İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/818 E. 2023/4330 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
organik bağ↗ ortaklık sözleşmesi↗ adi ortaklık↗ icra inkâr tazminatı↗ ibra↗ ikrar↗ ihtiyati haciz↗ esastan ret↗ haciz↗ iflas↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ dava sebebi↗ yükleten (shipper)↗ teslim↗ kesin hüküm↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Malatya 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/302 E., 2019/294 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin İstanbul'da çeşitli balık restaurantlarının işletmeciliğini, Yozgat'ta ise büyükbaş hayvan ticareti yaptığını, davalı şirketin ortağı olan ...'nun müvekkili ile iletişime geçerek davalıdan ve davalı şirketin organik bağ içinde olduğu şirketlerden mal alabileceğini beyan ettiğini, karşı tarafın şirket ortağı olan ve müvekkilinden değişik zaman ve miktarlarda yaklaşık toplam 2.500.000,00 TL aldıklarını, karşı tarafın hiçbir şekilde müvekkiline büyükbaş hayvanları teslim etmediği gibi müvekkiline hayvanların büyüyüp çoğalacağını, semenlerini müvekkiline teslim edeceğini söyleyerek müvekkilini aylarca oyaladığını, davalı şirket aleyhine ihtiyati haciz kararı verildiğini, alacağın kesin olduğunun soruşturma dosyasında da ispatlanmış olduğunu, müvekkili şirketin davalıdan olan alacaklarının bir kısmından dolayı icra takibinde bulunduklarını, davalı tarafça yapılan haksız itiraz üzerine icra takibinin durduğunu ileri sürerek haksız ve kötü niyetli itirazın iptaline, takibin devamına, haksız ve kötü niyetli itiraz nedeniyle %20'den az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin banka havalesi yoluyla gönderilen 50.000,00 Dolar parayı hiçbir zaman inkâr etmediğini, söz konusu paranın müvekkiline gönderilme sebebinin adi ortaklık yoluyla süt hayvancılığı yapılması olduğunu, davacının bu parayı ortak ticaret için gönderdiğini, ortaklık sözleşmesi yapıldığını, davacının bu ortaklığın yerine gelmesi için gayrimenkul alınması, satılması ve işyeri açma için gerekli bütün işlemleri yapmak üzere müvekkili şirket ortakları ... ve ...'ya vekâlet verdiğini, müvekkili şirketin yeni yatırımlar yaptığını, çiftliği ve araziyi büyütme yoluna gittiğini, davacının bir süre sonra ortaklıktan vazgeçerek hayvanları Yozgat'ta bulunan çiftliğine götüreceğini beyan ettiğini ancak ortaklık payından kendine düşen hayvanları teslim almadığını, ortaklık yapısını ibra etmediğini, davacıya parasına karşılık banka yoluyla 175.000,00 TL ödendiğini, davacının gönderdiği paradan dolayı bir alacağının bulunmadığını, davacının tehdit yoluyla müvekkillerden para almaya çalıştığını, savcılık yoluna gidilince ihtiyati haciz alınmak suretiyle müvekkiline baskı yapılarak haksız tahsilat yapılma yolunun denendiğini, yaptıkları itiraz neticesinde ihtiyati haciz kararının kaldırıldığını, davacı tarafın müvekkiline ortaklık amacıyla gönderdiği 50.000,00 Dolar bulunduğunu, bu paranın ticari amaçla gönderildiğinden gönderildiği gün kuru itibariyle Türk parasına çevrilmesi gerektiğini, davacı tarafın ortaklıktan vazgeçmesinden sonra müvekkilinin iade ettiği paralar mevcut olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında bir ortaklık kurma amacının bulunduğunun açık olduğu, tarafların da kabulünde olduğu şekilde davacının parayı gönderdiği ancak karşı tarafın edimini yerine getirmek dışında hazırlık hareketlerine dair başlamadığı, davalının para gönderildiğini inkar etmediği gibi hukuki ilişkiyi de ikrar ettiği, sözleşmenin yerine getirilmediği, hayata geçmediği takdirde genel ilkenin herkesin aldıklarını vermesi olduğu, bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun bulunuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, davalının yapmış olduğu takibe yönelik itirazın 78.820,39 TL açısından iptaline, Malatya İcra Dairesinin 2018/14141 E. sayılı takibin 78.820,39 TL açısından kaldığı yerden devamına, davalının itirazının haksız olduğu 78.320,39 TL açısından bu alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davacı arasında bir adi ortaklık olduğu konusunun dikkate alınmadan karar verildiğini, bu ortaklık gereğince davacının taşınmaz almak ve bazı işlemleri yapmak üzere müvekkili şirketin ortaklarına vekalet verdiğini, adi ortaklığın kurulduğunu, müvekkili şirketin bu ortaklık nedeniyle hayvan barınaklarını genişletmek üzere yatırım yaptığını, arazisini genişlettiğini, ticari ortaklığın kanıtlanması için sözleşmenin mevcut olduğunu, büyükbaş hayvanlarının alınması hususunun göz ardı edildiğini, yerel mahkemenin bu ortaklığı ve ortaklıktan kaynaklanan yatırım ve giderleri yok sayarak müvekkilini borçlu gösteren bilirkişi raporunu geçerli saymasının ve bu yönde karar vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı tarafın alacağının inkar edilmediğini sadece iddia ettiği kadar alacaklı olmadığı adi ortaklıktan kaynaklanan kar ve maliyet hesaplarının yapıldıktan sonra gerçek alacağının ortaya çıkacağının beyan edildiğini, yerel mahkemenin %20 tazminata karar vermesinin dosya kapsamına ve delil durumuna uygun olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, taraflar arasında adi ortaklığa ilişkin bir sözleşmenin hiçbir zaman hayata geçmediği, aralarındaki ticari ilişki nedeniyle davacının davalıdan icra takip tarihi itibariyle 78.820,39 TL alacaklı olduğu ve icra takibi yapmakta haklı olduğu gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle temyiz başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, büyükbaş hayvan ticareti kapsamında alacağın tahsili amacıyla yapılmış takibe itirazın iptali davasıdır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu' nun 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/716 E. 2015/2431 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:hayat sigortası · husumet ehliyeti · ek prim · taraf ehliyeti · kredi sözleşmesi · sigorta poliçesi · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre, davalı banka ile davacı arasında imzalanan «sigorta poliçesinin» dava dışı ... hesabına akdedildiği, tahsil edilen «prim» ve risk ...'e devredildiğinden davalı bankanın açılan davada «husumet ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, genel tarımsal «kredi sözleşmesi» sebebiyle yapılan büyükbaş hayvan «hayat sigortası poliçesinin» geç yapılması sebebiyle meydana geldiği iddia edilen zararın tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın «husumet» yönünden reddine karar verilmiş ise de, davacının, davalının «sigorta poliçesini» geç tanzim ettiği iddiasıyla davalı bankanın haksız eyleminden doğan zararının tazminini istediği ve sigorta poliçesi kapsamından kaynaklanan herhangi bir talebini …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/86 E. 2016/9708 K.
Ortak:dava sebebi
İncelediğiniz kararda… p dilekçesinde; müvekkili şirketin banka havalesi yoluyla gönderilen 50.000,00 Dolar parayı hiçbir zaman inkâr etmediğini, söz konusu paranın müvekkiline gönderilme «sebebinin» «adi ortaklık» yoluyla süt hayvancılığı yapılması olduğunu, davacının bu parayı ortak ticaret için gönderdiğini, «ortaklık sözleşmesi» yapıldığını, davacının bu ortaklığın yerine gelmesi için gayrimenkul alınması, satılması ve işyeri açma için gerekli bütün işlemleri yapmak üzere müvekkili şirket ortakları ... ve ...'ya vekâlet verdiğini, müvekkili şirketin yeni yatırımlar yaptığını, çiftliği ve araziyi büyütme yoluna gittiğini, davacının bir süre sonra ortaklıktan vazgeçerek hayvanları Yozgat'ta bulunan çiftliğine götüreceğini beyan ettiğini ancak ortaklık payından kendine düşen hayvanları «teslim» almadığını, ortaklık yapısını «ibra» etmediğini, davacıya parasına karşılık banka yoluyla 175.000,00 TL ödendiğini, davacının gönderdiği paradan dolayı bir alacağının bulunmadığını, davacının tehdit yoluyla müvekkillerden para almaya çalıştığını, savcılık yoluna gidilince «ihtiyati haciz» alınmak suretiyle müvekkiline baskı yapılarak haksız tahsilat yapılma yolunun denendiğini, yaptıkları itiraz neticesinde ihtiyati haciz kararının kaldırıldığını, d …
Benzer bu karardaDavacı vekili yargılama aşamasında davalının müvekkilinin «iyiniyetinden» istifade ederek «kira sözleşmesi» yerine devir sözleşmesi yapılmasını sağladığını belirtmiş olup; iddianın ileri sürülüş şekli itibariyle davacının TBK'nın 30 vd maddelerinde düzenlenen hata hukuki «sebebine» dayandığı nazara alınarak, bu kapsamda bir değerlendirme yapılarak sonuca varılması gerekirken, mahkemece «sözleşmeye aykırılık» çerçevesinde değerlendirme yapılarak sonuca ulaşılması doğru olmamış, hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:tazmin talebi · ispat külfeti · sözleşmenin feshi · kira sözleşmesi · iyiniyet · sözleşmeye aykırılık · fesih · yasal faiz
Benzer bu kararda… i, çiftliğin işletme hakkını devir aldıktan sonra hayvanları alıp götürdüğünü, davalının böylelikle sözleşmeye aykırı davrandığı, davacının haklı nedenle sözleşmeyi «fesih» hakkının bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, taraflar arasındaki noter «sözleşmesinin feshine», davacının hayvan bedellerinin «tazmini talebinin» kabulü ile 50.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davacı vekili yargılama aşamasında davalının müvekkilinin «iyiniyetinden» istifade ederek «kira sözleşmesi» yerine devir sözleşmesi yapılmasını sağladığını belirtmiş olup; iddianın ileri sürülüş şekli itibariyle davacının TBK'nın 30 vd maddelerinde düzenlenen hata hukuki «sebebine» dayandığı nazara alınarak, bu kapsamda bir değerlendirme yapılarak sonuca varılması gerekirken, mahkemece «sözleşmeye aykırılık» çerçevesinde değerlendirme yapılarak sonuca ulaşılması doğru olmamış, hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Bu itibarla, 45.000 TL'nin üzerinde kalan kısım için alacaklı olduğunu «ispat külfetinin» davacı tarafta olduğu gözetilmeksizin, bu kısmı da kapsayacak şekilde kabul hükmü kurulması doğru olmamış, hükmün davalı lehine bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/818 E. , 2023/4330 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/361 Esas, 2021/1893 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Malatya 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2019/302 E., 2019/294 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin İstanbul'da çeşitli balık restaurantlarının işletmeciliğini, Yozgat'ta ise büyükbaş hayvan ticareti yaptığını, davalı şirketin ortağı olan ...'nun müvekkili ile iletişime geçerek davalıdan ve davalı şirketin organik bağ içinde olduğu şirketlerden mal alabileceğini beyan ettiğini, karşı tarafın şirket ortağı olan ve müvekkilinden değişik zaman ve miktarlarda yaklaşık toplam 2.500.000,00 TL aldıklarını, karşı tarafın hiçbir şekilde müvekkiline büyükbaş hayvanları teslim etmediği gibi müvekkiline hayvanların büyüyüp çoğalacağını, semenlerini müvekkiline teslim edeceğini söyleyerek müvekkilini aylarca oyaladığını, davalı şirket aleyhine ihtiyati haciz kararı verildiğini, alacağın kesin olduğunun soruşturma dosyasında da ispatlanmış olduğunu, müvekkili şirketin davalıdan olan alacaklarının bir kısmından dolayı icra takibinde bulunduklarını, davalı tarafça yapılan haksız itiraz üzerine icra takibinin durduğunu ileri sürerek haksız ve kötü niyetli itirazın iptaline, takibin devamına, haksız ve kötü niyetli itiraz nedeniyle %20'den az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin banka havalesi yoluyla gönderilen 50.000,00 Dolar parayı hiçbir zaman inkâr etmediğini, söz konusu paranın müvekkiline gönderilme sebebinin adi ortaklık yoluyla süt hayvancılığı yapılması olduğunu, davacının bu parayı ortak ticaret için gönderdiğini, ortaklık sözleşmesi yapıldığını, davacının bu ortaklığın yerine gelmesi için gayrimenkul alınması, satılması ve işyeri açma için gerekli bütün işlemleri yapmak üzere müvekkili şirket ortakları ... ve ...'ya vekâlet verdiğini, müvekkili şirketin yeni yatırımlar yaptığını, çiftliği ve araziyi büyütme yoluna gittiğini, davacının bir süre sonra ortaklıktan vazgeçerek hayvanları Yozgat'ta bulunan çiftliğine götüreceğini beyan ettiğini ancak ortaklık payından kendine düşen hayvanları teslim almadığını, ortaklık yapısını ibra etmediğini, davacıya parasına karşılık banka yoluyla 175.000,00 TL ödendiğini, davacının gönderdiği paradan dolayı bir alacağının bulunmadığını, davacının tehdit yoluyla müvekkillerden para almaya çalıştığını, savcılık yoluna gidilince ihtiyati haciz alınmak suretiyle müvekkiline baskı yapılarak haksız tahsilat yapılma yolunun denendiğini, yaptıkları itiraz neticesinde ihtiyati haciz kararının kaldırıldığını, davacı tarafın müvekkiline ortaklık amacıyla gönderdiği 50.000,00 Dolar bulunduğunu, bu paranın ticari amaçla gönderildiğinden gönderildiği gün kuru itibariyle Türk parasına çevrilmesi gerektiğini, davacı tarafın ortaklıktan vazgeçmesinden sonra müvekkilinin iade ettiği paralar mevcut olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında bir ortaklık kurma amacının bulunduğunun açık olduğu, tarafların da kabulünde olduğu şekilde davacının parayı gönderdiği ancak karşı tarafın edimini yerine getirmek dışında hazırlık hareketlerine dair başlamadığı, davalının para gönderildiğini inkar etmediği gibi hukuki ilişkiyi de ikrar ettiği, sözleşmenin yerine getirilmediği, hayata geçmediği takdirde genel ilkenin herkesin aldıklarını vermesi olduğu, bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun bulunuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, davalının yapmış olduğu takibe yönelik itirazın 78.820,39 TL açısından iptaline, Malatya İcra Dairesinin 2018/14141 E.
sayılı takibin 78.820,39 TL açısından kaldığı yerden devamına, davalının itirazının haksız olduğu 78.320,39 TL açısından bu alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davacı arasında bir adi ortaklık olduğu konusunun dikkate alınmadan karar verildiğini, bu ortaklık gereğince davacının taşınmaz almak ve bazı işlemleri yapmak üzere müvekkili şirketin ortaklarına vekalet verdiğini, adi ortaklığın kurulduğunu, müvekkili şirketin bu ortaklık nedeniyle hayvan barınaklarını genişletmek üzere yatırım yaptığını, arazisini genişlettiğini, ticari ortaklığın kanıtlanması için sözleşmenin mevcut olduğunu, büyükbaş hayvanlarının alınması hususunun göz ardı edildiğini, yerel mahkemenin bu ortaklığı ve ortaklıktan kaynaklanan yatırım ve giderleri yok sayarak müvekkilini borçlu gösteren bilirkişi raporunu geçerli saymasının ve bu yönde karar vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı tarafın alacağının inkar edilmediğini sadece iddia ettiği kadar alacaklı olmadığı adi ortaklıktan kaynaklanan kar ve maliyet hesaplarının yapıldıktan sonra gerçek alacağının ortaya çıkacağının beyan edildiğini, yerel mahkemenin %20 tazminata karar vermesinin dosya kapsamına ve delil durumuna uygun olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, taraflar arasında adi ortaklığa ilişkin bir sözleşmenin hiçbir zaman hayata geçmediği, aralarındaki ticari ilişki nedeniyle davacının davalıdan icra takip tarihi itibariyle 78.820,39 TL alacaklı olduğu ve icra takibi yapmakta haklı olduğu gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle temyiz başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, büyükbaş hayvan ticareti kapsamında alacağın tahsili amacıyla yapılmış takibe itirazın iptali davasıdır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu' nun 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/956284600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz