Kurum kararının iptali | YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1195 E. 2023/5000 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
dürüstlük kuralı↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ dava sebebi↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/386 E., 2019/429 K.
Taraflar arasındaki Kurum kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin, 2014 yılında kurulduğunu, müşteri hizmetleri, çağrı merkezi danışmanlığı ve proje kaynak kullanım alanlarında faaliyet gösterdiğini, müvekkili tarafından kullanılan programa istinaden, İngilizce'de kalite anlamına gelen "Quality" kelimesinin ilk üç harfinden yararlanılarak oluşturulan "Qua Services" ibareli marka başvurusunda bulunulduğunu, 2018/45229 numarası verilen başvurunun, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından 2016/72264 ve 2018/06782 sayılı "QUA" ibareli markalara dayalı olarak, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi uyarınca 35 inci sınıf hizmetler yönünden kısmen reddedildiğini, bu karara yapılan itiraz sonucunda Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından 2018/06782 sayılı markanın ret gerekçesi olmaktan çıkarıldığını ancak 2016/72264 sayılı markaya dayalı olarak itirazlarının reddine karar verildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili markasının kapsamındaki hizmetlerle redde mesnet markanın kapsamındaki hizmetlerin farklı olduğunu, öte yandan müvekkili başvurusu ile redde mesnet markanın renk, şekil, tasarım, boyut bakımından birbirinden tamamen farklı olduğunu, bu sebeple görsel ve işitsel anlamda farklı olan markalar arasında iltibas ihtimalinin bulunmadığını, başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığını, redde mesnet alınan markanın 35 inci sınıfın tüm alt gruplarında ciddi bir biçimde kullanılmadığını ileri sürerek YİDK'in 2018-M-6714 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu 2018/45229 sayılı "Qua Services" ibareli marka ve kısmi redde dayanak gösterilen markalar arasında, 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi anlamında ayniyet ve/veya ayırt edilemeyecek kadar benzerlik bulunmadığı, başvuru konusu marka ve kısmi redde dayanak gösterilen markaların kapsadıkları mal ve hizmet sınıflarının, 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi anlamında anlamında aynı veya aynı tür olmadığı, YİDK kararının iptali koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 2018-M-6714 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu başvuru ile redde mesnet markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi kapsamında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğunu, emsal mahkeme kararlarının da bu yönde olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince itibar edilerek hükme esas alınan bilirkişi raporunda, redde mesnet 2016/72264 sayılı markanın 35 inci sınıftaki tüm alt sınıflar yönünden tescil olunduğu, başvurunun ise belirli mallara özgülenmiş perakendecilik hizmetlerini kapsadığı, bu nedenle genel nitelikli perakendecilik hizmetlerini kapsayan redde mesnet marka ile dava konusu başvurunun kapsamlarının farklı olduğu açıklanmış ise de redde mesnet 2016/72264 sayılı markanın kapsamında 35/5 inci sınıf hizmetler bakımından bu hizmet kapsamında hangi malların satışının yapılacağı sayma yöntemi ile belirtildiği, bu kapsamda dava konusu başvurunun kapsamındaki 9 uncu sınıf malların da sayıldığı, bu itibarla redde mesnet markanın genel olarak perakendecilik hizmetlerinde tescilli olduğu kabulünün doğru olmadığı, söz konusu markanın kapsamında yer alan 35/5 inci sınıf perakendecilik hizmetleri kapsamında hangi malların satışının yapılacağı sayma yöntemi ile belirtildiğinden, başvuru kapsamından çıkarılan 35/5 inci sınıf hizmetler, redde mesnet markanın kapsamında aynen yer aldığı, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 23.012019 tarih, 2017/3588 E. ve 2019/642 K. sayılı kararının da bu yönde olduğu, dava konusu başvurunun kapsamından çıkarılan 35 inci sınıf hizmetler ile redde mesnet markanın kapsamında yer alan 35 inci sınıf hizmetler arasında aynılık/ayırt edilemeyecek derecede benzerlik mevcut olduğu, emtia benzerliğine ilişkin koşulun somut olayda gerçekleştiği, başvuruda yer alan "Services" kelimesinin ayırt ediciliğe bir katkısı olmadığı, bu hali ile marka işaretleri arasında farklı renkle yazılmaları ve başvuruda yer alan "Q" harfinin içerisinin renklendirilmesi ile "A" harfinin yanına yeşil renkli bir çizgi eklenmesi dışında bir farklılık olmadığı, bu farklılıkların da redde mesnet marka ile başvuru arasındaki ayırt edilemeyecek derecedeki benzerliği ortadan kaldıracak nitelikte olmadığı, hem dava konusu başvuru hem de redde mesnet marka "QUA" ibaresinden oluştuğu, marka işaretlerinin farklı renkle yazılmaları ya da başvurudaki "Q" harfinin içinin renklendirilmesi, markaları ayırt edilemeyecek derecede benzer olmaktan çıkaracak güçte görülmediği, başvuru markası ile redde mesnet marka arasında, işaret yönünden de 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi anlamında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğu, her ne kadar davacı tarafça, redde mesnet markanın 35 inci sınıfın tüm alt sınıflarında kullanılmadığı ileri sürülmüş ise de 6769 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesinin ikinci fıkrasında, aynı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında yapılan itirazlarda, itiraz gerekçesi markanın itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde Türkiye’de en az beş yıldır tescilli olması şartıyla, başvuru sahibinin talebi üzerine, itiraz sahibinden, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunmasının talep edileceğinin düzenlendiği, başvurunun mutlak ret nedenleri açısından incelenmesine ilişkin Kanun'un 16 ncı maddesinde ise redde mesnet markanın kullanılmasına ilişkin delil sunulmasının öngörülmediği, kaldı ki redde mesnet markanın da başvuru tarihi itibariyle beş yıldır tescilli olma şartını taşımadığı anlaşıldığından, davacının bu iddiası yerinde görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bozma sebebi olarak gösterilen markaların aynı alanlarda faaliyet yürütüyor olması gerekçesinin hukuka aykırı olduğunu, somut olayda redde mesnet markanın 35 inci sınıfa ilişkin bütün alt gruplarda tescil edilmiş olduğunu, redde mesnet markanın banyo ve seramik yapı ürünlerine yönelik granit taş satımına ilişkin bir faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin ise çağrı merkezi hizmeti sağladığını, redde mesnet marka, faaliyet alanıyla örtüşmeyecek şekilde, bir sınıfa ilişkin bütün alt grupları adına tescilleyerek hakkını dürüstlük kuralına aykırı olarak kullandığını,Yargıtay’ın aynı sınıflandırma sistemine başvurulmasının her somut olay kapsamında mal ve hizmet sınıf ve alt gruplarında benzerlik araştırmasında göz önüne alınması gereken kriterleri göz önüne alınarak bir değerlendirme yapılması gerekirken yalnızca sınıf ve alt gruplar ekseninde bir değerlendirme yapılarak İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Bölge Adiye Mahkemesinin müvekkilin başvurusuna konu marka işaretini ayırt edilemeyecek derecede benzer olmaktan çıkaracak güçte görmemiş olmasının kabul edilemez olduğunu, müvekkil şirkete ait ve davaya konu olan “Qua Services+şekil” ibareli marka ve bu marka için davalı kurum tarafından ret gerekçesi olarak gösterilen “Qua” ibareli markalara bütünüyle bakıldığında bıraktıkları izlenimin tamamen farklı olduğunu, fark edilemeyecek derecede ayniyet bulunmamakla birlikte ibareler arasında kavramsal farklılık bulunduğunu, müvekkilin dava konusu markasının barındırdığı qua ifadesi services ibaresinden ayrı düşünülemeyecek şekilde, services ibaresini kaliteli (“qua”lity) sıfatıyla niteledirdiğini, başlangıç açısından işitsel benzerlik bulunsa da, markaların devamı işitsel açıdan farklı olduğu gibi görsel ve kavramsal açıdan birbirlerinden tamamen farklı olduğunu, görsel farklılık, yazı stili, tasarım, renklerin farklılığı, müvekkil şirket markasındaki resimlendirmeler ile açıkça ortaya çıktığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 2018/45229 sayılı başvurusu ile redde mesnet 2016/72264 sayılı marka arasında 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi anlamında benzerlik olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi.
3. Değerlendirme
Dava, 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi uyarınca başvurunun mutlak nedenle reddine ilişkin YİDK kararlarının iptali istemine ilişkindir.
6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi uyarınca marka başvurusunun mutlak sebeple reddedilebilmesi için daha önceden başkası adına var olan marka ile aynı veya bu markaya ilk bakışta fark edilemeyecek kadar benzer bir ayırt edici işaret olması ve aynı zamanda tescil kapsamlarının da aynı olması gerekir. Bu şekilde bir karşılaştırmada, markalarda yer alan ayırt edicilik özelliği olmayan sıradan işaretler ile tanımlayıcı ibareler dikkate alınmaz.
Davacı adına başvurusu yapılan "Qua Services" ibareli marka ile redde mesnet "qua", markası karşılaştırıldığında; dava konusu marka, beyaz arka fon üzerine yazılmış “QUA Services” kelime unsurları, Q harfinin içerisi mavi ve yeşille renklendirilmiş ve A harfinin sağ tarafına konumlandırılmış yeşil çizgi şekil unsurundan oluştuğu, redde mesnet markanın ise beyaz arka fon üzerine kahverengiyle yazılmış “QUA” kelime unsurundan oluştuğu, taraf markalarında “QUA” ibaresi ortak olarak yer alıyorsa da başvuru konusu marka ve redde mesnet markanın şekil, renk, tasarım, yazı tipleri itibariyle birbirlerinden farklı olduğu, başvuru markasında “Services” ibaresinin yer aldığı, başvuru konusu işaret ile redde mesnet marka arasında "Qua" ibaresinin ortaklığından kaynaklı sescil bir benzerlik olmasına rağmen, içerdikleri diğer biçim, kelime ve yazım şekli itibariyle görsel olarak birbirlerinden farklı oldukları, bu sayede ayırt edilemeyecek derecede benzerlikten uzaklaştıkları, özellikle, bu farklılıklar nedeniyle başvuru konusu işaretin redde mesnet markanın aynısı veya ayırt edilemeyecek kadar benzeri olmadığı gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/1195 E. , 2023/5000 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/241 Esas, 2021/1369 Karar
HÜKÜM
Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2018/386 E., 2019/429 K.
Taraflar arasındaki Kurum kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin, 2014 yılında kurulduğunu, müşteri hizmetleri, çağrı merkezi danışmanlığı ve proje kaynak kullanım alanlarında faaliyet gösterdiğini, müvekkili tarafından kullanılan programa istinaden, İngilizce'de kalite anlamına gelen "Quality" kelimesinin ilk üç harfinden yararlanılarak oluşturulan "Qua Services" ibareli marka başvurusunda bulunulduğunu, 2018/45229 numarası verilen başvurunun, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından 2016/72264 ve 2018/06782 sayılı "QUA" ibareli markalara dayalı olarak, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi uyarınca 35 inci sınıf hizmetler yönünden kısmen reddedildiğini, bu karara yapılan itiraz sonucunda Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından 2018/06782 sayılı markanın ret gerekçesi olmaktan çıkarıldığını ancak 2016/72264 sayılı markaya dayalı olarak itirazlarının reddine karar verildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili markasının kapsamındaki hizmetlerle redde mesnet markanın kapsamındaki hizmetlerin farklı olduğunu, öte yandan müvekkili başvurusu ile redde mesnet markanın renk, şekil, tasarım, boyut bakımından birbirinden tamamen farklı olduğunu, bu sebeple görsel ve işitsel anlamda farklı olan markalar arasında iltibas ihtimalinin bulunmadığını, başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığını, redde mesnet alınan markanın 35 inci sınıfın tüm alt gruplarında ciddi bir biçimde kullanılmadığını ileri sürerek YİDK'in 2018-M-6714 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu 2018/45229 sayılı "Qua Services" ibareli marka ve kısmi redde dayanak gösterilen markalar arasında, 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi anlamında ayniyet ve/veya ayırt edilemeyecek kadar benzerlik bulunmadığı, başvuru konusu marka ve kısmi redde dayanak gösterilen markaların kapsadıkları mal ve hizmet sınıflarının, 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi anlamında anlamında aynı veya aynı tür olmadığı, YİDK kararının iptali koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 2018-M-6714 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu başvuru ile redde mesnet markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi kapsamında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğunu, emsal mahkeme kararlarının da bu yönde olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince itibar edilerek hükme esas alınan bilirkişi raporunda, redde mesnet 2016/72264 sayılı markanın 35 inci sınıftaki tüm alt sınıflar yönünden tescil olunduğu, başvurunun ise belirli mallara özgülenmiş perakendecilik hizmetlerini kapsadığı, bu nedenle genel nitelikli perakendecilik hizmetlerini kapsayan redde mesnet marka ile dava konusu başvurunun kapsamlarının farklı olduğu açıklanmış ise de redde mesnet 2016/72264 sayılı markanın kapsamında 35/5 inci sınıf hizmetler bakımından bu hizmet kapsamında hangi malların satışının yapılacağı sayma yöntemi ile belirtildiği, bu kapsamda dava konusu başvurunun kapsamındaki 9 uncu sınıf malların da sayıldığı, bu itibarla redde mesnet markanın genel olarak perakendecilik hizmetlerinde tescilli olduğu kabulünün doğru olmadığı, söz konusu markanın kapsamında yer alan 35/5 inci sınıf perakendecilik hizmetleri kapsamında hangi malların satışının yapılacağı sayma yöntemi ile belirtildiğinden, başvuru kapsamından çıkarılan 35/5 inci sınıf hizmetler, redde mesnet markanın kapsamında aynen yer aldığı, nitekim Yargıtay 11.
Hukuk Dairesi'nin 23.012019 tarih, 2017/3588 E. ve 2019/642 K. sayılı kararının da bu yönde olduğu, dava konusu başvurunun kapsamından çıkarılan 35 inci sınıf hizmetler ile redde mesnet markanın kapsamında yer alan 35 inci sınıf hizmetler arasında aynılık/ayırt edilemeyecek derecede benzerlik mevcut olduğu, emtia benzerliğine ilişkin koşulun somut olayda gerçekleştiği, başvuruda yer alan "Services" kelimesinin ayırt ediciliğe bir katkısı olmadığı, bu hali ile marka işaretleri arasında farklı renkle yazılmaları ve başvuruda yer alan "Q" harfinin içerisinin renklendirilmesi ile "A" harfinin yanına yeşil renkli bir çizgi eklenmesi dışında bir farklılık olmadığı, bu farklılıkların da redde mesnet marka ile başvuru arasındaki ayırt edilemeyecek derecedeki benzerliği ortadan kaldıracak nitelikte olmadığı, hem dava konusu başvuru hem de redde mesnet marka "QUA" ibaresinden oluştuğu, marka işaretlerinin farklı renkle yazılmaları ya da başvurudaki "Q" harfinin içinin renklendirilmesi, markaları ayırt edilemeyecek derecede benzer olmaktan çıkaracak güçte görülmediği, başvuru markası ile redde mesnet marka arasında, işaret yönünden de 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi anlamında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğu, her ne kadar davacı tarafça, redde mesnet markanın 35 inci sınıfın tüm alt sınıflarında kullanılmadığı ileri sürülmüş ise de 6769 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesinin ikinci fıkrasında, aynı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında yapılan itirazlarda, itiraz gerekçesi markanın itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde Türkiye’de en az beş yıldır tescilli olması şartıyla, başvuru sahibinin talebi üzerine, itiraz sahibinden, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunmasının talep edileceğinin düzenlendiği, başvurunun mutlak ret nedenleri açısından incelenmesine ilişkin Kanun'un 16 ncı maddesinde ise redde mesnet markanın kullanılmasına ilişkin delil sunulmasının öngörülmediği, kaldı ki redde mesnet markanın da başvuru tarihi itibariyle beş yıldır tescilli olma şartını taşımadığı anlaşıldığından, davacının bu iddiası yerinde görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bozma sebebi olarak gösterilen markaların aynı alanlarda faaliyet yürütüyor olması gerekçesinin hukuka aykırı olduğunu, somut olayda redde mesnet markanın 35 inci sınıfa ilişkin bütün alt gruplarda tescil edilmiş olduğunu, redde mesnet markanın banyo ve seramik yapı ürünlerine yönelik granit taş satımına ilişkin bir faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin ise çağrı merkezi hizmeti sağladığını, redde mesnet marka, faaliyet alanıyla örtüşmeyecek şekilde, bir sınıfa ilişkin bütün alt grupları adına tescilleyerek hakkını dürüstlük kuralına aykırı olarak kullandığını,Yargıtay’ın aynı sınıflandırma sistemine başvurulmasının her somut olay kapsamında mal ve hizmet sınıf ve alt gruplarında benzerlik araştırmasında göz önüne alınması gereken kriterleri göz önüne alınarak bir değerlendirme yapılması gerekirken yalnızca sınıf ve alt gruplar ekseninde bir değerlendirme yapılarak İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Bölge Adiye Mahkemesinin müvekkilin başvurusuna konu marka işaretini ayırt edilemeyecek derecede benzer olmaktan çıkaracak güçte görmemiş olmasının kabul edilemez olduğunu, müvekkil şirkete ait ve davaya konu olan “Qua Services+şekil” ibareli marka ve bu marka için davalı kurum tarafından ret gerekçesi olarak gösterilen “Qua” ibareli markalara bütünüyle bakıldığında bıraktıkları izlenimin tamamen farklı olduğunu, fark edilemeyecek derecede ayniyet bulunmamakla birlikte ibareler arasında kavramsal farklılık bulunduğunu, müvekkilin dava konusu markasının barındırdığı qua ifadesi services ibaresinden ayrı düşünülemeyecek şekilde, services ibaresini kaliteli (“qua”lity) sıfatıyla niteledirdiğini, başlangıç açısından işitsel benzerlik bulunsa da, markaların devamı işitsel açıdan farklı olduğu gibi görsel ve kavramsal açıdan birbirlerinden tamamen farklı olduğunu, görsel farklılık, yazı stili, tasarım, renklerin farklılığı, müvekkil şirket markasındaki resimlendirmeler ile açıkça ortaya çıktığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 2018/45229 sayılı başvurusu ile redde mesnet 2016/72264 sayılı marka arasında 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi anlamında benzerlik olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi.
3. Değerlendirme
Dava, 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi uyarınca başvurunun mutlak nedenle reddine ilişkin YİDK kararlarının iptali istemine ilişkindir.
6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi uyarınca marka başvurusunun mutlak sebeple reddedilebilmesi için daha önceden başkası adına var olan marka ile aynı veya bu markaya ilk bakışta fark edilemeyecek kadar benzer bir ayırt edici işaret olması ve aynı zamanda tescil kapsamlarının da aynı olması gerekir. Bu şekilde bir karşılaştırmada, markalarda yer alan ayırt edicilik özelliği olmayan sıradan işaretler ile tanımlayıcı ibareler dikkate alınmaz.
Davacı adına başvurusu yapılan "Qua Services" ibareli marka ile redde mesnet "qua", markası karşılaştırıldığında; dava konusu marka, beyaz arka fon üzerine yazılmış “QUA Services” kelime unsurları, Q harfinin içerisi mavi ve yeşille renklendirilmiş ve A harfinin sağ tarafına konumlandırılmış yeşil çizgi şekil unsurundan oluştuğu, redde mesnet markanın ise beyaz arka fon üzerine kahverengiyle yazılmış “QUA” kelime unsurundan oluştuğu, taraf markalarında “QUA” ibaresi ortak olarak yer alıyorsa da başvuru konusu marka ve redde mesnet markanın şekil, renk, tasarım, yazı tipleri itibariyle birbirlerinden farklı olduğu, başvuru markasında “Services” ibaresinin yer aldığı, başvuru konusu işaret ile redde mesnet marka arasında "Qua" ibaresinin ortaklığından kaynaklı sescil bir benzerlik olmasına rağmen, içerdikleri diğer biçim, kelime ve yazım şekli itibariyle görsel olarak birbirlerinden farklı oldukları, bu sayede ayırt edilemeyecek derecede benzerlikten uzaklaştıkları, özellikle, bu farklılıklar nedeniyle başvuru konusu işaretin redde mesnet markanın aynısı veya ayırt edilemeyecek kadar benzeri olmadığı gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/954527100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz