6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/2095 E. 2023/4459 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kıstelyevm alım taahhüdü prim iadesi intifa hakkı prim alacağı iade faturası faiz başlangıç tarihi bedel iadesi kâr mahrumiyeti teminat mektubu bedelsizlik bayilik sözleşmesi hakkaniyet cezai şart ek prim istinaf incelemesi kazanılmış hak mahsup kâr kaybı protokol fatura taahhütname terkin ihtarname yükleten (shipper) vekalet ücreti avans faizi teminat istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kısmen kabulüne karşı davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 11.07.2023 günü hazır bulunan davacı/karşı davalı vekili Av. ... ile davalı/karşı davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasındaki bayilik ve intifa sözleşmesinin Rekabet Kurumunun kararı uyarınca süresinden önce sona erdiğini, davalının aslında hiçbir alacağı olmamasına rağmen davacıya ait 3 adet toplam 1.430.000,00 TL bedelli teminat mektubunu nakte çevirdiğini, ayrıca davalının taraflar arasındaki sözleşmeler gereği davacıya ödemesi gereken 350.000 USD satış destek teşvik priminin de ödemediğini ileri sürerek teminat mektupları bedelleri ile 350.000 USD karşılığı 625.540,00 TL'nin avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

2.Karşı davada davacı vekili dava dilekçesinde; sözleşmeyi haklı sebeple feshettiklerini, alacaklarının tahsili için davacı-karşı davalıya ait teminat mektuplarını nakde çevirip alacaklarının bir kısmını mahsup ettiklerini, ancak halen alacaklı olduklarını ileri sürerek bakiye 859.273,66 USD ve 274.721,52 TL'nin avans faiziyle birlikte davacı/karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının sözleşmesel yükümlülüklerine aykırı davrandığı için sözleşmeyi feshettiklerini, davacının iddialarının aksine müvekkilinin alacaklı olduğunu savunarak asıl davanın reddini istemiştir.

2.Karşı davada davalı vekili; davacının iddialarının haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 10.11.2016 tarihli, 2014/831 E. ve 2016/643 K. sayılı kararıyla davacı/karşı davalının alım taahhüdünü yerine getirmemesi nedeniyle cezai şart ve kâr kaybı haklarını saklı tutmadığı için cezai şart ve kâr mahrumiyeti talep edemeyeceği, taraflar arasındaki protokol uyarınca ödenen satış teşvik priminin iadesine yönelik bir düzenleme olmadığı gibi intifa sözleşmesinin ve bayilik sözleşmesinin 5 yıl sonunda yapılan 1 aylık süre sona erdikten sonra feshedildiğinden davalı/karşı davacının peşin satış teşvik priminin iadesini talep edemeyeceği, davacı/karşı davalının düzenlendiği faturaya göre ödenmemiş 594.790,00 TL peşin satış teşvik priminin davalı/karşı davacıdan talep edebileceği, taraflar arasındaki 15 yıl 4 ay süreli intifa sözleşmesinin süresinden önce sona erdiği için davalı/karşı davacıdan kullanılmayan süreye isabet eden intifa ivaz bedelini talep edebileceği, intifa ivaz bedelinin güncellenmiş değerinin 302.038,88 TL olduğu ancak taleple bağlı kalınarak davalı/karşı davacının tahsil ettiği teminat mektubu bedelinden 274.721,52 TL'nin mahsup edilmesinden sonra kalan 1.155.278,48 TL teminat mektubu bedelinin iadesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 1.155.278,48 TL teminat mektubu bedelinin 04.01.2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle 594.790,00 TL peşin satış teşvik priminin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı/karşı davalıdan tahsiline, davalı/karşı davacının talep edebileceği bir tazminat bulunmadığından karşı davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 23.11.2018 tarihli, 2017/1203 E. ve 2018/2515 K. sayılı kararıyla intifa sözleşmesinin süresinden önce sona ermiş olması nedeniyle kullanılmayan süreye ilişkin denkleştirici adalet ilkesine göre yapılan hesabın hakkaniyete uygun olduğu, mahkemece satış teşvik primine yönelik KDV'siz olarak yapılan oranlama sonucunda bulunan 594.790,00 TL'nin hüküm altına alınmasında usule bir aykırılık bulunmadığı gerekçeleri ile taraf vekillerinin istinaf isteklerinin ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 24.02.2021 tarihli, 2020/4925 E. ve 2021/1657 K. sayılı kararıyla taraflar sair temyiz itirazlarının reddi ile kullanılmayan süreye ilişkin davalı/karşı davacıya iadesi gereken bakiye intifa ivaz bedelinin kıstelyevm yöntemiyle belirlenmesi gerekirken güncellenen değeri üzerinden mahsup yapılması doğru olmadığı gibi, davacı/karşı davalının davalı/karşı davacıya gönderdiği 06.09.2010 tarihli noter ihtarnamesinde belirtilen davacı/karşı davalının kesilen faturalar ve yapılan ödemelere ilişkin beyanları değerlendirilmeden karar verilmesi de yerinde olmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın göndermiş olduğu ihtarnamede fatura toplamlarını ve gelen ödemeleri ayrı ayrı belirtip mahsup ederek kalan miktarı 59.065,00 TL olduğunu açıkça belirttiği, gelen havalelerden 302.080,00 TL intifa bedelinin ödenmesine ilişkin olup geri kalan ödenmeyen 59.065,00 TL'nin ise satış teşvik pirimi alacağı olduğu gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile 59.065,00 TL'nin dava tarihinden tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazla talebin reddine, karşı davanın ise reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı/karşı davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin 625.540,00 TL satış destek primi alacağı olduğunu, iade faturasına konu olan ödemenin destek ödemesine ilişkin olduğunu, intifa terkinin bedelsiz olarak yapıldığını bakiye bedel istenemeyeceğini, faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı/karşı davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının alım taahhütlerini yerine getirmediğini, ceza şart talep etmekte haklı olduklarını, davacının aldığı tüm teşvik primlerini de iade etmesi gerektiğini, intifa ivaz bedelinin güncellenmiş değerinin ödenmesi gerektiğini, davacının mahsup talebi olmaksızın mahsup işlemi yapıldığını, karşı davadaki taleplerinin kabulü gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, bayilik sözleşmesinin sona ermesi ve intifa hakkının süreden önce terkini nedeniyle tarafların sözleşmeye alacak istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/4925 E. 2021/1657 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/2095 E.  ,  2023/4459 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2021/392 Esas, 2021/907 Karar

HÜKÜM

Asıl davanın kısmen kabulü, karşı davanın reddi

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kısmen kabulüne karşı davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 11.07.2023 günü hazır bulunan davacı/karşı davalı vekili Av. ... ile davalı/karşı davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasındaki bayilik ve intifa sözleşmesinin Rekabet Kurumunun kararı uyarınca süresinden önce sona erdiğini, davalının aslında hiçbir alacağı olmamasına rağmen davacıya ait 3 adet toplam 1.430.000,00 TL bedelli teminat mektubunu nakte çevirdiğini, ayrıca davalının taraflar arasındaki sözleşmeler gereği davacıya ödemesi gereken 350.000 USD satış destek teşvik priminin de ödemediğini ileri sürerek teminat mektupları bedelleri ile 350.000 USD karşılığı 625.540,00 TL'nin avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

2.Karşı davada davacı vekili dava dilekçesinde; sözleşmeyi haklı sebeple feshettiklerini, alacaklarının tahsili için davacı-karşı davalıya ait teminat mektuplarını nakde çevirip alacaklarının bir kısmını mahsup ettiklerini, ancak halen alacaklı olduklarını ileri sürerek bakiye 859.273,66 USD ve 274.721,52 TL'nin avans faiziyle birlikte davacı/karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının sözleşmesel yükümlülüklerine aykırı davrandığı için sözleşmeyi feshettiklerini, davacının iddialarının aksine müvekkilinin alacaklı olduğunu savunarak asıl davanın reddini istemiştir.

2.Karşı davada davalı vekili; davacının iddialarının haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 10.11.2016 tarihli, 2014/831 E. ve 2016/643 K. sayılı kararıyla davacı/karşı davalının alım taahhüdünü yerine getirmemesi nedeniyle cezai şart ve kâr kaybı haklarını saklı tutmadığı için cezai şart ve kâr mahrumiyeti talep edemeyeceği, taraflar arasındaki protokol uyarınca ödenen satış teşvik priminin iadesine yönelik bir düzenleme olmadığı gibi intifa sözleşmesinin ve bayilik sözleşmesinin 5 yıl sonunda yapılan 1 aylık süre sona erdikten sonra feshedildiğinden davalı/karşı davacının peşin satış teşvik priminin iadesini talep edemeyeceği, davacı/karşı davalının düzenlendiği faturaya göre ödenmemiş 594.790,00 TL peşin satış teşvik priminin davalı/karşı davacıdan talep edebileceği, taraflar arasındaki 15 yıl 4 ay süreli intifa sözleşmesinin süresinden önce sona erdiği için davalı/karşı davacıdan kullanılmayan süreye isabet eden intifa ivaz bedelini talep edebileceği, intifa ivaz bedelinin güncellenmiş değerinin 302.038,88 TL olduğu ancak taleple bağlı kalınarak davalı/karşı davacının tahsil ettiği teminat mektubu bedelinden 274.721,52 TL'nin mahsup edilmesinden sonra kalan 1.155.278,48 TL teminat mektubu bedelinin iadesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 1.155.278,48 TL teminat mektubu bedelinin 04.01.2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle 594.790,00 TL peşin satış teşvik priminin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı/karşı davalıdan tahsiline, davalı/karşı davacının talep edebileceği bir tazminat bulunmadığından karşı davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 23.11.2018 tarihli, 2017/1203 E. ve 2018/2515 K. sayılı kararıyla intifa sözleşmesinin süresinden önce sona ermiş olması nedeniyle kullanılmayan süreye ilişkin denkleştirici adalet ilkesine göre yapılan hesabın hakkaniyete uygun olduğu, mahkemece satış teşvik primine yönelik KDV'siz olarak yapılan oranlama sonucunda bulunan 594.790,00 TL'nin hüküm altına alınmasında usule bir aykırılık bulunmadığı gerekçeleri ile taraf vekillerinin istinaf isteklerinin ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 24.02.2021 tarihli, 2020/4925 E. ve 2021/1657 K. sayılı kararıyla taraflar sair temyiz itirazlarının reddi ile kullanılmayan süreye ilişkin davalı/karşı davacıya iadesi gereken bakiye intifa ivaz bedelinin kıstelyevm yöntemiyle belirlenmesi gerekirken güncellenen değeri üzerinden mahsup yapılması doğru olmadığı gibi, davacı/karşı davalının davalı/karşı davacıya gönderdiği 06.09.2010 tarihli noter ihtarnamesinde belirtilen davacı/karşı davalının kesilen faturalar ve yapılan ödemelere ilişkin beyanları değerlendirilmeden karar verilmesi de yerinde olmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın göndermiş olduğu ihtarnamede fatura toplamlarını ve gelen ödemeleri ayrı ayrı belirtip mahsup ederek kalan miktarı 59.065,00 TL olduğunu açıkça belirttiği, gelen havalelerden 302.080,00 TL intifa bedelinin ödenmesine ilişkin olup geri kalan ödenmeyen 59.065,00 TL'nin ise satış teşvik pirimi alacağı olduğu gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile 59.065,00 TL'nin dava tarihinden tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazla talebin reddine, karşı davanın ise reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı/karşı davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin 625.540,00 TL satış destek primi alacağı olduğunu, iade faturasına konu olan ödemenin destek ödemesine ilişkin olduğunu, intifa terkinin bedelsiz olarak yapıldığını bakiye bedel istenemeyeceğini, faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı/karşı davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının alım taahhütlerini yerine getirmediğini, ceza şart talep etmekte haklı olduklarını, davacının aldığı tüm teşvik primlerini de iade etmesi gerektiğini, intifa ivaz bedelinin güncellenmiş değerinin ödenmesi gerektiğini, davacının mahsup talebi olmaksızın mahsup işlemi yapıldığını, karşı davadaki taleplerinin kabulü gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, bayilik sözleşmesinin sona ermesi ve intifa hakkının süreden önce terkini nedeniyle tarafların sözleşmeye alacak istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin taraflardan alınarak yekdiğerine verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı-karşı davacıya yükletilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacı-karşı davalıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/954463900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.