6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Menfi tespit | Haciz ihbarenamesinin iptali | Menfi tespit

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/2327 E. 2023/4681 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
usulsüz tebliğ haciz ihbarnamesi takibin kesinleşmesi zimmet usulüne uygun tebliğ mutabakat kötü niyet tazminatı kötü niyet haciz fatura menfi tespit vekalet ücreti ibraz

Atıf yapılan mevzuat: HUMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Uyuşmazlık, menfi tespit istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.

3. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/2327 E.  ,  2023/4681 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2020/213 Esas, 2020/765 Karar

HÜKÜM

Davanın reddi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.

Davacı vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; davalılardan ...’ın diğer davalı ... aleyhine başlattığı takibin kesinleşmesi üzerine mvüvekkili şirkete gönderilen 1., 2., ve 3. haciz ihbarnamelerinin usulsüz tebliğ edildiğini, müvekkili şirketin davalı ...’a herhangi bir borcu bulunmadığını ileri sürerek haciz ihbarnamelerinin iptali ile davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... vekili; müvekkilinin diğer davalı ...'tan olan alacağının tahsili amacıyla takip başlattıklarını, takibe itiraz edilmediğinden kesinleştiğini, bilahare davacı şirkete 1. ve 2. haciz ihbarnamelerinin usulüne uygun tebliğ edildiğini, her ne kadar davalı ... hakkında Bursa 19. İcra Müdürlüğünün 2014/8804 E. sayılı dosyası ile başlatılan takip dosyasından davacı şirkete haciz ihbarnamesi gönderilmiş ise de, kendi dosyalarından gönderilen haciz ihbarnamesinin davacı şirkete daha önce tebliğ edildiğini, bu itibarla 2014/8682 E. sayılı dosyasına yatırılması gereken borç miktarının haksız yere 2014/8804 E. sayılı dosyasına yatırıldığını belirterek davanın reddi ile davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı ... vekili; müvekkilinin davacı şirketten 29.559,00 TL karşılıklı mutabakat altına alınmış alacağı olduğunu, davacı şirketin ibraz ettiği fatura ve alacaklarını kabul etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile üçüncü şahsın haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren 7 gün içinde itiraz etmemesi halinde mal yedinde veya borç zimmetinde sayılacağı, davacı 7 gün içinde haciz ihbarnamesine itiraz etmediğinden borcun zimmetinde sayılacağı, davacının söz konusu haciz ihbarnamesinin tebliğinden sonra başka bir icra dosyasından gönderilen ve 13.10.2014 tarihinde tebliğ edilen haciz ihbarnamesine istinaden ödeme yapmış olmasının davacıyı borçtan kurtarmayacağı gerekçesiyle davacının kötü ödemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuran

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Yargıtay Kararı

Dairenin 28.09.2022 tarihli ve 2021/4986 E. 2022/6434 K. sayılı kararıyla kararın onanmasına karar verilmiştir.

V. KARAR DÜZELTME

A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran

Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

B. Karar Düzeltme Sebepleri

Davacı vekili; gönderilen haciz ihbarnamalerinin usulsüz olduğunu, davalıya borcunun olmadığını, menfi tespit taleplerinin kabul edilmesi gerektiğini, davanın reddedildiğini, vekalet ücretinin maktu olması gerektiğini, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın düzeltilmesini ve Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, menfi tespit istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.

3. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,

Aşağıda yazılı bakiye 394,35 TL karar düzeltme ret harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 1.581,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,

06.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/960565900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.