Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1281 E. 2023/4998 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bilirkişi incelemesi↗ esastan ret↗ ortalama tüketici↗ ayırt edicilik↗ tacir↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/63 E., 2017/224 K.
Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "BİM" esas unsurlu markalarının sahibi olduğunu, müvekkilinin "BİM" markasının özel/01577 sayılı ile tanınmış marka olarak tescil edildiğini, davalı adına tescilli "BİMEL" markasının müvekkilinin markası ile ayniyet derecesinde benzer olduğunu, karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılanacağını, müvekkilinin tanınmış markasından haksız yarar elde edeceğini ileri sürerek davalı adına tescilli 2015/24933 sayılı "BİMEL" ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin markası ile davacının markaları arasına görsel veya işitsel bir benzerlik bulunmadığını, her iki markanın hitap ettiği tüketici kitlesinin birbirinden tamamen farklı olduğunu, markaların karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, davacının markasının tanınmış marka olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya ait "BİM" esas unsurlu markalar dikkate alındığında ülke çapındaki tanınmışlığı çok geniş alanda tescilli markaları özellikle 35 inci sınıf yönünden mağazalar zinciri ve satılan ürün çeşitliliği dikkate alındığında davalı tarafın "BİMEL" markası "BİM" esas unsurlu markanın kökünden üretilen tanınmış markanın ününden ve etkisinden yararlanmayı amaçlayan bir seri marka gibi algılanabileceği, ortalama tüketici nezdinde karıştırma ve bağlantı kurma ihtimali yüksek olan bir tescil olduğu gerekçesiyle markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tarafların faaliyet gösterdikleri alanlar ve hitap ettikleri tüketici kitlelerinin birbirinden tamamen farklı olduğunu, davalının tek kullanımlık hijyenik malzemeler üreten, medikal endüstri ürünleri pazarında ithalat ve ihracat ile uğraşan ve ürünlerini hastane, yemek fabrikası vb. gibi toptancı tacir müşterilere satan bir şirket olduğunu, davalı şirketin perakende satışı bulunmadığı, -tacir olmayan- ortalama tüketici vatandaşlara doğrudan satışının olmadığını, davacı şirketin ise, perakende satış yapmakta olan ve daha çok evde kullanılacak ürünlerin -tacir olmayan- ortalama tüketici vatandaşlara satışını yapan bir mağaza olduğunu, davalı marka "BİMEL" ile davacı markası "BİM" arasında görsel yahut işitsel hiçbir benzerlik bulunmadığını, davalı şirketin şimdiye kadar iddia konusu benzerlikle sağladığı hiçbir kazanç da bulunmadığını, İlk Derece Mahkemesince bilirkişi incelemesi bile yaptırılmadan, yalnızca davacının benzerlik iddiası dayanak alınarak iki markanın benzer olduğunun kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı adına kayıtlı ''BİM'' markası ile davalı adına 2015/24933 tescil numarasıyla kayıtlı ''BİMEL'' markasının işitsel olarak ilk hecesinin aynı olduğu, davacı markasının esaslı unsurunu ''BİM'' ibaresinin oluşturduğu, davalı markasının sonuna getirilen ''EL'' ibaresinin ise markaya bir ayırt edicilik sağlamadığı, her iki ibare arasında kavramsal bir benzerlik bulunmasa da, işitsel benzerlik bulunduğu, hükümsüzlüğü talep edilen davalı markasının ''BİMEL'' ibaresinden oluştuğu ve tescilli haliyle ayrıca bir şekil unsuru içermediği, dosyaya sunulu pek çok davacı markasından bazıları şekil unsuru da ihtiva ederken bazılarının ''BİM'' ibaresinden oluştuğu, bu haliyle markalar arasında görsel olarak da benzerlik bulunduğu, diğer yandan davalı markası 10 ve 35 inci sınıflarda tescilli olduğu, davacı markasının da pek çok sınıf yanında ayrıca 10 ve 35 inci sınıflarda da tescilli olduğu, davacı markasının tanınmışlık düzeyi ve her iki markanın ortalama tüketici nezdinde bıraktığı bütüncül algı dikkate alındığında, benzerlik sebebiyle davalının ürünlerini kullanan tüketicinin, işletmesel bağ algısına düşebileceği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler, somut olayla birebir aynı olan davada "BİM" ve "BİMEL" ibarelerinin benzer olmadığı gerekçesiyle verilen davanın reddi kararının Yargıtayca onandığını belirterek ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 8 inci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4381 E. 2019/5849 K.
Ortak:ayırt edicilik
İncelediğiniz kararda… ak ilk hecesinin aynı olduğu, davacı markasının esaslı unsurunu ''BİM'' ibaresinin oluşturduğu, davalı markasının sonuna getirilen ''EL'' ibaresinin ise markaya bir «ayırt edicilik» sağlamadığı, her iki ibare arasında kavramsal bir benzerlik bulunmasa da, işitsel benzerlik bulunduğu, hükümsüzlüğü talep edilen davalı markasının ''BİMEL'' ibaresinden oluştuğu ve tescilli haliyle ayrıca bir şekil unsuru içermediği, dosyaya sunulu pek çok davacı markasından bazıları şekil unsuru da ihtiva ederken bazılarının ''BİM'' ibaresinden oluştuğu, bu haliyle markalar arasında görsel olarak da benzerlik bulunduğu, diğer yandan davalı markası 10 ve 35 inci sınıflarda tescilli olduğu, davacı markasının da pek çok sınıf yanında ayrıca 10 ve 35 inci sınıflarda da tescilli olduğu, davacı markasının tanınmışlık düzeyi ve her iki markanın «ortalama tüketici» nezdinde bıraktığı bütüncül algı dikkate alındığında, benzerlik sebebiyle davalının ürünlerini kullanan tüketicinin, işletmesel bağ algısına düşebileceği gerekçesi …
Benzer bu kararda… umi intibaı itibariyle davacının tanınmışlık vasfı bulunan “BİM” ibareli markaları ve unvanı ile davalı marka başvurusunun benzer olmadığı, “BİM” ibareli markaların «ayırt ediciliğinin», başvuru konusu işarette hissedilmediği, aksine işaretin birden bire gerçekleşen bir gelişme veya patlamaya yönelik bir durumu gösterdiği, başvurunun tescilinin davacının markalarıyla «iltibasa» sebebiyet vermeyeceği gibi onun tanınmışlığından haksız yarar sağlamayacağı, itibar ve ayırt edici karakterine de zarar vermeyeceği, gerekçesiyle davanın reddine k …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:iltibas
Benzer bu kararda… umi intibaı itibariyle davacının tanınmışlık vasfı bulunan “BİM” ibareli markaları ve unvanı ile davalı marka başvurusunun benzer olmadığı, “BİM” ibareli markaların «ayırt ediciliğinin», başvuru konusu işarette hissedilmediği, aksine işaretin birden bire gerçekleşen bir gelişme veya patlamaya yönelik bir durumu gösterdiği, başvurunun tescilinin davacının markalarıyla «iltibasa» sebebiyet vermeyeceği gibi onun tanınmışlığından haksız yarar sağlamayacağı, itibar ve ayırt edici karakterine de zarar vermeyeceği, gerekçesiyle davanın reddine k …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/1281 E. , 2023/4998 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/787 Esas, 2021/1670 Karar.
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2017/63 E., 2017/224 K.
Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "BİM" esas unsurlu markalarının sahibi olduğunu, müvekkilinin "BİM" markasının özel/01577 sayılı ile tanınmış marka olarak tescil edildiğini, davalı adına tescilli "BİMEL" markasının müvekkilinin markası ile ayniyet derecesinde benzer olduğunu, karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılanacağını, müvekkilinin tanınmış markasından haksız yarar elde edeceğini ileri sürerek davalı adına tescilli 2015/24933 sayılı "BİMEL" ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin markası ile davacının markaları arasına görsel veya işitsel bir benzerlik bulunmadığını, her iki markanın hitap ettiği tüketici kitlesinin birbirinden tamamen farklı olduğunu, markaların karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, davacının markasının tanınmış marka olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya ait "BİM" esas unsurlu markalar dikkate alındığında ülke çapındaki tanınmışlığı çok geniş alanda tescilli markaları özellikle 35 inci sınıf yönünden mağazalar zinciri ve satılan ürün çeşitliliği dikkate alındığında davalı tarafın "BİMEL" markası "BİM" esas unsurlu markanın kökünden üretilen tanınmış markanın ününden ve etkisinden yararlanmayı amaçlayan bir seri marka gibi algılanabileceği, ortalama tüketici nezdinde karıştırma ve bağlantı kurma ihtimali yüksek olan bir tescil olduğu gerekçesiyle markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tarafların faaliyet gösterdikleri alanlar ve hitap ettikleri tüketici kitlelerinin birbirinden tamamen farklı olduğunu, davalının tek kullanımlık hijyenik malzemeler üreten, medikal endüstri ürünleri pazarında ithalat ve ihracat ile uğraşan ve ürünlerini hastane, yemek fabrikası vb. gibi toptancı tacir müşterilere satan bir şirket olduğunu, davalı şirketin perakende satışı bulunmadığı, -tacir olmayan- ortalama tüketici vatandaşlara doğrudan satışının olmadığını, davacı şirketin ise, perakende satış yapmakta olan ve daha çok evde kullanılacak ürünlerin -tacir olmayan- ortalama tüketici vatandaşlara satışını yapan bir mağaza olduğunu, davalı marka "BİMEL" ile davacı markası "BİM" arasında görsel yahut işitsel hiçbir benzerlik bulunmadığını, davalı şirketin şimdiye kadar iddia konusu benzerlikle sağladığı hiçbir kazanç da bulunmadığını, İlk Derece Mahkemesince bilirkişi incelemesi bile yaptırılmadan, yalnızca davacının benzerlik iddiası dayanak alınarak iki markanın benzer olduğunun kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı adına kayıtlı ''BİM'' markası ile davalı adına 2015/24933 tescil numarasıyla kayıtlı ''BİMEL'' markasının işitsel olarak ilk hecesinin aynı olduğu, davacı markasının esaslı unsurunu ''BİM'' ibaresinin oluşturduğu, davalı markasının sonuna getirilen ''EL'' ibaresinin ise markaya bir ayırt edicilik sağlamadığı, her iki ibare arasında kavramsal bir benzerlik bulunmasa da, işitsel benzerlik bulunduğu, hükümsüzlüğü talep edilen davalı markasının ''BİMEL'' ibaresinden oluştuğu ve tescilli haliyle ayrıca bir şekil unsuru içermediği, dosyaya sunulu pek çok davacı markasından bazıları şekil unsuru da ihtiva ederken bazılarının ''BİM'' ibaresinden oluştuğu, bu haliyle markalar arasında görsel olarak da benzerlik bulunduğu, diğer yandan davalı markası 10 ve 35 inci sınıflarda tescilli olduğu, davacı markasının da pek çok sınıf yanında ayrıca 10 ve 35 inci sınıflarda da tescilli olduğu, davacı markasının tanınmışlık düzeyi ve her iki markanın ortalama tüketici nezdinde bıraktığı bütüncül algı dikkate alındığında, benzerlik sebebiyle davalının ürünlerini kullanan tüketicinin, işletmesel bağ algısına düşebileceği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler, somut olayla birebir aynı olan davada "BİM" ve "BİMEL" ibarelerinin benzer olmadığı gerekçesiyle verilen davanın reddi kararının Yargıtayca onandığını belirterek ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 8 inci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/954524100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz