6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Marka hükümsüzlüğü | Markanın hükümsüzlüğü

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1712 E. 2023/5361 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
haklı sebep hakkın kötüye kullanılması ticaret unvanı kâr kaybı esastan ret harç haksız rekabet fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi yükleten (shipper) istinaf yoluna başvurulabilirlik i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: TMK · HMK · SMK — SMK 25

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2.fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2017/481 E. - 2017/315 K.

Taraflar arasındaki markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "PASSION" isimli kuaför işletmesini 2011 yılından beri işlettiğini, işyerinin ilk açıldığı tarihten beri aynı marka ve ticaret unvanı ile faaliyetlerine devam ettiğini, müvekkilinin 2013 yılında 2013/13266 numaralı "passıon" ibaresinin marka olarak tescili için Türk Paten ve Marka Kurumu'na (TPMK) başvuruda bulunduğunu, ancak harç yatırmadığından markasının tescil edilemediğini, ancak tescil edilmek istenen bu markayı kullanmaya devam ettiğini, müvekkilinin http://www.passionkuaför.com/internet alan adının da bulunduğunu, söz konusu markayı logolarında ve işyerinde aktif bir şekilde kullandığını, davalı yanın müvekkilini arayarak "ss passion" markasının kendisine ait olduğunu ve müvekkilinin kullanıma son vermesi gerektiğini belirttiğini, dava konusu markanın müvekkili ile özdeşleştiğini, tanınır bir marka haline geldiğini, tabela ve markasını değiştirmesi durumunda itibar ve müşteri kaybı yaşayacağını, müvekkilinin "passıon" markasının gerçek hak sahibi olduğunu belirterek davalı adına tescilli 2016/61427 tescil nolu "SS PASSİON KUAFÖR" markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu, müvekkilinin işletmekte olduğu kuaföre ait "ss passion kuaför" markasının 44.sınıf mal ve hizmetlerde tescili için başvuruda bulunduğunu ve markanın 25.01.2017 tarihinde tescil edildiğini, davacı yanın marka başvurusunu tamamlamadığını, davacıya ait işletmenin sadece İzmir ilinde, müvekkiline ait işletmenin ise sadece İstanbul ilinde faaliyet gösterdiğini, davaya konu markanın Türkiye genelinde tanınmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının markasının tescil tarihi de dikkate alındığında öncelikli hak sahibinin davacı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalıya ait 2016/61427 tescil numaralı Passion Kuaför + Şekil ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin marka başvurusuna herhangi bir itirazda bulunulmadığını, davacının, bu marka ile tanınır olduğunu ve itibar, müşteri kaybedeceği gibi soyut iddialar dışında herhangi bir haklı sebep gösteremediğini, davacı ve müvekkilinin farklı şehirlerde hizmet verdiğini, bundan başka, kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazanması kavramından kastedilenin, markanın kullanıldığı mal veya hizmetle bağlantılı olarak uzun süre kullanılmış olması, ilgili çevrede reklam ve benzeri tanıtım araçlarıyla tanıtılarak mal veya hizmetle işletme arasındaki bağlantının tam olarak sağlanması olduğundan davaya konu markanın, kullanımı sonucu ayrıt edici herhangi bir nitelik kazanmadığının ortada olduğunu, müvekkilinin marka tescilinden davacı tarafın ekonomik menfaatlerinin zarar görmediğini, aksi yönde bir iddianın da bulunmadığını,davacının 2013 yılında başvuru yaptığını ancak kendi ihmalleri ile başvuruyu olumlu sonuçlandıramadığını, davacı için Türkiye’de tanınırlık şartının gerçekleşmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından dosyaya sunulan fişler, daha önce davacı tarafından marka tescili için yapılan ancak harçlandırılmayan başvuruya ilişkin belge, vergi levhası, davacı tarafından kullanılan ''www.passıonkuafor.com'' adlı internet sitesi içerikleri dikkate alındığında, davacının ''PASSİON KUAFÖR'' markasını, davalının markayı tescil ettirdiği 25.01.2017 tarihinden önce kullandığı, markanın hükümsüzlüğü koşullarının somut olayda gerçekleştiği, davalının dava konusu markayı TPMK nezdinde tescil ettirmiş olması nedeniyle tarafların farklı şehirlerde faaliyette bulunmalarının davanın görülmesine bir engel oluşturmadığı, tarafların aynı alanda faaliyet gösterdikleri, davacının önceye dayalı gerçek hak sahibi olduğu mahkeme kararında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının önceye dayalı hakkı bulunmadığını, marka sahibinin müvekkili olduğunu, davacının marka başvurusunu tamamlamadığını, marka başvurusunun tescil edilmemesi sonrasında herhangi bir işlem yapmayan davacının, müvekkilinin ‘’ss passion kuaför" markasını tescil ettirdikten sonra dava ikame etmesinin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2 nci maddesi kapsamında tamamen hakkın kötüye kullanılması niteliği taşıdığını, davacı tarafa ait işletmenin sadece İzmir'de, müvekkile ait işletmenin ise sadece İstanbul'da faaliyet gösterdiğini, davaya konu markanın Türkiye genelinde tanınmadığını, haksız rekabet koşullarının da gerçekleşmediğini, davacının haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 'nun 25 inci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İtirazın İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/15850 E. 2013/2228 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/1712 E.  ,  2023/5361 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

SAYISI 2020/719 Esas, 2022/65 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 2.fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI 2017/481 E. - 2017/315 K.

Taraflar arasındaki markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "PASSION" isimli kuaför işletmesini 2011 yılından beri işlettiğini, işyerinin ilk açıldığı tarihten beri aynı marka ve ticaret unvanı ile faaliyetlerine devam ettiğini, müvekkilinin 2013 yılında 2013/13266 numaralı "passıon" ibaresinin marka olarak tescili için Türk Paten ve Marka Kurumu'na (TPMK) başvuruda bulunduğunu, ancak harç yatırmadığından markasının tescil edilemediğini, ancak tescil edilmek istenen bu markayı kullanmaya devam ettiğini, müvekkilinin http://www.passionkuaför.com/internet alan adının da bulunduğunu, söz konusu markayı logolarında ve işyerinde aktif bir şekilde kullandığını, davalı yanın müvekkilini arayarak "ss passion" markasının kendisine ait olduğunu ve müvekkilinin kullanıma son vermesi gerektiğini belirttiğini, dava konusu markanın müvekkili ile özdeşleştiğini, tanınır bir marka haline geldiğini, tabela ve markasını değiştirmesi durumunda itibar ve müşteri kaybı yaşayacağını, müvekkilinin "passıon" markasının gerçek hak sahibi olduğunu belirterek davalı adına tescilli 2016/61427 tescil nolu "SS PASSİON KUAFÖR" markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu, müvekkilinin işletmekte olduğu kuaföre ait "ss passion kuaför" markasının 44.sınıf mal ve hizmetlerde tescili için başvuruda bulunduğunu ve markanın 25.01.2017 tarihinde tescil edildiğini, davacı yanın marka başvurusunu tamamlamadığını, davacıya ait işletmenin sadece İzmir ilinde, müvekkiline ait işletmenin ise sadece İstanbul ilinde faaliyet gösterdiğini, davaya konu markanın Türkiye genelinde tanınmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının markasının tescil tarihi de dikkate alındığında öncelikli hak sahibinin davacı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalıya ait 2016/61427 tescil numaralı Passion Kuaför + Şekil ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin marka başvurusuna herhangi bir itirazda bulunulmadığını, davacının, bu marka ile tanınır olduğunu ve itibar, müşteri kaybedeceği gibi soyut iddialar dışında herhangi bir haklı sebep gösteremediğini, davacı ve müvekkilinin farklı şehirlerde hizmet verdiğini, bundan başka, kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazanması kavramından kastedilenin, markanın kullanıldığı mal veya hizmetle bağlantılı olarak uzun süre kullanılmış olması, ilgili çevrede reklam ve benzeri tanıtım araçlarıyla tanıtılarak mal veya hizmetle işletme arasındaki bağlantının tam olarak sağlanması olduğundan davaya konu markanın, kullanımı sonucu ayrıt edici herhangi bir nitelik kazanmadığının ortada olduğunu, müvekkilinin marka tescilinden davacı tarafın ekonomik menfaatlerinin zarar görmediğini, aksi yönde bir iddianın da bulunmadığını,davacının 2013 yılında başvuru yaptığını ancak kendi ihmalleri ile başvuruyu olumlu sonuçlandıramadığını, davacı için Türkiye’de tanınırlık şartının gerçekleşmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından dosyaya sunulan fişler, daha önce davacı tarafından marka tescili için yapılan ancak harçlandırılmayan başvuruya ilişkin belge, vergi levhası, davacı tarafından kullanılan ''www.passıonkuafor.com'' adlı internet sitesi içerikleri dikkate alındığında, davacının ''PASSİON KUAFÖR'' markasını, davalının markayı tescil ettirdiği 25.01.2017 tarihinden önce kullandığı, markanın hükümsüzlüğü koşullarının somut olayda gerçekleştiği, davalının dava konusu markayı TPMK nezdinde tescil ettirmiş olması nedeniyle tarafların farklı şehirlerde faaliyette bulunmalarının davanın görülmesine bir engel oluşturmadığı, tarafların aynı alanda faaliyet gösterdikleri, davacının önceye dayalı gerçek hak sahibi olduğu mahkeme kararında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının önceye dayalı hakkı bulunmadığını, marka sahibinin müvekkili olduğunu, davacının marka başvurusunu tamamlamadığını, marka başvurusunun tescil edilmemesi sonrasında herhangi bir işlem yapmayan davacının, müvekkilinin ‘’ss passion kuaför" markasını tescil ettirdikten sonra dava ikame etmesinin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2 nci maddesi kapsamında tamamen hakkın kötüye kullanılması niteliği taşıdığını, davacı tarafa ait işletmenin sadece İzmir'de, müvekkile ait işletmenin ise sadece İstanbul'da faaliyet gösterdiğini, davaya konu markanın Türkiye genelinde tanınmadığını, haksız rekabet koşullarının da gerçekleşmediğini, davacının haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 'nun 25 inci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/954510700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.