6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/2524 E. 2023/4904 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şahsi sorumluluk mevduat hesabı vekâlet ücreti ıslah taşıyan yükleten (shipper)

Atıf yapılan mevzuat: TBK — TBK 74

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece 28.07.2011 tarih, 2008/108 E. ve 2011/269 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

B.Bozma Kararı

Dairemizin 28.03.2014 tarih, 2014/246 E. ve 2014/6107 K. sayılı kararıyla araştırma yapılması gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararı ile davaya konu 53 adet tediye fişinin incelenmesi neticesinde, uyumsuz imza taşıyan, dolayısıyla müşteri tarafından imzalandığı açıkça anlaşılmayan fişlerle çekilen miktarın 136.576,00 TL olduğu, bunun yanında, imzasız ödeme fişleriyle çekilen miktarın ise 132.076,00 TL olduğu, bu şekilde, davacı ...'in hesabından usulsüz çekildiği anlaşılan toplam para miktarının 268.652,00 TL olduğu, .. tarafından düzenlenen tahsil fişleriyle hesaba yapılan iadeler toplamının 269.133,00 TL olduğu, bu hali ile davacı ... yönünden herhangi bir zararın ve dolayısıyla alacak hakkının doğmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Yargıtay önceki bozma gereğinin tam olarak yerine getirilmediğini, paranın iade edildiği benimsemesinin doğru olmadığını, raporlar arası çelişki olduğunu, kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava; davacının banka hesaplarında bulunan paraların davalı banka çalışanlarınca usulsüz işlemlerle çekildiği iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 74 üncü maddesi.

3. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/482 E. 2024/2782 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5342 E. 2011/16119 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/2524 E.  ,  2023/4904 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI 2014/268 Esas, 2021/490 Karar

HÜKÜM

Ret

Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 12.09.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı bankanın ... Şubesi nezdinde hesaplarının bulunduğunu, davalı banka çalışanlarından ... ve ... isimli kişiler hakkında Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan soruşturma kapsamında mudilerin hesaplarında usulsüz işlemler yapılması sebebiyle kamu davası açıldığını, müvekkili bankaya gittiğinde işlemleriyle ... ’ın ilgilendiğini ancak bu kişinin bilgisayar sisteminin arızalı olduğunu söyleyerek müvekkilini oyaladığını ve müvekkilinin bankadaki toplam parasını gösterir miktarı bir kağıda el yazısıyla yazarak verdiğini, yolsuzlukların ortaya çıkmasından sonra müvekkilinin bankaya gidip hesaplarını kontrol ettiğinde bilgisi dışında hesabından para çekildiğini öğrendiğini ileri sürerek, 230.000,00 TL’nin hesaplardan çekildiği tarihlerden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında verdiği ıslah dilekçesiyle toplam talebini 330.708,95 TL’ye yükseltmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili banka nezdinde hangi türden kaç adet hesabının bulunduğunu açıklamasının gerektiğini, banka müfettişleri tarafından yapılan inceleme sonucunda davacının bir adet mevduat ve iki adet yatırım hesabının bulunduğunun belirlendiğini, mevduat hesabının kapandığını, yatırım hesaplarının ise halen açık olup her iki hesapta para bulunmadığını, bu hesaplardaki para miktarının hiçbir zaman 230.000,00 TL’ye ulaşmadığını, davacının hesaptaki paraların tamamının çekilerek hesabın kapatılmasından yaklaşık bir yıl sonra bu duruma itiraz ettiğini ayrıca itiraz ettiği tediye işlemlerine ilişkin fişlerde kendi imzasının bulunduğunu, tediye fişlerinde davacının imzası bulunmayan bir kısım işlemlerin davacının bir hesabından çekilip diğer hesabına yatırılması şeklinde gerçekleştirildiğini, davacıya bireysel emeklilik hesabı da açıldığını, dolayısıyla davacının bu işlemlerden dahi haberdar olduğunu, ...

tarafından el yazısıyla yazılıp davacıya verilen rakamın gerçek hesap hareketlerine ilişkin olmadığını ve bankacılık açısından hiçbir geçerliliğinin bulunmadığını, bu haliyle ancak ... ’ın şahsi sorumluluğuna delil teşkil edebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen İlk Karar

Mahkemece 28.07.2011 tarih, 2008/108 E. ve 2011/269 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

B.Bozma Kararı

Dairemizin 28.03.2014 tarih, 2014/246 E. ve 2014/6107 K. sayılı kararıyla araştırma yapılması gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararı ile davaya konu 53 adet tediye fişinin incelenmesi neticesinde, uyumsuz imza taşıyan, dolayısıyla müşteri tarafından imzalandığı açıkça anlaşılmayan fişlerle çekilen miktarın 136.576,00 TL olduğu, bunun yanında, imzasız ödeme fişleriyle çekilen miktarın ise 132.076,00 TL olduğu, bu şekilde, davacı ...'in hesabından usulsüz çekildiği anlaşılan toplam para miktarının 268.652,00 TL olduğu, .. tarafından düzenlenen tahsil fişleriyle hesaba yapılan iadeler toplamının 269.133,00 TL olduğu, bu hali ile davacı ... yönünden herhangi bir zararın ve dolayısıyla alacak hakkının doğmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Yargıtay önceki bozma gereğinin tam olarak yerine getirilmediğini, paranın iade edildiği benimsemesinin doğru olmadığını, raporlar arası çelişki olduğunu, kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava; davacının banka hesaplarında bulunan paraların davalı banka çalışanlarınca usulsüz işlemlerle çekildiği iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 74 üncü maddesi.

3. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeple;

Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

12.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/958854900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.