6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Harcı âlem ürün formunda tescilsiz tasarıma haksız rekabet korumasının sınırı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1254 E. 2023/4692 K. · · İlk derece: Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

OnandıKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Haksız rekabet

Gerekçe özeti

Bir ürün formu belirli bir firmayla özdeşleşmeyip sektörde farklı firmalarca üretilen ve sıkça kullanılan harcı âlem bir form hâline gelmişse, o form üzerinde tescilsiz tasarım sahibi hak iddia edemez; rakibin aynı formu -kendi ayırt edici işletme unsurlarını da ekleyerek- pazarlaması haksız rekabet oluşturmaz.

Ele alınan sorunlar

Tescilsiz ürün formunun taklidinin haksız rekabet teşkil edip etmediği → ret

İddia: Davacı, kendi tasarladığı havalandırma fanlarının davalı tarafından ayniyet derecesinde benzer biçimde üretilip pazarlandığını, tescilsiz tasarımların haksız rekabet hükümleriyle korunması gerektiğini, ürünün müvekkiliyle özdeşleştiğini ve harcı âlem sayılamayacağını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Bilirkişi raporunda ürünler arasında çok yakın benzerlik belirtilse de, davaya konu ürün formunun davacı firmayla özdeşleştiğine ve bu şekilde tanındığına dair bir neden bulunmadığı; dünyada farklı firmalarca üretilen bir ürün olması nedeniyle formun havalandırma sektöründe sıkça kullanılan harcı âlem bir form hâline geldiği; bu nedenle davacının bu form üzerinde hak sahibi olmadığı; ayrıca davalının ürünlerinde işletmesine ilişkin ayırt edici unsurlara yer verdiği; dolayısıyla bu ürünlerin davalı tarafından pazarlanmasının haksız rekabet olarak kabul edilemeyeceği. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

Tescilsiz tasarımın haksız rekabet yoluyla korunmasının, ürün formunun firmayla özdeşleşmesi koşuluna bağlı olduğu; harcı âlem hâle gelmiş formlarda korumanın bulunmadığı yönünden emsal değeri taşır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
haksız rekabet tescilsiz tasarım harcı âlem ürün formu iltibas ürünün firmayla özdeşleşmesi

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu — 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 55

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/1254 E.  ,  2023/4692 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2019/1679 Esas, 2021/1873 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2016/1057 E., 2019/594 K.

Taraflar arasındaki haksız rekabetin tespiti, men'i, ref'i davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin İspanya merkezli bir şirket olduğunu, kendi tasarladığı hava tahliye motorları, fanlar ve vantilatörler gibi ürünleri tüketicilerle buluşturduğunu, söz konusu tasarımların bir kısmının dünyanın farklı ülkelerinde koruma altında olduğunu, ancak hâlihazırda Türkiye’de tescilli herhangi bir tasarımı bulunmadığını, buna karşın müvekkil şirketin ürettiği özgün tasarımların uzun yıllardan bu yana Türkiye’de satıldığını, müvekkili şirket tarafından tasarlanıp Türkiye'de pazara sunulan sunulan "Mıxvent-td 160, 250, 350" kodlu havalandırma fanlarının davalı tarafından aynısının üretilip pazarlandığını, davalı tarafın söz konusu kullanımının Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/542 Değişik İş sayılı dosyası ile tespit edildiğini, davalının sattığı ürünlerin ayniyet derecesinde benzer olduğunu, davalının, müvekkiline ait olan tescilsiz ürünü müvekkilinden izin almaksızın kullanmasının dürüstlük kuralına aykırı olduğunu ve haksız rekabet teşkil ettiğini, tescilsiz tasarımların haksız rekabet hükümleri ile korunmasının gerektiğini ileri sürerek davalının eylemlerinin müvekkili şirket aleyhine haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, men'ine ve ref'ine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının tasarımlarının farklı ülkelerde tesciline dair belgeleri dosyaya sunması gerektiğini, davacı tarafın ürünlerinin bilinen ve tanınan ürünlerden olmadığını, davaya konu ürünler arasında ayniyet derecesinde benzerlik bulunmadığını, davacı tarafın davasına delil olarak Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/ 542 D.İş sayılı dosyasını gösterdiğini, ancak daha önce kendilerinin talebi üzerine yapılan ve iki ürün arasında benzerlik bulunmadığını tespit eden Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/365 D.İş dosyasından hiç bahsetmediğini, Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/365 D.İş sayılı dosyası ile her iki ürünün gerek teknik, gerekse görsel (tasarım) bakımından benzer olmadığının açıkça belirlendiğini ve rapor edildiğini, her iki ürünün benzer olduğu farzedilse dahi bu durumn haksız rekabete konu teşkil etmeyeceğini, iki ürünün kullanım amacı ve kullanım yerlerinin aynı olduğunu, bu ürünlerin kullanıldıkları yerlere uygun olarak silindir şeklinde dizayn edilmeleri gerektiğini, aynı alanda kullanılan çoğu ürünlerin benzer olup, ayırt edici özelliklerinin markaları olduğunu, müvekkilinin hiçbir şekilde davacının ürünü ile benzerlik yaratarak davacının yatırım ve emeğinden faydalanmadığını, bir endüstriyel tasarımın haksız rekabete konu olması için tasarımın yeni ve dünyanın herhangi bir yerinde daha önce kamuya sunulmamış olması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının tescilsiz tasarımı olduğunu iddia ettiği ürünlerin piyasada anonim hale gelmiş yaygın olarak kullanılan ürünler olduğu, bu nedenle davalı tarafından pazarlanmasının haksız rekabet olarak kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının ürünleri ile müvekkilinin ürünlerinin aynı olduğu ve karışıklığa yol açacak nitelikte bulunduğunun hem bilirkişi raporlarıyla hem de mahkeme kararı ile sabit olduğunu, müvekkiline ait ürünlerin anonimleştiğinin kabul edilmesinin mümkün olmadığını, internette bulunan bir kısım ürünlerden yola çıkılarak tasarımın anonim hale geldiğinin kabul edilmesinin mümkün olmadığını, bilirkişi raporunda da müvekkile ait ürünlerin anonim olduğuna dair net tespit bulunmadığı halde mahkemece davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, ayrıca mahkemece anonimlik tespitine dayanak kabul ettiği bir çok fan ürününün dava konusu fan ürünü ile bir ilgisinin bulunmadığını, bilirkişi raporundaki tespitin aksine müvekkilinin dava konusu fan üretimiyle tüketici nezdinde bilinir hale geldiğini belirterek kararın kaldırılması ile davanın kabulünü istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporunda davacının ve davalının ürünleri arasında çok yakın derecede bir benzerlik olduğu belirtilmekte ise de davaya konu ürün şeklinin özellikle davacı ... firması ile özdeşleştiğine ve bu şekilde tanındığına dair bir neden görülmemiş, dünyada farklı firmalarca üretilen bir ürün olması nedeniyle davaya konu ürün formunun havalandırma sektöründe sıkça kullanılan harcı alem bir form haline geldiği, bu nedenle davaya konu ürün formu ile ilgili davacının hak sahibi olmadığı, davalının ürünlerinde işletmesine ilişkin ayırt edici unsurlara da yer verdiği anlaşıldığından bahse konu ürünlerin davalı tarafından pazarlanmasının haksız rekabet olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu ile ilgili olarak müvekili şirketin fikri emeğinin görmezden gelindiğini, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda hatalı tespitler yapıldığını, varsayıma dayalı olarak sonuca ulaşıldığını, dava konusu tasarımın müvekkili ile özdeşleştiğini, harcı alem tespitinin dayanaksız olduğunu, internette benzeri bulunan ürünlerin bir kısmının zaten müvekkilinin distrübütörlerine ait olduğunu, diğer ürünlerin taklit ürünler olabileceğini, davalının ürünlerinde markasını kullanmasının davalının tasarımları izinsiz kullanmasını meşrulaştırmayacağını, ürünlerin benzer olması dolayısıyla tüketici nezdinde karışıklığa yol açacağını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, dava konusu ürünün davacı tarafından tasarlandığı ve dünyanın farklı yerlerinde koruma altına alındığı belirtilen havalandırma fanlarının, davalı tarafından piyasaya sunulan havalandırma fanları ile iltibasa neden olup olmadığı, davalının ürünleri nedeniyle haksız rekabet oluşup oluşmadığı hususuna ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 55 inci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/954562200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/1679 E. 2021/1873 K.

Tescilsiz tasarımın haksız rekabet hükümleriyle korunması şartları

Gerekçe özeti

Tescile dayalı koruma tercihinde bulunulmamış, ilk defa yurt dışında kamuya sunulup belli bir süre sonra Türkiye'de ticarete konu edilen tasarımların haksız rekabet hükümleriyle korunabilmesi için, tasarımın mutlak anlamda yenilik ve ayırt edicilik taşıyıp onu üreten işletmeyle özdeşleşecek derecede yüksek bir ayırt edicilik düzeyine ulaşmış olması ve taklit edenin işletmesel köken karıştırılmasına yol açacak tedbirler almamış olması gerekir; ürün formu sektörde yaygınlaşıp harcı alem hale gelmişse ve davalı kendi işletmesine ilişkin ayırt edici unsurlar kullanıyorsa, salt benzerlik haksız rekabet oluşturmaz.

Emsal değeri

Tescilsiz ve tescile dayalı koruma tercihinde bulunulmamış, yurt dışında ilk kez kamuya sunulmuş tasarımların Türkiye'de haksız rekabet hükümleriyle korunabilmesi için gereken şartları (mutlak yenilik/ayırt edicilik + işletmesel köken karıştırılması) somutlaştırması yönünden bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: haksız rekabet tescilsiz tasarım işletmesel köken karıştırılması ayırt edicilik harcı alem ürün formu SMK tescilsiz tasarım koruması

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/1679

KARAR NO 2021/1873

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 17/05/2019

NUMARASI 2016/1057 Esas - 2019/594 Karar

DAVA

Haksız Rekabetin Tespiti, Men'i, Ref'i

İSTİNAF KARAR TARİHİ 16/12/2021

Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkilinin İspanya merkezli bir şirket olduğunu, kendi tasarladığı hava tahliye motorları, fanlar ve vantilatörler gibi ürünleri tüketicilerle buluşturduğunu, söz konusu tasarımların bir kısmının dünyanın farklı ülkelerinde koruma altında olduğunu, ancak hâlihazırda Türkiye’de tescilli herhangi bir tasarımı bulunmadığını, buna karşın müvekkil şirketin ürettiği özgün tasarımların uzun yıllardan bu yana Türkiye’de tüketicilerle buluştuğunu, müvekkili şirket tarafından tasarlanıp Türkiye'de pazara sunulan sunulan ..., ..., ... kodlu havalandırma fanlarının davalı tarafın aynısının üretildiğini ve ... gibi kodlarla tüketicilere sunulduğunu, davalı tarafın söz konusu kullanımının Bakırköy 1.

Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/542 Değişik İş sayılı dosyası ile tespit edildiğini, davalının sattığı ürünlerin ayniyet derecesinde benzer olduğunu, davalının, müvekkiline ait olan tescilsiz ürünü müvekkilinden izin almaksızın kullanmasının dürüstlük kuralına aykırı olduğunu ve haksız rekabet teşkil ettiğini, davalının eylemleri ile özellikle müvekkilin “malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler aldığını ve bu sayede haksız kazanç elde ettiğini, müvekkili şirketin söz konusu ürün için TPE nezdinde tescili bulunmadığını, bu nedenle 551 Sayılı KHK hükümlerinden yararlanmasının ve dolayısıyla huzurdaki davayı Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nde açmasının mümkün olmadığını, Yargıtay 11.

Hukuk Dairesi tarafından da istikrarla vurgulandığı üzere tescilsiz tasarımların haksız rekabet hükümleri ile korunmasının gerektiğini beyanla davalının eylemlerinin müvekkili şirket aleyhinde haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, men'ine ve ref'ine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; davacının iddiası üzerine tescil belgelerinin ilgili ülkelerden celbi ile dosyaya sunulmasını talep ettiklerini, davacı tarafın ürünlerinin bilinen ve tanınan ürünlerden olmadığını, davaya konu ürünler arasında ayniyet derecesinde benzerlik bulunmadığını, davacı tarafın davasına delil olarak Bakırköy ... ATM'nin ... D.İş sayılı dosyasını gösterdiğini, ancak daha önce kendilerinin talebi üzerine yapılan ve iki ürün arasında benzerlik bulunmadığını tespit eden Bakırköy ... ATM'nin ... D.İş dosyasından hiç bahsetmediğini, Bakırköy ... ATM'nin ... D.İş Sayılı dosyası ile her iki ürünün gerek teknik, gerekse görsel (tasarım) bakımından benzer olmadığının açıkça belirlendiğini ve rapor edildiğini, iki ürün benzer olmamakla aralarında ayırt edici farklılıklar bulunmakla birlikte, velev ki benzer dahi olsa bu durum haksız rekabete konu teşkil etmeyeceğini, iki ürünün kullanım amacı ve kullanım yerlerinin aynı olduğunu, bu ürünlerin kullanıldıkları yerlere uygun olarak silindir şeklinde dizayn edilmeleri gerektiğini, aynı alanda kullanılan çoğu ürünlerin benzer olup, ayırt edici özelliklerinin markaları olduğunu, müvekkilinin hiçbir şekilde davacının ürünü ile benzerlik yaratarak davacının yatırım ve emeğinden faydalanmadığını, olayda iltibasın söz konusu olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davacının tescilsiz tasarımı olduğunu iddia ettiği ürünlerin, piyasada anonim hale gelmiş yaygın olarak kullanılan ürünler olduğu, bu nedenle davalı tarafından pazarlanmasının haksız rekabet olarak kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili ; davalının ürünleri ile müvekkilinin ürünlerinin aynı olduğu ve karışıklığa yol açacak nitelikte bulunduğunun hem bilirkişi raporlarıyla hem de mahkeme kararı ile sabit olduğunu, müvekkiline ait ürünlerin anonimleştiğinin kabul edilmesinin mümkün olmadığını, internette bulunan bir kısım ürünlerden yola çıkılarak tasarımın anonim hale geldiğinin kabul edilmesinin mümkün olmadığını, bilirkişi raporunda da müvekkile ait ürünlerin anonim olduğuna dair net tespit bulunmadığı halde mahkemece davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, ayrıca mahkemece anonimlik tespitine dayanak kabul ettiği bir çok fan ürününün dava konusu fan ürünü ile bir ilgisinin bulunmadığını, bilirkişi raporundaki tespitin aksine müvekkilinin dava konusu fan üretimiyle tüketici nezdinde bilinir hale geldiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, haksız rekabetin tespiti, men'i ve ref'i talebine ilişkindir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık; dava konusu ürünün davacı tarafından tasarlandığı ve dünyanın farklı yerlerinde koruma altına alındığı belirtilen havalandırma fanlarının, davalı tarafından piyasaya sunulan havalandırma fanları ile iltibasa neden olup olmadığı, davalının ürünleri nedeniyle haksız rekabet oluşup oluşmadığı hususunda toplanmaktadır. 6102 sayılı TTK’nın 54. maddesinde de "Haksız rekabete ilişkin bu kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır." hükmü düzenlenmiş, aynı Yasa’nın 55/1-a-4 maddesinde haksız rekabet olarak kabul edilen eylemlerden biri de ‘‘Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak’’ olarak düzenlenmiştir.

Öte yandan, dava tarihi itibariyle somut olayda uygulanma yeri olmamakla birlikte tescilsiz tasarımlar yönünden, 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 55/4, 56/4-5, 59/2 ve 69/2 maddelerinde getirilen yeni düzenlemeyle, ilk defa Türkiye’de kamuya sunulmuş olması, mutlak anlamda yeni ve ayırt edici olması koşuluyla, sadece üç yıl için koruma getirilmiştir. Söz konusu şartları taşıyan tescilsiz tasarımlara da tescilli tasarımlar gibi SMK hükümlerine göre koruma sağlanacaktır. Kanun madde gerekçesiyle birlikte yorumlandığında, 6769 sayılı SMK’daki koruma bir yana, tescilsiz tasarımların haksız rekabet hükümleri çerçevesinde korunabilmesi ancak ve ancak, mutlak manada yenilik ve ayırt edicilik niteliğinin bulunması, onu üreten işletmeyle bütünlük arz ederek aynen bir marka gibi işletmesel kökene işaret edecek derecede yüksek bir ayırt edicilik düzeyine ulaşması ve onunla özdeşleşmesi, öte yandan taklidini üretenlerce, işletmesel kökenleri itibariyle tasarıma konu malların işletmesel kökenlerinin karıştırılmasına yol açacak tedbirlerin alınmaması, diğer bir anlatımla hedef tüketici kitlesinin bakış açısına göre, orijinal ve taklit malların aynı veya aralarında idari, ekonomik ya da işletmesel bağ bulunan işletmelerce üretilmiş olabileceği hususunda karıştırılma ihtimaline yol açılması halinde söz konusu olabilecektir.

Bunun dışında, orijinal tescilli tasarımlar için bile her beş yılda bir yenilenmek koşuluyla yirmi beş yıllık koruma sağlandığı ve sürenin sonunda tasarım hakkının topluma intikal edeceği kabul edildiği halde, haksız rekabet hükümlerinden ve emeğin korunması ilkesinden hareketle sırf orijinal olmasından dolayı tescilsiz tasarımlara daha fazla hak bahşedildiği de iddia edilemez (..., Tasarımların Haksız Rekabet Hükümleri Çerçevesinde Korunması Artık Söz Konusu Değildir, ...’ya ..., ..., İst-2020, s. ...). Somut uyuşmazlıkta olduğu gibi, ilk defa yurt dışında kamuya sunulmuş, belli bir süre sonra Türkiye'de ticarete konu edilmiş ve tescile dayalı koruma tercihinde de bulunulmamış tasarımlar yönünden, tasarıma konu malların bir başkasınca üretilmiş ve piyasaya sunulmuş olması halinde, sadece tasarımın orijinal, davacı ile özdeşleşmiş ve büyük emek ve çabalarla tanıtılmış olması, bu davranışın haksız rekabet olarak nitelendirilmesine yeterli olmayıp, ayrıca onu üreten işletmeler arasında, ortalama tüketici kitlesi nezdinde karıştırılma ihtimaline de yol açılması gerekir (Yargıtay 11.

Hukuk Dairesi'nin 22/04/2021 tarih 2021/89-3954 sayılı kararı). Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda davacının ve davalının ürünleri arasında çok yakın derecede bir benzerlik olduğu belirtilmekte ise de davaya konu ürünün şeklinin özellikle davacı ... firması ile özdeşleştiğine ve bu şekilde tanındığına dair bir neden görülmemiş, dünyada farklı firmalarca üretilen bir ürün olması nedeniyle davaya konu ürün formunun havalandırma sektöründe sıkça kullanılan harcı alem bir form haline geldiği, bu nedenle davaya konu ürün formu ile ilgili davacının hak sahibi olmadığı, davalının ürünlerinde işletmesine ilişkin ayırt edici unsurlara da yer verdiği anlaşıldığından bahse konu ürünlerin davalı tarafından pazarlanmasının haksız rekabet olarak kabul edilmesi mümkün görülmemiştir.

Bu itibarla mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 59,30-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 44,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 14,90-TL daha harcın davacıdan alınarak Hazine' ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.16/12/2021

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.