6102TTK Türk Ticaret Kanunu

SİSBİS suistimal kaydı silinmiş, konusuz kalan davada gider sorumluluğu

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/1599 E. 2022/1303 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Diğer / sınıflanamadıistinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Sigorta

Davacının nitelemesi: Konusuz kalma nedeniyle yargılama gideri ve vekalet ücreti mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ndeki suistimal kaydının silinmesi için Merkeze başvuran ilgiliye, ilgili Genelge uyarınca kaydı oluşturan sigorta şirketi ve işlem sonucu hakkında bilgi verilmesi gerekir. Bu bilgilendirme yapılmadığı için ilgili, kaydı oluşturan şirketi öğrenemeyip davayı zorunlu olarak Merkeze yöneltmişse ve dava açıldıktan sonra kayıt kaldırılarak dava konusuz kalmışsa, davanın açılmasına sebebiyet veren Merkez, yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulur.

Ele alınan sorunlar

Konusuz kalan davada yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı Kuruma yükletilmesi → ret

İddia: Davalı vekili, dava konusu suiistimal kaydının sigorta şirketi tarafından oluşturulduğunu, müvekkili Kurumun kaydı oluşturan şirketi davacıya bildirmesinin mümkün olmadığını, Kurumun yönetmelik hükümlerine aykırı hareket etmediğini ve davanın açılmasına sebebiyet vermediğini belirterek yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Gerekçe: Yönetmelikte suiistimal kaydının kim tarafından silineceğine ilişkin düzenleme bulunmadığından, 01/11/2017 tarihli 2017/12 sayılı Genelge esas alınmıştır. Genelgenin 3.1. maddesi uyarınca Merkez, hakkında SİSBİS kaydı oluşturulan ilgiliye asgari olarak yanlış sigorta uygulamasına ilişkin değerlendirmeyi yapan şirket, olay tarihi ve ilgili sigorta branşı bilgilerini iletmek zorundadır; 3.4 ve 3.5. maddeleri uyarınca da kaydın düzeltilmesine ilişkin başvurular üzerine tesis edilen işlemin Merkez tarafından başvuru sahibine gerekçeli olarak bildirilmesi gerekir. Somut olayda davacının hakkındaki kaydın silinmesi için davalı Kuruma müracaat ettiği, ancak bu başvuruya ilişkin davacıya herhangi bir bilgi verilmediği, Genelgenin 3.1. maddesi doğrultusunda kaydı oluşturan sigorta şirketine ait bilgilerin davacıya iletildiğine dair delil bulunmadığı, kaydın davanın açılmasından sonra kaldırıldığı anlaşılmıştır. HMK 331. madde uyarınca davanın konusuz kalması halinde yargılama giderleri, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre takdir edilir. Davacı, kaydı oluşturan sigorta şirketini bilmediğinden davayı zorunlu olarak Kuruma yöneltmiştir; Kurum, bilgilendirme yükümlülüğünü yerine getirmediğinden davanın açılmasına sebebiyet vermiştir. Bu nedenle davalı Kurum aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. (BAM'ca yerinde görülen İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi gerekçesi)

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nin, SİSBİS kaydına ilişkin başvuru sonucunu ilgiliye Genelge gereği bildirmemesi halinde, davanın açılmasına sebebiyet verdiğinin kabul edilerek konusuz kalan davada yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulacağı yönünde bölgesel ikna edici bir emsal niteliğindedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
SİSBİS (Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi) Suistimal kaydı Konusuz kalma Yargılama giderlerinde haklılık ilkesi Bilgilendirme/bildirim yükümlülüğü

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 331

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/1599

KARAR NO 2022/1303

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 25/03/2022

NUMARASI 2021/668 Esas - 2022/199 Karar

DAVA

Sigorta

İSTİNAF KARAR TARİHİ 29/09/2022

Konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkilinin kaporta üzerine araç hasar onarımı yanı sıra oto alım-satım işiyle de uğraştığını, bu kapsamda ... San. A.Ş.'nden ... plakalı ... marka, 2016 model, 0 km araç satın aldığını, aracın 12.12.2016 tarihinde, saat 04.25 sıralarında park halinde iken motor kısmından çıkan yangın ile kısmen, motor kısmı ise tamamen olmak üzere kullanılamaz hale gelerek yandığını, meydana gelen yangın hadisesinin araçtaki gizli ayıptan dolayı cereyan etmesine rağmen; ismini ... olarak belirten şahıs tarafından müvekkilinin "sigortadan para almak'' kastıyla hareket ederek aracı kendisinin kundakladığını ileri sürüldüğünü ve müvekkili hakkında savcılığa ihbarda bulunulduğunu, müvekkili hakkında kasten yangın çıkarma ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından soruşturma başlatıldığını, ancak müvekkili hakkında takipsizlik kararı verildiğini, ayrıca aracın gizli ayıplı olması nedeniyle açtıkları davanın da müvekkili lehine sonuçlandığını, davalı kurum nezdinde tutulan ve SİSBİS veri tabanına işlenen kayıtta geçen eylemlerin davacının yapmadığının yargı kararlarıyla kesinleşmiş olmasına rağmen davalı kurumun kayıtlarında bu durumun yasaya ve hukuka aykırı olarak tutulduğunu belirterek davacının ticari itibarı ve geleceğini etkileyen iş bu kaydın davalı kurum nezdinden kaldırılmasına, davacı hakkında ihbarda bulunan 3.

kişinin kimlik bilgilerinin davalı kurumdan celbiyle davaya dahili davalı olarak dahil edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; Türk Ticaret Kanunun 5/A Maddesinde düzenlenmiş olan dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulmadan dava açıldığını, müvekkili kurumun dava da taraf olarak gösterilmesinin münkün olmadığını, davanın öncelikle husumet yönünden reddi gerektiğini, dava konusu edilen ve silinmesi talep edilen susitimal kaydınının oluşumunda müvekkili kurumun bir dahli bulunmadığını, bahsi geçen kaydın ilgili yönetmelik uyarınca kaydı girmeye yetkili sigorta şirketi olan ... Sigorta A.Ş. tarafından yönetmelik hükümleri çerçevesinde oluşturulduğunu, dava dilekçesinin tebliği üzerine davalı kurumca kaydın devam edip etmediğinin kaydı oluşturan şirkete sorulduğunu, şirket tarafından kaydın kaldırıldığı davalı kuruma bildirildiğini, kaydı oluşturan şirketçe kayıt silinmiş olup davanın konusuz kaldığını beyan etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davacının davalı Merkeze başvuruda bulunduğu ancak kendisine olumlu veya olumsuz bir geri dönüş olmadığı, davalı merkeze başvurudan sonra anılan genelgenin 3.5 maddesi uyarınca tesis edilen işlemin Merkez tarafından başvuru sahibine gerekçeli olarak iletilmesi, aynı genelgenin 3.1. maddesi uyarınca ise yanlış sigorta uygulamasına ilişkin değerlendirmeyi yapan şirketi davacıya bildirmesi gerektiği, davacının kaydı oluşturan sigorta şirketini bilmemesi sebebiyle davayı zorunlu olarak davalıya yönelttiği, davanın açılmasından sonra ilgili SİSBİS kaydının kaldırıldığı, davanın konusuz kaldığı, SİSBİS kaydının kaldırılması nedeniyle davanın açılmasına sebebiyet veren davalının yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu olduğu gerekçesiyle konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, hukuki yarar bulunmadığından ihbarda bulunan 3.

Kişinin kimlik bilgilerinin tespiti ve davaya dahil edilmesi taleplerinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde; ilgili yönetmelik uyarınca müvekkili kurumun görevinin veri tabanını oluşturmak olduğunu, veri tabanına bildirimlerin ise yetkili kullanıcılar tarafından yapıldığını, Yönetmeliğin geçici maddesinde açıkça belirtildiği üzere bu konuda yetkinin sigorta şirketlerine ait olduğunu, müvekkili kurumun kayıtların girilmesine, zamanlamasına ya da girilen kayıtların içeriğine, doğruluğu ya da yanlışlığına ilişkin bir dahli ya da sorumluluğunun bulunmadığını, yargılama sırasında sigorta şirketi tarafından kaydın silinmesi nedeniyle davanın konusuz kaldığını, ancak yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin müvekkili aleyhine hükmedildiğini, mahkemece 01/11/2017 tarihli genelgeye istinaden müvekkili aleyhine karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, Sigorta Bilgi ve Gözetin Merkezi veri tabanında kayıtlı oluşturulan suistimal kaydının silinmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davacı hakkındaki kaydın davanın açılmasından sonra kalkması nedeniyle konusuz hale gelen davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, davacının davalı kuruma müracaat etmesine rağmen genelge hükümlerine aykırı olarak bilgilendirilmemesi nedeniyle davanın açılmasına davalının sebebiyet verdiği gerekçesiyle yargılama giderlerine davalı aleyhinde hükmedilmiştir. İstinaf yoluna başvuran davalı vekili, dava konusu suiistimal kaydının sigorta şirketi tarafından oluşturulduğunu, müvekkili kurumun kaydı oluşturan kişiyi davacıya bildirmesinin mümkün olmadığını, müvekkili kurumun yönetmelik hükümlerine aykırı hareket etmediğini ve davanın açılmasına sebebiyet vermediğini belirterek vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

30. 04.2011 tarihinde 27920 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Yanlış Sigorta Uygulamalarının Tespiti Bildirimi Kaydı ve Bu Uygulamalarla Mücadele Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik’in, “Bildirim Yükümlülüğü” başlıklı 11.maddesinde “sigorta şirketleri yanlış sigorta uygulaması şüphesi nedeniyle tazminat talebini reddettiklerinde durumu ilgiliye yazılı olarak bildirmek ve Merkezde bu amaçla hazırlanan veri tabanına işlemek zorundadırlar.” düzenlemesi yapılmıştır. Verilerin kim tarafından silineceği hususunda bir düzenleme yapılmadığı görülmüştür. Başbakanlık (Hazine Müsteşarlığı)’nın 01/11/2017 tarihli 2017/12 sayılı Yanlış Sigorta Uygulamalarına İlişkin Genelgesinde ise, yanlış sigorta uygulamalarına ve sigorta suistimaline ilişkin veriler hakkındaki esaslar belirlenmiştir.

Genelge’nin 3.4 m. uyarınca bu verilere ilişkin kaydın düzeltilmesine ilişkin başvurular Merkez tarafından 1 iş günü içerisinde kayda ilişkin değerlendirmeyi yapan kuruma güvenli elektronik ortamda iletilecek ve ilgili kurumca 7 iş günü içerisinde kayıt hakkında Merkez’e gerekçeli açıklama yapılacaktır. ...Anılan kaydı oluşturan kurum bu açıklamanın yanında gerekçesini belirterek SİSBİS’teki kaydı silebilecektir.

3. 5 m. uyarınca tesis edilen işlem ise Merkez tarafından başvuru sahibine gerekçeli olarak iletilecektir. Aynı genelgenin 3.1. m. ''Merkez,yönetmeliğin 14. Maddesindeki haller saklı kalmak üzere, hakkında sisbis kaydı oluşturulan ilgililere asgari olarak yanlış sigorta uygulamasına ilişkin değerlendirmeyi yapan şirket, olay tarihi ve ilgili sigorta branşını içeren bilgileri'' iletir düzenlemesi yapılmıştır. Somut olayda; davacının, hakkındaki suiistimal kaydının silinmesi için davalı Kuruma müracaat ettiği, ancak yapılan başvuru ile ilgili davacıya bilgi verilmediği, yargılama sırasında davalı Kuruma yazılan müzekkere cevabından davalı hakkındaki suiistimal kaydının 20/01/2017 tarihinde ...

Sigorta tarafından oluşturulduğu, kaydın ise davanın açılmasından sonra kaldırıldığı, bu şekilde davanın konusuz kaldığı anlaşılmaktadır. HMK'nun 331.maddesinde, davanın konusuz kalması halinde, davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, davanın açıldığı tarih itibariyle tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerinin takdir edileceği düzenlenmiştir. Genelgenin 3.1. Maddesi doğrultusunda davalı Kurum tarafından yanlış sigorta uygulamasına ilişkin değerlendirmeyi yapan sigorta şirketine ait bilgilerin davacıya iletildiğine dair bir delil bulunmamaktadır. Davacı hakkındaki suiistimal kaydının dava açıldıktan sonra kaldırıldığı da dikkate alındığında davanın açılmasına sebebiyet veren davalı aleyhinde yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan 79-TL posta masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde temyiz yasa yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 29/09/2022

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/95505 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi temyiz incelemesi

Bu istinaf kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesince temyiz incelemesinden geçmiştir.

Onandı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/7035 E. 2024/2948 K. · Onandı

Konusuz kalan davada yargılama giderinden kimin sorumlu olacağı

Gerekçe özeti

Dava konusu kayıt yargılama sırasında silinerek dava konusuz kalmışsa, yargılama giderleri HMK 331 uyarınca davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre takdir edilir. Kaydın silinmesi için kendisine başvurulan kurum, başvuru sahibine gerekli bilgilendirmeyi (kaydı oluşturan şirketin bildirilmesi dâhil) yapmamış ve kayıt ancak dava açıldıktan sonra kaldırılmışsa, davanın açılmasına sebebiyet veren taraf o kurumdur ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinden sorumlu tutulur.

Emsal değeri

Konusuz kalan davada HMK 331 uyarınca gider sorumluluğunun, başvuru sahibine bilgilendirme yapmayan ve kaydın ancak dava açıldıktan sonra kaldırılmasına yol açan davalıya yüklenmesi bakımından emsal değer taşır; Yargıtay onamasıyla pekişmiştir.

Kavramlar: davanın konusuz kalması esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına yargılama giderlerinin takdiri davanın açılmasına sebebiyet verme yanlış sigorta uygulaması kaydı bilgilendirme yükümlülüğü

Yargıtay 11. HD kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2022/7035 E.  ,  2024/2948 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2022/1599 Esas, 2022/1303 Karar

HÜKÜM

Başvurunun esastan reddi

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2021/668 E., 2022/199 K.

Taraflar arasındaki kayıt düzeltim talepli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince konusuz kalan davada esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin kaporta üzerine araç hasar onarımı yanı sıra oto alım-satım işiyle de uğraştığını, ... Otomotiv Tic. ve San. A.Ş.'nden.... plakalı ..... marka, 2016 model, 0 km araç satın aldığını, aracın 12.12.2016 tarihinde, saat 04.25 sıralarında park halinde iken motor kısmından çıkan yangın ile kaportası kısmen, motor kısmı ise tamamen yandığını ve kullanılamaz hale geldiğini, yangının daha sonraki yargı kararlarıyla da kesinleştiği üzere araçtaki gizli ayıptan kaynaklandığını, ancak savcılığa .... bir isimde atılan e-mailde müvekkilinin "sigortadan para almak'' kastıyla hareket ederek kendi aracını yaktığı iddiasında bulunulduğunu, bu suretle başlatılan soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, buna rağmen davalı nezdinde tutulan SİSBİS kayıtlarının düzeltilmediğini ve bu kayıtların düzeltilmemesinin müvekkilinin ticari itibarını ve geleceğini etkilemeye devam ettiğini, sigorta şirketlerinin kendisiyle çalışmadığını ileri sürerek, davalı nezdindeki anılan kaydın kaldırılmasına, müvekkili hakkında ihbarda bulunan üçüncü kişinin kimlik bilgilerinin davalıdan celbiyle davaya dahili davalı olarak eklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; arabuluculuk yoluna başvurulmadan dava açıldığını, müvekkili kurumun davada taraf olarak gösterilmesinin münkün olmadığını, davanın öncelikle husumet yönünden reddinin gerektiğini, dava konusu edilen ve silinmesi talep edilen susitimal kaydının oluşumunda müvekkili kurumun bir dahli olmadığını, bahsi geçen kaydın ilgili yönetmelik uyarınca kaydı girmeye yetkili sigorta şirketi olan .... Sigorta A.Ş. tarafından yönetmelik hükümleri çerçevesinde oluşturulduğunu, dava dilekçesinin tebliği üzerine kaydın devam edip etmediğinin kaydı oluşturan şirkete sorulduğunu, şirket tarafından kaydın kaldırıldığının bildirildiğini, kaydı oluşturan şirketçe kayıt silindiğinden davanın konusuz kaldığını savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamına göre, davacının davalıya başvuruda bulunduğu ancak kendisine olumlu veya olumsuz bir geri dönüş olmadığı, davalıya başvurudan sonra anılan 01.11.2017 tarihli 2017/12 sayılı Yanlış Sigorta Uygulamalarına İlişkin Genelge'nin (2017/12 sayılı Genelge) 3.5 inci maddesi uyarınca tesis edilen işlemin Merkez tarafından başvuru sahibine gerekçeli olarak iletilmesi, aynı Genelgenin 3.1 inci maddesi uyarınca ise yanlış sigorta uygulamasına ilişkin değerlendirmeyi yapan şirketi davacıya bildirmesi gerektiği, davacının kaydı oluşturan sigorta şirketini bilmemesi sebebiyle davayı zorunlu olarak davalıya yönelttiği, davanın açılmasından sonra ilgili SİSBİS kaydının kaldırıldığı, davanın konusuz kaldığı, SİSBİS kaydının kaldırılması nedeniyle davanın açılmasına sebebiyet veren davalının yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu olduğu gerekçesiyle konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, hukuki yarar bulunmadığından ihbarda bulunan 3 üncü kişinin kimlik bilgilerinin tespiti ve davaya dahil edilmesi taleplerinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yanlış Sigorta Uygulamalarının Tespiti Bildirimi Kaydı ve Bu Uygulamalarla Mücadele Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik uyarınca müvekkilinin görevinin veri tabanını oluşturmak olduğunu, veri tabanına bildirimlerin ise yetkili kullanıcılar tarafından yapıldığını, Yönetmelikte yanlış sigorta uygulamasının sigorta ilişkisi içindeki taraflardan ya da bu ilişkide rol oynayan kişilerden bir veya birkaçına haksız menfaat sağlamaya yönelik her türlü fiil olarak tanımlandığını, aynı Yönetmeliğin 11 inci maddesinde veri tabanına kayıt yapma yükümlülüğünün ilgili sigorta şirketine yüklendiği, müvekkiline 12 nci madde kapsamında yanlış sigorta uygulamalarının değerlendirilmesi ve raporlanması amacıyla merkez nezdinde veri tabanı oluşturma görevi verildiğini, müvekkilinin görevinin sadece veri tabanını kurmak olduğunu, bu veri tabanına bildirimlerin yetkili kullanıcılar tarafından yapıldığını, Yönetmeliğin Geçici 1 inci maddesinde şirketlere yönetmeliğin yayın tarihinden önce özellikle mahkeme kararıyla tespit edilen yanlış sigorta uygulamalarını veri tabanına işlenmesi zorunluluğunun getirildiğini, dava dilekçesinde de açıkça belirtildiği üzere dava konusu suiistimal kaydının sigorta şirketince değil ihbarda bulunan kişilerce oluşurulduğunu, bu nedenle müvekkilinin Yönetmelik gereği kaydı giren şirketi davacıya bildirmesinin mümkün olmadığını, müvekkili tarafından kaydın devam edip etmediğinin ilgili şirkete sorulduğunu ve şirket tarafından kaydın kaldırıldığının bildirildiğini, sigorta şirketince kayıt silindiğinden davanın konusuz kaldığını, konusuz kalan davada müvekkili aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının hakkındaki suiistimal kaydının silinmesi için davalıya müracaat ettiği, ancak yapılan başvuru ile ilgili davacıya bilgi verilmediği, yargılama sırasında davalıya yazılan müzekkere cevabından davalı hakkındaki suiistimal kaydının 20.01.2017 tarihinde ... Sigorta tarafından oluşturulduğu, kaydın ise davanın açılmasından sonra kaldırıldığı, bu şekilde davanın konusuz kaldığının anlaşıldığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 331 inci maddesinde, davanın konusuz kalması halinde, davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, davanın açıldığı tarih itibariyle tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerinin takdir edileceğinin düzenlendiği, 2017/12 sayılı Genelge'nin 3.1 inci maddesi doğrultusunda davalı tarafından yanlış sigorta uygulamasına ilişkin değerlendirmeyi yapan sigorta şirketine ait bilgilerin davacıya iletildiğine dair bir delil bulunmadığı, davacı hakkındaki suiistimal kaydının dava açıldıktan sonra kaldırıldığı da dikkate alındığında davanın açılmasına sebebiyet veren davalı aleyhinde yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, gelinen noktada, davalı nezdinde tutulan SİSBİS kayıtlarından yanlış kaydın çıkarılması talebine ilişkin sonradan konusuz kalan davada, davanın açılışına hangi tarafın sebebiyet verdiği noktasındadır.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Kanun'un 331 inci, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

17.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.