İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/5481 E. 2023/5534 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
pervasızca davranış↗ ambalaj yetersizliği↗ özel çekme hakkı (sdr)↗ taşıyıcının sınırlı sorumluluğu↗ zıya↗ sorumluluk sınırlaması↗ hukuki dinlenilme hakkı↗ yerleşim yeri↗ borca itiraz↗ ihtirazi kayıt↗ sınırlı sorumluluk↗ taşıyıcının sorumluluğu↗ icra inkâr tazminatı↗ ispat külfeti↗ depo kararı↗ aktif husumet↗ vekâlet ücreti↗ infaz↗ taşıyıcı↗ yargılama gideri↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ dava sebebi↗ hasar↗ eksik inceleme↗ yükleten (shipper)↗ ibraz↗ teslim↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 21.06.2017 tarih, 2016/562 E. ve 2017/510 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 27.02.2019 tarih, 2017/3699 E. ve 2019/1601 K. sayılı kararıyla mahkemenin davalının ambalaj yetersizliğini ispatlayamadığına dair eksik incelemeye dayalı tespitinin doğru görülmediği, bildirilen deliller üzerinde taşıma konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla inceleme yapılarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği, ayrıca 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 882 nci maddesi uyarınca, zıya veya hasar sebebiyle taşıyıcının sorumluluğu, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8.83 özel çekme hakkı ile sınırlı olup mahkemece anılan madde uyarınca sınırlı sorumluluğa ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın yazılı şekilde karar verilmesinin yerinde görülmediği gerekçesi ile bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ambalaj sorumluluğunun gönderici tarafta olduğu ancak hasarın ambalajlamadan kaynaklı olduğunun ispat külfetinin taşıyıcıda olduğu, davalı şirketin bu hususu ispatlayamadığı, davalı taşıyıcının ambalajlamadan kaynaklı taşıma esnasında gönderilen yükte meydana gelen hasarlanmada kasten ve pervasızca bir davranıştan bahsedilemeyeceği, dolayısıyla taşıyıcının sorumluluğunun sınırlanmasını kaldıran 6102 sayılı Kanun'un 886 ncı maddesinin uygulanamayacağı; taşıyıcının ancak sınırlı sorumluluğuna gidilebileceği kanaati ile Yargıtay bozma ilamında da belirtildiği üzere 6102 sayılı Kanun'un 882 nci maddesi uyarınca hesaplama yapılarak bilirkişi raporunda belirtilen konu emtianın brüt ağırlığının 243,5 kilogram olduğu kabulü ile, taşıyıcının yükte meydana gelen hasardan mütevellit sorumluluğunun 678,02 TL ile sınırlı olacağı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, davalının Diyarbakır 8. İcra Dairesi'nin 2014/175 E. sayılı takip dosyasına vaki itirazının kısmen iptaline, takibin 11.738,89 TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki koşullar ile devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, icra İnkar tazminatının şartları oluşmadığından bu talebin de reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının savunmalarını ispatlayacak delillerinin olmadığını, mahkemece hukuki dinlenilme hakkına uygun olarak savunma ve kanıtlar yönünden değerlendirme içeren hukuki denetime elveren gerekçe oluşturulmaksızın karar verildiğini, dava konusu televizyonlara taşıma haricinde hasar geldiğini gösterecek evrakın bulunmadığını, yetersiz ambalajlamanın söz konusu olmadığının bilirkişi raporları ile sabit olmasına rağmen mahkemece bu hususların değerlendirilmediğini, somut olaya taşıyıcının sorumluluğunun sınırlanmasını kaldıran 6102 sayılı Kanun' un 886 ncı maddesinin uygulanması gerektiğini, bu durumda taşınan emtianın kilogram ağırlığı değerlendirilmesinin kabul edilemez olduğunu belirterek kararın bu nedenlerle bozulmasını istemiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; icra dosyasına yapılan itirazın sadece 678,02 TL yönünden iptaline karar verildiğini, gerekçede kısa kararda yazım hatası yapıldığı ve yargılama giderlerinin de buna göre hesaplanacağı belirtilmesine rağmen kısa kararda yapılan hatanın gerekçeli kararda tekrar edilerek 11.738,89 TL üzerinden takibin kısmen iptaline karar verildiğini, ancak hüküm fıkrasının 3., 4. ve 5. fıkralarından anlaşılacağı üzere iptaline karar verilen itirazın 678,02 TL yönünden olduğunun anlaşıldığını, kararda gerekçe kısmı ile hüküm fıkraları arasında ve hüküm fıkralarının kendi arasında da açıkça çelişkiler mevcut olduğunu, esas yönünden dava konusu emtia hasarının eşyanın kötü ambalajlanmasından kaynaklandığını, taşıyıcının ambar tesellüm fişine ihtirazi kayıt koymadığı için davalıya ait olan ve yetersiz ambalajlamadan kaynaklı sorumluluğun müvekkil firmaya yükletilmesinin kabul edilemeyeceği, davacı lehine hükmedilen vekâlet ücreti, yargılama giderlerinin fahiş ve hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bu nedenlerle bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, yurt içi kara taşımasından kaynaklanan zararının tazmini için yapılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6102 sayılı Kanun'un 882 ve 886 ncı maddeleri.
2.6100 sayılı Kanun'un 294, 297 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 298 nci maddesinin ikinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1. 6100 sayılı Kanun'un 294 vd. maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca hükme bağlanmıştır. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi ilke olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde infazı kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir. Aksi hâlde, yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş olacaktır. Kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki olmaması gerektiği gibi gerekçe ile hüküm fıkrası arasında da çelişki bulunmaması yasal bir zorunluluk olup 6100 sayılı Kanun'un 297 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 298 inci maddesinin ikinci fıkrasında gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı düzenlenmiştir. Kararların bu hususlara aykırı oluşturulması mahkeme kararlarına duyulan güveni sarsacağı gibi verilen kararların hukuki denetiminin yapılmasını da imkansız kılmaktadır.
2.Somut olayda, mahkemenin 15.12.2022 tarihli kararı gerekçesinde, taşıyıcının yükte meydana gelen hasardan mütevellit sorumluluğunun 678,02 TL ile sınırlı olacağı kanaati ile davanın kısmen kabulü ile itirazın iptaline, takibin bu miktarlar üzerinden devamına ve icra inkar tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilerek hüküm kurulduğu belirtilmiş ancak gerekçeli kararın hüküm fıkrasında “Davanın kısmen kabulü ile, davalının Diyarbakır 8. İcra Dairesinin 2014/175 esas sayılı takip dosyasına vaki itirazının kısmen iptaline, takibin 11.738,89 TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki koşullar ile devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, icra inkar tazminatının şartları oluşmadığından reddine” denilmek suretiyle gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki oluşturacak şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın re'sen bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14576 E. 2018/5599 K.
Ortak:sorumluluk sınırlaması · sınırlı sorumluluk · taşıyıcının sorumluluğu · taşıyıcı · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · hasar · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaBozma Kararı Dairemizin 27.02.2019 tarih, 2017/3699 E. ve 2019/1601 K. sayılı kararıyla mahkemenin davalının «ambalaj yetersizliğini» ispatlayamadığına dair «eksik incelemeye» dayalı tespitinin doğru görülmediği, bildirilen deliller üzerinde taşıma konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla inceleme yapılarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği, ayrıca 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 882 nci maddesi uyarınca, «zıya» veya «hasar» sebebiyle «taşıyıcının sorumluluğu», gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8.83 özel çekme hakkı ile sınırlı olup mahkemece anılan madde uyarınca «sınırlı sorumluluğa» ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın yazılı şekilde karar verilmesinin yerinde görülmediği gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ambalaj sorumluluğunun gönderici tarafta olduğu ancak «hasarın» ambalajlamadan kaynaklı olduğunun «ispat külfetinin» «taşıyıcıda» olduğu, davalı şirketin bu hususu ispatlayamadığı, davalı taşıyıcının ambalajlamadan kaynaklı taşıma esnasında gönderilen yükte meydana gelen hasarlanmada kasten ve pervasızca bir davranıştan bahsedilemeyeceği, dolayısıyla «taşıyıcının sorumluluğunun sınırlanmasını» kaldıran 6102 sayılı Kanun'un 886 ncı maddesinin uygulanamayacağı; taşıyıcının ancak «sınırlı sorumluluğuna» gidilebileceği kanaati ile Yargıtay bozma ilamında da belirtildiği üzere 6102 sayılı Kanun'un 882 nci maddesi uyarınca hesaplama yapılarak bilirkişi raporunda beli …
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının savunmalarını ispatlayacak delillerinin olmadığını, mahkemece «hukuki dinlenilme hakkına» uygun olarak savunma ve kanıtlar yönünden değerlendirme içeren hukuki denetime elveren gerekçe oluşturulmaksızın karar verildiğini, dava konusu televizyonlara taşıma haricinde «hasar» geldiğini gösterecek evrakın bulunmadığını, yetersiz ambalajlamanın söz konusu olmadığının bilirkişi raporları ile sabit olmasına rağmen mahkemece bu hususların değerlendirilmediğini, somut olaya «taşıyıcının sorumluluğunun sınırlanmasını» kaldıran 6102 sayılı Kanun' un 886 ncı maddesinin uygulanması gerektiğini, bu durumda taşınan emtianın kilogram ağırlığı değerlendirilmesinin kabul edilemez olduğu …
Benzer bu karardaBu itibarla, mahkemece 6102 sayılı ...'nin 886. maddesi uyarınca davalının «sorumluluk sınırlamalarından» yararlanıp yararlanamayacağı, davalının «sınırlı sorumluluğu» olduğunun belirlenmesi halinde ise, davaya konu emtianın ağırlığının tespiti ile, gerektiğinde uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmak suretiyle, ...'nın 880. maddesine göre taşınmak üzere «teslim» alındığı yer ve zamandaki değerine göre tazminat tutarı hesaplanıp, ...'nın 882. maddesi uyarınca «taşıyıcının» üst «sorumluluk sınırı» tespit edilerek neticesine göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. ...- Dava konusu olayda alacağın tam olarak belirlenmesi yargılamayı gerektirdiğinden likit olmayan alacaktan dolayı «icra inkar tazminatına» hükmedilmesi de doğru görülmemiş, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
… savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, kazanın oluşumunda davalının asli derecede %100 oranında kusurlu bulunduğu, sigortalı emtianın taşınmak üzere «teslim» alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde eşyanın hasarından «taşıyıcının sorumlu» olduğu, davaya konu emtiada onarım maliyetinin 76.834.56 TL olacağı gerekçesiyle, davanın kabulüne, itirazın iptali ve takibin devamına, davalı aleyhine «icra inkar tazminatına» karar verilmiştir.
Ancak, 6102 sayılı ...'nin 880. maddesinde, tazminatın eşyanın taşınmak üzere «teslim» alındığı yer ve zamandaki değerine göre hesaplanması gerektiği, 882. maddesinde tam veya kısmi «hasar» durumunda ödenecek tazminatın gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 özel çekme hakkını karşılayan tutar ile sınırlı olduğu, 886. maddesinde de «taşıyıcının sorumluluk sınırlamalarından» yararlanamayacağı haller düzenlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sorumluluk sınırı
Benzer bu karardaBu itibarla, mahkemece 6102 sayılı ...'nin 886. maddesi uyarınca davalının «sorumluluk sınırlamalarından» yararlanıp yararlanamayacağı, davalının «sınırlı sorumluluğu» olduğunun belirlenmesi halinde ise, davaya konu emtianın ağırlığının tespiti ile, gerektiğinde uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmak suretiyle, ...'nın 880. maddesine göre taşınmak üzere «teslim» alındığı yer ve zamandaki değerine göre tazminat tutarı hesaplanıp, ...'nın 882. maddesi uyarınca «taşıyıcının» üst «sorumluluk sınırı» tespit edilerek neticesine göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. ...- Dava konusu olayda alacağın tam olarak belirlenmesi yargılamayı gerektirdiğinden likit olmayan alacaktan dolayı «icra inkar tazminatına» hükmedilmesi de doğru görülmemiş, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/15066 E. 2018/1199 K.
Ortak:sorumluluk sınırlaması · sınırlı sorumluluk · taşıyıcının sorumluluğu · taşıyıcı · hasar · eksik inceleme · ibraz · teslim
İncelediğiniz karardaBozma Kararı Dairemizin 27.02.2019 tarih, 2017/3699 E. ve 2019/1601 K. sayılı kararıyla mahkemenin davalının «ambalaj yetersizliğini» ispatlayamadığına dair «eksik incelemeye» dayalı tespitinin doğru görülmediği, bildirilen deliller üzerinde taşıma konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla inceleme yapılarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği, ayrıca 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 882 nci maddesi uyarınca, «zıya» veya «hasar» sebebiyle «taşıyıcının sorumluluğu», gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8.83 özel çekme hakkı ile sınırlı olup mahkemece anılan madde uyarınca «sınırlı sorumluluğa» ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın yazılı şekilde karar verilmesinin yerinde görülmediği gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ambalaj sorumluluğunun gönderici tarafta olduğu ancak «hasarın» ambalajlamadan kaynaklı olduğunun «ispat külfetinin» «taşıyıcıda» olduğu, davalı şirketin bu hususu ispatlayamadığı, davalı taşıyıcının ambalajlamadan kaynaklı taşıma esnasında gönderilen yükte meydana gelen hasarlanmada kasten ve pervasızca bir davranıştan bahsedilemeyeceği, dolayısıyla «taşıyıcının sorumluluğunun sınırlanmasını» kaldıran 6102 sayılı Kanun'un 886 ncı maddesinin uygulanamayacağı; taşıyıcının ancak «sınırlı sorumluluğuna» gidilebileceği kanaati ile Yargıtay bozma ilamında da belirtildiği üzere 6102 sayılı Kanun'un 882 nci maddesi uyarınca hesaplama yapılarak bilirkişi raporunda beli …
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının savunmalarını ispatlayacak delillerinin olmadığını, mahkemece «hukuki dinlenilme hakkına» uygun olarak savunma ve kanıtlar yönünden değerlendirme içeren hukuki denetime elveren gerekçe oluşturulmaksızın karar verildiğini, dava konusu televizyonlara taşıma haricinde «hasar» geldiğini gösterecek evrakın bulunmadığını, yetersiz ambalajlamanın söz konusu olmadığının bilirkişi raporları ile sabit olmasına rağmen mahkemece bu hususların değerlendirilmediğini, somut olaya «taşıyıcının sorumluluğunun sınırlanmasını» kaldıran 6102 sayılı Kanun' un 886 ncı maddesinin uygulanması gerektiğini, bu durumda taşınan emtianın kilogram ağırlığı değerlendirilmesinin kabul edilemez olduğu …
Benzer bu karardaBu itibarla, mahkemece 6102 sayılı TTK'nin 886. maddesi uyarınca davalının «sorumluluk sınırlamalarından» yararlanıp yararlanamayacağı, davalının «sınırlı sorumluluğa» tabi olduğunun belirlenmesi halinde ise, davaya konu emtianın ağırlığının tespiti için taraf delillerinin «ibrazı» sağlanarak, gerektiğinde uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmak suretiyle, TTK'nin 880. maddesine göre taşınmak üzere «teslim» alındığı yer ve zamandaki değerine göre tazminat tutarı hesaplanıp, TTK'nin 882. maddesi uyarınca «taşıyıcının» üst «sorumluluk sınırı» tespit edilerek neticesine göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle bozulmasını gerekmiştir.
Ancak, 6102 sayılı TTK'nin 880. maddesinde, tazminatın eşyanın taşınmak üzere «teslim» alındığı yer ve zamandaki değerine göre hesaplanması gerektiği, 882. maddesinde «tam ziya» (tam kayıp) durumunda ödenecek tazminatın gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 özel çekme hakkını karşılayan tutar ile sınırlı olduğu, 886. maddesinde de «taşıyıcının sorumluluk sınırlamalarından» yararlanamayacağı haller düzenlendiği anlaşılmaktadır. -/- Somut olayda, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, «hasara» uğrayan emtianın «poliçe limitini» aşmamak kaydıyla «fatura» bedeli üzerinden davanın kabulüne karar verilmiş ise de, TTK'nin yukarıda belirtilen hükümlerine ilişkin bir değerlendirme yapılmamıştır.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; sigortalı olan emtiaların nakliyat sırasında davalılardan araç sürücüsü ...'ın tam «kusuru» ile tamamen hasarlandığı, dava konusu emtianın davacı şirketçe sigortalandığı, «hasarın» «teminat kapsamında» olduğu, davacı şirketin «sigorta teminatı» olan 16.616,81 TL'sini sigortalısına ödediği, TTK'nin 1472. maddesi uyarınca 16.616,81 TL'nin ödeme tarihi olan 01.08.2013 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tam ziya · sorumluluk sınırı · poliçe limiti · sigorta teminatı · rücuen tahsil · ziya · teminat kapsamı · fatura
Benzer bu karardaAncak, 6102 sayılı TTK'nin 880. maddesinde, tazminatın eşyanın taşınmak üzere «teslim» alındığı yer ve zamandaki değerine göre hesaplanması gerektiği, 882. maddesinde «tam ziya» (tam kayıp) durumunda ödenecek tazminatın gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 özel çekme hakkını karşılayan tutar ile sınırlı olduğu, 886. maddesinde de «taşıyıcının sorumluluk sınırlamalarından» yararlanamayacağı haller düzenlendiği anlaşılmaktadır. -/- Somut olayda, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, «hasara» uğrayan emtianın «poliçe limitini» aşmamak kaydıyla «fatura» bedeli üzerinden davanın kabulüne karar verilmiş ise de, TTK'nin yukarıda belirtilen hükümlerine ilişkin bir değerlendirme yapılmamıştır.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; sigortalı olan emtiaların nakliyat sırasında davalılardan araç sürücüsü ...'ın tam «kusuru» ile tamamen hasarlandığı, dava konusu emtianın davacı şirketçe sigortalandığı, «hasarın» «teminat kapsamında» olduğu, davacı şirketin «sigorta teminatı» olan 16.616,81 TL'sini sigortalısına ödediği, TTK'nin 1472. maddesi uyarınca 16.616,81 TL'nin ödeme tarihi olan 01.08.2013 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
2- Dava, yurtiçi kara taşımacılığından kaynaklanan «hasar» bedelinin «rücuen tahsili» istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece 6102 sayılı TTK'nin 886. maddesi uyarınca davalının «sorumluluk sınırlamalarından» yararlanıp yararlanamayacağı, davalının «sınırlı sorumluluğa» tabi olduğunun belirlenmesi halinde ise, davaya konu emtianın ağırlığının tespiti için taraf delillerinin «ibrazı» sağlanarak, gerektiğinde uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmak suretiyle, TTK'nin 880. maddesine göre taşınmak üzere «teslim» alındığı yer ve zamandaki değerine göre tazminat tutarı hesaplanıp, TTK'nin 882. maddesi uyarınca «taşıyıcının» üst «sorumluluk sınırı» tespit edilerek neticesine göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle bozulmasını gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/9528 E. 2018/4436 K.
Ortak:zıya · taşıyıcı · hasar · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaBozma Kararı Dairemizin 27.02.2019 tarih, 2017/3699 E. ve 2019/1601 K. sayılı kararıyla mahkemenin davalının «ambalaj yetersizliğini» ispatlayamadığına dair «eksik incelemeye» dayalı tespitinin doğru görülmediği, bildirilen deliller üzerinde taşıma konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla inceleme yapılarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği, ayrıca 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 882 nci maddesi uyarınca, «zıya» veya «hasar» sebebiyle «taşıyıcının sorumluluğu», gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8.83 özel çekme hakkı ile sınırlı olup mahkemece anılan madde uyarınca «sınırlı sorumluluğa» ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın yazılı şekilde karar verilmesinin yerinde görülmediği gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ambalaj sorumluluğunun gönderici tarafta olduğu ancak «hasarın» ambalajlamadan kaynaklı olduğunun «ispat külfetinin» «taşıyıcıda» olduğu, davalı şirketin bu hususu ispatlayamadığı, davalı taşıyıcının ambalajlamadan kaynaklı taşıma esnasında gönderilen yükte meydana gelen hasarlanmada kasten ve pervasızca bir davranıştan bahsedilemeyeceği, dolayısıyla «taşıyıcının sorumluluğunun sınırlanmasını» kaldıran 6102 sayılı Kanun'un 886 ncı maddesinin uygulanamayacağı; taşıyıcının ancak «sınırlı sorumluluğuna» gidilebileceği kanaati ile Yargıtay bozma ilamında da belirtildiği üzere 6102 sayılı Kanun'un 882 nci maddesi uyarınca hesaplama yapılarak bilirkişi raporunda beli …
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının savunmalarını ispatlayacak delillerinin olmadığını, mahkemece «hukuki dinlenilme hakkına» uygun olarak savunma ve kanıtlar yönünden değerlendirme içeren hukuki denetime elveren gerekçe oluşturulmaksızın karar verildiğini, dava konusu televizyonlara taşıma haricinde «hasar» geldiğini gösterecek evrakın bulunmadığını, yetersiz ambalajlamanın söz konusu olmadığının bilirkişi raporları ile sabit olmasına rağmen mahkemece bu hususların değerlendirilmediğini, somut olaya «taşıyıcının sorumluluğunun sınırlanmasını» kaldıran 6102 sayılı Kanun' un 886 ncı maddesinin uygulanması gerektiğini, bu durumda taşınan emtianın kilogram ağırlığı değerlendirilmesinin kabul edilemez olduğu …
Benzer bu karardaAncak, dava konusu taşıma tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK’nın 882/1 madde ve fıkrasında ''Gönderinin tamamının «zıyaı» veya «hasarı» hâlinde, 880 ve 881 inci maddeler uyarınca ödenecek tazminat, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır.'' hükmü düzenlenmiştir.
Bu itibarla, mahkemece anılan yasal düzenlenme uyarınca «taşıyıcı» davalının taşıma sırasında oluşan hasardan sorumluluğu hususunda değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken «eksik incelemeye» dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığından davalı şirket vekilinin karar düzeltme istemi yerinde görülmekle Dairemizin 08.02.2016 tarih ve 2015/15088 E …
2- Dava, taşımadan kaynaklanan «hasar» bedelinin rücuan tazmini istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/2270 E. 2021/1997 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maddi tazminat
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «maddi tazminat» isteminin kısmen kabulü ile 24.886,44 TL maddi tazminatın 08/10/2010 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsilline, manevi tazminat isteminin reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/5481 E. , 2023/5534 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2021/555 Esas, 2022/364 Karar
DAVA TARİHİ 07.04.2014
HÜKÜM
Kısmen kabul
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Electro World merkez depoya gönderilmek üzere davalıya teslim edilen 12 adet televizyonun taşınma esnasında kutu ve ambalajlarında meydana gelen hasar nedeniyle depo tarafından kabul edilmediğini, hasarın tazmini amacıyla başlatılan takipte yapılan yetkiye ve borca itirazın mesnetsiz olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkâr tazminatına, mülkiyeti müvekkiline ait televizyonların teslimine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin yerleşim yeri olan İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunu, itirazın iptali istenen takipte alacaklı Önder Yiğit olduğundan davacının aktif husumetinin bulunmadığını, ürünlerin müvekkilince teslim edilmediği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, malların davacı yanca kabul edilmediğini, tespit dosyasına ibraz edilen raporda 12 adet üründen 8 adedinde fiziksel hiç bir hasarın görülmediğini, 4 adet üründe ise küçük hasarlara rastlandığının belirtildiğini, ambalaj sorumluluğunun gönderene ait olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 21.06.2017 tarih, 2016/562 E. ve 2017/510 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 27.02.2019 tarih, 2017/3699 E. ve 2019/1601 K. sayılı kararıyla mahkemenin davalının ambalaj yetersizliğini ispatlayamadığına dair eksik incelemeye dayalı tespitinin doğru görülmediği, bildirilen deliller üzerinde taşıma konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla inceleme yapılarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği, ayrıca 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 882 nci maddesi uyarınca, zıya veya hasar sebebiyle taşıyıcının sorumluluğu, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8.83 özel çekme hakkı ile sınırlı olup mahkemece anılan madde uyarınca sınırlı sorumluluğa ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın yazılı şekilde karar verilmesinin yerinde görülmediği gerekçesi ile bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ambalaj sorumluluğunun gönderici tarafta olduğu ancak hasarın ambalajlamadan kaynaklı olduğunun ispat külfetinin taşıyıcıda olduğu, davalı şirketin bu hususu ispatlayamadığı, davalı taşıyıcının ambalajlamadan kaynaklı taşıma esnasında gönderilen yükte meydana gelen hasarlanmada kasten ve pervasızca bir davranıştan bahsedilemeyeceği, dolayısıyla taşıyıcının sorumluluğunun sınırlanmasını kaldıran 6102 sayılı Kanun'un 886 ncı maddesinin uygulanamayacağı; taşıyıcının ancak sınırlı sorumluluğuna gidilebileceği kanaati ile Yargıtay bozma ilamında da belirtildiği üzere 6102 sayılı Kanun'un 882 nci maddesi uyarınca hesaplama yapılarak bilirkişi raporunda belirtilen konu emtianın brüt ağırlığının 243,5 kilogram olduğu kabulü ile, taşıyıcının yükte meydana gelen hasardan mütevellit sorumluluğunun 678,02 TL ile sınırlı olacağı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, davalının Diyarbakır 8.
İcra Dairesi'nin 2014/175 E. sayılı takip dosyasına vaki itirazının kısmen iptaline, takibin 11.738,89 TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki koşullar ile devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, icra İnkar tazminatının şartları oluşmadığından bu talebin de reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının savunmalarını ispatlayacak delillerinin olmadığını, mahkemece hukuki dinlenilme hakkına uygun olarak savunma ve kanıtlar yönünden değerlendirme içeren hukuki denetime elveren gerekçe oluşturulmaksızın karar verildiğini, dava konusu televizyonlara taşıma haricinde hasar geldiğini gösterecek evrakın bulunmadığını, yetersiz ambalajlamanın söz konusu olmadığının bilirkişi raporları ile sabit olmasına rağmen mahkemece bu hususların değerlendirilmediğini, somut olaya taşıyıcının sorumluluğunun sınırlanmasını kaldıran 6102 sayılı Kanun' un 886 ncı maddesinin uygulanması gerektiğini, bu durumda taşınan emtianın kilogram ağırlığı değerlendirilmesinin kabul edilemez olduğunu belirterek kararın bu nedenlerle bozulmasını istemiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; icra dosyasına yapılan itirazın sadece 678,02 TL yönünden iptaline karar verildiğini, gerekçede kısa kararda yazım hatası yapıldığı ve yargılama giderlerinin de buna göre hesaplanacağı belirtilmesine rağmen kısa kararda yapılan hatanın gerekçeli kararda tekrar edilerek 11.738,89 TL üzerinden takibin kısmen iptaline karar verildiğini, ancak hüküm fıkrasının 3., 4. ve 5. fıkralarından anlaşılacağı üzere iptaline karar verilen itirazın 678,02 TL yönünden olduğunun anlaşıldığını, kararda gerekçe kısmı ile hüküm fıkraları arasında ve hüküm fıkralarının kendi arasında da açıkça çelişkiler mevcut olduğunu, esas yönünden dava konusu emtia hasarının eşyanın kötü ambalajlanmasından kaynaklandığını, taşıyıcının ambar tesellüm fişine ihtirazi kayıt koymadığı için davalıya ait olan ve yetersiz ambalajlamadan kaynaklı sorumluluğun müvekkil firmaya yükletilmesinin kabul edilemeyeceği, davacı lehine hükmedilen vekâlet ücreti, yargılama giderlerinin fahiş ve hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bu nedenlerle bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, yurt içi kara taşımasından kaynaklanan zararının tazmini için yapılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6102 sayılı Kanun'un 882 ve 886 ncı maddeleri.
2.6100 sayılı Kanun'un 294, 297 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 298 nci maddesinin ikinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1. 6100 sayılı Kanun'un 294 vd. maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca hükme bağlanmıştır. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi ilke olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde infazı kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir. Aksi hâlde, yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş olacaktır. Kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki olmaması gerektiği gibi gerekçe ile hüküm fıkrası arasında da çelişki bulunmaması yasal bir zorunluluk olup 6100 sayılı Kanun'un 297 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 298 inci maddesinin ikinci fıkrasında gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı düzenlenmiştir.
Kararların bu hususlara aykırı oluşturulması mahkeme kararlarına duyulan güveni sarsacağı gibi verilen kararların hukuki denetiminin yapılmasını da imkansız kılmaktadır.
2.Somut olayda, mahkemenin 15.12.2022 tarihli kararı gerekçesinde, taşıyıcının yükte meydana gelen hasardan mütevellit sorumluluğunun 678,02 TL ile sınırlı olacağı kanaati ile davanın kısmen kabulü ile itirazın iptaline, takibin bu miktarlar üzerinden devamına ve icra inkar tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilerek hüküm kurulduğu belirtilmiş ancak gerekçeli kararın hüküm fıkrasında “Davanın kısmen kabulü ile, davalının Diyarbakır 8. İcra Dairesinin 2014/175 esas sayılı takip dosyasına vaki itirazının kısmen iptaline, takibin 11.738,89 TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki koşullar ile devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, icra inkar tazminatının şartları oluşmadığından reddine” denilmek suretiyle gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki oluşturacak şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın re'sen bozulması gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istekleri halinde taraflara iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
03.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/954671500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz