Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/2406 E. 2023/5121 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
arabuluculuk↗ ihya davası↗ yasal hasım↗ kamu düzenine aykırılık↗ muvazaa↗ şirketin ihyası↗ tasfiye memuru atanması↗ ortaklar kurulu kararı↗ sicilden terkin↗ derdestlik↗ ihya↗ istinaf incelemesi↗ tasfiye memuru↗ kamu düzeni↗ taraf ehliyeti↗ kötü niyet↗ ihbar↗ hukuki yarar↗ yargılama gideri↗ ticaret sicili↗ yetki↗ ek tasfiye↗ terkin↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ ilan↗ dava sebebi↗ yükleten (shipper)↗ vekalet ücreti↗ temsil↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Silifke 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/46 E., 2020/255K.
Taraflar arasındaki şirket ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine, İlk Derece Mahkemesi kararın kamu düzenine ilişkin aykırılık sebebiyle kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Orinpa...Ltd.Şti. aleyhine açtığı davada anılan şirketin ortaklar kurulu kararıyla ticaret sicilden terkin edildiğinin tespit edildiğini, davanın görüldüğü Mahkeme tarafından müvekkiline ihya davası açılması için süre ve yetki verildiğini ileri sürerek Orinpa..Ltd.Şti.'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum temsilcisi cevap dilekçesinde; yasal hasım konumunda olan müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini beyan etmiştir.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin tasfiye işlemlerini usulüne uygun olarak gerçekleştirdiğini, gerekli ilanların yapıldığını, son ilan tarihi olan 24.05.2019 tarihinden 6 aylık sürenin geçmesiyle şirketin mecburen 29.11.2019 tarihinde terkin edildiğini, yapılan terkin işleminde kötü niyet bulunmadığı gibi şirketin işçisi olması itibarıyla tüm bu süreçlere vakıf olan davacının kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, derdest dava sebebiyle ihya talep etmekte hukuk yararı bulunduğu gibi derdest davanın görülebilmesi için de şirketin ihyasının gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, Orinpa...Ltd.Şti.'nin ihyasına, davalı şahsın tasfiye memuru olarak atanmasına ve kararın ticaret sicil gazetesinde ilanına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; ihyası talep edilen şirketin 02.05.2019 tarihinde alınan genel kurul kararına istinaden tasfiyeye girdiğini, devam eden süreçte 8,16 ve 24 Mayıs 2019 tarihli Ticaret Sicil Gazetelerinde gerekli ilanlar yapılarak alacaklılar tasfiye memurluğuna davet edildiğini, 6 aylık bekleme süresinin dolmasına müteakip 29.11.2019 tarihinde davalı şirketin ticaret sicilden terkin edildiğini, İlk Derece Mahkemesince işçi alacaklarına dair dava öncesinde başvurulan arabuluculuk görüşmelerinin ilk oturumunun tasfiye tarihinden sonra olduğu göz önünde bulundurulmadığını, tasfiye öncesi dava dışı şirkete davacı işçi tarafından alacağına dair hiçbir bildirim, ihbar ve müracaat yapılmadığını, dava dışı tasfiye şirketi konu hakkında bilgilendirilmediğini, 6 aya yayılan ve 3 kez Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanan şirket tasfiye sürecinin eksik hukuka aykırı ve muvazaalı olduğu iddiasının davacı tarafından ispat edilemediğini, şirket ihyasına karar verilecek ise yalnızca ihya sebebine ilişkin işlemlerin yapılabilmesi için kanunda belirtilen kişilere ehliyet verilmesi yasal zorunluluk olduğunu, ihya kararının sadece derdest dava ile sınırlı olarak verilmesi gerekirken şirketin genel olarak ihya edilmesinin ve müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ileri sürülen istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 355 inci maddesi uyarınca istinaf incelenmesinin kural olarak ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılması gerektiği ancak kamu düzenine ilişkin hususların bu kuralın istisnası olduğu, Mahkemece, şirketin derdest dava ile sınırlı olarak ihyasına karar verilmesi gerekirken şirketin sınırsız bir şekilde ihyasına karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine, İlk Derece Mahkemesi kararının kamu düzenine aykırılık sebebiyle kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle, davanın kabulüne derdest davayla sınırlı olmak üzere ihyasına, davalı şahsın tasfiye memuru olarak atanmasına ve kararın tescil ve ilanına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirket ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 547 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve Kanuna uygun olup davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4719 E. 2023/5803 K.
Ortak:yasal hasım · kamu düzenine aykırılık · şirketin ihyası · derdestlik · ihya · tasfiye memuru · kamu düzeni · hukuki yarar · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, «derdest» dava sebebiyle «ihya» talep etmekte «hukuk yararı» bulunduğu gibi derdest davanın görülebilmesi için de şirketin ihyasının gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, Orinpa...Ltd.Şti.'nin ihyasına, davalı şahsın «tasfiye memuru» olarak atanmasına ve kararın «ticaret sicil» gazetesinde «ilanına» karar verilmiştir.
… belirtilen kararı ile ileri sürülen istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 355 inci maddesi uyarınca «istinaf incelenmesinin» kural olarak ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılması gerektiği ancak «kamu düzenine» ilişkin hususların bu kuralın istisnası olduğu, Mahkemece, şirketin «derdest» dava ile sınırlı olarak ihyasına karar verilmesi gerekirken şirketin sınırsız bir şekilde ihyasına karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine, İlk Derece Mahkemesi kararının «kamu düzenine aykırılık» sebebiyle kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle, davanın kabulüne derdest davayla sınırlı olmak üzere ihyasına, davalı şahsın «tasfiye memuru» olarak atanmasına ve kararın tescil ve «ilanına» karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki «şirket ihyası» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaİş Mahkemesinin 2022/217 E. (2018/82 eski esas) sayılı dosyasının «derdest» olduğu, davacı vekiline dava konusu «şirketin ihyası» için dava açılması yönünden süre verildiği, «tasfiye» işlemlerinin gerektiği gibi tamamlanmadığı ve tasfiyesi gereken hususların eksik bırakıldığı, taraf teşkilinin ve davanın sonuçlandırılarak «infazının» sağlanması amacıyla ek tasfiye halinde ihyasının gerektiği, davacının işbu davanın açılmasında «hukuki yararının» bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı ...'ın «tasfiye memuru» olarak atanmasına karar verilmiştir.
İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin «tasfiye işlemlerinde» müvekkilinden kaynaklı bir eksiklik olmadığını, tasfiye memurlarında «kusur sorumluluğu» esasının benimsendiğini, müvekkilinin kusuru olmayan bir sebepten sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, tasfiye sürecine ilişkin olarak müvekkiline atfedilebilecek bir kusur bulunmadığını, «ihya» davasına sebep olan çağrıya rağmen gerekli başvuruyu yapmayan ve «rücu» davasında «tasfiye memuru» olan müvekkiline «tebligat» yaptırmayanın davacının kendisi olduğunu, ...
Şti. dava açıldığında «tasfiye» aşamasında olup, «tasfiye memuru» tarafından «temsil» edildiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla tasfiye sürecinde bir eksiklik varsa bu durumun gerekli bildirim ve «tebligatları» yapmayan davacıdan kaynaklı olduğunu, bu süreçte müvekkilinin herhangi bir «kusur» veya ihmali bulunmadığını, müvekkilinin görevini gereği gibi yerine getirdiğini, «yasal hasım» olması nedeniyle davada taraf gösterilen ve süreçte herhangi bir kusuru da bulunmayan müvekkili aleyhine vekâlet ücreti ve «yargılama giderlerine» hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine, aksi kanaat halinde müvekkili aleyhine vekâlet üc …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ek tasfiye işlemleri · kusur sorumluluğu · infaz · rücu · tebligat · kusur
Benzer bu karardaİnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin «tasfiye işlemlerinde» müvekkilinden kaynaklı bir eksiklik olmadığını, tasfiye memurlarında «kusur sorumluluğu» esasının benimsendiğini, müvekkilinin kusuru olmayan bir sebepten sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, tasfiye sürecine ilişkin olarak müvekkiline atfedilebilecek bir kusur bulunmadığını, «ihya» davasına sebep olan çağrıya rağmen gerekli başvuruyu yapmayan ve «rücu» davasında «tasfiye memuru» olan müvekkiline «tebligat» yaptırmayanın davacının kendisi olduğunu, ...
Şti. dava açıldığında «tasfiye» aşamasında olup, «tasfiye memuru» tarafından «temsil» edildiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla tasfiye sürecinde bir eksiklik varsa bu durumun gerekli bildirim ve «tebligatları» yapmayan davacıdan kaynaklı olduğunu, bu süreçte müvekkilinin herhangi bir «kusur» veya ihmali bulunmadığını, müvekkilinin görevini gereği gibi yerine getirdiğini, «yasal hasım» olması nedeniyle davada taraf gösterilen ve süreçte herhangi bir kusuru da bulunmayan müvekkili aleyhine vekâlet ücreti ve «yargılama giderlerine» hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine, aksi kanaat halinde müvekkili aleyhine vekâlet üc …
İş Mahkemesinin 2022/217 E. (2018/82 eski esas) sayılı dosyasının «derdest» olduğu, davacı vekiline dava konusu «şirketin ihyası» için dava açılması yönünden süre verildiği, «tasfiye» işlemlerinin gerektiği gibi tamamlanmadığı ve tasfiyesi gereken hususların eksik bırakıldığı, taraf teşkilinin ve davanın sonuçlandırılarak «infazının» sağlanması amacıyla ek tasfiye halinde ihyasının gerektiği, davacının işbu davanın açılmasında «hukuki yararının» bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı ...'ın «tasfiye memuru» olarak atanmasına karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/2406 E. , 2023/5121 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/582 Esas, 2021/1373 Karar
HÜKÜM
Davanın kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ Silifke 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2020/46 E., 2020/255K.
Taraflar arasındaki şirket ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine, İlk Derece Mahkemesi kararın kamu düzenine ilişkin aykırılık sebebiyle kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Orinpa...Ltd.Şti. aleyhine açtığı davada anılan şirketin ortaklar kurulu kararıyla ticaret sicilden terkin edildiğinin tespit edildiğini, davanın görüldüğü Mahkeme tarafından müvekkiline ihya davası açılması için süre ve yetki verildiğini ileri sürerek Orinpa..Ltd.Şti.'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum temsilcisi cevap dilekçesinde; yasal hasım konumunda olan müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini beyan etmiştir.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin tasfiye işlemlerini usulüne uygun olarak gerçekleştirdiğini, gerekli ilanların yapıldığını, son ilan tarihi olan 24.05.2019 tarihinden 6 aylık sürenin geçmesiyle şirketin mecburen 29.11.2019 tarihinde terkin edildiğini, yapılan terkin işleminde kötü niyet bulunmadığı gibi şirketin işçisi olması itibarıyla tüm bu süreçlere vakıf olan davacının kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, derdest dava sebebiyle ihya talep etmekte hukuk yararı bulunduğu gibi derdest davanın görülebilmesi için de şirketin ihyasının gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, Orinpa...Ltd.Şti.'nin ihyasına, davalı şahsın tasfiye memuru olarak atanmasına ve kararın ticaret sicil gazetesinde ilanına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; ihyası talep edilen şirketin 02.05.2019 tarihinde alınan genel kurul kararına istinaden tasfiyeye girdiğini, devam eden süreçte 8,16 ve 24 Mayıs 2019 tarihli Ticaret Sicil Gazetelerinde gerekli ilanlar yapılarak alacaklılar tasfiye memurluğuna davet edildiğini, 6 aylık bekleme süresinin dolmasına müteakip 29.11.2019 tarihinde davalı şirketin ticaret sicilden terkin edildiğini, İlk Derece Mahkemesince işçi alacaklarına dair dava öncesinde başvurulan arabuluculuk görüşmelerinin ilk oturumunun tasfiye tarihinden sonra olduğu göz önünde bulundurulmadığını, tasfiye öncesi dava dışı şirkete davacı işçi tarafından alacağına dair hiçbir bildirim, ihbar ve müracaat yapılmadığını, dava dışı tasfiye şirketi konu hakkında bilgilendirilmediğini, 6 aya yayılan ve 3 kez Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanan şirket tasfiye sürecinin eksik hukuka aykırı ve muvazaalı olduğu iddiasının davacı tarafından ispat edilemediğini, şirket ihyasına karar verilecek ise yalnızca ihya sebebine ilişkin işlemlerin yapılabilmesi için kanunda belirtilen kişilere ehliyet verilmesi yasal zorunluluk olduğunu, ihya kararının sadece derdest dava ile sınırlı olarak verilmesi gerekirken şirketin genel olarak ihya edilmesinin ve müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ileri sürülen istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 355 inci maddesi uyarınca istinaf incelenmesinin kural olarak ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılması gerektiği ancak kamu düzenine ilişkin hususların bu kuralın istisnası olduğu, Mahkemece, şirketin derdest dava ile sınırlı olarak ihyasına karar verilmesi gerekirken şirketin sınırsız bir şekilde ihyasına karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine, İlk Derece Mahkemesi kararının kamu düzenine aykırılık sebebiyle kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle, davanın kabulüne derdest davayla sınırlı olmak üzere ihyasına, davalı şahsın tasfiye memuru olarak atanmasına ve kararın tescil ve ilanına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirket ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 547 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve Kanuna uygun olup davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/954476900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz