Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/8596 E. 2023/4326 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
teminatın iadesi↗ menfi zarar↗ ticari temerrüt faizi↗ birim fiyat↗ mutabakat↗ ticari defter ve kayıtlar↗ temerrüt tarihi↗ depo kararı↗ satış sözleşmesi↗ sözleşmenin feshi↗ maddi hata↗ denetime elverişlilik↗ fesih↗ temerrüt faizi↗ ticari defter↗ esastan ret↗ dosya masrafı↗ ilan↗ dava sebebi↗ eksik inceleme↗ yükleten (shipper)↗ temerrüt↗ teminat↗ teslim↗ kesin hüküm↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sivas 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/424 E., 2021/196 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan 17.03.2017 tarih ve 2017/2/4 sayılı Sözleşme ile 3 kalem bilezik susta (komple) malzemesinin 2.466.750,00 TL (KDV hariç) bedel karşılığında davalıya sipariş edildiğini, davalı tarafından ihaleye ilişkin olarak toplam 148.005,00 TL nakit teminatın müvekkili şirket veznesinde depo edildiğini, sözleşmenin süresinin işe başlama tarihinden itibaren 5 ay 15 takvim günü olduğunu, dava konusu parçaların teslim süresinin müvekkili şirket stok ve finans durumu göz önüne alınarak 1'er ay süre ile ötelenmesi hususunda davalı firmadan görüş ve mutabakat istendiğini, ancak herhangi bir cevap verilmediğini, davalı firma tarafından 17.07.2018 tarihli yazı ile sözleşmeye konu malzemeleri teslim edemeyeceğini, sözleşmenin feshini ve işin tasfiyesini talep ettiğini, sözleşmenin feshedilerek davalıya bildirildiğini, 148.005,00 TL kesin teminatın davacı şirket veznesine depo edildiğini, güncellenen tutar ile kesin teminat tutarı arasında 40.851,37 TL güncelleme farkı ortaya çıktığını ileri sürerek sözleşmenin feshi nedeniyle davalı firma tarafından teslim edilemeyen malzemelerin ihtiyaç durumuna göre yeniden ihale edilmesi sonucu ortaya çıkan zararın şimdilik 5.000,00 TL sinin temerrüt faizi ile birlikte tahsiline, irat kaydedilen kesin teminatın güncellenmesi nedeniyle ortaya çıkan güncelleme farkının şimdilik 5.000,00 TL'sinin temerrüt tarihi olan 16.08.2018 tarihinden itibaren uygulanacak ticari temerrüt faizi ile birlikte tahsiline, menfi zarar kapsamındaki diğer giderlerinin ise şimdilik 1.000,00 TL'sinin temerrüt tarihi olan 31.10.2019 tarihinden itibaren uygulanacak ticari temerrüt faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dövizde meydana gelen artış sebebi ile davalı şirketin elinde olmayan sebeplerle işin tamamlanamaması ve bu süreçte yapılan mevzuat değişiklikleri sebebi ile davalıdan alacak talebinde bulunma hakkının bulunmadığını, müvekkiline fesih bildiriminin tebliğ edilmediğini, davalı şirket hakkında cezai işlem uygulanmaması ve teminatın iadesi için gerekli başvurunun yapıldığını, davacı kurum tarafından yapılan ihale sebebiyle istenen ve davalı tarafından yatırılan nakit teminatın bu süre zarfında davacı kurum tarafından kullanıldığını, nakit olarak yatırılan ve yatırım imkanı bulunan teminat için güncelleme farkının istenmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı tarafından hesaplanan güncelleme tutarının fahiş ve haksız olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının feshinin sözleşmeye ve mevzuata uygun olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin satış sözleşmesi olmakla feshi halinde menfi zararların talep edilebileceği, davacının taleplerinin de menfi zarar kalemleri olduğunu, konusunda uzman demiryolları ekipmanı, kamu ihale mevzuatı nitelikli hesaplamaları ve hesap bilirkişisi raporunda; yerleşik Yargıtay uygulamasında aranan koşulların tek tek değerlendirildiği, raporun denetime elverişli olduğu, ihale için yapılan masrafların gösterildiği, teminatın güncellenmesi nedeniyle oluşan farkın da taraflar arasındaki sözleşmenin 36.2 fıkrasında düzenlendiği gerekçesi ile davanın kabulüne 5.000,00 TL kalan işlerin yeniden ihale edilmesi nedeniyle oluşan zararın 31.01.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte, 5.000,00 kesin teminatın güncellenmesi sonrası oluşan farkın 16.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte 1.000,00 TL ilan masrafının 31.01.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme tarafından eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporuna itibar edilerek usul ve yasaya aykırı şekilde hüküm kurulduğunu, dava konusu işin müvekkili şirketin elinde olmayan sebeplerle tamamlanamadığını, davacının müvekkilden alacak talebinde bulunma hakkı olmadığını, 05.01.2002 tarihli ve 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununa 7161 sayılı Vergi Kanunları ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 32 nci maddesi ile “Sözleşmelerin tasfiyesi veya devri” başlığı adı altında eklenen geçici dördüncü madde uyarınca düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihte müvekkil şirket ile davacı arasındaki sözleşme halen yürürlükte bulunduğundan davacının alacak talep etme hakkı olmadığını, müvekkil şirket hakkında cezai işlem uygulanmaması ve teminatın iadesi için davacıya gerekli başvurunun da yapıldığını, tasfiyenin anılan düzenleme uyarınca yapılması gerektiğini, müvekkil şirket defterlerinin de incelenmesine karar verildiğini ve ilgili ticari defter ve kayıtlar mahkemeye sunulmuş olmasına rağmen, hükme esas alınan bilirkişi raporunu düzenleyen bilirkişiler tarafından müvekkil şirketin defter ve kayıtlarının incelenmediğini, davacı kurum tarafından yapılan ihale sebebiyle istenen teminatın müvekkil şirket tarafından nakit olarak yatırıldığını ve bu süre zarfında davacı kurum tarafından kullanıldığını, nakit olarak yatırılan ve yatırım imkanı bulunan teminat için güncelleme farkı istenmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, söz konusu teminatın davacının hangi banka hesabında bulunduğunun tespiti ile ilgili bankadan anılan tutara faiz işletilip işletilmediğinin sorulmasını, faiz işletilmiş olması halinde davacının iddia ettiği alacak tutarından mahsubunu talep edilmiş ise de taleplerine ilişkin herhangi bir değerlendirme ve işlem yapılmadığını, ihale edilen malzeme tutarı azaldıkça birim fiyat artacağından maliyetin de artacağı durumunun müvekkilin teslimatı ile ilgili değil, davacı kurumun keyfiyeti ile ilgili olduğunu, bu sebeplerle zarar meydana geldiğinin ileri sürülmesi ve oluşan farkın müvekkilden talep edilmesinin mümkün olmadığını, davacının sözleşmeyi feshettiği yönündeki irade beyanı sebebi ile artık sözleşmeye bağlı hak ve alacak talebinde bulunma imkanı bulunmadığını, davacının feshettiği sözleşmeye dayanarak müvekkil tarafından yatırılan 148.005,00 TL tutarlı kesin teminatı gelir kaydetmesi, kesin teminata ilişkin güncelleme bedeli talebinde bulunması veyahut sözleşmeden kaynaklı bir alacak talebinde bulunmasının mümkün olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre hükme esas alınan 29.01.2021 tarihli bilirkişi kurulu raporundaki tespit ve değerlendirmelerin hukuken isabetli ve yerinde olduğu, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle temyiz başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kamu ihale sözleşmesinin feshi nedeniyle oluşan menfi zararın tazmini istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davacı TUDEMSAŞ' ın 03.03.2020 tarihli birleşme kararı ile TURASAŞ unvanını aldığı ve davada tek davacı olarak TURASAŞ'ın yer aldığı anlaşılmakla karar başlığında iki davacı gösterilmesinin maddi hata niteliğinde olup mahallinde her zaman düzeltilebilecek olmasına göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/8596 E. , 2023/4326 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/1439 Esas, 2021/1568 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Sivas 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2019/424 E., 2021/196 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan 17.03.2017 tarih ve 2017/2/4 sayılı Sözleşme ile 3 kalem bilezik susta (komple) malzemesinin 2.466.750,00 TL (KDV hariç) bedel karşılığında davalıya sipariş edildiğini, davalı tarafından ihaleye ilişkin olarak toplam 148.005,00 TL nakit teminatın müvekkili şirket veznesinde depo edildiğini, sözleşmenin süresinin işe başlama tarihinden itibaren 5 ay 15 takvim günü olduğunu, dava konusu parçaların teslim süresinin müvekkili şirket stok ve finans durumu göz önüne alınarak 1'er ay süre ile ötelenmesi hususunda davalı firmadan görüş ve mutabakat istendiğini, ancak herhangi bir cevap verilmediğini, davalı firma tarafından 17.07.2018 tarihli yazı ile sözleşmeye konu malzemeleri teslim edemeyeceğini, sözleşmenin feshini ve işin tasfiyesini talep ettiğini, sözleşmenin feshedilerek davalıya bildirildiğini, 148.005,00 TL kesin teminatın davacı şirket veznesine depo edildiğini, güncellenen tutar ile kesin teminat tutarı arasında 40.851,37 TL güncelleme farkı ortaya çıktığını ileri sürerek sözleşmenin feshi nedeniyle davalı firma tarafından teslim edilemeyen malzemelerin ihtiyaç durumuna göre yeniden ihale edilmesi sonucu ortaya çıkan zararın şimdilik 5.000,00 TL sinin temerrüt faizi ile birlikte tahsiline, irat kaydedilen kesin teminatın güncellenmesi nedeniyle ortaya çıkan güncelleme farkının şimdilik 5.000,00 TL'sinin temerrüt tarihi olan 16.08.2018 tarihinden itibaren uygulanacak ticari temerrüt faizi ile birlikte tahsiline, menfi zarar kapsamındaki diğer giderlerinin ise şimdilik 1.000,00 TL'sinin temerrüt tarihi olan 31.10.2019 tarihinden itibaren uygulanacak ticari temerrüt faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dövizde meydana gelen artış sebebi ile davalı şirketin elinde olmayan sebeplerle işin tamamlanamaması ve bu süreçte yapılan mevzuat değişiklikleri sebebi ile davalıdan alacak talebinde bulunma hakkının bulunmadığını, müvekkiline fesih bildiriminin tebliğ edilmediğini, davalı şirket hakkında cezai işlem uygulanmaması ve teminatın iadesi için gerekli başvurunun yapıldığını, davacı kurum tarafından yapılan ihale sebebiyle istenen ve davalı tarafından yatırılan nakit teminatın bu süre zarfında davacı kurum tarafından kullanıldığını, nakit olarak yatırılan ve yatırım imkanı bulunan teminat için güncelleme farkının istenmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı tarafından hesaplanan güncelleme tutarının fahiş ve haksız olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının feshinin sözleşmeye ve mevzuata uygun olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin satış sözleşmesi olmakla feshi halinde menfi zararların talep edilebileceği, davacının taleplerinin de menfi zarar kalemleri olduğunu, konusunda uzman demiryolları ekipmanı, kamu ihale mevzuatı nitelikli hesaplamaları ve hesap bilirkişisi raporunda; yerleşik Yargıtay uygulamasında aranan koşulların tek tek değerlendirildiği, raporun denetime elverişli olduğu, ihale için yapılan masrafların gösterildiği, teminatın güncellenmesi nedeniyle oluşan farkın da taraflar arasındaki sözleşmenin 36.2 fıkrasında düzenlendiği gerekçesi ile davanın kabulüne 5.000,00 TL kalan işlerin yeniden ihale edilmesi nedeniyle oluşan zararın 31.01.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte, 5.000,00 kesin teminatın güncellenmesi sonrası oluşan farkın 16.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte 1.000,00 TL ilan masrafının 31.01.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme tarafından eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporuna itibar edilerek usul ve yasaya aykırı şekilde hüküm kurulduğunu, dava konusu işin müvekkili şirketin elinde olmayan sebeplerle tamamlanamadığını, davacının müvekkilden alacak talebinde bulunma hakkı olmadığını, 05.01.2002 tarihli ve 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununa 7161 sayılı Vergi Kanunları ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 32 nci maddesi ile “Sözleşmelerin tasfiyesi veya devri” başlığı adı altında eklenen geçici dördüncü madde uyarınca düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihte müvekkil şirket ile davacı arasındaki sözleşme halen yürürlükte bulunduğundan davacının alacak talep etme hakkı olmadığını, müvekkil şirket hakkında cezai işlem uygulanmaması ve teminatın iadesi için davacıya gerekli başvurunun da yapıldığını, tasfiyenin anılan düzenleme uyarınca yapılması gerektiğini, müvekkil şirket defterlerinin de incelenmesine karar verildiğini ve ilgili ticari defter ve kayıtlar mahkemeye sunulmuş olmasına rağmen, hükme esas alınan bilirkişi raporunu düzenleyen bilirkişiler tarafından müvekkil şirketin defter ve kayıtlarının incelenmediğini, davacı kurum tarafından yapılan ihale sebebiyle istenen teminatın müvekkil şirket tarafından nakit olarak yatırıldığını ve bu süre zarfında davacı kurum tarafından kullanıldığını, nakit olarak yatırılan ve yatırım imkanı bulunan teminat için güncelleme farkı istenmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, söz konusu teminatın davacının hangi banka hesabında bulunduğunun tespiti ile ilgili bankadan anılan tutara faiz işletilip işletilmediğinin sorulmasını, faiz işletilmiş olması halinde davacının iddia ettiği alacak tutarından mahsubunu talep edilmiş ise de taleplerine ilişkin herhangi bir değerlendirme ve işlem yapılmadığını, ihale edilen malzeme tutarı azaldıkça birim fiyat artacağından maliyetin de artacağı durumunun müvekkilin teslimatı ile ilgili değil, davacı kurumun keyfiyeti ile ilgili olduğunu, bu sebeplerle zarar meydana geldiğinin ileri sürülmesi ve oluşan farkın müvekkilden talep edilmesinin mümkün olmadığını, davacının sözleşmeyi feshettiği yönündeki irade beyanı sebebi ile artık sözleşmeye bağlı hak ve alacak talebinde bulunma imkanı bulunmadığını, davacının feshettiği sözleşmeye dayanarak müvekkil tarafından yatırılan 148.005,00 TL tutarlı kesin teminatı gelir kaydetmesi, kesin teminata ilişkin güncelleme bedeli talebinde bulunması veyahut sözleşmeden kaynaklı bir alacak talebinde bulunmasının mümkün olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre hükme esas alınan 29.01.2021 tarihli bilirkişi kurulu raporundaki tespit ve değerlendirmelerin hukuken isabetli ve yerinde olduğu, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle temyiz başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kamu ihale sözleşmesinin feshi nedeniyle oluşan menfi zararın tazmini istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davacı TUDEMSAŞ' ın 03.03.2020 tarihli birleşme kararı ile TURASAŞ unvanını aldığı ve davada tek davacı olarak TURASAŞ'ın yer aldığı anlaşılmakla karar başlığında iki davacı gösterilmesinin maddi hata niteliğinde olup mahallinde her zaman düzeltilebilecek olmasına göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/955911800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz