Tahsil
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/5881 E. 2023/5263 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
azami faiz oranı↗ kamulaştırma bedeli↗ nemalandırma↗ vesayet↗ kısıtlılık↗ depo kararı↗ mevduat hesabı↗ istinaf incelemesi↗ kazanılmış hak↗ sebepsiz zenginleşme↗ kâr kaybı↗ eksik inceleme↗ yükleten (shipper)↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 59.955,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle uygulanması gereken 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 3156 sayılı Kanun ile değişik 438 inci maddesi gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin murisinin 2009 yılında vesayet altına alındığını, murisin sağlığında hissedarı olduğu bir taşınmazın kamulaştırıldığını ve hissesine isabet eden kamulaştırma bedelinin davalı banka nezdinde depo edildiğini, davalı bankanın kısıtlı adına yatan kamulaştırma bedelinin nasıl değerlendirilmesi gerektiği hususunda vesayet makamından görüş sorduğunu, vesayet makamının kamulaştırma bedelinin üçer aylık vadeli mevduat hesabında nemalandırılması talimatını verdiğini, murisin ölümü sonrasında bu hesapta bulunan parayı tahsil etmek istediklerinde bankanın hesapta bulunan mevduata %5,50 oranında faiz uyguladığını tespit ettiklerini, bu oranın en düşük mevduat faiz oranı olduğunu, oysa bankanın kısıtlının haklarını korumak için en azından %11 oranında faiz uygulaması gerektiğini, bankanın düşük oranda faiz uygulaması sebebiyle yaklaşık 77.000,00 TL civarında nema kaybına uğradıklarını ileri sürerek, belirsiz olan alacağın şimdilik asgari 1.000,00 TL tutarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin vesayet makamının talimatına uygun olarak işlem yaptığını, bu tür hesaplara uygulanacak faiz oranlarının Adalet Bakanlığı ile yapmış oldukları sözleşmeler gereğince belirlendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 17.01.2019 tarih, 2018/95 E. ve 2019/40 K. sayılı kararıyla davacıların murisine ait kamulaştırma bedelinin davalı banka nezdinde depo edildiği, murisin kısıtlı olması sebebiyle depo edilen bedelin vesayet makamının talimatı üzerine üç ay vadeli mevduat hesabına aktarıldığı, vesayet hesabına uygulanan faiz oranının farklı olduğu, ancak bu oranın Adalet Bakanlığı ile davalı arasında yapılan sözleşme uyarınca belirlendiği, davalı bankanın uyguladığı faiz oranının sözleşmeye uygun olduğu, davalı bankanın vesayet makamının talimatı doğrultusunda işlem yaptığı, yapılan işlemde bir usulsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekilince istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 01.06.2020 tarih, 2019/2106 E. ve 2020/713 K. sayılı kararıyla davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 21.06.2021 tarih, 2020/6234 E. ve 2021/5233 K. sayılı kararıyla ''..Davacıların murisine ait kamulaştırma bedeli davalı banka nezdinde depo edilmiş olup, davalı bankaca, kısıtlıya ait kamulaştırma bedelinin nasıl nemalandırılması gerektiği hususunda vesayet makamından görüş sorulmuş, vesayet makamınca verilen cevapla, kamulaştırma bedelinin vesayet hesabı adı altında açılacak üçer ay vadeli bir mevduat hesabına aktarılması istenilmiştir. Davalı bankanın bu cevap üzerine, üçer ay vadeli bir mevduat hesabı açtığı ve kamulaştırma bedelini bu hesapta %5,50 oranında faiz uygulayarak nemalandırdığı görülmektedir. İlk derece mahkemesince, davalı bankanın vesayet makamının talimatı doğrultusunda hareket ettiği ve hesaba uygulanan faiz oranının Adalet Bakanlığı ile banka arasında akdedilen sözleşmeyle belirlenen faiz oranı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak bahsedilen sözleşme dosya arasında bulunmamaktadır. Bunun yanında davalı bankanın hesabın açıldığı dönemde bu tür hesaplara uyguladığı asgari ve azami faiz oranları gösterir belgeler de dosyaya kazandırılmamıştır. Bu itibarla mahkemece, öncelikle Adalet Bakanlığı ile banka arasındaki hesap sözleşmesinin bir örneğinin dosyaya kazandırılması ve davaya konu hesabın anılan sözleşme kapsamındaki hesaplardan olup olmadığının ve sözleşmeyle, vesayet hesabı adı altında açılan tüm hesaplar bakımından bağlayıcı olacak şekilde uygulanması öngörülen bir faiz oranı olup olmadığının tespit edilmesi, varsa bankanın uyguladığı faiz oranının sözleşmeye uygun olup olmadığının belirlenmesi, bulunmaması halinde ise bankanın hesabın açıldığı dönemde uyguladığı asgari ve azami faiz oranları gözetilerek uygulanan faiz oranının davacıların mağduriyetine sebep olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmediği..'' gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların murisine ait kamulaştırma bedeli davalı banka nezdinde depo edilmiş olup, davalı bankaca, kısıtlıya ait kamulaştırma bedelinin nasıl nemalandırılması gerektiği hususunda vesayet makamından görüş sorulduğu, vesayet makamınca verilen cevapla, kamulaştırma bedelinin vesayet hesabı adı altında açılacak üçer ay vadeli bir mevduat hesabına aktarılmasının istenildiği, davalı bankanın bu cevap üzerine, üçer ay vadeli bir mevduat hesabı açtığı ve kamulaştırma bedelini bu hesapta %5,50 oranında faiz uygulayarak nemalandırdığı, davalı banka her ne kadar vesayet makamının talimatı doğrultusunda hareket ettiği ve hesaba uygulanan faiz oranının Adalet Bakanlığı ile banka arasında akdedilen sözleşmeyle belirlenen faiz oranı olduğunu belirtmiş ise de davalı bankadan sözleşme örneği istenilmiş fakat davalı banka tarafından böyle bir sözleşmeye rastlanılmadığının bildirildiği, davalı bankadan hesabın açıldığı dönemde bu tür hesaplara uyguladığı asgari ve azami faiz oranları gösterir belgelerin incelenmesinde davalı bankanın hesabın açıldığı döneme ilişkin bu tür hesaplara uyguladığı en yüksek faiz oranının %5,25 olarak belirtildiği, davaya konu kamulaştırma bedeline davalı bankaca uygulanan %5,50 oranındaki faizin hesabın açıldığı dönemde bankanın uyguladığı azami faiz oranının üzerinde olduğu, uygulanan faiz oranının davacıların mağduriyetine sebep olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki istemler tekrar edilmek suretiyle davalı bankaca kamulaştırma bedelinin vesayet hesabı adı altında düşük faiz oranı uygulamak suretiyle nemalandırdığını, bu oranın en düşük mevduat faiz oranı olduğunu temyiz dilekçe eklerinde sundukları Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğüne nemalandırmaya ilişkin yazılarda da görüleceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacıların murisine ait kamulaştırma bedelinin nemalandırılması için vesayet makamının emriyle açılan mevduat hesabına düşük oranda faiz uygulandığı iddiasına dayalı olarak bahsedilen uygulama sebebiyle uğranılan nema kaybının davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Tahsil 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/6234 E. 2021/5233 K.
Ortak:kamulaştırma bedeli · nemalandırma · vesayet · kısıtlılık · depo kararı · mevduat hesabı · kâr kaybı · eksik inceleme · Tahsil
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin murisinin 2009 yılında «vesayet» altına alındığını, murisin sağlığında hissedarı olduğu bir taşınmazın kamulaştırıldığını ve hissesine isabet eden «kamulaştırma bedelinin» davalı banka nezdinde «depo» edildiğini, davalı bankanın «kısıtlı» adına yatan kamulaştırma bedelinin nasıl değerlendirilmesi gerektiği hususunda vesayet makamından görüş sorduğunu, vesayet makamının kamulaştırma bedelinin üçer aylık vadeli mevduat hesabında «nemalandırılması» talimatını verdiğini, murisin ölümü sonrasında bu hesapta bulunan parayı tahsil etmek istediklerinde bankanın hesapta bulunan mevduata %5,50 oranında faiz uyguladığını tespit ettiklerini, bu oranın en düşük mevduat faiz oranı olduğunu, oysa bankanın kısıtlının haklarını korumak için en azından %11 oranında faiz uygulaması gerektiğini, bankanın düşük oranda faiz uygulaması sebebiyle yaklaşık 77.000,00 TL civarında nema «kaybına» uğradıklarını ileri sürerek, belirsiz olan alacağın şimdilik asgari 1.000,00 TL tutarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Dairemizin 21.06.2021 tarih, 2020/6234 E. ve 2021/5233 K. sayılı kararıyla ''..Davacıların murisine ait «kamulaştırma bedeli» davalı banka nezdinde «depo» edilmiş olup, davalı bankaca, «kısıtlıya» ait kamulaştırma bedelinin nasıl «nemalandırılması» gerektiği hususunda «vesayet» makamından görüş sorulmuş, vesayet makamınca verilen cevapla, kamulaştırma bedelinin vesayet hesabı adı altında açılacak üçer ay vadeli bir «mevduat hesabına» aktarılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların murisine ait «kamulaştırma bedeli» davalı banka nezdinde «depo» edilmiş olup, davalı bankaca, «kısıtlıya» ait kamulaştırma bedelinin nasıl «nemalandırılması» gerektiği hususunda «vesayet» makamından görüş sorulduğu, vesayet makamınca verilen cevapla, kamulaştırma bedelinin vesayet hesabı adı altında açılacak üçer ay vadeli bir «mevduat hesabına» aktarılmasının istenildiği, davalı bankanın bu cevap üzerine, üçer ay vadeli bir mevduat hesabı açtığı ve kamulaştırma bedelini bu hesapta %5,50 oranında faiz uygulayarak nemalandırdığı, davalı banka her ne kadar vesayet makamının talimatı doğrultusunda hareket ettiği ve hesaba uygulanan faiz oranının Adalet Bakanlığı ile banka arasında akdedilen sözleşmeyle belirlenen faiz oranı olduğunu belirtmiş ise de davalı bankadan sözleşme örneği istenilmiş fakat davalı banka tarafından böyle bir sözleşmeye rastlanılmadığının bildirildiği, davalı bankadan hesabın açıldığı dönemde bu tür hesaplara uyguladığı asgari ve azami faiz oranları gösterir belgelerin incelenmesinde davalı bankanın hesabın açıldığı döneme ilişkin bu tür hesaplara uyguladığı en yüksek faiz oranının %5,25 olarak belirtildiği, davaya konu kamulaştırma bedeline davalı bankaca uygulanan %5,50 oranındaki faizin hesabın açıldığı dönemde bankanın uyguladığı «azami faiz oranının» üzerinde olduğu, uygulanan faiz oranının davacıların mağduriyetine sebep olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDavacıların murisine ait «kamulaştırma bedeli» davalı banka nezdinde «depo» edilmiş olup, davalı bankaca, «kısıtlıya» ait kamulaştırma bedelinin nasıl «nemalandırılması» gerektiği hususunda «vesayet» makamından görüş sorulmuş, vesayet makamınca verilen cevapla, kamulaştırma bedelinin vesayet hesabı adı altında açılacak üçer ay vadeli bir «mevduat hesabına» aktarılması istenilmiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların murisine ait «kamulaştırma bedelinin» davalı banka nezdinde «depo» edildiği, murisin «kısıtlı» olması sebebiyle depo edilen bedelin «vesayet» makamının talimatı üzerine üç ay vadeli «mevduat hesabına» aktarıldığı, vesayet hesabına uygulanan faiz oranının farklı olduğu ancak bu oranın Adalet Bakanlığı ile davalı arasında yapılan sözleşme uyarınca belirlendiği, da …
Dava, davacıların murisine ait «kamulaştırma bedelinin» «nemalandırılması» için «vesayet» makamının emriyle açılan «mevduat hesabına» düşük oranda faiz uygulandığı iddiasına dayalı olarak bahsedilen uygulama sebebiyle uğranılan nema «kaybının» davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/12212 E. 2013/11335 K.
Ortak:vesayet · kısıtlılık
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin murisinin 2009 yılında «vesayet» altına alındığını, murisin sağlığında hissedarı olduğu bir taşınmazın kamulaştırıldığını ve hissesine isabet eden «kamulaştırma bedelinin» davalı banka nezdinde «depo» edildiğini, davalı bankanın «kısıtlı» adına yatan kamulaştırma bedelinin nasıl değerlendirilmesi gerektiği hususunda vesayet makamından görüş sorduğunu, vesayet makamının kamulaştırma bedelinin üçer aylık vadeli mevduat hesabında «nemalandırılması» talimatını verdiğini, murisin ölümü sonrasında bu hesapta bulunan parayı tahsil etmek istediklerinde bankanın hesapta bulunan mevduata %5,50 oranında faiz uyguladığını tespit ettiklerini, bu oranın en düşük mevduat faiz oranı olduğunu, oysa bankanın kısıtlının haklarını korumak için en azından %11 oranında faiz uygulaması gerektiğini, bankanın düşük oranda faiz uygulaması sebebiyle yaklaşık 77.000,00 TL civarında nema «kaybına» uğradıklarını ileri sürerek, belirsiz olan alacağın şimdilik asgari 1.000,00 TL tutarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 17.01.2019 tarih, 2018/95 E. ve 2019/40 K. sayılı kararıyla davacıların murisine ait «kamulaştırma bedelinin» davalı banka nezdinde «depo» edildiği, murisin «kısıtlı» olması sebebiyle depo edilen bedelin «vesayet» makamının talimatı üzerine üç ay vadeli «mevduat hesabına» aktarıldığı, vesayet hesabına uygulanan faiz oranının farklı olduğu, ancak bu oranın Adalet Bakanlığı ile davalı arasında yapılan sözleşme uyarınca belirlendiği, d …
Dairemizin 21.06.2021 tarih, 2020/6234 E. ve 2021/5233 K. sayılı kararıyla ''..Davacıların murisine ait «kamulaştırma bedeli» davalı banka nezdinde «depo» edilmiş olup, davalı bankaca, «kısıtlıya» ait kamulaştırma bedelinin nasıl «nemalandırılması» gerektiği hususunda «vesayet» makamından görüş sorulmuş, vesayet makamınca verilen cevapla, kamulaştırma bedelinin vesayet hesabı adı altında açılacak üçer ay vadeli bir «mevduat hesabına» aktarılması istenilmiştir.
Benzer bu karardaDava, banka aleyhine açılan zararın tahsili istemine ilişkin olup, dava «kısıtlı»...ye «vesayeten» vasisi ... tarafından açılmıştır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 462/8. maddesi hükmü gereğince, acele hallerde vasinin geçici önlemler alma yetkisi saklı kalmak üzere, vasinin dava açabilmesi «vesayet» makamının iznine tabidir (Dairemizin 07.06.2012 gün ve 2012/6837-9880 E.K., 27.11.2012 gün ve 2011/13488-19189 E.K. sayılı ilamlarında belirtildiği gibi).
Somut olayda vasi, «vesayet» kararını «ibraz» etmişse de vesayet makamının iznine dair kararı ibraz etmemiş, mahkemece de bu husus üzerinde durulmamıştır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ek mehil · ibraz
Benzer bu karardaSomut olayda vasi, «vesayet» kararını «ibraz» etmişse de vesayet makamının iznine dair kararı ibraz etmemiş, mahkemece de bu husus üzerinde durulmamıştır.
Bu durumda, «vesayet» makamından dava açmaya izin kararı alması için davacı vasiye «mehil» vermek ve bu karar alındıktan sonra davaya devam edilerek oluşacak sonuç çerçevesinde karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş re'sen bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/5881 E. , 2023/5263 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2021/283 Esas, 2022/256 Karar
HÜKÜM
Davanın reddi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen sebepsiz zenginleşme davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 59.955,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle uygulanması gereken 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 3156 sayılı Kanun ile değişik 438 inci maddesi gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin murisinin 2009 yılında vesayet altına alındığını, murisin sağlığında hissedarı olduğu bir taşınmazın kamulaştırıldığını ve hissesine isabet eden kamulaştırma bedelinin davalı banka nezdinde depo edildiğini, davalı bankanın kısıtlı adına yatan kamulaştırma bedelinin nasıl değerlendirilmesi gerektiği hususunda vesayet makamından görüş sorduğunu, vesayet makamının kamulaştırma bedelinin üçer aylık vadeli mevduat hesabında nemalandırılması talimatını verdiğini, murisin ölümü sonrasında bu hesapta bulunan parayı tahsil etmek istediklerinde bankanın hesapta bulunan mevduata %5,50 oranında faiz uyguladığını tespit ettiklerini, bu oranın en düşük mevduat faiz oranı olduğunu, oysa bankanın kısıtlının haklarını korumak için en azından %11 oranında faiz uygulaması gerektiğini, bankanın düşük oranda faiz uygulaması sebebiyle yaklaşık 77.000,00 TL civarında nema kaybına uğradıklarını ileri sürerek, belirsiz olan alacağın şimdilik asgari 1.000,00 TL tutarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin vesayet makamının talimatına uygun olarak işlem yaptığını, bu tür hesaplara uygulanacak faiz oranlarının Adalet Bakanlığı ile yapmış oldukları sözleşmeler gereğince belirlendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 17.01.2019 tarih, 2018/95 E. ve 2019/40 K. sayılı kararıyla davacıların murisine ait kamulaştırma bedelinin davalı banka nezdinde depo edildiği, murisin kısıtlı olması sebebiyle depo edilen bedelin vesayet makamının talimatı üzerine üç ay vadeli mevduat hesabına aktarıldığı, vesayet hesabına uygulanan faiz oranının farklı olduğu, ancak bu oranın Adalet Bakanlığı ile davalı arasında yapılan sözleşme uyarınca belirlendiği, davalı bankanın uyguladığı faiz oranının sözleşmeye uygun olduğu, davalı bankanın vesayet makamının talimatı doğrultusunda işlem yaptığı, yapılan işlemde bir usulsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekilince istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 01.06.2020 tarih, 2019/2106 E. ve 2020/713 K. sayılı kararıyla davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 21.06.2021 tarih, 2020/6234 E. ve 2021/5233 K. sayılı kararıyla ''..Davacıların murisine ait kamulaştırma bedeli davalı banka nezdinde depo edilmiş olup, davalı bankaca, kısıtlıya ait kamulaştırma bedelinin nasıl nemalandırılması gerektiği hususunda vesayet makamından görüş sorulmuş, vesayet makamınca verilen cevapla, kamulaştırma bedelinin vesayet hesabı adı altında açılacak üçer ay vadeli bir mevduat hesabına aktarılması istenilmiştir. Davalı bankanın bu cevap üzerine, üçer ay vadeli bir mevduat hesabı açtığı ve kamulaştırma bedelini bu hesapta %5,50 oranında faiz uygulayarak nemalandırdığı görülmektedir. İlk derece mahkemesince, davalı bankanın vesayet makamının talimatı doğrultusunda hareket ettiği ve hesaba uygulanan faiz oranının Adalet Bakanlığı ile banka arasında akdedilen sözleşmeyle belirlenen faiz oranı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak bahsedilen sözleşme dosya arasında bulunmamaktadır. Bunun yanında davalı bankanın hesabın açıldığı dönemde bu tür hesaplara uyguladığı asgari ve azami faiz oranları gösterir belgeler de dosyaya kazandırılmamıştır. Bu itibarla mahkemece, öncelikle Adalet Bakanlığı ile banka arasındaki hesap sözleşmesinin bir örneğinin dosyaya kazandırılması ve davaya konu hesabın anılan sözleşme kapsamındaki hesaplardan olup olmadığının ve sözleşmeyle, vesayet hesabı adı altında açılan tüm hesaplar bakımından bağlayıcı olacak şekilde uygulanması öngörülen bir faiz oranı olup olmadığının tespit edilmesi, varsa bankanın uyguladığı faiz oranının sözleşmeye uygun olup olmadığının belirlenmesi, bulunmaması halinde ise bankanın hesabın açıldığı dönemde uyguladığı asgari ve azami faiz oranları gözetilerek uygulanan faiz oranının davacıların mağduriyetine sebep olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmediği..'' gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların murisine ait kamulaştırma bedeli davalı banka nezdinde depo edilmiş olup, davalı bankaca, kısıtlıya ait kamulaştırma bedelinin nasıl nemalandırılması gerektiği hususunda vesayet makamından görüş sorulduğu, vesayet makamınca verilen cevapla, kamulaştırma bedelinin vesayet hesabı adı altında açılacak üçer ay vadeli bir mevduat hesabına aktarılmasının istenildiği, davalı bankanın bu cevap üzerine, üçer ay vadeli bir mevduat hesabı açtığı ve kamulaştırma bedelini bu hesapta %5,50 oranında faiz uygulayarak nemalandırdığı, davalı banka her ne kadar vesayet makamının talimatı doğrultusunda hareket ettiği ve hesaba uygulanan faiz oranının Adalet Bakanlığı ile banka arasında akdedilen sözleşmeyle belirlenen faiz oranı olduğunu belirtmiş ise de davalı bankadan sözleşme örneği istenilmiş fakat davalı banka tarafından böyle bir sözleşmeye rastlanılmadığının bildirildiği, davalı bankadan hesabın açıldığı dönemde bu tür hesaplara uyguladığı asgari ve azami faiz oranları gösterir belgelerin incelenmesinde davalı bankanın hesabın açıldığı döneme ilişkin bu tür hesaplara uyguladığı en yüksek faiz oranının %5,25 olarak belirtildiği, davaya konu kamulaştırma bedeline davalı bankaca uygulanan %5,50 oranındaki faizin hesabın açıldığı dönemde bankanın uyguladığı azami faiz oranının üzerinde olduğu, uygulanan faiz oranının davacıların mağduriyetine sebep olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki istemler tekrar edilmek suretiyle davalı bankaca kamulaştırma bedelinin vesayet hesabı adı altında düşük faiz oranı uygulamak suretiyle nemalandırdığını, bu oranın en düşük mevduat faiz oranı olduğunu temyiz dilekçe eklerinde sundukları Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğüne nemalandırmaya ilişkin yazılarda da görüleceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacıların murisine ait kamulaştırma bedelinin nemalandırılması için vesayet makamının emriyle açılan mevduat hesabına düşük oranda faiz uygulandığı iddiasına dayalı olarak bahsedilen uygulama sebebiyle uğranılan nema kaybının davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/960585700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz