6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Anonim şirkette pay sahibinin diğer pay sahibini ortaklıktan çıkarma davası açamaması

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1837 E. 2023/5518 K. · · İlk derece: İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

OnandıKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Gerekçe özeti

Anonim şirkette bir pay sahibinin, diğer pay sahibinin haklı nedenle de olsa ortaklıktan çıkarılmasını dava etme hakkı yoktur; TTK sistematiğinde pay sahiplerine yalnızca haklı sebeple şirketin feshini talep etme yolu (TTK 531) açıktır ve limited şirkete özgü çıkarma hükümleri anonim şirkete uygulanamaz. Şirketi zaten münferiden temsile yetkili olan ortağın, kayyum atanması ya da kendi temsil yetkisinin kaldırılması talebinde hukuki yararı bulunmaz.

Ele alınan sorunlar

Pay sahibinin diğer pay sahibini anonim şirket ortaklığından çıkarma talebi → ret

İddia: Davacı, %55 paya sahip diğer ortağın şirketi zarara uğrattığını, kötü yönettiğini ileri sürerek onun ortaklıktan çıkarılmasını ve paylarının kendisi adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

Gerekçe: TTK 531 uyarınca haklı sebeplerin varlığında sermayenin en az onda birini (halka açık şirketlerde yirmide birini) temsil eden pay sahiplerinin, şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinden şirketin feshini isteyebileceği; mahkemenin fesih yerine davacı pay sahiplerine payların değeri ödenerek onların şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun başka bir çözüme karar verebileceği; TTK sistematiğinde anonim şirkette yalnızca şirketin haklı sebeple feshinin talep edilebildiği, bir ortağın diğer ortağı haklı sebep olsa dahi ortaklıktan çıkarma talep hakkının bulunmadığı, limited şirkete özgü hükümlerin anonim şirkete uygulanma kabiliyetinin olmadığı; dolayısıyla davanın reddinde isabetsizlik bulunmadığı. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)

Münferit temsile yetkili ortağın kayyum atanması ve tek başına temsil talebinde hukuki yararı → ret

İddia: Davacı, şirkete kayyum atanmasını, mümkün olmazsa kendisinin tek başına temsile yetkili kılınmasını talep etmiştir.

Gerekçe: Davacının şirketi münferiden temsile yetkili tek temsilci olduğu, başkaca temsile yetkilinin bulunmadığı; bu nedenle temsil yetkisini istifa ile sonlandırmasının mümkün olduğu; kendisi tarafından kullanılan temsil yetkisinin mahkemece kaldırılmasını talep etmesinde hukuki yararının bulunmadığı. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

Anonim şirkette pay sahibinin diğer ortağı çıkarma davası açamaması ve münferit temsile yetkili ortağın temsil/kayyum talebinde hukuki yarar bulunmaması yönünden emsal değeri taşır.

Usul tespitleri

Dava şartı
hukuki yarar, dava hakkı (özel dava şartı)

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
anonim şirkette ortaklıktan çıkarma haklı sebeple fesih TTK 531 hukuki yarar özel dava şartı münferit temsil yetkisi

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Kanun — 6102 sayılı Kanun 531 · 6100 sayılı Kanun — 6100 sayılı Kanun 114/26100 sayılı Kanun 115/2

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/1837 E.  ,  2023/5518 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2022/47 Esas, 2022/73 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2021/541 E., 2021/653 K.

Taraflar arasındaki şirket ortaklığından çıkarılma ve şirkete kayyum atanması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, ... Dan. Sağlık Tur. San. Tic. A.Ş.'nin %45 hisse ile ortağı ve yetkilisi olduğunu, şirkette %55 hisseye sahip olan davalı ile müvekkili arasında sorunlar ortaya çıktığını, davalının şirketi şahsı adına borçlandırıp bu borçları tahsil ettiğini ve şirketin mal varlığını kendi çıkarları doğrultusunda kullandığını, şirketi zarara uğrattığını ve müvekkilini devre dışı bıraktığını, müvekkilinin şahsi hesaplarına bile davalının şirketi borçlandırdığı işlemler yüzünden haciz geldiğini, şirketin oluşan kâr ve zararından hiçbir şekilde bilgi sahibi olmadığını, şirketin gerekli faaliyetlerini sürdürmesi için artık ortakların bir araya gelemediğini ve bir türlü anlaşma sağlanamadığını, şirketin şu an kötü yönetilmekte olduğunu ve idaresinin de sağlanamadığını ileri sürerek ...

Danışmanlık Sağlık Tur. San. Tic. A.Ş.'nin %55 ortağı ...’ın şirket ortaklığından çıkarılmasına, davalı ...'ın şirketteki hisselerinin müvekkili adına tesciline, şirketi tedbiren tek başına temsile davacı ...'ın yetkili kılınmasına, bu mümkün olmadığı takdirde şirketin hak ve menfaatlerini gözetmek için üçüncü bir kişinin dava sonuna kadar tedbiren şirketi temsil ve imzaya yetkili yönetim kayyumu olarak tedbiren atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile incelenen sicil kayıtlarından davacının ... Danışmanlık Sağlık Turizm Sanayi Ticaret Anonim Şirketi'nin yönetim kurulu başkanı olduğunun ve aynı zamanda şirketi tek başına temsil ve ilzama yetkili bulunduğunun anlaşıldığı, davalı ...'ın şirketi temsil ve ilzama yetkili bulunmadığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 530 uncu maddesi kapsamında yönetim organının boşluğundan bahsedilemeyeceği, tüm bu tespitler karşısında davacının ... Danışmanlık Sağlık Turizm Sanayi Ticaret Anonim Şirketi'ne tedbiren kayyım atanması ve davacının şirketi tek başına temsil ve ilzama yetkili kılınması talepleri bakımından hukuki yararının mevcut olmadığı, davacının, davalının dava dışı şirket ortaklığından haklı nedenlerle çıkarılması talebi bakımından yapılan değerlendirme neticesinde anonim şirketlerde pay sahibinin, diğer pay sahibinin haklı nedenlerle ortaklıktan çıkarılmasını talep etme hakkı bulunmadığı gibi, anonim şirketin kendisinin dahi 6102 sayılı Kanun'un 208 inci maddesindeki şirketler topluluğuna yönelik istisna ile aynı Kanun'un 483 inci maddesindeki iskat usulü dışında pay sahibinin haklı nedenle ortaklıktan çıkarılması talep hakkının bulunmadığı, dava hakkının mevcudiyeti özel dava şartı mahiyetinde olduğu, dava dışı şirkette pay sahibi olan davacının, diğer pay sahibinin ortaklıktan çıkarılmasını dava etme hakkı bulunmadığından bu talebin 6100 sayılı Kanun'un 114 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 115 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca özel dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle davacının ...

Danışmanlık Sağlık Turizm Sanayi Ticaret Anonim Şirketi'ne tedbiren kayyım atanması ve davacının şirketi tek başına temsil ve ilzama yetkili kılınması taleplerinin dava şartı yokluğundan usulden reddine, dava dışı şirkette pay sahibi olan davacının, diğer pay sahibinin ortaklıktan çıkarılmasını dava etme hakkı bulunmadığından bu talebin özel dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin şirketin yalnızca %45 hisse ile ortağı olduğunu, davalının hem şirketi hem de müvekkilini zarara uğrattığını, Mahkemece davanın esasına girmeden ve taraf teşkilini sağlanmadan davanın reddine karar verildiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalının şirketin malvarlığını kendi çıkarları doğrultusunda kullandığını, şirketi ve müvekkilini zarara uğrattığını, müvekkiline bilgi vermediğini, şirketin şuan kötü yönetildiğini ve idaresinin de sağlanamadığını savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının %45, davalının da %55 oranda davadışı şirkette pay sahibi oldukları, davacının şirketi münferiden temsile yetkili olduğu, davalının da temsil yetkisinin bulunmadığının anlaşıldığı, davacının münferit yetkili temsilci bulunduğu, başkaca temsile yetkili bulunmadığı, bu nedenle yönetim ve temsil yetkisini istifa ile sonlandırmasının mümkün olduğu, kendisi tarafından kullanılan temsil yetkisinin mahkeme tarafından kaldırılmasını talep etmesinde hukuki yararının olmadığı, 6102 sayılı Kanun'un 531 inci maddesinin birinci fıkrasında haklı sebeblerin varlığında sermayenin en az onda birini ve halka açık şirketlerde yirmide birini teşkil eden pay sahiplerinin, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden şirketin feshine karar verilmesini isteyebileceği, Mahkemece fesih yerine, davacı pay sahiplerine payların değeri ödenerek davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun bir çözüme karar verebileceği, 6102 sayılı Kanun sistematiğinde anonim şirketlerde sadece şirketin haklı sebeple fesih talebine olanak tanındığı, bir ortağın diğer ortağı haklı sebep olsa dahi ortaklıktan çıkartılmasını talep hakkı bulunmadığı, limited şirkete özgü hükümlerin ise anonim şirkete uygulanma kabiliyetinin bulunmadığı, dava dilekçesi ve tensip zaptının davalıya tebliğ edildiği, ancak cevap verilmediği, bu hususa yönelik istinaf nedeninin de yerinde görülmediği, davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davalının anonim şirketteki ortaklığından çıkarılması istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Kanun'un 114 üncü maddesi, 115 inci maddesi, 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin birinci alt bendi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/954655300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/47 E. 2022/73 K.

Anonim şirkette ortağın diğer ortağı çıkarma talep hakkı yok

Gerekçe özeti

Anonim şirket ortaklığında, bir pay sahibinin diğer pay sahibini haklı nedenle ortaklıktan çıkarılmasını talep etme hakkı bulunmamaktadır; TTK sistematiğinde bu konuda öngörülen yol şirketin haklı sebeple feshi talebidir (TTK 531/1) ve mahkeme fesih yerine bir çözüme hükmedebilir, ancak bunu talep hakkı yalnızca kanunda belirtilen nisaba sahip pay sahiplerine ve şirkete yöneliktir; limited şirkete özgü çıkarma hükümleri anonim şirkete uygulanamaz. Ayrıca, şirketi münferiden temsile yetkili olan kişinin, kendi kullandığı temsil yetkisinin mahkemece kaldırılmasını talep etmesinde hukuki yararı yoktur; bu yetki istifa yoluyla sonlandırılabilir.

Emsal değeri

Anonim şirkette bir ortağın diğer ortağı haklı sebeple ortaklıktan çıkarma talep hakkının bulunmadığı ve limited şirket hükümlerinin anonim şirkete uygulanamayacağı yönündeki tespit bakımından emsal değeri taşımaktadır; ayrıca temsil yetkisine sahip kişinin kendi yetkisinin kaldırılmasını talep etmesinde hukuki yarar bulunmadığı tespiti de emsal niteliktedir.

Kavramlar: anonim şirket haklı sebeple fesih ortaklıktan çıkarma hukuki yarar temsil yetkisi yönetim kayyımı dava şartı

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/47

KARAR NO 2022/73

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 05/10/2021

NUMARASI 2021/541Esas 2021/653 Karar

DAVA

Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 25/01/2022

Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili ; müvekkilinin, ... AŞ'nin %45 hisse ile ortağı ve yetkilisi olduğunu, şirkette %55 hisseye sahip olan davalı ile müvekkili arasında sorunlar ortaya çıktığını, davalının şirketi şahsı adına borçlandırıp bu borçları tahsil ettiğini ve şirketin mal varlığını kendi çıkarları doğrultusunda kullandığını, şirketi zarara uğrattığını ve müvekkilini devre dışı bıraktığını, müvekkilinin şahsi hesaplarına bile davalının şirketi borçlandırdığı işlemler yüzünden haciz geldiğini, şirketin Kırıkkale'de ... isimli bir oteli bulunduğunu, davalının hiçbir şekilde müvekkile bilgi vermediğini, diğer iş ve işleyişler ile de ilgili bilgiye ulaşamayan müvekkiline engel çıkartıldığını ve hiçbir şekilde bilgi verilmediğini, şirketin oluşan kar ve zararından hiçbir şekilde bilgi sahibi olmadığını, şirketin gerekli faaliyetlerini sürdürmesi için artık ortakların bir araya gelemediğini ve bir türlü anlaşma sağlanamadığını, şirketin şu an kötü yönetilmekte olduğunu ve idaresinin de sağlanamadığını belirterek ...

AŞ'nin %55 ortağı ...’ın şirket ortaklığından çıkarılmasına, davalı ...'ın şirketteki hisselerinin müvekkili adına tesciline, şirketi tedbiren tek başına temsile davacı ...'ın yetkili kılınmasına, bu mümkün olmadığı takdirde şirketin hak ve menfaatlerini gözetmek için üçüncü bir kişinin dava sonuna kadar tedbiren şirketi temsil ve imzaya yetkili yönetim kayyumu olarak tedbiren atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı davaya cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davacı ...'ın şirketin yönetim kurulu başkanı olduğu aynı zamanda şirketi tek başına temsil ve ilzama yetkili bulunduğunu, davalı ...'ın şirketi temsil ve ilzama yetkili bulunmadığı, TTK'nun 530 maddesi kapsamında yönetim organının boşluğundan bahsedilemeyeceği, şirkete tedbiren kayyım atanması ve davacının şirketi tek başına temsil ve ilzama yetkili kılınması talepleri bakımından hukuki yararının mevcut olmadığı gerekçesiyle HMK'nun 114/1-h bendi ve 115/2 fıkrası uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddine; Davacının, davalının dava dışı şirket ortaklığından haklı nedenlerle çıkarılması talebi bakımından; anonim şirketlerde pay sahibinin, diğer pay sahibinin haklı nedenlerle ortaklıktan çıkarılmasını talep etme hakkı bulunmadığı gibi, anonim şirketin kendisinin dahi TTK 208 maddesindeki şirketler topluluğuna yönelik istisna ile TTK 483 maddesindeki iskat usulü dışında pay sahibinin haklı nedenle ortaklıktan çıkarılması talep hakkının bulunmadığı gerekçesiyle HMK'nın 114/2 ve 115/2 fıkraları uyarınca özel dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; müvekkilinin şirketin yalnızca %45 hisse ile ortağı olduğunu, davalının hem şirketi hem de müvekkilinin zarara uğrattığını, mahkemece davanın esasına girmeden ve taraf teşkilini sağlamadan davanın reddine karar verildiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalının şirketin malvarlığını kendi çıkarları doğrultusunda kullandığını, şirketi ve müvekkilini zarara uğrattığını, müvekkiline bilgi vermediğini, şirketin şuan kötü yönetildiğini ve idaresinin de sağlanamadığını, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Davacının %45,davalının da; %55 oranda davadışı şirkette pay sahibi oldukları,davacının şirketi münferiden temsile yetkili olduğu ,davalının da temsil yetkisi bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davacı ; şirketin kötü yönetildiğini ileri sürerek yönetim kurulunun yetkisinin kaldırılmasını ,şirkete yönetim kayyımı atanmasını talep etmektedir.Davacının münferit yetkili temsilci bulunduğu ,başkaca temsile yetkili bulunmadığından yönetim ve temsil yetkisini istifa ile sonlandırması mümkün olup,kendisi tarafından kullanılan temsil yetkisinin mahkeme tarafından kaldırılmasını talep etmesinde hukuki yararı olmadığı açıktır. Davacının istemi davalı şirket paydaşının zararlandırıcı eylemleri nedeniyle şirketten çıkartılması istemine yöneliktir.

TTK nun 531(1) maddesinde haklı sebeblerin varlığında ,sermayenin en az onda birini ve halka açık şirketlerde yirmide birini teşkil eden pay sahipleri ,şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden şirketin feshine karar verilmesini isteyebilir.Mahkeme fesih yerine ,davacı pay sahiplerine ,payların değeri ödenerek davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun bir çözüme karar verebilir. "TTK sistematiğinde anonim şirketlerde sadece şirketin haklı sebeble feshi talebine olanak tanınmış olup,bir ortağın diğer ortağı haklı sebeb olsa dahi ortaklıktan çıkartılmasını talep hakkı bulunmamaktadır.Limited şirkete özgü hükümlerin ise anonim şirkete uygulanma kabiliyeti bulunmamaktadır.

Davacı vekili taraf teşkili sağlanmadan hüküm verildiğini ileri sürmüş ise de ;dava dilekçesi ve tensif zaptının davalıya tebliğ edildiği,ancak cevap verilmediği anlaşılmakla bu hususa yönelik istinaf nedeni de yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş olup, istinaf nedenleri yerinde olmayan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 80,70-TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 21,40-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 25/01/2022

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.