduğunu, "Fiber" kelimesinin bilişim ve haberleşme sektöründe sıkça kullanılan ve bilinen bir terim olduğu göz önüne alındığında, 35. sınıftaki mal ve hizmetler için tanımlayıcı bulunduğunu, tanımlayıcı olan fiber kelimesinin devamına "Türk" kelimesini eklemek markayı tanımlayıcılıktan çıkarmamakla birlikte müvekkil markası olan "Türk Telekom Fiber"e çağrışım yaparak açıkça markanın tanınmışlığından faydalanmak istendiğini, müvekkilinin "Türk Telekom" markasının, uluslararası marka mevzuatında öngörülen asgari bilinebilirlik seviyesinin de üzerine çıkarak, gerek ulusal gerekse uluslararası anlamda tanınmışlık seviyesine ulaşmış bir marka olduğunu, 556 sayılı markaların Korunması hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca da başvuru konusu "FİBERTÜRK" ibaresinin, farklı mal ve hizmetler için dahi marka olarak tescil edilemeyeceğinin kabulünün gerektiğini, yargılama esnasında alınan bilirkişi raporunda da aynı doğrultuda tespitlere yer verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkrası.

3. Değerlendirme

1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Marka hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/6747 E. 2022/616 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • YİDK kararının iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1187 E. 2023/4604 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • YİDK kararının iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4701 E. 2024/1149 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/5922 E.  ,  2023/5623 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

HÜKÜM

Ret

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "Türk Telekom Fiber" ibareli 9, 35, 38, 41 ve 42. sınıftaki ürünleri içeren 27.12.2012/109562 sayılı tanınmış markanın sahibi olduğunu, davalının 15.04.2013 tarihinde "FİBERTÜRK" ibareli, 35/1-5+6.sınıf ürün ve hizmetleri içeren marka tescil başvurusunda bulunduğunu, 2013/34403 kod numarası verilen başvuruya müvekkilinin tanınmışlık ve iltibas vakıasına dayanarak başvurunun reddi istemi ile yaptığı itirazlarının, önce Markalar Dairesi ve nihai olarak YİDK tarafından 2015/M-938 sayılı kararla reddedildiğini, oysa başvurunun tescilinin müvekkilinin "Türk Telekom Fiber" esas ve ayırt edici unsurlu markası ile iltibasa sebebiyet vereceğini, kaldı ki anılan işaretin vasıf bildirici ve yanıltıcı olduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptalini ve diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum kararının usul ve kanuna uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Diğer davalı şirket savunmada bulunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 05.10.2016 tarih, 2015/156 E. ve 2016/313 K. sayılı kararıyla; davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı TPMK vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 10.07.2020 tarih, .... sayılı kararıyla; mahkeme gerekçesinin yerinde olduğu ve bir isabetsizliğin olmadığı gerekçesiyle, davacı ve davalı TPMK vekilinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı TPMK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 25.01.2022 tarih, ... sayılı kararıyla davalı şirketin marka başvurusunda bulunan ve veri iletişimini esas alan veya bizzat “fiberin” hammaddesi olabileceği malların perakendeciliği ve mağazacılığı hizmetleri yönünden “fiber” ibaresinin tanımlayıcı ya da ayırt edicilik gücünün zayıf olduğu, davalı TPMK yararına davalı başvurusuna konu markadaki “TÜRK” ekinin dizilim, yazım biçimi bakımından davacının itiraz gerekçesi markasıyla karıştırılma ihtimalini önleyecek derecede markaya ayırt edicilik kattığı dikkate alınarak değerlendirme yapılması gerekirken hatalı değerlendirme sonucu karar verilmesi doğru görülmediği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, tüm dosya kapsamından hükümsüzlük istemi yönünden dosyanın temyiz edilmediği ve bu hususun kesinleştiği, YİDK kararının iptali yönünden davalı TPMK yararına davalı başvurusuna konu markadaki “TÜRK” ekinin dizilim, yazım biçimi bakımından davacının itiraz gerekçesi markasıyla karıştırılma ihtimalini önleyecek derecede markaya ayırt edicilik kattığı dolayısıyla taraf markaları arasında karıştırma ihtimali olmadığı ve YİDK kararının bu anlamda yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu "FİBERTÜRK" ibaresinin, tescil edilmek istendiği 35. sınıftaki mal ve hizmetlerin çoğunun bilişim ve haberleşme sektörü ile ilgili olduğunu, "Fiber" kelimesinin bilişim ve haberleşme sektöründe sıkça kullanılan ve bilinen bir terim olduğu göz önüne alındığında, 35. sınıftaki mal ve hizmetler için tanımlayıcı bulunduğunu, tanımlayıcı olan fiber kelimesinin devamına "Türk" kelimesini eklemek markayı tanımlayıcılıktan çıkarmamakla birlikte müvekkil markası olan "Türk Telekom Fiber"e çağrışım yaparak açıkça markanın tanınmışlığından faydalanmak istendiğini, müvekkilinin "Türk Telekom" markasının, uluslararası marka mevzuatında öngörülen asgari bilinebilirlik seviyesinin de üzerine çıkarak, gerek ulusal gerekse uluslararası anlamda tanınmışlık seviyesine ulaşmış bir marka olduğunu, 556 sayılı markaların Korunması hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca da başvuru konusu "FİBERTÜRK" ibaresinin, farklı mal ve hizmetler için dahi marka olarak tescil edilemeyeceğinin kabulünün gerektiğini, yargılama esnasında alınan bilirkişi raporunda da aynı doğrultuda tespitlere yer verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkrası.

3. Değerlendirme

1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/963269500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.