Durum ve koşulların değişmesi nedeniyle tedbirin kaldırılması kararına istinaf yolu kapalıdır
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/1450 E. 2022/1313 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İhtiyati tedbiristinaf başvurusunun usulden reddiKesin
★ Emsalİhtiyati tedbir usulü (yaklaşık ispat / teminat / itiraz)usul emsali
Davacının nitelemesi: Ortaklıktan Çıkma ve Kar Payı Ödenmesi Davasında Tedbirin Kaldırılması Talebi mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
HMK 396. madde kapsamında, durum ve koşulların değişmesi nedeniyle ihtiyati tedbirin kaldırılması veya değiştirilmesi talebi hakkında verilen ara kararlar, HMK 394. maddenin itiraza ilişkin üçüncü ve dördüncü fıkralarına kıyasen tabi olsa da, kanun yolunu düzenleyen beşinci fıkraya atıf yapılmamış olduğundan istinaf kanun yoluna açık değildir. Bu tür kararlar, ihtiyati tedbire itiraz üzerine verilen kararlardan farklı olup, yorum yoluyla kanun yolu ihdas edilemez.
Ele alınan sorunlar
Durum ve koşulların değişmesi nedeniyle ihtiyati tedbirin kaldırılması talebinin reddine ilişkin ara kararın istinafa tabi olup olmadığı → ret
İddia: Davalı vekili, yargılama sırasında taşınmaz değerlerinin ve bilirkişi raporu tespitlerinin ortaya çıkması nedeniyle durum ve koşulların değiştiğini, bu nedenle ihtiyati tedbirin kaldırılması gerektiğini, ilk derece mahkemesinin bu talebi reddeden kararının kaldırılmasını istemiştir.
Gerekçe: HMK'nın 341/1. maddesi uyarınca ilk derece mahkemelerinin nihai kararları ile ihtiyati tedbir talebinin reddine ve bu taleplerin kabulü halinde ihtiyati tedbire itiraz üzerine verilen kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulabilir. HMK'nın 396. maddesi, durum ve koşulların değiştiğinin sabit olması halinde talep üzerine ihtiyati tedbirin değiştirilmesine veya kaldırılmasına teminat aranmaksızın karar verilebileceğini düzenlemekte ve itiraza ilişkin 394. maddenin üçüncü ve dördüncü fıkralarının kıyasen uygulanacağını belirtmektedir. HMK'nın 396/2 maddesi, 394. maddenin üçüncü ve dördüncü fıkralarına atıf yapmış, ancak kanun yolunu düzenleyen beşinci fıkraya atıf yapmamıştır. Bu nedenle durum ve koşulların değişmesi nedeniyle tedbirin kaldırılması taleplerine ilişkin verilen ara kararlara karşı kanun yolu açık değildir; yorumla kanun yolu ihdas edilmesi mümkün değildir. İstinafa konu ara karar, itirazın reddine ilişkin bir ara karar olmayıp HMK'nın 396. maddesi kapsamında ihtiyati tedbirin kaldırılmasına ilişkin bir ara karar olduğundan istinaf kanun yoluna tabi değildir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
HMK 396. madde kapsamında durum ve koşulların değişmesi nedeniyle verilen ihtiyati tedbirin kaldırılması/değiştirilmesi kararlarının, ihtiyati tedbire itiraz üzerine verilen kararlardan ayrı bir usuli rejime tabi olduğu ve bu kararlara karşı istinaf yolunun kanunen kapalı olduğu yönündeki tespit, benzer usuli itirazlarda emsal niteliğindedir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati tedbir↗ durum ve koşulların değişmesi↗ kanun yolu↗ istinaf↗ ihtiyati tedbire itiraz↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2022/1450
KARAR NO 2022/1313
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 27/06/2022 (Ara Karar)
NUMARASI 2020/194 Esas
TALEP İhtiyati Tedbire İtiraz
İSTİNAF KARAR TARİHİ 29/09/2022
İhtiyati tedbirin kaldırılması talebinin reddine ilişkin verilen 27/06/2022 tarihli ara kararın ihtiyati tedbirin kaldırılmasını isteyen davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.
TALEP
Davalı vekili; davacının dava dilekçesiyle ihtiyati tedbir talep ettiğini, mahkemece bu talebin reddine karar verildiğini, ancak kararın istinafı üzerine İstanbul BAM 12. HD'nin 2020/848 esas 2020/983 karar sayılı ilamıyla, mahkeme kararının kısmen kaldırılarak müvekkili şirketin taşınmazlarının tamamı üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verildiğini, yargılama sırasında müvekkili adına kayıtlı taşınmazların değerinin toplam 141.062.417-TL olarak tespit edildiğini, bilirkişi raporunda şirket kayıtlarında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığının tespit edildiğini, gelinen aşamada ihtiyati tedbirin yeniden değerlendirilmesinin gerektiğini, davacının haklı sebeple ortaklıktan çıkma koşullarının oluşmadığının alınan bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, davacının ortaklık payının değerinin artması nedeniyle hakkın elde edilmesinin tehlikeye düşmesinin mümkün olmadığını, taşınmazlar üzerindeki ihtiyati tedbir nedeniyle müvekkilinin kredi kullanmakta zorluk yaşadığını belirterek, koşulların değişmesi nedeniyle ihtiyati tedbirin kaldırılmasını, aksi halde HMK'nın 395.
maddesi gereği uygun görülecek teminat karşılığında tedbirlerin kaldırılmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARI
Mahkemece; yaklaşık ispatın gerçekleşmiş olması nedeniyle ihtiyati tedbir kararı verildiği, kararın güvencesi olarak teminat belirlendiği, hukuki durum ve koşullarda bir değişiklik bulunmadığı gerekçesiyle, davalı vekilinin ihtiyati tedbirin kaldırılması isteminin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
İstinaf yoluna başvuran davalı vekili; davacı tarafından ortaklıktan çıkma ve kar payı ödenmesi istemiyle dava açıldığını, davacının ihtiyati tedbir isteminin mahkemece reddine karar verildiğini, ancak kararın istinafı üzerine İstanbul BAM 12. HD'nin 2020/848 esas 2020/983 karar sayılı ilamıyla, mahkeme kararının kısmen kaldırılarak müvekkili şirketin taşınmazlarının tamamı üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verildiğini, teminat miktarının çok düşük olduğunu, zira yargılama sırasında müvekkili adına kayıtlı taşınmazların değerinin toplam 141.062.417-TL olarak tespit edildiğini, mahkemece alınan bilirkişi raporunda davacının haklı sebeple ortaklıktan çıkma koşullarının oluşmadığının tespit edildiğini, yargılamanın geldiği aşamada ihtiyati tedbirin yeniden değerlendirilmesinin gerektiğini, bu aşamada davacının ileri sürdüğü olguların haklı sebep oluşturmadığının sübut bulduğunu, ayrıca taşınmazların değeri ve davacıya yapılan kar payı ödemeleri nedeniyle davacının hakkını elde etmesinin tehlikeye düşmesinin söz konusu olmadığını, taşınmazlar üzerindeki ihtiyati tedbir nedeniyle müvekkilinin kredi kullanmakta zorluk yaşadığını belirterek, kararın kaldırılarak koşulların değişmesi nedeniyle ihtiyati tedbirin teminatsız olarak, aksi halde HMK'nın 395.
maddesi gereği uygun görülecek teminat karşılığında kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Talep; ihtiyati tedbirin durum ve koşulların değişmesi nedeniyle kaldırılması istemine ilişkindir. Somut olayda; davacı tarafından ortaklıktan çıkma ve çıkma payının ödenmesi istemiyle dava açıldığı, mahkemece 05.06.2020 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verildiği, kararın davacı tarafça istinafı üzerine Dairemizin 2020/848 esas 2020/983 karar sayılı ilamıyla, mahkeme kararının kısmen kaldırılarak davalı şirket adına kayıtlı taşınmazlar üzerine takdiren 500.000-TL teminat karşılığında ihtiyati tedbir konulmasına kesin olarak karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu kez davalı vekilince, durum ve koşulların değişmesi nedeniyle ihtiyati tedbirin kaldırılması talep edilmiş olup, ilk derece mahkemesince istinafa konu 27.06.2022 tarihli ara karar ile bu talebin reddine karar verilmiştir.
HMK'nın 341/1. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinin nihai kararları ile ihtiyati tedbir talebinin reddine ve bu taleplerin kabulü halinde ihtiyati tedbire itiraz üzerine verilen kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulabilir. HMK'nın 396. maddesi “Durum ve koşulların değiştiği sabit olursa, talep üzerine ihtiyati tedbirin değiştirilmesine veya kaldırılmasına teminat aranmaksızın karar verilebilir. İtiraza ilişkin 394. maddenin üçüncü ve dördüncü fıkrası, kıyas yoluyla uygulanır.” şeklindedir. HMK'nın 396/2 maddesi, aynı yasanın 394. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarına atıf yapmış, kanun yolunu düzenleyen beşinci fıkraya ise atıf yapmamıştır. Bu nedenle durum ve koşulların değişmesi nedeniyle tedbirin kaldırılması taleplerine ilişkin olarak verilen ara karara karşı, kanun yolu açık değildir.
Yorumla kanun yolu ihdas edilmesi de mümkün değildir. Açıklanan nedenlerle; istinaf kanun yoluna başvurulan 27.06.2022 tarihli ara karar itirazın reddine ilişkin bir ara karar olmayıp, HMK'nın 396. maddesi kapsamında ihtiyati tedbirin kaldırılmasına ilişkin bir ara kararı olduğundan, istinaf kanun yoluna tabi olmadığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 341(1) ve 346(1) maddeleri uyarınca usulden reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati tedbirin kaldırılmasını talep eden davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna, başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 29/09/2022
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/95586 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi