6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tazminat | Tahsil

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/1119 E. 2023/4418 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hakkaniyet indirimi acentelik ilişkisi portföy tazminatı komisyon alacağı komisyon bedeli prim alacağı acentelik sözleşmesi acente direnme kararı kâr mahrumiyeti sözleşmenin feshi ikrar acentelik hakkaniyet ek prim fesih komisyon kâr kaybı ıslah taahhütname dosya masrafı kusur avans faizi

Atıf yapılan mevzuat: HUMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, acentelik sözleşmesinin feshine dayalı portföy tazminatının, ek komisyon alacağının, komisyon kaybının ve manevi tazminatın davalıdan tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.

3. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, Mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, taraf vekillerinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme istemlerinin reddi gerekir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Haksız Rekabetin Tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/12426 E. 2011/7188 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7542 E. 2014/16209 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/1119 E.  ,  2023/4418 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2016/345 Esas, 2020/725 Karar

HÜKÜM

Kısmen kabul

KARAR DÜZELTME İSTEYEN Taraf vekilleri

Taraflar arasındaki alacak, tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.

Taraf vekilleri tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında 29.06.2005 tarihinde süresiz acentelik sözleşmesinin düzenlendiğini, acentelik ilişkisi devam ederken davalının, müvekkilinin herhangi bir kusuru olmamasına rağmen tek taraflı olarak sözleşmeyi feshettiğini, davalının 3 ay sonra sözleşmenin feshedileceğine ilişkin ihbarından sonra söz konusu sürede fiilen müvekkilinin poliçe üretimini engellediği gibi müşterilere doğrudan poliçe sattığını, bu nedenle müvekkilinin elde edeceği komisyondan mahrum kaldığını, yine sözleşme uyarınca müvekkiline ödenmesi gereken ek komisyonun ödenmediğini, davalının tüm bu eylemleri nedeniyle müvekkilinin manevi zarara uğradığını ileri sürerek şimdilik 10.000,00 TL portföy tazminatı, 10.000,00 TL komisyon kaybı, 10.000,00 TL ek komisyon bedeli ve 50.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 04.03.2009 tarihli ıslah dilekçesi ile portföy tazminatı talebini 802.662,96 TL'ye, komisyon kaybı talebini ise 494.711,43 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki sözleşmede, taraflardan herbirinin diğer tarafa taahhütlü bir mektupla, üç ay evvelinden haber vermek şartıyla sözleşmeyi feshedebileceğinin düzenlendiğini, müvekkilinin de bu kapsamda sözleşmeyi feshettiğini, davacının sözleşme hükümleri uyarınca müvekkilinden tazminat isteyemeyeceğini, kaldı ki sözleşmenin feshinde de davacının kusurlu olduğunu, müvekkilinin davacıdan prim alacağının bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyulan bozma ilamına göre, süreklilik unsurunun ve diğer unsurların gerçekleştiği ve davacının portföy tazminatına hak kazandığı ve iptal edilen komisyonların hesaba katılmaksızın yapılan bilirkişi hesabına değer verilerek bilirkişiler tarafından hesaplanan 1 yıla karşılık gelen ortalama tutarın 552.736,00 TL olduğu, acentenin birtakım yükümlülüklerine aykırı davrandığı ispat edilemediği gibi davacının sözleşmenin feshinde bir kusurunun bulunmadığı, hakkaniyet indirimi yapılmadığı, davacının geçmiş dönem performansı göz önünde bulundurularak yapılan tespitler dikkate alındığında, fesih dönemi ile aynı zaman dilimine denk gelen geçmiş dönem komisyonlar tutarının 388.497,00 TL olduğu, davacının bu komisyonu elde etmek için yapacağı masraflardan tasarruf ettiği göz önüne alınarak takdiren %15 oranında hakkaniyet indirimi yapılmasının uygun olduğu, davacının talep edebileceği komisyon alacağının 330.222,45 TL olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 330.222,45 TL komisyon alacağının 10.000,00 TL'sinin dava tarihinden, kalan 320.222,45 TL'sinin ıslah tarihi olan 04.03.2009 tarihinden itibaren hesaplanacak avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 552.736,00 TL portföy tazminatının 10.000,00 TL'sinin dava tarihinden, kalan 542.736,00 TL'sinin ıslah tarihi olan 04.03.2009 tarihinden itibaren hesaplanacak avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı her ne kadar %5 ek prim alacağı talep etmiş ise de, bu alacağını ispatlayamadığından ve manevi tazminat talebinde bulunmuş ise de manevi tazminat koşulları gerçekleşmediğinden davacının bu taleplerinin reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuran

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Yargıtay Kararı

Dairenin 27.10.2022 tarih, 2021/1815 E. ve 2022/7461 K. sayılı kararıyla Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.

V. KARAR DÜZELTME

A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran

Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

B. Karar Düzeltme Sebepleri

1.Davacı vekili karar düzeltme dilekçesinde özetle; müvekkilinin fesih öncesi 4 aylık süreye ilişkin komisyon alacağının hüküm altına alınmadığını, fesih bildiriminden önceki 4 ayda poliçe tanzimine engel olunduğunun, linklerin kapatıldığının tartışmasız olduğunu, portföy tazminatına ilişkin hak ve alacaklar yönünden müvekkili şirketin tanzim ettiği ve bitim süresine yakın zamanda davalı tarafından keyfiyeten fesih edilen poliçelerden kaynaklı komisyonların portföy tazminatının hesaplanmasında göz ardı edilmesinin kanuna aykırı olduğunu, davalının bu eyleminin kötü niyetli ve müvekkilinin bu hakkını talep etmesinin önünü almak amaçlı olarak yapıldığını, portföy tazminatının hesaplanmasında bilirkişilerce hata yapıldığını, sanki tüm poliçeler trafik poliçesiymiş gibi %10 oranının baz alındığını, oysa müvekkilinin kasko, sağlık ya da sair hususlarda da düzenlediği poliçeler bulunduğunu belirterek onama ilamının kaldırılarak Mahkeme kararının düzletilerek onanmasını ya da bozulmasını istemiştir.

2.Davalı vekili karar düzeltme dilekçesinde özetle; Mahkeme tarafından verilen kararın (aslında) neredeyse bir direnme kararı niteliği taşımakla birlikte yüksek Mahkeme tarafından verilen karar kendi içerisinde çeliştiği halde onama kararı verilmiş olmasının direnme kararını kanıtlar nitelikte olduğunu, bozma ilamına uyulduktan sonra alınan ve hükme esas tutulan bilirkişi raporlarının yetersiz tespitler içerdiğini, Mahkeme tarafından verilen kararın dayanaksız olduğunu, portföy tazminatının şartlarının oluşmadığını, davalının davacının portföyünü kullanmadığını, davacının portföyüne dava açtığını, bu durumda davalının tazminat ile muhatap olamayacağını, Mahkemece hiçbir şekilde indirim yapılmadan üst sınırlardan hüküm kurulduğunu, davacının kanunen komisyon tazminatı hakkının bulunmadığını, davacının öncesinde dava dışı sigortalı şirketlere dava açtığını, SBM ve Tramer kayıtları incelendiğinde tespit edilmiş olduğu üzere 3 aylık dönemde davacı acentenin poliçelerini Şeker Sigorta’dan ve Ergo Sigorta’dan tanzim etmeye devam ettiğini, bu bilgiye rağmen “sanki poliçeler tanzim edilmemiş gibi“ tazminata hükmedilmiş olmasının doğru olmadığını, bu hususun davacı acente tarafından ikrar edildiğini belirterek Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, acentelik sözleşmesinin feshine dayalı portföy tazminatının, ek komisyon alacağının, komisyon kaybının ve manevi tazminatın davalıdan tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.

3. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, Mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, taraf vekillerinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme istemlerinin reddi gerekir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Taraf vekillerinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,

Karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 1.581,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenlerden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,

12.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/956356800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.